
Candace Cameron Bure
Aurora Teagarden

A murder investigation is reignited in a house that is considered haunted by the Lawrenceton locals and where years ago Aurora and Sally, as teenagers, discovered a body.

Candace Cameron Bure
Aurora Teagarden

Niall Matter
Nick Miller

Marilu Henner
Aida Teagarden

Lexa Doig
Sally Allison

Peter Benson
Arthur Smith

Miranda Frigon
Lynn Smith

Dylan Sloane
Phillip Pifer

Ellie Harvie
Lillian Tibbett

Cole Vigue
Davis Mettle

Julia Benson
Lizzy Allison

Natasha Bure
Teen Aurora

Mia Shanks
Teen Sally
Owen Gates
Teen Jack
Ryan Mutama
Frank Brunelli

Zahf Paroo
Tom Wilkie

There is excitement in the air when a Hollywood crew comes to Lawrenceton to film a movie about the town’s sleuthy librarian, Aurora Teagarden. However, when the film’s leading lady is found murdered in her dressing room, Aurora enlists her Real Murders Club members to help gather clues. At the same time, she experiences mounting concern that Aida is becoming attracted to the film’s director who, like everyone else working on the set that day, is considered a suspect. And this time around Martin is especially worried about Aurora’s safety after learning that the film’s screenwriter, who has a romantic history with her, emerges as the prime suspect.

Kütüphaneci ve gerçek suç avcısı Aurora Çavuş Jack Burns'u hiç sevmez, ve aynı zamanda onu görmek istemez. Çavuş Jack'ın ölü bedeni Aurora'nın evinin dışında bulunca, o zaman Aurora ana şüpheli olur. Katili bulmaya ve adını silmeye kararlı olan Aurora, bir kez daha maceraya dalar...

Crime-solving librarian Aurora Teagarden leaps headfirst into Lawrenceton’s latest murder investigation when her nephew Phillip and his college roommate go missing after the roommate’s girlfriend is found dead. Enlisting the help of her Real Murders pals, and the handsome college professor Nick Miller who just moved in across the street from her, Roe uncovers a kidnapping plot gone awry.

Aurora Teagarden and her boyfriend Martin are thrilled when they get an unexpected visit from his niece and her new baby. Their excitement is short lived when his niece disappears and the baby is left behind. Once again, Aurora finds herself drawn into a deadly investigation as she risks it all to help Martin reunite with his family.

While Aurora "Roe" Teagarden searches for her piece of the American dream, she decides to test the waters of the family business - real estate sales. Only thing is there's a dead body in the first house she shows. When a second body shows up in another home, Roe realizes there's more to real estate than she thought.

Hercule Poirot uzun süredir beklediği tatili yapmak için Devon sahillerindeki Kaçakçılar Adası’nda bulunmaktadır. Her şey yolunda giderken ünlü bir aktris olan Arlena Stuart denizde boğulmuş olarak bulunur. Cinayet soruşturması başlatılınca aktrisle aynı otelde kalan tüm konukların bir şekilde Arlena ile bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Ama asıl cevap bulması gereken soru şudur: Ailesi dahil bu konuklardan hangisi Arlena’yı öldürecek kadar ondan nefret etmektedir.

Yıllardan beri cezaevinde yatmakta olan bir suçlu, hüküm giymeden önce bir galerinin güvenlik sisteminden sorumlu olan cezaevi arkadaşından aldığı bilgiler ışığında bu galeriyi soymaya karar verir. Tahliye olduğunda da "Sicilyalılar Çetesi" adlı suç örgütünün lideri ile tanışırak birlikte çalışmaya başlarlar.

At a gathering of mystery and true crime fans, Aurora Teagarden’s nephew, Phillip, is accused of murder when an unplanned onstage blackout during the play in which he is performing ends, revealing Phillip holding the bloody knife that has just killed one of the other performers. 12th installment in Aurora Teagarden Mysteries

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...

1831 yılında İrlandalı Charles Adare, orada vali olan kuzeninin yardımıyla Avusturalya'ya yeni bir hayata başlamak için gider. Oraya vardığında kendisiyle iş anlaşması yapmak isteyen güçlü bir zengin ve eski bir mahkum olan Sam Flusky ile tanışır.

Bir çiftçi, karısını öldürdüğüne dair itirafını kâğıda döker. Ama kadının ölümü, korkunç bir öykünün sadece başlangıcıdır. Stephen King'in uzun öyküsünden uyarlandı.

Jean Valjean fakir bir adamdır. Bir gün açlığını gidermek için bir somun ekmek çalmaya karar verir. Yakalanması neticesinde hak ettiğinin çok üzerinde, ağır bir cezayla karşı karşıya kalır. Bir süre sonrası bağışlanması, Jean'ın tüm hayatını tepeden tırnağa değiştirecektir. Jean, aşkı, otoriteyi, arzuyu ve tutkuyu bulacaktır. Hapisten zirveye doğru giden yol, onlarca saplantının gölgesinde, daha da virajlı hale gelecektir. Victor Hugo'nun edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak addedilen eseri Les Misearbles'in 1998 tarihli uyarlaması olan filmin yönetmeni Bille August. Filmin başrollerinde ise Liam Neeson ve Hans Matheson var.

Ünlü dedektif Hercule Poirot bu kez Nil'de yol alan S.S. Karnak gemisindedir. Zengin bir mirasyedi olan Linnet Ridgeway gezi sırasında öldürülür. Pierrot cinayeti araştırmaya başlar. Gemi limana yanaşmadan önce cinayeti çözmesi gerekmektedir. Ancak işi zordur. Çünkü gemide bulunan herkes Linnet'in ölümünü isteyecek niteliktedir.


Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Film Avustralyalı bir adamın, aynı anda bir kadına ve eroine olan bağımlılığını anlatıyor. Dan ve Candy sanat ile uğraşan insanlardır ve birbirlerine tutku ile bağlıdırlar. Aynı şekilde eroine de. Para bittiğinde eroine kavuşabilmelerinin tek yolu ise Dan'in mentor saydığı hedonist Casper'a başvurmaktır. Aşkı ve yaşamı dibine kadar iliklerinde hissetmek arzusundaki bu ikilinin hayatları giderek karanlık bir tabloya dönüşür. Candy adlı romandan uyarlanan filmin oyuncu kadrosu iddialı. Avusturalya sineması açısından uslubu, görselliği ve uyarlandığı romanın edebi değeri ile harmanlanmış olan film, Requiem for a Dream ile kıyaslanıyor * Bir insanı sevmenin bedeli ne kadar olabilir? Anlatımın ve oyunculuğun da filmin içindeki şiir kadar güzel olduğu film

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir