
Isabella Ragonese
Letizia Ruggeri

Isabella Ragonese
Letizia Ruggeri

Alessio Boni
Colonel Vitale

Thomas Trabacchi
Marshal Garro

Sandra Toffolatti
Maura Gambirasio
Roberto Zibetti
Massimo Bossetti

Mario Pirrello
Fulvio Gambirasio
Miro Landoni
Edoardo Carlini

Andrea Bruschi
Dr. Prosperi

Augusto Zucchi
Prosecutor Sperone

Rodolfo Corsato
Senator Nigiotti

Gloria Bellicchi
Marita Comi

Silvia Cohen
Judge

Chiara Bono
Yara Gambirasio

Elena Cotta
Laura Poli
Priscilla Abate
Keba Gambirasio

Genç Paul, ordudan yeni terhis olmuştur ve sivil hayata alışmakta zorlanır. Paul’ün kız arkadaşı kendisine bir pop şarkıcısı olarak kariyer inşa ederken, o hızla değişen kültüre ayak uyduramaz. Hem sosyal hem de siyasi açıdan kendini yabancı hisseder.


Truman Capote'nun en çok satan romanına dayanan, soğukkanlı bir cinayetin gerçek ve güçlü hikayesi. Başarılı ve saygın Kansas çiftçisi, karısı ve iki genç çocuğu acımasızca ve vahşice katledilirler. İki katilinde suçlarından pişmanlık duyacak kadar bile aklı yerinde değildir. Hikaye suçluların bilinçaltına girer...

Set in Sicily, this violent crime drama tells the tale of an Italian cop who heads to a small island town to look into the death of a construction supplier. Once there he is shocked by the influence the Mafia has over the people and even himself.

Zac Efron'un tarihin en ünlü seri katili Ted Bundy'ye hayat verdiği film, Bundy'nin uzun dönemli kız arkadaşı Elizabeth (Lily Collins)'in gözünden anlatılacak. 1974 ve 1978 yılları arasında birçok kadına tecavüz edip öldüren, kurbanlarının tam sayısı bilinmemekle birlikte, 10 yılı aşkın inkar süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf eden, 1989'da da Florida'da idam edilen ünlü seri katil Ted Bundy'nin hayatında uzun süre yer alan Elizabeth, katilin aktif olduğu yıllarda da onun hayatındaydı ve manipülasyonlarla kontrol ediliyordu. Yıllarca süren şüphe ve inkarın ardından Elizabeth, sonunda Bundy'yi polise ihbar etmişti. Ancak polis, bu ihbarı değerlendirmemişti.

Yakışıklı serseri Gino Costa'nın yolu bir gün yaşlı ve çirkin Bragana'nın genç ve güzel karısı Giovanna ile birlikte işlettikleri kafelerine düşer. Beş parasız Gino yediği yemeğin borcunu ufak tefek tamir işleri yaparak öder. Tamirat işlerinin uzaması sonucu misafirliği de uzayan Gino'nun Giovanna ile yakınlaşması ölümcül bir planı da beraberinde getirecektir...

Piranalar, on altı yaşındaki bir grup gencin hikayesini konu ediyor. Nicola, Tyson, Biscottino, Lollipop, O'Russ ve Briatò’dan oluşan grup, para kazanıp kendilerine yeni kıyafetler ve scooter almak istemektedir. Yaşadıkları bölgeyi hakimiyetleri altına almak için silahlarla oynayan gençler, bölgeye adalet getirme adı altında, kötülük yoluyla iyilik yapmaya çalışırlar. Artık birbirlerinin kardeşi gibi olan gençleri, ne hapis ne de ölüm korkutmaktadır. Savaş ve suçlarlar dolu bir dünyada yaşayan gençler, zorlu bir seçimle karşı karşıya kalırlar. Bu seçim onları sevgi, arkadaşlık gibi birçok şey için fedakarlık yapmak zorunda bırakacaktır.

Oscar'lı oyuncu Ben Affleck’in ilk yönetmenlik sınavı olan bu filmde Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan küçük bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki dedektifin öyküsü anlatılıyor.Film, “Mystic River”ın da yazarı olan Dennis Lehane’nin romanından uyarlanmış, senaryosunu ise Ben Affleck ile Aaron Stockard birlikte oluşturmuşlar.

Cinayetle sonuçlanan bir soygunun zanlısı olan genç, onu çoktan yargılamış olan adalet sistemine karşı masumiyetini ve dürüstlüğünü kanıtlama mücadelesi verir.

Filmin isimsiz kahramanı her zaman bakımlı ve şıktır. O tam bir profesyoneldir. Kokainden ekstazi dek her tür uyuşturucu işine bulaşmasına rağmen ellerini temiz tutmayı bilmiştir. Şimdiye kadar polise yakalanmamış ve soğukkanlılığını korumuştur. Artık küçük bir serveti vardır ve suçtan uzak bir hayat sürmeye karar verir. Ama emekli olmadan önce, suç organizatörü Jimmy Price'ın ona verdiği son iki görevi yerine getirmesi gereklidir... Bir: Korkulan mafya babası Eddie Temple'ın kayıplara karışan uyuşturucu bağımlısı kızının izini sürmek. İki: tekinsiz gangster Duke ile dev bir ekstazi nakliyatı için pazarlık etmek. Gelin görün ki; işler sanıldığı kadar kılçıksız yürümez... Bundan önce Kapışma ve Ateşten Kalbe Akıldan Dumana gibi ses getiren filmlerin yapımcılığını yapan İngiliz Mathew Vaughn bu ilk yönetmenlik denemesiyle müthiş beğeni topladı ve ülkesinde yılın en iyi yönetmeni seçildi.

Yıl 1932... Sir William McCordle ve karısı Lady Sylvia dostlarını Gosford Park isimli malikanelerine davet ederler. Davetliler arasında bir kontes, bir savaş kahramanı, bir oyuncu ve bir film yapımcısı bulunmaktadır. Davetliler eğlenirken, yanlarında getirdikleri hizmetçileri ile evin hizmetçileri arasında gizli bir mücadele başlar. Olayın içine bir de cinayet girince olaylar tamamıyla karışır.

Avustralya'nın Apollo 11 görevi sırasında aydan çekilen resimlerin aktarılmasında üstlendiği görevle ilgili oldukça nostaljik bir komedi.

2 Mart 1963. İki çavuş, Campbell ve Hettinger, şüpheli bir araçta rutin bir kontrol gerçekleştiriyor. Ancak iki küçük suçlu paniğe kapılıyor ve polisleri kaçırıyor. Uzak bir soğan tarlasında çıkan çatışmada Campbell acımasızca öldürülüyor. Hettinger ise daha şanslı - kaçmayı başarıyor. Onun ifadesi sayesinde iki katil de hızlı bir şekilde yakalanıyor. Uzun ve yorucu bir dava süreci başlıyor. İki sanık, hapishanede hukuk bilgisi ediniyor ve kararı yıllarca ertelemeyi başarıyorlar. Bu sırada Hettinger, giderek artan suçluluk duygularıyla boğuşarak, adeta cehennemi yaşıyor...

Ailesine ait restoranda çalışan Ian ile araba tamircisi Terry, orta halli bir aileye mensup iki kardeştir. Sürekli zengin olma hayalleri kuran iki kardeşin durumu Terry'nin kumarda yüklü bir para kaybedip borçlanması ile çıkmaza girmiştir. İki kardeş, içinde bulundukları zor durumdan kurtulmak ve hep hayal ettikleri gibi zengin bir hayat yaşamak için her şeyi yapmaya -cinayet işlemek de dahil- hazırdırlar.

Hastasının, bir mafya mensubuyla evli kız kardeşine aşık olan psikiyatrın başından geçenler...

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu Düşler Gemisi'nin yolcuları arasında Avrupa'da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia'ya giden Rose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.


Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir