
Şinobu Terajima
Setsuko Kawashima / Lucy

Beyaz yakalı, sıradan bir hayat yaşayan Setsuko, İngilizce öğrenmeye karar verir ve Tokyo’da sıradışı bir İngilizce kursuna yazılır. İngilizce öğretmeni John, dersler sırasında Setsuko’ya sarı bir peruk taktırır ve ismini ‘Lucy’ koyar. Hızla öğretmenine tutulmaya başlayan Setsuko, John’un ortadan kaybolması üzerine onu aramak için Los Angeles’a gider. Atsuko Hirayanagi’nin 2014’te Cinefondation’ı kazanan kısa filminden uzun metraja uyarladığı film, 2017 Cannes Eleştirmenler Haftası’ndaki ilk gösteriminde izleyenleri kahkahaya boğdu. Sinemada daha önce görmediğimiz türden bir kadın karaktere odaklanan film, aynı zamanda Josh Hartnett’ın oynadığı John karakterini, filmdeki kadınların arzu nesnesi olmasından öte bir yere koymayarak yılın en nükteli feminist yapıtları arasında yerini alıyor.

Şinobu Terajima
Setsuko Kawashima / Lucy

Soseki Yamatoya
Suicide Man

柳生みゆ
Young Office Lady 1

増山加弥乃
Young Office Lady 2
Miyoko Yamaguchi
Yoshiko

井上肇
Boss

Suzuka Ohgo
Sakura

Şioli Kutsuna
Mika

Stefanie Arianne
Receptionist
Takaaki Satô
Red Leather
Hiroaki Miyagawa
Yakuza Man

Josh Hartnett
John

Koji Yakuşo
Takeshi Komori / Tom
Liz Bolton
Nancy

南果歩
Ayako

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Alex, üniversite birinci sınıfta okuyan bir öğrencidir. Kendisini yalnız ve mutsuz hisseden Alex, 1500 mil uzakta bulunan evine geri dönmemek için bir neden bulmaya çalışır. Shithouse'da bir partiye giden Alex burada Maggie adında bir kızla tanışır. Çok farklı ailelerden gelen iki genç arasında farklı bir bağ oluşur.

Annesi tarafından ergenliğindeki yapılacaklar listesini tamamlamakla görevlendirilen genç bir kadın; aile sırlarını açığa çıkarır, aşkı bulur ve kendini yeniden keşfeder.

Eski bir yazar olan İngilizce öğretmeni ve aslında ressam olan yeni bir sanat tarihi öğretmeni, zenginlerin çocuklarına hitap eden, okul öncesi bir kurumda ders vermektedirler. Bir gün ikisi de kendisini beklenmedik bir yarışın içinde bulacaktır. Resimler mi üstündür yoksa kelimeler mi? Dahası çocuklar da iki öğretmenin girdiği bu kıyasıya rekabete sevinmişlerdir. Bir resmin bin söze bedel olup olmadığı konusunda bir yarışma başlatırlar. Bu yarışma, onların birbirlerine rakip olmalarına ve sonra da aşık olmalarına neden olur.

Kaygısız yaşam tarzı tehlikede olan zengin ve çekici Joseph ( Josh Swickard ), Noel'den önce ailesinin arazisini satması için, çalışkan bir çiftçi olan Callie'nin ( Lorynn York ) yanında çiftlik hizmetlisi olarak işe başlar.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Profesör Lawrence Wetherhold (Dennis Quaid), entelektüel çevrelerin en parlak isimlerinden birisidir, ama aşk ve aile gibi kişisel problemlerinin çözümü söz konusu olduğunda hiç başarılı değildir. Üniversite öğrencisi oğlu James (Ashton Holmes) ona güvenmediği için sırlarını açmaz. Ergenlik çağındaki kızı Vanessa (Ellen Page), okulunda tüm beklentilerin üzerinde başarı gösteren ama “herşeyden şikayet eden” yapıdaki babasının ayak izlerini takip eden, onun yolunda olan sivri dilli bir kızdır. Profesörün yıldızının bir türlü barışmadığı üvey kardeşi Chuck ise (Thomas Haden Church), hayatını özgürce yaşamayı adeta sanat haline getirmiştir.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Danny Zuko ve Sandy Olsson, kusursuz bir yaz aşkı yaşamıştır. Yaz biter ve ikili, okullarına başlamak üzere ayrılırlar. Danny, Rydell'deki ilk gününde, "cool" deri ceketli serseri çetesi T-Birds'ün başına döner. En yakın arkadaşları Kencikie, Doody, Sonny ve Putzie ile yaz tatilinde ne kadar eğlendiğini ve çapkınlığını anlatırken, tesadüfen aynı okula kaydolmuş olan Sandy de onu aralarına katmak isteyen Pink Ladies ile tanıştırılmaktadır. İkilinin birbirine düşman iki gruba dahil olması, ilk başta aralarında ve grupları arasında gerginliklere yol açsa da, aşkları kısa sürede tekrar buluşmalarını sağlayacaktır.

Three distinct tales unfold in the bustling city of Tokyo. Merde, a bizarre sewer-dweller, emerges from a manhole and begins terrorizing pedestrians. After his arrest, he stands trial and lashes out at a hostile courtroom. A man who has resigned himself to a life of solitude reconsiders after meeting a charming pizza delivery woman. And finally, a happy young couple find themselves undergoing a series of frightening metamorphoses.

21 yaşındaki kadife sesli besteci Violet Sanford, ünlü bir besteci olma hayalleriyle yaşadığı New Jersey'den ayrılıp New York'a göçeder.Kentin en ünlü barlarından birisi olan Coyote Ugly'de barmaid olarak çalışmaya başlar ve günün birinde ünlü olacağına dair hayallerini sürdürür.Geride yolunu gözleyen hasta babası olmasına rağmen ideallerini gerçekleştirmeye kararlı olan Violet bir dizi heyecan verici olay yaşayacaktır.

Boşanmasının ardından bir yol ayrımında olan bir öğretmen, zorlu bir grup yürüyüş gezisine kaydolduğunda hayata - ve aşka - yeni bir başlangıç yapma girişiminde bulunur.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

A smart high school student falls in love with her English teacher after she receives one-on-one tutoring from him.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir