
Oriol Pla
Pol

Pol is a teenager with a seemingly calm life: he lives with his brother and is still in high school. However, Pol has a secret: Deerhoof, a cuddly teddy bear who thinks, moves around and with whom he shares his best moments. Life goes on as normal until the arrival of Ikari, an enigmatic student who seems to be hiding something. Pol is fascinated by his new classmate and attracted to the dark side he harbors. An inexplicable death and a series of strange events will transform the meek student's routine into a fantastic adventure which will take over their lives. Animals is a story of teenage love, of sacrifice, of the tragedy of two clashing worlds. A Tale in which the power of imagination blurs its borders with reality and where death turns out to be an ending as tempting as inevitable.

İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.

Ayrılış, şaşırtıcı derecede konuşan bir kuş biçiminde gelen ölüm ile yüzleşmek zorunda olan bir anne ve kızının hikayesini konu ediyor. Tuesday, ölmek üzere olan bir gençtir. O, annesi Zora'ya yakın olmak ve Dünya'daki bir papağanın bedenine bürünen "Ölüm" ile arkadaş olmak ister. Tuesday, yeni arkadaşının ona son dileğini yerine getirmesini umar.

80’lerin sonunda geçen öyküde, Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam sık sık belirir. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp esrarengiz misafirinin izinden gider.

Dolaptaki Canavar, bizleri genç bir eşcinsel erkeğin hayal dünyasına davet ediyor. Çocuk yaşta anne ve babasının ayrılmasıyla içine kapanan Oscar, kendisini fantastik kıyafetler ve maketler tasarlamaya verir. Yıllar sonra, sinema okuma hayaliyle üniversiteye girmeye hazırlanırken, en yakın arkadaşı ve tek sırdaşı çocukluğundan beri yanında olan hemstırı Buffy´dir. Bir gün işte tanıştığı Wilder dengeleri değiştirir; Oscar ilk kez âşık olur. Stilize bir görselliğe ve dinamik bir soundtrack´e sahip olan bu gençlik filmi, umut vaat eden bir yönetmeni müjdeliyor. Hamster Buffy´yi ünlü oyuncu Isabella Rossellini seslendiriyor.

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

Luis Molina ve Valentin Arregui, Güney Amerika'daki bir hapishanede hücre arkadaşıdırlar. Trans bir birey olan Luis, ahlaksız davranışlardan suçlu bulunmuş, Valentin ise siyasi bir mahkûmdur. Luis gerçeklikten kaçmak için romantik filmler icat ederken, Valentin içinde bulunduğu durumu aklından çıkarmamaya çalışır. Birlikte geçirdikleri zaman boyunca iki adam birbirlerini anlamaya ve saygı duymaya başlarlar.


When the young, attractive Joe Orton meets the older, more introverted Kenneth Halliwell at drama school, he befriends the kindred spirit and they start an affair. As Orton becomes more comfortable with his sexuality and starts to find success with his writing, Halliwell becomes increasingly alienated and jealous, ultimately tapping into a dangerous rage.

Brooklyn doğumlu organizatör Steve Rubell ın yarattığı New York taki Studio 54 adlı gece klübü bazıları için eğlencenin dünya çapındaki adresi, bazıları içinse ulaşılması gereken ideallerin ilk basamağıdır Her biri kendilerine göre idealler taşıyan dört insan en büyük partilerde, Studio 54 ün parlak ışıkları ve kameraların bitmek bilmeyen hareketliliği içinde kendi yollarını bulmaya çalışmaktadırlar.


Bob, tarzıyla etrafındakileri büyüleyen hırsızlardan biridir. Monique ve Antoine çifti onunla tanışınca, Bob’un heyecanlı dünyası başlarını döndürür. Kısa sürede ikisi de bu adama bağımlı hale gelmiştir. Antoine, Bob’un ona yönelik ilgisine karşılık verince, üçlü bir ilişki başlamış olur.


İngilizce öğretmeni olan Charlie, obezite sorunuyla başa çıkmaya çalışan bir adamdır. Münzevi bir yaşam süren Charlie’nin tek isteği uzaklaştığı kızıyla yeniden iletişim kurabilmektir. Charlie, kızıyla yeniden yakınlaşabilmek için elinden geleni yapar.

Eva Khatchadourian, Kevin'a hamile kaldığı gençlik yıllarında bütün kariyer planlarını ve hedeflerini bir kenara koyarak çocuğunu dünyaya getirmeye karar verir. Fakat Eva, Kevin doğduğundan beri oğluyla yakın bir bağ kuramaz ve oğlunun tuhaf ve aykırı davranışlarıyla ilgili hep kendini suçlar. Kevin giderek toplumsal ve ahlaki normların dışına çıkar. Babası Franklin, Kevin'in sadece bir "çocuk" olduğu konusunda ısrarcıdır ve bu konuda Eva'nın elinden hiçbir şey gelmez. Ancak Kevin aslında daha yeni başlamıştır ve yapabilecekleri, hayal edebileceklerinin çok ötesindedir.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Amerikalı yönetmen Gus Van Sant'in 2003 Altın Palmiye ödüllü ünlü Colombine Lisesi katliamından esinlendiği film, sıradan gençlerin şiddet kullanmalarıyla sona eren sıradan yaşamlarına odaklanıyor. Amerika'da bir lisenin içindeki okul çağının klasik önemli olayları çerçevesinde geçen film, lisede deneyimlenen arkadaş edinme ve sosyalleşme çabaları karşısında yalnızlık temasını da anlatıyor. Sant, bizi, kesinlikle taraf tutmayan, basit bir nedensellik tuzağına düşmeyen bir anlatımla adım adım Columbine Lisesi Katliamı'na götürürüken, aynı zamanda gençlerin suça itilmelerine sebep olan toplumsal hayatı içeriden bir bakışla resmediyor...

After a failed bank robbery, two heavily armed men hold the Los Angeles Police Department at bay for 44 minutes.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

16 yaşında çok başarılı bir lise son sınıf öğrencisi olan Todd Bowen, günün birinde yan komşusunun Hitler Almanyas'ında 70 bin yahudinin öldürülmesinden sorumlu Kurt Dussander adındaki eski bir Nazi subayı olduğunu öğrenir. Bu konuya oldukça meraklı bir genç olan Todd, ihtiyar Kurt Dussander'la bir anlaşma yapar. Anlaşmaya göre Todd Bowen, adamın gerçek kimliğini kimseye açıklamayacak, Kurt'de gence ölüm kamplarında yaptığı korkunç katliamları ve ürkütücü anılarını anlatacaktır. Genç, Kurt Dussander'ın karanlık hikayelerini dinledikçe kabuslar görür, ders notları düşer ve psikolojisi de giderek bozulmaya başlar. Hatta Dussander yüzünden bir cinayet bile işleyecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir