
Iqbaal Ramadhan
Ali


Iqbaal Ramadhan
Ali

Nirina Zubir
Party

Asri Welas
Biyah

Tika Panggabean
Ance

Happy Salma
Chinta

Aurora Ribero
Eva

Marissa Anita
Mia

Bayu Skak
Zoopunk

Cut Mini
Suci

Ibnu Jamil
Hasan
Gamaliel Eleazer
Little Ali

Arief Didu
Uncle Halim

Sita Nursanti
Uncle Halim's Wife

Reza Chandika
Ali's Cousin
Rendha Rais
Ali Cousin's Wife

Başarılı bir akademisyen ve yazar olan Bernard'ın hayatı karısı Joan'ın kendindeki yazarlık yeteneğini keşfetmesi ile altüst olur. Kıskançlık krizleri yaşamaya başlayan çiftin boşanma kararı alması ise Berkman ailesinin genç fertleri Frank'le Walt'un hayatını altüst edecektir. Joan küçük oğlunun tenis hocası ile flört etmeye başlarken, Bernard'ta 16 yaşındaki oğlunun ilgi duyduğu öğrencilerden birine göz koymuştur. Aniden alınan boşanma kararı aile bireylerinin birbirlerini tekrar değerlendirmesine yol açacaktır. Noah Baumbach?ın kendi hayatından esinlenerek yarattığı film bizi 80'lerin Brooklyn'inde trajikomik bir aile hikayesiyle yüzleştirirken, yönetmenin kendisine de başta Sundance?den olmak üzere birçok festivalden ödül getirdi.

Yedi yıldır bitmemiş bir roman, çalıntı bir araba, ölü bir köpek, dengesiz bir öğrenci, kızgın bir eş ve hamile - üstelik de evli - bir metres!... Bunlar, Profesör Grady TRIPP'in (M.DOUGLAS) o hafta sonu başa çıkması gereken felaketlerin sadece bir kısmıdır. Ayrıca okulun aynı hafta sonu yapılacak yıllık Edebiyat Festivali'nde görevli öğrencilerin de sorumluluğu ondadır. Bu öğrencilerin hemen hepsi, yıllar önce tıpkı kendisinin de olduğu gibi birer "harika çocuk"tur. Bu çocukların en yeteneklisi ve profesyonel bir yalancı James LEER (T.MAGUIRE) ile tanışan Grady, tahmin ettiğinden de korkunç bir hafta sonu geçireceğinin henüz farkında değildir. 2001 yılında En İyi Müzik dalında Oscar® ödülü kazanan bu filmde Michael DOUGLAS, kariyerindeki en iyi performanslarından birini sergiliyor.

Kaotik ve hassas bir aile aynı kendi aralarındaki ilişkiler gibi engebeli bir arazide yola çıkar. Yolculuk boyunca hasta köpekleri için endişelenirken, bir yandan birbirlerinin sinirlerini bozarlar. Tek sessiz kalan ailenin en büyük gizemli erkek çocuğudur.

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

Lily Trevino unexpectedly befriends an online stranger who shares her self-centered father’s name. This new Bob Trevino’s support could transform her life.

Bir inşaat işçisi beklenmedik bir şekilde yerel bir Romeo ve Juliet oyununa katılır. Ancak sahnelenen oyunun kendi yaşam deneyimlerini yansıtmaya başladığını fark eder.

New York'ta oyun yazarı olan Sidda Lee Walker ne de Louisiana'lı aykırı bir kadın olan annesi Vivi, ilişkilerinde oluşan çatlağı onarmak için bir adım atıyordu. Hayır! Bu tam Ya-Ya Sisterhood'a göre bir işti. Rebecca Wells'in en çok satan kitabından peyazperdeye uyarlanan, yönetmenliğini Callie Khouri'nin (Thelma & Louise) yaptığı film, Vivi'nin ömür boyu kan kardeşi olmak için yemin eden arkadaşlarının yani Ya-Ya'ların alışılmışın dışında bir "müdahale" de bulunarak kızı ile annesini biraraya getirme çabalarını anlatıyor.

Marnie, huzurlu giden yaşantısının ardından hiç olmadık bir şekilde bütün kötü olaylar onu bulmaktadır. Kocasının ölümünün ardından hayatı alt üst olan bu kadın bunalım ve stres altında yaşamaktadır. Yalnız kaldığını farkeden Marnie bir bahaneyle Los Angeles'te yaşayan kızı Lori 'nin yanına taşınmaya karar verir. Yeni bir düzen kurmak isteyen Marnie, yeni yeni insanlarla tanışma isteği üzerine çevresini genişletmeye başlar.

A successful advertising executive finds his freewheeling life crashing to a halt when his parents end their longtime marriage.

Zoolog olan ailesi tarafından Afrika'da büyüyen, okula gitmeyen, sadece evde özel eğitim alan Cady, en güçlünün hayatta kaldığı ilkesini yaşayarak öğrenmiştir. Ancak 15 yaşına gelip liseye başladığında orman kanunlarının yepyeni bir boyut kazandığını farkeder. Okulun en popüler kızının eski sevgilisine aşık olunca işler Cady için epey karışacaktır.

Dünya, ülkelerin arasındaki politik çıkmazlar sebebiyle büyük bir savaşın gölgesindedir. Bu dünyada gençliğine ulaşmaya çabalayan bir çocuk ise kasabalarına gelen, güzeller güzeli bir genç kadın olan Malena'nın etkisiyle kendi erkek kimliğini bulmak üzeredir. Malena, tüm güzelliğiyle faşist bir İtalyan kasabasını derinden etkilemektedir. Bütün kasabayı birbirine düşürecek olan genç, seksi ve dul kadın, bu kasabanın hem başlangıcı hem de sonu olmak üzeredir.

Ayrıcalıklı, zengin bir sosyete öğrencisi ve alaycı, mücadeleci bir şovmen, yıllar boyunca çalkantılı ama güçlü bir çocukluk arkadaşlığını paylaşıyor.

Hayalleri olan ve balıklarla diyalog kurmaktan hoşlanan genç Axel, bir akrabasının kendisine önerdiği iş için Arizona'ya gidiyor ve burada iki kadınla tanışıyor. Elanie ne yapacağı belli olmayan, yarı-deli ve güzel bir kadın. Kızı Grace ise daha mantıklı gibi gözükse de sürekli intiharı düşünüyor ve gerçek anlamda mutsuz. Zaman geçtikçe Elanie'den uzaklaşan ve Grace'le yakınlaşan Axel'in en büyük hayali ise 'uçmak'... Aya doğru yol alan ambulanslar, uçan sandalyeler ve çölde yaşayan balıklar gibi çarpıcı ve fantastik imgelerle süslü 'Arizona Rüyası', yönetmenin en apolitik ve çılgın filmlerinden biridir.

Steven Spielberg'in kendi çocukluğundan izler taşıyan bu film, II. Dünya Savaşı sonrasında, Arizona'da mütevazı bir ailede büyüyen Sammy Fabelman'ın, sinemanın büyüsüyle aile içerisinde yaşanan gelgitlerin üstesinden gelmeye çalışmasını konu ediniyor.

Amerikalı yazar Jeannette Walls’un 2005 yılında yayımladığı aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Jeannette Walls çok başarılı bir gazetecidir, elit ve zengin kesimden bir nişanlısı bile vardır. Ancak bu elit çevreye karşı ailesi hakkında gizli tuttuğu bir geçmişe sahiptir, aslında üç kardeşi ile birlikte yoksulluk içinde, psikolojik şiddetin hat safhada olduğu göçebe bir hayat sürdürmüştür. Babası Rex son derecede karizmatik ve eğlenceli bir adam olsa da aynı zamanda alkoliktir ve alkol alınca ne yapacağı tahmin edilemez, tehlikeli birine dönüşür. Annesi Rose Mary ise özgür ruhlu bir kadındır ve yaptığı resimleri dört çocuğundan daha fazla önemsiyor gibi görünmektedir. Böylesine işlevsiz bir ailede yetişen çocuklar hayatla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalacaklardır.

While out to avoid spending time with her narcissistic and promiscuous mother, sixteen-year-old Jo has a brief affair that leaves her pregnant and abandoned. When her mother remarries, Jo's only support becomes her friend Geoffrey, a homosexual.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

Maceraya hazırmısınız ?Stuart Little 2'de minik kahramanımızın, artık 'Little' ailesinin bir parçası haline geldiğine tanık oluyoruz. Dolayısıyla hem kendisini farklı maceralara sokmaktan geri kalmıyor. Üstelik, Stuart bu filmde, ilahi bir şekilde üstü açık arabasına düşen minik kuş Margalo ile flört etmeye bile başlıyor. Ama bir şahinden kaçıp Stuart'ın yanına sığınan bu sevimli kuş, göründüğü kadar masum değil. Ancak, tıpkı Margalo'yla birlikte izledikleri Hitchcock klasiği Vertigo'da James Stewert'ın canlandırdığı Scottie karakteri gibi Stuart da bunu göremeyecek kadar körleşmiştir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir