
Astrid Whettnall
Elisabeth

When Elisabeth, a woman of faith, host of a radio show on a Catholic radio station, devoted to her family and the suffering of the world, is confronted with the pedophilia of priests and the suicide of her son, belief gives way to rage and to violence.

Astrid Whettnall
Elisabeth

Philippe Nahon
Father Taon

Achille Ridolfi
Achille

Zacharie Chasseriaud
Jean-Charles
Albert Chassagne
Albert

Serge Swysen
Marc

Lionel Bourguet
Charlebois

Jacky Nercessian
Bishop
Dominique Baeyens
The Saint
Geneviève Baerten
Christine

Albert Goldberg
The Powerfull

Carlo Ferrante
Radio Producer

Marie-Jeanne Maldague
Marc's Mother
Grégoire Baldari
Marc's Father

Benoit Van Dorslaer
Olivier


In eighteenth-century France, a girl is forced against her will to take vows as a nun. Three mothers superior treat her in radically different ways, ranging from maternal concern, to sadistic persecution, to lesbian desire.

In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.

A young woman's life spirals into chaos after she is involved in a hit-and-run accident. Then she encounters a mysterious man named Evian who offers her an opportunity for redemption. Narrated by a fish.

Hayatı pek yolunda gitmeyen bir kasap, hapisten yeni çıkmıştır ve yeni bir başlangıç yapmak istemektedir. Zihinsel engelli kızını bir akıl hastanesine yerleştirdikten sonra, hamile sevgilisi ve onun annesi ile Lille’e yerleşir. Sevgilisini sevmemektedir; fakat sevgilisi ona yeni bir kasap dükkânı açmayı vaat etmiştir. Kısa zaman sonra kadının ona yalan söylediğini anlar, onu terk eder. Tekrar Paris’e dönmeye ve kızını bulmaya karar verir. Yanındaki tek şey tabancasıdır ve yollara düşer… Artık kendi kendiyle baş başadır, hayatın amacını ve anlamını bulma çabaları arasında gelgitler yaşar. 1998'de aralarında Cannes Eleştirmenler Haftası Ödülü, Sarajevo Film Eleştirmenleri Ödülü, Stockholm En İyi İlk Film ve En İyi Görüntü olmak sayısız ödülün sahibi oldu...

Herman Melville'in aynı adlı unutulmaz romanından beyazperdeye aktarılan gösterişli bir film. Ünlü aktör Gregory Peck, büyük beyaz balinadan intikam alma tutkusuyla yanıp tutuşan kaptan Ahab rolünde, her zamanki harikalar yaratıyor. Yapıt, insanoğlunun tutkularının esiri olunca, sadece kendini değil etrafındakileri de yok edecek bir duruma gelişini gözler önüne seriyor.



Julien Dandieu (Philippe Noiret), 1944 yılında Montauban’daki bir hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Alman ordusunun Montauban’a da girmesinden korkan Julien, arkadaşı François’dan karısı Clara (Romy Schneider) ile kızı Florence’ı savaşın henüz ulaşmadığını düşündüğü La Braberie’deki ailesinin şatosunun bulunduğu köye götürüp saklamasını ister. Sadece bir hafta sonraki hafta sonunda ailesini görmek için La Braberie’ye gelen Julien, karısı Clara’yla küçük kızı Florence’ın cansız bedenlerini bularak büyük bir şok geçirir. Alman ordusu çoktan köyü işgal etmiş ve hemen hemen tüm köylüler Naziler tarafından öldürülmüştür. Babasının kiliseye sakladığı av tüfeğini bulan Julien, bu katliamı gerçekleştirenleri öldürmeye ant içer. Alman askerler kasabaya partizanların geldiğini sanırlar, oysa onları birer birer ortadan kaldıran, aslında Hipokrat yemini etmiş bir doktor olan Julien’den başkası değildir.

Film, Texas’ta büyük bir sürü sahibi Thomas Dunson’ın (John Wayne) hayvanlarını satmak üzere sürüyü kuzeye, Missouri’ye doğru yola çıkarmasıyla başlar. Yol boyunca Dunson’ın değişen tavırları ve gaddarlığı, evlatlık oğlu Matt’in (Montgomery Clift) müdahale etmesine sebep olur. Erzak çalan üç kovboy yakalanır. Thomas Dunson, üç adamı asmak ister oğlu ise devreye girer ve iktidarı ele geçirir. Matt, sürüyü Thomas Dunson’ın elinden alarak Kansas’a doğru yönlendirmesine neden olur. Thomas Dunson, oğluna karşı intikam yemini eder ve peşine düşer.

Orta Çağ Avrupası'nda geçen Et ve Kan, biri paralı asker, diğeri ise bir derebeyinin oğlu olan iki adamın hikayesini ve aynı kadına duydukları aşkı konu alıyor.

Paris'de kasaplık yapan bir adamın, sevgilisinden bir kız çocuğu olur. Fakan kadın, çocuğu daha çok küçükken adama bırakıp kaçar. Kız gün geçtikçe büyür ve bir gün başına bir olay gelir. Baba ve kızının hayatı bu noktada değişir. Filmin devamı : Seul Contre Tous (1998)

A woman escapes from the man who is about to rape her, but leaves her purse behind. Afraid that her attacker might come after her, she goes to the police, but with no proof of the incident, they can do nothing. In fact, the man does use the information in her bag and comes to her apartment with the intent of rape, but she sprays him in the face with insect repellent, and then holds him captive. She is then faced with deciding whether to go to the police who might not believe her and release him, or to kill him.

House of 1000 Corpses (Cesetler Evi) 'nin devamı niteliğinde olan bu filmde Şerif John Quincy Uaydal komutasındaki polis Ragsvil, Teksas'ta "Şeytanın Reddettikleri olarak bilinen sadist,seri katil Firefly ailesinin evine baskın düzenler:baskında anne tutuklanır Otis B. Driftuud ve Bebek Firefly kuşatmadan kaçmayı başarırlar.Bu ikiliye babaları deli palyaço Kaptan Spalding de katılır.Çölde gizlice bir otelde birleşmeyi planlayıp sadistçe yöntemler kullanarak iki aileyi kaçırırlar.

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.

Eski bir İngiliz mahkum Dave Wilson kızının öcünü almak için Los Angeles'a gelir. Los Angeles'ın en sıkı suçlularıyla büyük bir savaşa girer. Bu öyle bir savaştır ki Los Angeles'da yaşayan herkes Limey'nin adını duyacaktır...

Zoe, iyi bir işi, iyi bir kariyeri, harika bir kocası, iki tane canından çok sevdiği çocuğu ve her zaman yanında olan bir annesi ile mükemmel bir hayatı olduğuna inanan bir kadındır. Temsil ettiği müşterilerinden biriyle yaptığı görüşmeden sonra aslında hayatında, kocası ile arasında bir takım eksiklikler olduğunu fark eder. Ancak bunu doldurmak için koyduğu kuralları çiğnemesi gerekmektedir. Yaptığı seçimler onu bir çıkmaza sürüklediğinde durumunu bir profesyonele anlatmak zorunda kalır. Uzun terapilerden sonra yapılan teşhis ise tüm dengeleri değiştirir.


Teröristlerin bomba saldırısını araştıran polisler, Gordy Brewer'i bu işe karışmaması için uyarırlar. Fakat gelişen korkunç olaylar onu bu işe karışmasını sağlamıştır. Karısı ve çocukları patlamadaki kurbanlardandır. Yükselen heyecanı ve herkesle savaşan tek kahraman, hareket yüklü bir gerilim olan Ölümüne Takip'i daha da heyecan verici kılıyor. Superstar Arnold Schwarzenegger, Brewer adlı El Lobo diye anılan bir teröristi bulmak isteyen Los Angeleslı bir itfaiyeciyi oynuyor.

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir