
Jason Statham
Jensen Ames
"Bu cuma, en iyi adam hayatta kalsın."
Yakın zamanda, aşırı sanayileşme, yüksek nüfus artışı ve çılgın tüketim alışkanlıkları yüzünden dünyamız bir çöplük haline gelir ve tabii üzerinde zıvanadan çıkmış insan ırkı vardır. Azılı suçlularla dolu bir hapishanenin yöneticileri para kazanmak için bir yol bulmuşlardır; bir çeşit gladyatör oyunu gibi, suçluları ölümüne yarıştırmak ve üzerlerinden para kazanmak. Şiddet arzusu taşıyan ve ölümüne dövüş için yarışan bu mahkumların arasında üç şampiyonluk kazanmış otomobil yarışçısı Jensen Ames, öldürülemez ünvanıyla yöneticilerin hedefi olmuştur. İki seçeneği vardır: Ya işlemediği bir cinayet yüzünden hapse atıldığı bu yerde kalacak ya da önüne çıkan her mahkumu öldürerek hayatta kalacaktır. Ames’in yarışırken zorunlu olarak kullanması gereken demirden Frankenstein maskesi hazırlanmıştır.

Jason Statham
Jensen Ames

Joan Allen
Warden Hennessey

Ian McShane
Coach

Tyrese Gibson
Machine Gun Joe Mason

Natalie Martinez
Elizabeth Case

Max Ryan
Pachenko

Jason Clarke
Guard Ulrich

Frederick Koehler
Lists

Jacob Vargas
Gunner

Justin Mader
Travis Colt

Robert LaSardo
Hector Grimm

Robin Shou
14K

Benz Antoine
Joe's Navigator

Danny Blanco Hall
Joe's Navigator

Christian Paul
Joe's Navigator

Başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Charlize Theron'un oynadığı Reon Flux, 25. yüzyılda yeryüzünün tek hayat olan şehrinde totaliter kurallara karşı dövüşen bir yeraltı savaşçısını anlatıyor. Reon, bu kusursuz ve insanı bunaltacak kadar steril olan hükümeti devirmek isteyen asilerin en büyük umududur. Tam hükümet liderini ortadan kaldırmak üzereyken Aeon, dünyanın geleceğini tamamen değiştirecek olan bir dizi ürkütücü sırlar perdesini aralar. MTU'nin büyük beğeni toplayan animasyon serisinden esinlenerek beyazperdeye taşınan bu sürükleyici aksiyon-gerilimi sakın kaçırmayın.

3. dünya savaşının yaralarını zor da olsa sarmayı bilmiş yakın geleceğin dünyasındayız. Savaşın travmasını üzerinden atamamış olan hakim totaliter sistem, barışı korumak adına insanların duygularını baskı altına almaktadır. Sanatsal nesneler bulundurmak ve güzel sanatlarla iştigal etmek yasaktır. Duygu ve heyecan uyandıracak şeylerle ilgilenmek, ölüm cezasına bile yol açabilmektedir. Üst düzey bir güvenlik ajanı olan John Preston, kurallara karşı duranları bulup yok etmekle görevlendirilmiştir. Kullananlarda sisteme uygun bir ruh hali yaratan Prozium'u içmekten vazgeçtiğinde, sistemin en büyük silahlarından biri olan ajan eski kimliğinden uzaklaşmaya başlayacaktır...

Gelecekte geçen aksiyon gerilim filmi Tetikçiler'de, zaman yolculuğu icat edilmiştir ancak yasa dışıdır ve sadece karaborsada mevcuttur. Mafya, birinden kurtulmak istediği zaman o kişiyi 30 yıl öncesine gönderir. O zaman devreye Joe gibi kiralık bir katil girer ve işi gerçekleştirir. Joe gittikçe zenginleşmektedir. Hayat güzeldir ta ki mafya Joe'nun gelecekteki halinin geçmişe gönderilerek öldürülmesine karar verene kadar.

2017 yılında geçen filmde enerji kaynakları tükenmiş ve dünyada açlık başlamıştır. Hükümet olası grevleri ve muhalifleri durdurmak için televizyonu kullanmaktadır. İnsanlar her gece "The Running Man" adlı bir şov programını izleyerek uyuşturulmaktadır. Masum insanları öldürmeyi reddettiği için tutuklanan Ben Richards hapishaneden kaçtığında Amber adlı genç bir bayan tarafından ele verilir. Richards'ın fiziğinden etkilenen televizyon yapımcıları onu şova çıkarmaya karar verirler. Ben yaşamak istiyorsa peşindekileri atlatmak zorundadır. Televizyon başındaki milyonlarca seyirci ise şehvetle onun ölmesini beklemektedir.

Goldberg vahşi ve kanlı ölüm yarışının acımasız bahisçisidir. Bahisçisi olduğu bu yarışlarda ölmek ve öldürmek kurallar dahilindedir. Devletin bile durduramadığı bu kana susamış ölüm yarışlarının lideri ise Frankenstein adındaki acımasız bir suçludur. Frankenstein o kadar güçlenmiş ve diğer suçluların hayranlığını o kadar kazanmıştır ki artık kendi küçük ordusunu kurmak üzeredir.

Mahkum, polis katili Carl Lucas diğer adıyla Frankenstein, "Ölüm Yarışı" olarak bilinen vahşi hapishane yok etme derbisinde süper star bir sürücüdür. Kendisi ve yardımcı ekibinin özgürlüğü için sadece bir zafer kazanması gereken Lucas, daha önce deneyimlediği her şeyden daha tehlikeli bir yarışa girecektir. Gelmiş geçmiş en vahşi rakibine karşı yarışacak olan Lucas, kendisini ve ekibini hayatta tutabilmek için Güney Afrika’nın cehenneme benzer Kalahari Çölü’nde mücadele edecektir.

Luke, Markus Kane için çalışan bir suçludur. Markus, Luke'dan bir bankayı soymasını ister. İşi kabul eden Luke soygun esnasında istemeden de olsa bir banka görevlisini öldürür. Federal bir suç işlediği için özelleştirilmiş Ada Hapishanesine gönderirilir. Mahkumları ölümüne dövüştüren büyük bir bahis şebekesinin kurulu olduğu bu vahşi hapishanede, Luke er ya da geç bu sistemin bir parçası olmaya zorlanır. Jason Statham’ın başrolünü oynadığı 2008 yapımı Ölüm Yarışı filminin öncesini anlatan film, efsane sürücü Frankenstein'ın hikayesini sunuyor.

2030 senesinde dünyayı ekonomik durgunluğun kalıcı olduğu ve küresel ısınmanın bir sonucu olarak ciddi çevre sorunlarıyla karşı karşıya olmasını anlatan bir distopik gerilim filmi.

Yıl 2022. Eski bir Deniz Piyadesi Kaptanı olan John Robbins (Ray Liotta), üstünü öldürdüğü için hüküm giymiş ve Gardiyan (Michael Lerner) tarafından yönetilen gizli ve uzak bir hapishane adasına sürgün edilmiştir. En tehliklei suçlularının yaşadığı bu geleceğin hapishanesinde Robbins, doğanın ve diğer mahkumların insafına terk edilir. Adanın iki gruba bölündüğünü keşfeder: Acımasız ve kan dökücü Marek (Stuart Wilson) tarafından yönetilen Outsiderlar; ve iradeli, merhametli Baba (Lance Henriksen) tarafından yönetilen Insiderlar. Robbins, herhangi bir gruba katılmakla ilgilenmez; tek amacı, kaçışın imkansız olduğu bu adadan kurtulmaktır. Bu amaçla, Outsiderlar'dan güçlü ve yıkıcı bir silah çalar ve iki kamp arasında büyük bir savaş başlatır. Artık kanlı çatışmalar, Robbins'in özgürlüğü tekrar düşünebilmesinden önce birçok can alacaktır. Doğanın insan kadar ölümcül olabildiği bu adada mahsur kalan Robbins'i hayatta tutan tek bir düşünce vardır: Kaçmak... kaçmak... kaçmak.

Sam, uluslararası gizli ajanlardan oluşan ekibiyle birlikte çalışan ve en esrarengiz ve en sıkı korunan belgeleri bile ele geçirmesiyle tanınan Amerika'lı bir kiralık ajandır. Soğuk savaşın bittiği sakin dönemlerde Sam ve ekibinin durumu belirsizleşir ve kendilerine en yüksek parayı verenler adına çalışmaya başlarlar.

Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.

Artık Nevada çölünde saklanan Alice, her insanoğlunu ölümsüz olmakla tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera ve L.J. ile birlikte yeni hayatta kalanlar Claire, K-Mart ve Hemşire Betty ile işbirliği yapar. Umbrella Şirketi tarafından tutsak alındığından beri Alice, deneylere maruz kalmıştır ve genetik olarak duyuları ve becerileri insanüstü düzeylere ulaşmıştır. Hayatta kalmak isteyenlerin bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.

Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilim adamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.

Matrix'te tasvir edilen olaylardan altı ay sonra, Neo, özgür insanlar için iyi bir kehanet olduğunu kanıtladı, çünkü giderek daha fazla insan Matrix'ten kurtulup Direniş'in tek kalesi olan Zion'a getiriliyor. Neo'nun kendisi, süper hız, Matrix'in içindeki şeylerin kodlarını görme yeteneği ve belirli bir dereceye kadar ön biliş gibi süper güçlerini keşfetti. Ancak bu direnişe kötü bir haber var: 250.000 makineli nöbetçi Zion'u kazıyor ve onlara 72 saat içinde ulaşacak. Zion nihai savaşa hazırlanırken Kahin Neo, Morpheus ve Trinity'ye Kaynağa ulaşmalarına yardım edecek Anahtarcı'yı bulmalarını söyler. Bu arada Neo'yu Trinity'nin ölümünü tasvir eden tekrarlayan rüyalar endişelendiriyor ve sanki bu yeterli değilmiş gibi, Ajan Smith bir şekilde silinmekten kurtulmuş, eskisinden daha güçlü hale gelmiş ve Neo'yu bir sonraki hedefi olarak belirlemiştir.

Bir bilgisayar programcısı olan Thomas Anderson aynı zamanda Neo takma isimli çok usta bir bilgisayar korsanıdır. Ancak siyah takım elbiseli ve gözlüklü adamların yakın takibindedir. Bu takibin nedenini ise karşılaşacağı Morpheus'dan öğrenecektir. Neo, birden kendini Morpheus'un anlattıklarına güvenmek zorunda kaldığı büyük bir komplonun içinde bulacaktır. İçinde yaşadığımızı sandığımız bu dünya tamamiyle aldatıcıdır. Tüm insanlık aslında uzaydan gelen yaratıkların köleleridir. Neo, Trinity ve Morpheus'un da yardımıyla kendilerini bu düzeni yıkmaya adayan bir grubun içine katılır.

Çocukluğundan gelen korkunç hatıralarıyla mücadele etmek zorunda kalan genç bir adam zaman içinde geçmişe yolculuk yapabildiğini ve olayları değiştirebildiğini keşfeder. Ne var ki her değişiklik hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını büyük ölçüde etkilemektedir. Üstelik de çoğu zaman beklenenin tam aksine!

Sıradan bir Amerikalı gibi görünen asker Joe Bauers, Amerikan hükümeti tarafından yürütülen özel bir proje kapsamında uyutulur. Ancak uyutulduğu yerde unutulan kahramanımız, 500 yıl sonra uyandığında toplumun fazlasıyla değiştiğini görecektir. Tümüyle aptallaşan insanlardan kurulu bu yeni toplumda, o artık ‘en akıllı’ kişidir.

Savaş bölgesinden yeni dönen genç bir asker, bir uyuşturucu baskınına yakalanınca, perde arkasında gerçekte neler olup bittiğini araştırmak üzere tehlikeli bir kötü şöhrete sahip bir hapishanede gizli göreve gitmek üzere yetkililer tarafından işe alınır. Bir yeraltı mahkum dövüş çemberi keşfettiğinde, gardiyan onu rekabet etmeye zorlar. Adam, özgürlüğünü kazanmak için savaşmalı ve gardiyanın yozlaşmış sistemini yıkmalıdır.

2032'de San Angeles. (Los Angeles'in çevresindeki birkaç kentle birleşmesiyle oluşmuş.) Birçok bilim-kurgusal filmin tersi bir durum: İnsanlar barış içinde yaşıyorlar... Ateşli silahlar ancak müzelerde görülüyor, kavga-döğüş yok, otomatik makineler biraz ağzını bozana hemen ceza yazıyorlar!... Ancak işler elbette görüldüğü gibi değil. Seks, yemek-içmek gibi bayağılıkların da yasak olduğu bu yapay dünyanın gerisinde, tek adam olarak egemenliğini kurmuş bir vali var. Onun emriyle, dışardaki isyancıları bastırmak üzere 1996'da 'dondurulmuş' olan azılı bir suçlu, yeniden yaşama döndürülüyor. Polisin tek çaresi ise, o dönemden kalma ve yine 'buzlar içinde' donup kalmış olan John Spartan adlı bir polisi de yeniden yaşama döndürmektir...

Amerikalı bir mühendis olan Kyle Lord ve eşi mutlu bir hayat sürmektedirler. Ancak mutlulukları karısının tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle birlikte son erer. Polisin ihmali ve delil yetersizliği nedeniyle karısının katili serbest bırakılır. Kyle, katili öldürür ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir. Hapishane müdürü, mahkumları 'Sparka' denilen bir dövüşe zorlamaktadır. Bu, general ve arkadaşlarının sırf kendi eğlenceleri için düzenledikleri bir tür bahis oyunudur. Kyle da zamanla bu dövüşlere katılmaya başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir