
Fabrizio Rongione
Yvan De Wiel

Arjantin, 1980. Finans sektöründe çalışan Yvan, askeri yönetim altındaki Buenos Aires’te bir anda ortadan kaybolan ortağının yerini almak için Cenevre’den yola çıkar. Sürekli gözetim altındaki bu toplumda, kendini kolonyalizmin her yere sindiği bir “kirli savaş”ın orta yerinde bulur.

Fabrizio Rongione
Yvan De Wiel

Stéphanie Cléau
Inès de Wiel
Carmen Iriondo
Lacrosteguy Widow
Juan Trench
Augusto Padel-Camón
Ignacio Vila
Anibal Farrell
Pablo Torre Nilson
Mgr Tatoski

Juan Pablo Geretto
Dekerman

Alexandre Trocki
Embassadeur Frydmer

Yvain Juillard
Guy Lombier

Agustina Muñoz
Leopolda

Elli Medeiros
Magdalena Padel-Camón / Alicia Domecq

Gilles Privat
Decôme
Alain Gegenschatz
René Keys
Pablo Larralde
Chauffeur Ambassade
Raúl Lissarague
Guido

Popülizm ve hırsın aynı bünyede birleştiği bir politikacı olan Willie Stark, hedefi uğruna herşeyi göze alan ve mubah sayan bir kişiliktir. Bu özelliği, ilk zamanlarda başarı kazanmasını sağlasa da, sonradan hızla düşüşe geçen kariyerinin de baş nedeni olacaktır. Steven Zaillian yönetimindeki film, 1949 yılında Robert Rossen tarafından yönetilmiş aynı isimli filmin yeniden çevrimi. İlk filmin, En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu da dahil üç dalda Oscar kazandığını, aynı zamanda Robert Penn Warren imzalı romanın da Pulitzer ödüllü başarılı bir roman olduğunu belirtelim.

Fransız bir çift olan Antoine ve Olga, uzun süredir Galiçya'da küçük bir köyde yaşıyorlar. Çevreye duyarlı tarım uyguluyorlar ve yeniden yerleşimi kolaylaştırmak için terk edilmiş evleri restore ediyorlar. Komşularıyla ciddi bir çatışma yaratan bir rüzgar türbini projesine karşı çıkmaları dışında her şey cennet gibi olmalı. Gerginlik onarılamaz bir noktaya yükselecek.

Sebastien Grenier, a former French spy, is working as a financial analyst in Zurich. However, his peaceful existence starts to disintegrate when he is recruited by a top French intelligence operative to discover how one of their own secret agents was found out and executed in broad daylight.

Saygı değer bir yazar olma hayali kuran Mathieu bir de kitap yazmıştır. Ancak hiçbir basımevi kitabı yayınlamaya yanaşmamıştır ve bu da yazarı üzmüştür. Ancak bir askerin mektuplarını kitap halin getirmeye karar veren Mathieu bu işte istediği şöhreti yakalayacaktır. Tam istediği herşeyi elde ettigini düşünen Mathieu mektuplarını kitap haline getirdigi askerin arkadaşı ortaya çıkacak ve herşey alt üst olacaktır.

Patrick is a tenacious lawyer specializing in environmental law. France is a schoolteacher who becomes an activist after her husband develops cancer from exposure to a pesticide. Mathias is an ambitious lobbyist working for an international chemical corporation. The paths of these characters collide as the lives of thousands are affected by a tragic act that sparks a powerful movement while the corporation fights to prevent the truth from being revealed.

Suriyeli Hamit, rejimin firari liderlerinin peşindeki gizli bir grubun parçasıdır. Görevi onu Fransa’ya, yüzleşmesi gerektiği işkencecisinin peşine düşürür. Ancak baskı, şüphe ve intikam hissi sağ duyusunu gölgelemişken, gerçekten emin olabilecek midir?

When Ilan Halimi is kidnapped for ransom because Jewish and supposedly rich, his family and the police start a race against time to save him from the tortures of the "gang of barbarians".

Sıkıcı hayatından bıkan bir emlakçı, zamanla insanlarla tanışırken farklı kimliklere bürünür…Başrollerinde, ‘Amelie’ ve ‘Munich’ gibi filmlerden de hatırladığımız Mathieu Kassovitz’e, Marie Josee Croze ve Eric Caravaca’yı izlediğimiz yapımın yönetmen koltuğunda ise, Matthieu Delaporte oturuyor.

Kapital, para dünyasının en gözden çıkarılabilir hizmetkârlarından biriyken onun tartışmasız efendisi haline gelen Marc Tourneuil´ün önlenemez yükselişini konu alıyor. Avrupa´nın en büyük bankası Phenix Bank´ın yeni yönetim kurulu başkanı olunca, Tourneuil kurul üyelerine bir açıklama yapar: “Yeni Robin Hood benim! Yoksullardan çalıp zenginlere vermeye devam edeceğiz!” Gavras´ın deyişiyle, “Sermayenin kölesiyiz. Peki bizi kim özgür kılacak?”

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

Fargo', 'O Brother, Where Art Thou?' ve 'Intolerable'’ın yaratıcılarından Amerika’lı gangsterlerin hayatına karmaşık ve görsel bir bakış geliyor. MILLER’S CROSSING’de rakip çeteler, katil galerileri ve tetikçiler yeralıyor. Leo İrlanda’lı bir gangster ve politik patrondur, güvendiği teğmeni ve danışmanı anti-kahraman Tom’un yardımıyla bir Doğu şehrini yönetmektedir. Ama şehir üzerindeki kontrolleri, Johnny Casper (adında bir İtalyan patron ve acımasız yardımcısı Eddie Dane tarafından zorlanır.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

1970'li yıllarda bir Güney Amerika ülkesindeyiz. Açıkça belirtilmese de, ABD'nin desteğiyle kanlı bir askeri darbede bulunan cuntacı General Pinochet'nin Şili'si burası. Genç Amerikalı Charles Horman aniden ortadan kaybolduğunda karısı Beth olayı araştırmak ister ve her kapıyı zorlar ama ABD büyükelçiliği dahil hepsinden geri çevrilir. Oğlunun kayboluşu arkasındaki esrarı aydınlatmak için Charles'ın aslında biraz fazla milliyetçi ve vatansever olan babası Ed de ülkeye gelir. Charles'ın politik bir sebepten "ortadan kaldırıldığını" ve ABD hükümetinin de olayda parmağı olduğunu kendi kabullenmek istemezse de her geçen gün gerçekle biraz daha yüzleşmek zorunda kalacaktır.

After his father is killed in a plane crash, Bart Cordell returns back home to France to claim his inheritance: to lead the industrial empire his father built. But when a prostitute tries to set him up for a drug smuggling charge, he is forced to accept that his father may have been assassinated and that the killers are out to get him as well...

Samuel, a widower, is taking care of his 7-year-old daughter alone. Overwhelmed and stressed out, he decides to isolate in a chalet he was renovating with his wife in the Italian Alps. Indifferent to the anger of locals who help police to hunt down migrants, he comes across a woman who fled Afghanistan. Samuel decides to help her reach the border, thinking it will take them a few hours. But an aggressive group of men comes after them…

Ludlow kendi dünyası ile sokaklar arasındaki uçurumu hiçbir zaman aşmamış kıdemli bir polistir. Ancak karısını kaybettikten sonra hayatı keyifsiz, karanlık ve ölümcül bir hâl alacaktır. Görev aldığı polis departmanında yozlaşmaları fark eden Ludlow, partnerinin ölümü ile ilgili dosyada araştırma yaparken, tüm hayatını adadığı ve kendisinin de içinde bulunduğu teşkilâta başkaldırmak zorunda kalır.

Sam Byck, beceriksiz bir adamdır. Sorunlarının mimarı genelde kendisi olsa da bütün dünyanın ona haksızlık ettiğini düşünmektedir. Tüm bu başarısızlığının faturasını da Başkan Richard Nixon'a çıkaracaktır.

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir