
Troels Lyby
Henrik

Danimarka sinemasından sarsıcı bir gerilim draması olan "Anklaget", sıradan bir ailenin hayatının tek bir suçlamayla nasıl paramparça olabileceğini gözler önüne seriyor. Henrik ve Nina Christofferson çifti, ergenlik çağındaki kızları Stine'ın okulda söylediği yalanlarla baş etmeye çalışırken, genç kızın babasına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla hayatları altüst olur. Sosyal hizmetlerin hızla devreye girmesiyle masumiyet karinesi yerini şüpheye bırakır. Film, izleyiciyi "gerçek ne?" sorusuyla baş başa bırakırken, aile içi dinamiklerin karanlık yüzünü, güvenin nasıl sarsıldığını ve bir iftiranın (ya da gerçeğin) yıkıcı etkilerini derinlemesine inceliyor. Hukuki süreçlerin ötesinde, ahlaki ikilemleri ve bireylerin ruhsal çöküşünü ustaca işleyen bu yapım, hafızalardan silinmeyecek bir deneyim sunuyor.

Troels Lyby
Henrik

Sofie Gråbøl
Nina

Paw Henriksen
Pede

Louise Mieritz
Pernille

Søren Malling
Forsvarer

Michael Asmussen
Betjent 1

Ditte Gråbøl
Public Prosecutor

Claus Bue
Retsbetjent

Kirsten Olesen
Dommer

Bodil Jørgensen
Skolepsykolog

Charlotte Sieling
Miriam

Kirstine Rosenkrands Mikkelsen
Stine

Kristian Halken
Bent

Lars Kaalund
Far til svømmekursist
Charlie Mather
Søn 6 år svømmekursist

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

On a steamy New Orleans afternoon, Sam Deuprey decides to surprise his beautiful wife, Ashley, for their anniversary and comes home early. But Ashley is not alone in the bedroom. She and her lover, Damien are about to learn how far a jealous husband will go.

Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.

Film, El-Kaide saflarında savaşacak insan temin ettiği, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenleri de kendisinin El-Kaide'ye dahil ettiği suçlamalarıyla yakalanan fakat sağlıklı bir yargılama süreci görmeden 14 yılı aşkın bir süre Guantánamo'da tutulan Mohamedou Ould Slahi'nin gerçek hikâyesinden uyarlandı.

11 Eylül 2001'de Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi kuleleri yerle bir edildikten sonra, yakın dünya tarihini değiştiren bu saldırıyı El-Kaide terör örgütü ve ABD'nin en azılı düşmanlarından biri olduğunu iddia eden Usame Bin Laden üstlenmişti. Önce Afganistan'da başlayan savaş, diğer Orta Doğu ülkelerine de yayıldı ve Pentagon saldırıların bir numaralı sorumlusu olarak gösterdiği Bin Laden'i köşe bucak aramaktan asla vazgeçmedi. Senaryosunun gerçeklere sadık kalarak kaleme alındığı filmde, Bin Laden'in saklandığı yeri tespit eden ve bu timin organizasyonunu yürüten Maya (Jessica Chastain) adlı CIA ajanı, böyle büyük bir operasyon ve bölge için oldukça genç olmasına rağmen, kendisine olan güveni ve üstün istihbarat başarısıyla Bin Laden'in yakalanmasını sağlıyor.

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

Pizza dağıtıcısı Victor, birkaç gün önce tanıştığı Elena'yla ateşli bir tartışma yapıyor. Çünkü Elena, Victor'la tanıştığında sarhoştur ve ayıldıktan sonra Victor'u istemediğini söylemiştir. Bu tartışma sırasında çıkan seslerden dolayı iki polis memuru sahneye giriyor ve kazara bir silah patlıyor… 4 yıl sonra genç olan polis David (Javier Bardem) tekerlekli sandalyede basketbol yıldızı oluyor ve Elena'yla evleniyor. "Nasıl oluyor da oluyor?" diye merak ediyorsanız "Çıplak Ten" tam size göre… Çılgın İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın 1997 tarihli filmi…

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

1960'larda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy adındaki 4 çocuk, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına neden olurlar. New York'taki Wilkenson Center'da 1 yıla yakın hapsolan 4 arkadaş, buradaki gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Burada dayak yiyen, onurları zedelenen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 arkadaş, 13 yıl aradan sonra Wilkenson ve gardiyanlarından intikam alma fırsatını yakalar.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

19 yaşındaki bir genç kızın trajik cinayeti, hâlâ Boston'da yaşayan üç çocukluk arkadaşını yeniden bir araya getirir: Kurbanın mafya olan babası, bir dedektif ve her ikisinin de kızı öldürdüğünden şüphelendiği sorunlu bir adam.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir

Genç bir avukatın hayaleti sıkıyönetimden sonra dünyayı gözlemler. Üç motif iç içe geçmiştir. Genç avukatın savunmayı düşündüğü bir işçi, muhalif eylemcilerden olmakla suçlanmaktadır, ancak bu eylemci şimdi bir tür uzlaşmaya razı olmuş yaşlı bir avukat tarafından savunulur. Avukatın dul karısı ancak kocası öldükten sonra onu ne kadar çok sevdiğinin farkına varır ve içinde taşıdığı boşlukla başa çıkmaya çalışır. Filmde metafiziksel öğe de mevcuttur. Artık orada bulunmayan bir adamdan, ardında bıraktıklarına gönderilen işaretler.

Mutlu bir ailenin hayatı bir anda kızlarının psikopat biri tarafından kaçırılması ile alt üst olmuştur. Fidyeci adam ise paranın haricinde hayatları boyu çalıştıkları her şeyi istemektedir ve hatta bu başka birisinin hayatını almak bile olabilir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir