
Leonardo Sbaraglia
Tomás

"Bazıları şanslı doğar, Bazıları şans toplar."
Şaşırtıcı bir şansları vardı... Uçak kazalarından, insan avlarından, büyük afetlerden kurtulmuşlardı. Oynadıkları kumarlarda müthiş kazançlar elde etmişlerdi. Hem kendi hayatlarını değiştirmişler hem başkalarının hayatlarını derinden etkilemişlerdi. Şimdi sıra, son kumardaydı: Hayatlarının en büyük kumarında... Gerçeklerle yüzleştiklerinde ne tür bir belayla karşı karşıya kaldıklarını da anlamışlardı. Ama her şey için çok geçti, çünkü bahisler açılmıştı.

Leonardo Sbaraglia
Tomás

Eusebio Poncela
Federico

Mónica López
Sara

Antonio Dechent
Alejandro

Max von Sydow
Samuel

Guillermo Toledo
Horacio
Alber Ponte
Marido Sara
Andrea San Vicente
Hija Sara

Jesús Noguero
Cautivo 2
Ramón Serrada
Cautivo 3

Marisa Lull
Enfermera Planta
Susana Lazaro
Cautiva
Paz Gómez
Ana

Marta Gil
Claudia

Patricia Castro
Empleada Aeropuerto

Charlie Countryman'nın hayatı Romanyalı Gabi ile tanışıp ona aşık oluncaya kadar gayet sıradan ve normal biçimde geçmekteydi. Gabi'nin babasıyla aynı uçakta yanyana oturan Charlie, bu tesadüf sonu Gabi'nin aslında Nigel adında hastalıklı bir kocası olduğunu öğrenir. Şiddete eğlimli Nigel yasa dışı işler de yürütmektedir. Sadece zekaya ve naif duygulara sahip olan Charlie ise Gabi'yi yaşadığı sıkıntılardan kurtarmak ister. Ama olaylar öyle bir gelişir ki hayalelrindeki kadını kurtarmak için kendisinin ölmesi gerekmektedir...

Yakın zamanda, aşırı sanayileşme, yüksek nüfus artışı ve çılgın tüketim alışkanlıkları yüzünden dünyamız bir çöplük haline gelir ve tabii üzerinde zıvanadan çıkmış insan ırkı vardır. Azılı suçlularla dolu bir hapishanenin yöneticileri para kazanmak için bir yol bulmuşlardır; bir çeşit gladyatör oyunu gibi, suçluları ölümüne yarıştırmak ve üzerlerinden para kazanmak. Şiddet arzusu taşıyan ve ölümüne dövüş için yarışan bu mahkumların arasında üç şampiyonluk kazanmış otomobil yarışçısı Jensen Ames, öldürülemez ünvanıyla yöneticilerin hedefi olmuştur. İki seçeneği vardır: Ya işlemediği bir cinayet yüzünden hapse atıldığı bu yerde kalacak ya da önüne çıkan her mahkumu öldürerek hayatta kalacaktır. Ames’in yarışırken zorunlu olarak kullanması gereken demirden Frankenstein maskesi hazırlanmıştır.

Oyun tutkunu olan ve bu alışkanlığı nedeniyle belalı bir bahisçiye borçlanan taksi şoförü Stretch, borçlarını ödeyebilmek için bir milyarderden gelen oldukça tuhaf bir görevi kabul eder ve böylece hayatının en tuhaf gecelerinden birini yaşamaya başlar.

Will Gerard (Nicolas Cage) kendini gerçekleştirmiş bir Amerikan rüyası gibidir. Mesleğini çok seven Will okulunda oldukça başarılı bir İngilizce öğretmenidir. Mutlu bir evlilik süürdürdüğü güzel eşi Laura (January Jones) ise saygın bir müzisyendir. Yaşamları konserler, mangal partileri hatta satranç turnuvalarıyla geçmektedir. Fakat bu mutluluk tablosu bir gece yaşadıkları korkunç bir olay sonrası yerle bir olur. Laura prova çıkışı cinsel saldırıya uğrar ve çok ağır yaralanır. Hastane içinde eşi için koştururken Will’in yanına hoş görünümlü bir adam (Guy Pearce) yaklaşır. Adam sistem olağan işleyişini ve mahkemelerde yıpranmak yerine kendi adaletini sağlaması için Will'e yardım edebileceğini söyler. Çok kısa sürede karar veren Will teklifi kabul eder ve kendisini yasa dışı yollarla düzeni sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içinde buluverir...

Luke, Markus Kane için çalışan bir suçludur. Markus, Luke'dan bir bankayı soymasını ister. İşi kabul eden Luke soygun esnasında istemeden de olsa bir banka görevlisini öldürür. Federal bir suç işlediği için özelleştirilmiş Ada Hapishanesine gönderirilir. Mahkumları ölümüne dövüştüren büyük bir bahis şebekesinin kurulu olduğu bu vahşi hapishanede, Luke er ya da geç bu sistemin bir parçası olmaya zorlanır. Jason Statham’ın başrolünü oynadığı 2008 yapımı Ölüm Yarışı filminin öncesini anlatan film, efsane sürücü Frankenstein'ın hikayesini sunuyor.

1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...

Dört arkadaş John, Ben, Tim ve Michael ilk kez soygun yaparlar ve bir dizi talihsizlik sonucu Doğu Avrupada mahsur kalırlar. Eve dönebilmek için kiralık katilleri, fahişeleri, polisleri, kaçakçıları ve daha fazlasını aşmak zorundadırlar. Tüm bu süre içinde arkadaşlıklarını tekrar keşfederler.

Rival gangs seek out millions of dollars hidden inside a luxury condominium that's scheduled to be demolished, but first they have to deal with the demolition prep crewman who found the loot first.

Vardiyasının son saatlerindeki iki Meksikalı polis memurunun, rutin bir trafik kontrolünde durdurdukları kişinin dünyaca ünlü kartel lideri Joaquín “El Chapo” Guzmán olduğunu fark etmesiyle kontrolden çıkan gerilim dolu hayatta kalma mücadelesini anlatır

Carefree single guy Charlie Waters rooms with two lovely prostitutes, Barbara Miller and Susan Peters, and lives to gamble. Along with his glum betting buddy, Bill Denny, Charlie sets out on a gambling streak in search of the ever-elusive big payday. While Charlie and Bill have some lucky moments, they also have to contend with serious setbacks that threaten to derail their hedonistic betting binge.

11:14’te gerçekleştirilen bir kazayla açılan yapım, bağımsız gibi gözüken birden fazla olayı sondan başa doğru anlatıyor. Ve bir kazayla bağlanan olayların nasıl şekillendiğini ve birbirini nasıl etkilediğini izlemeye başlıyoruz. Ve bu süreç bizi herşeyin başladığı ana götürüyor.

Sigorta pazarlamacısı Michael’ın hayatı işten eve gidip geldiği bir rutinle devam etmektedir. Fakat gizemli bir yabancıyla iletişime geçerek bulunduğu trendeki bir kişinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda kalır. Zamana karşı yarışan Michael, kendini ölümcül bir komplonun içinde bulur. Hayatta kalmak ve diğer yolcuları kurtarmak artık onun elindedir.

Eski bir Çin Atasözü’ne göre, insan yaşamını temsil eden 4 temel duygu vardır: Sevgi, Keder, Zevk ve Mutluluk. The Air I Breathe, bu 4 duyguyu sembolize eden 4 insanın iç içe geçen hikayesini anlatıyor. At yarışı oynayıp kaybeden Mutluluk, Fingers isimli mafya babasına borçlanır. Zevk ise, Fingers’ın yanında çalışan bir çete lideridir ve patronun emriyle yeğeni Tony’nin belaya bulaşmasını engellemekle görevlendirilir. Keder’i temsil eden Trista isimli pop starın menajeri yıldızın sözleşmesini Fingers’a devredince Trista, Fingers’ın baskısı altında kalır. Öte yandan, hayatının aşkı ölmek üzere olan doktor (Sevgi) da umutsuzca sevdiği kadın için çok nadir rastlanan bir kan grubunu bulmak için çırpınmaktadır. Bu 4 insanın hikayesi ummadık şekilde birbiriyle kesişecektir.Jieho Lee’nin senaryosunu yazdığı ve ilk yönetmenlik denemesi olan The Air I Breathe, geniş oyuncu kadrosunun performanslarıyla öne çıkan Türkiye’de gösterim şansı bulamamış başarılı bir ilk film.

Carlton Leach rises from one of the most feared generals of the football terraces to becoming a member of a notorious gang of criminals who rampaged their way through London and Essex in the late '80s and early '90s.

Varlıklı bir grup genç, ufak haylazlıklardan tehlikeli kumpaslara kadar uzanan çeşitli suçlar işlerken bu eylemleri, kendileri hariç herkes için kaotik sonuçlar doğurur.

Film, bir kumarbaz ve eski asker olan William Tell'in hikayesini anlatıyor. Tell, yalnızca kartlarla oynamak istiyordur. Ancak kumarhanedeki hükümdarlığı Cirk geldiği zaman alt üst olur. Genç ve hırslı bir adam olan Cirk, William Tell'den yardım isteyecektir. Tell, Cirk ile ortak çıkarları olabileceğini düşünür. İkili birlikte kumar finansmanı La Linda'dan destek almaya başlarlar ve birlikte bir kumarhaneden diğerine gitmek üzere yollara düşerler. Tell, bir anda kendini karanlık geçmişine dönmüş olarak bulacaktır.

Yolsuzluğa bulaşmış bir iş adamı ve sosyetik eşinin, kızlarını kötü şöhretli bir suç baronundan kurtarmak için yirmi dört saatleri vardır.

Sam Phelan (Chris Hemsworth) ve eşi Leslie (Victoria Profeta) evlerinin taksitlerini güçlükle ödiyebilen maddi sıkıntı içindeki genç bir çifttir. Sam arabası ile seyir halindeyken, polisle kovalamaca halindeki banka soyguncuları içi nakit dolu çantayı Sam'in arabasına fırlatır ve kaçarlar, fakat daha sonra yakalanırlar. Ellerine geçen bu büyük miktardaki nakit sayesinde Sam ve eşi maddi sıkıntılardan kurtulmanın keyfini çıkarmaya başlarken, hapisteki soyguncunun psikopat kardeşi Chicago'nun her yerinde onları aramaya koyulur.

Brad Pitt ve Margot Robbie'li Babil, 1920'li yılların Los Angeles'ında, sinemanın sessiz dönemden çıkış sürecinde adından söz ettiren bir aktör ile gözünü yıldız statüsüne dikmiş hırslı bir aktris adayının gözünden o dönemki Hollywood'un her manadaki aşırılığını epik bir dille ele alıyor.

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir