
Olivia Newton-John
Sandy

Danny Zuko ve Sandy Olsson, kusursuz bir yaz aşkı yaşamıştır. Yaz biter ve ikili, okullarına başlamak üzere ayrılırlar. Danny, Rydell'deki ilk gününde, "cool" deri ceketli serseri çetesi T-Birds'ün başına döner. En yakın arkadaşları Kencikie, Doody, Sonny ve Putzie ile yaz tatilinde ne kadar eğlendiğini ve çapkınlığını anlatırken, tesadüfen aynı okula kaydolmuş olan Sandy de onu aralarına katmak isteyen Pink Ladies ile tanıştırılmaktadır. İkilinin birbirine düşman iki gruba dahil olması, ilk başta aralarında ve grupları arasında gerginliklere yol açsa da, aşkları kısa sürede tekrar buluşmalarını sağlayacaktır.

Olivia Newton-John
Sandy

John Travolta
Danny

Stockard Channing
Rizzo

Jeff Conaway
Kenickie

Barry Pearl
Doody

Michael Tucci
Sonny

Kelly Ward
Putzie

Didi Conn
Frenchy

Jamie Donnelly
Jan

Dinah Manoff
Marty

Susan Buckner
Patty Simcox

Eve Arden
Principal McGee

Frankie Avalon
Teen Angel

Joan Blondell
Vi

Edd Byrnes
Vince Fontaine

Mahallesindeki Huckabeess marketler zincirinin daha fazla büyümesini engellemek için eylemler yapan çevreci Albert bir yandan da şiirlerini okuma çabasındadır. Bu çabaları pek de iyi karşılanmaz insanlar tarafından çünkü ne yazık ki kötü bir şairdir...


90’ların incisi Clueless, gelmiş geçmiş en eğlenceli Emma uyarlaması. Fast Times at Ridgemont High ile 80’lerde gençlik filmleri çeken yönetmenler grubuna dahil olan Amy Heckerling, 1995’te çektiği Clueless ile bambaşka bir şöhret kazandı. Film, kadınların izlemeyi sevdikleri filmler olarak damgalanan ve bu yüzden chick flick adı verilen alttürün baş tacı oldu.Film o kadar sevildi ki, vizyon sonrası bir TV dizisine ve bir kitap serisine de kaynaklık etti. Ancak Clueless’ın bir chick flick’ten fazlası olduğunu belirtmek gerek. Beverly Hills’in zengin güzeli Cher Horowitz’in etrafındaki insanlar arasında çöpçatanlık yapma maceralarını konu alan alıyor.Alicia Silverstone ve 2009’da kaybettiğimiz Brittany Murphy’nin de çıkış filmi olan, eşsiz bir 90’lar romantik komedisi.

Pacific Coast Academy alumni return to Malibu for an over-the-top wedding that turns into a high school reunion for the books.

Görünmez ve sıradan bir genç olan Ronny Miller, kampüsün en güzel, en popüler kızı olan Cindy Mancini'ye gizli bir aşk beslemektedir. Cindy kendini çaresiz bir çıkmazın içinde bulunca, Ronny bir bedel karşılığında günü kurtarmak için devreye girer! Cindy, Ronny'nin kız arkadaşı gibi davranmalıdır ki popülaritesi Ronny’e de bulaşabilsin. Ancak Ronny öyle "havalı" bir hale gelir ki, popülerliğe giden yol beklenmedik bir hal alır ve eski arkadaşları neye uğradıklarını şaşırır, Cindy ise tamamen dışlanır. Ronny paranın popülerlik kazandırabileceğini ancak aşkı satın alamayacağını keşfeder!

Bianca (Mae Whitman) lisenin son sınıfına giden bir genç kızdır. Çok güzel olmamasına rağmen halinden ve görüntüsünden bir şikayeti yoktur. Ancak bir gün, lisenin popüler öğrencileri tarafından şişman ve çirkin olarak etiketlenip öyle tanındığını öğrenir. Lise hayatının son yılını kurtarabilmesi için bir an önce insanlarını algısını düzeltmek, önemli olanın dış görünüş olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu kavgada en büyük rakibi ise güzel Madison (Bella Thorne) olacaktır.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Dallas, güçlü iradeli ancak yük altında bir dansçıdır ve ülkenin en iyi dans okuluna, merhum annesinin de mezun olduğu okula, girmeye kararlıdır. Ancak bu hayal, alaycı ama içten içe yas tutan futbol yıldızı Drayton’ın benzersiz hikayesiyle hayatına ani bir şekilde dahil olmasıyla beklenmedik bir şekilde rayından çıkar. İkisi birlikte hayallerine ulaşmayı başarabilecek mi, yoksa hayalleri bir kenara mı itilecek?

Huntington Lisesi öğrencileri, düzenledikleri büyük partide uzun zamandır hayalini kurdukları şeyleri gerçekleştirmeye çalışır. Preston, uzun süredir beğendiği Amanda'ya yazdığı duygusal aşk mektubuyla kalbini kazanmayı umarken, Kenny yanında getirdiği yüzlerce prezervatif ve Kamasutra kitabıyla ilk cinsel deneyimini yaşamak için sabırsızlanmaktadır. Ancak işler hiç de planlandığı gibi gitmez. Kenny'nin tüm hazırlıkları boşa çıkar, tıpkı okulun çalışkan öğrencisi William'ın planlarının suya düşmesi gibi. William, popüler öğrenci Mike'tan intikam almayı düşünürken, fazla alkol alarak kendini "Paradise City" şarkısını söylerken bulur. Preston'un özenle yazdığı aşk mektubu ise beklenmedik bir şekilde başka ellere geçer. Bu kaotik gecede, aşk, heyecan ve komik yanlış anlaşılmalar birbirine karışır. Öğrenciler, unutulmaz anlarla dolu bu partide hem gülünecek hem de düşünecek çok şey yaşayacaktır.

Matthew, politikaya atılmak isteyen 18 yaşında bir gençtir. Bitirmek üzere olduğu okuluna konsantre olduğu için sosyal yaşamı neredeyse yok gibidir. Bir gün masum görünüşlü güzel karşı komşusu Danielle ile tanışan Matthew'in hayatı birden bire değişir. İkili bir birine aşık olur ve hayal gibi bir ilişki başlar. Fakat Danielle'in geçmişi sanıldığı gibi masum değildir. Matthew, bütün şehirle birlikte genç kızın bir dönem porno yıldızı olduğunu keşfeder. Kurduğu mükemmel yaşantı derinden sarsılan Matthew, Danielle'in geçmişte bıraktığı masumiyetini yeniden kazanmasına yardımcı olurken Danielle, Matthew'un kabuğundan çıkarak yaşamı keşfetmesini sağlayacaktır.

Harika bir ilk randevunun ardından Bea ve Ben'in ateşli çekiciliği buz gibi bir hal alır; ta ki kendilerini Avustralya'daki bir düğünde beklenmedik bir şekilde yeniden bir araya gelene kadar. Böylece her iki olgun yetişkinin yapacağı şeyi yaparlar: bir çiftmiş gibi davranmak. Peki birbirlerinden nefret etmelerine rağmen bu oyunu sürdürebilecekler midir?

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Sam, babasının ölümünden sonra üvey annesi ve kızları ile yaşamaya başlar. Hayatı okul, babasından kalan lokanta ve ev işleri arasında geçen Sam'in tek mutluluğu sanal alemdeki aşkı; Göçebe'dir. Fakat Göçebe'nin, okulun en popüler çocuğu Austin olduğunu öğrenince bu mutluluk yerini hayal kırıklığına bırakır. Gitmeyi çok istediği üniversiteden gelen kabul cevabının, üvey annesinin kıvrak zekasıyla yok olması, Sam'i bir kez daha yıkar. Ancak hayatın Sam'a hazırladığı tatlı sürprizlerin gelmesine çok az bir zamanın kaldığından kimsenin haberi yoktur. Gizemli prensesimizin kim olduğu bu kez, cam pabuç yerine cep telefonu ve e-posta yoluyla anlaşılır. 2000'li yılların Cinderella'sının da böyle olması gayet doğal olsa gerek.

San Diego'da bulunan Rancho Carne lisesinin amigo takımı Toro daha önce beş kez üst üste aldıkları ülke çapındaki birinciliğin bu yıl altıncısını almak istemektedir. Hazırlıklara başlama sırasında takımın yeni kaptanı Torrance (Kirsten Dunst), kendilerine daha önce birincilikler kazandırmış figürlerin ve hareketlerin aslında East Compton'daki başka bir okuldan kopyalanmış olduğunu öğrenir. Toro'nun kaptanı yeni figürler için ekibini sıkı bir çalışmaya sokarken, diğer takım Clovers'ların ise başka bir derdi vardır; şampiyonaya gitmek için yeterli paraları yoktur.

Bianca ve Kat iki kızkardeştir. Küçük olan Bianca okulun güzel ve populer kızlarından biridir fakat hiç kimseyle çıkmamıştır. Ablası Kat ise asabi, alaycı ve sert bir mizacdadır. Buna bir de kesin karalılığı eklenince hiçbir erkek ona yanaşmamaktadır. Bianca bir erkek arkadaşla çıkmayı çok istediği halde Stanford ailesindeki kurallar yüzünden bu isteğini gerçekleştirememektedir. Bu kurallara göre Biancanın birisiyle çıkması için önce ablası Katin birisiyle çıkması gerekmektedir ki bu imkansızla eşdeğerdir. Bianca bu sorunu çözmek için okuldaki hiçbir kızı beğenmeyen bir genci devreye sokacaktır.

Avrupa'da Genovia adlı küçük bir ülke olduğunu biliyor muydunuz? Aslına bakarsanız, 15 yaşındaki San Franciscolu bir kız olan Mia dahil, pek çok kişi bu ülkenin varlığından habersiz. Ancak Mia'nın habersiz oluşu, özel bir durum yaratıyor: Çünkü, babasının yokluğunda annesi tarafından büyütülmüş bu genç hanım, gerçekte Genovia'nın prensesi.Babasının beklenmedik ölümünü haber alan Mia, San Francisco'daki yaşamında tam bir çirkin ördek yavrusu: Paspal bir görünüşü var, çekici olmayı beceremiyor, buna karşın, pırıl pırıl bir zekası var. Yeni tanışacağı büyükannesine düşen, Mia'nın dışını da içi kadar güzel yapmak - çünkü prensesler herşeyleriyle zarif ve alımlı görünmeli. Yani postallara veda, topuklu ayakkabılara merhaba.

Mary, annesi ölmüş bir kızdır ve fakir olduğu için de Dominique adında sevilmeyen bir şarkıcı ve bir o kadar da kötü olan bir kadının yanında hizmetçilik yapmaktadır. Dominique'in iki kızı vardır ve bu kızlar da en az onun kadar kötüdür. Joey Parker ünlü ve herkes tarafından çok sevilen bir şarkıcı ve dansçıdır. Mary, ona eskiden beri hayrandır. Bir gün, Joey Manhattan'dan Los Angeles'a menajeri ve aynı zamanda en yakın arkadaşıyla Los Angeles'a gelir ve Mary ile üvey kardeşlerinin okuduğu okulda dans eğitmenliği yapmaya başlar. Mary, onun verdiği kurslara gizlice girerek ders alır çünkü parası yoktur. Bir akşam, maskeli bir balo düzenlenir. Mary ve Joey farkında olmadan birbirleriyle mükemmelce dans ederler. Gece yarısı Dominique eve gelmeden Mary'nin dönmesi gerekir ama giderken müzik çalarını unutur. Joey, bu gizemli kızı aklından çıkaramaz ve hayatının aşkını bulmaya çalışır.

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir