
Alvar Aalto
Himself (Archive footage)

Aalto is one of the greatest names in modern architecture and design, Aino and Alvar Aalto gave their signature to iconic Scandic design. The first cinematic portrait of their life love story is an enchanting journey of their creations and influence around the world.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Maradona, 1980’lerde pek bir işlevi olmayan Napoli takımı için seçilir. Bu seçim, takım için önemli bir adımdır. Taraftarların sevgisini kazanmayı başaran Maradona, kısa sürede kariyerinde hızla ileler. Kariyerinin zirvesine ulaştığında ise o artık futbol tarihinin efsane isimlerinden biri haline gelir. Maradona’nın yoksullukla başlayan hayatı, futbolda zirveye ulaşması ve özel hayatındaki çalkantıların anlatıldığı belgeselde, daha önce hiçbir yerde gösterilmemiş arşiv görüntülerine yer veriliyor.

Bu belgesel, eski ve dijital dönem filmlerin tarihini ve işleyişini inceliyor. Sinema sanatçılarının ve yönetmenlerinin yaratıcılıklarını dışavurmada yardımcı olan film dünyasını bu iki çağ boyunca, devrimleriyle işliyor ve günümüzdeki imkanlarını gösteriyoru. Yönetmen, sinematograf, colorist, bilim adamı, mühendis ve oyuncuların tecrübelerini, görüşlerini ve iki dönem sineması hakkındaki yorumlarını, sinemanın bugünkü hâle nasıl geldiğini ve neler getirebileceğini görüyoruz

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

A detailing of the rise to prominence and global sporting superstardom of six supremely talented young Manchester United football players (David Beckham, Nicky Butt, Ryan Giggs, Paul Scholes, Phil and Gary Neville). The film covers the period 1992-1999, culminating in Manchester United's European Cup triumph.

As a visually radical memoir, CAMERAPERSON draws on the remarkable footage that filmmaker Kirsten Johnson has shot and reframes it in ways that illuminate moments and situations that have personally affected her. What emerges is an elegant meditation on the relationship between truth and the camera frame, as Johnson transforms scenes that have been presented on Festival screens as one kind of truth into another kind of story—one about personal journey, craft, and direct human connection.

Gerçekleri ortaya döken belgeselde Taylor Swift, şarkı yazarı ve şarkıcı kimliğine dört elle sarılırken bir kadın olarak da sesinin tüm gücünü kullanıyor.

Belgesel, Iron Maiden’ın bir kültürel hareketin şekillenmesine nasıl katkı sağladığını; rock müziğe ve heavy metalin toplum ve kültür üzerindeki daha geniş etkilerine dair yerleşik bakış açılarını nasıl zorladığını inceliyor.

Onun onlarca yıllık kariyerinde bestelediği unutulmaz müzikler, en sevilen filmlerin vazgeçilmez birer parçası. Bir yandan film tarihini oluşturan anların zor bulunan kamera arkası görüntülerine bakarken, bir yandan da Maestro John Williams'ın kendi öyküsünü yönetmenlerden, müzisyenlerden ve ilham verdiği diğer isimlerden dinleyin.

En ünlü futbolculardan Cristiano Ronaldo'nun hayat hikayesinin işlendiği belgeselde başrolü kendisi oynuyor. Şimdiye kadar ilk kez bir futbolcunun hayat hikayesi bu kadar yakından ele alınmakta. Futbolseverlerin kapalı kapılar arkasında neler döndüğünü, neler yaşandığını öğrenebileceği bir yapım izleyiciyi bekliyor.

Supersonic charts the meteoric rise of Oasis from the council estates of Manchester to some of the biggest concerts of all time in just three short years. This palpable, raw and moving film shines a light on one of the most genre and generation-defining British bands that has ever existed and features candid new interviews with Noel and Liam Gallagher, their mother, and members of the band and road crew.

Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Nikolas adlı sıradan bir çocuk, elflerin efsanevi köyü Elf Diyarı'nı bulmak için bir yolculuğa çıkan babasını aramak üzere karlarla kaplı kuzeye doğru sıra dışı bir maceraya atılır. Bu macerada Blitzen adlı dikbaşlı bir geyik ve sadık evcil faresi de ona eşlik etmektedir. Hiçbir şeyin imkânsız olmadığını kanıtlayan bu sihirli, komik ve samimi öyküde Nikolas'ın yazgısıyla tanışması ise uzun sürmez.

Varlıklı bir bilim adamı ile şiddetli ve kontrollü bir ilişkide sıkışan Cecilia, gecenin köründe kayıplara karışır. Ancak tacizci eski partneri aniden öldüğünde Cecilia, ölümünün bir aldatmaca olduğundan şüphelenir. Bir dizi ürkütücü tesadüf ölümcül bir hal almaya başlayıp sevdiklerinin hayatlarını tehdit etmeye başlayınca Cecilia'nın akıl sağlığı umutsuzca kimsenin göremediği biri tarafından avlandığını kanıtlamaya çalışırken çözülmeye başlar.

1970’lerde geçen film, 12 yıl boyunca bir seri katili izliyor ve işlenen korkunç cinayetleri katilin kendi gözünden perdeye yansıtıyor.

Yanlız yaşayan bir doktor olan Kate, stajını tamamladığı yerel hastaneden ayrılarak Chicago’da bir hastanenin çalışma teklifini kabul eder. Tek üzüldüğü konu, çok severek oturduğu göl kenarındaki evini bırakacak olmasıdır. Bir sonraki kiracıya, kendisine gelecek mektupları göndermesi için yeni adresini yazdığı bir not bırakır. Evin yeni kiracısı Alex geldiğindeyse çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Her yer son derece bakımsız, yıpranmış ve pislik içindedir. Bir önceki kiracıdan kalan notta okudukları ise Kate ve Alex’in hayatlarında, çok büyük bir şaşkınlığın ve zamanın imkansızlıklarıyla dolu bir aşkın başlamasına neden olacaktır.Sandra Bullok ve Keanu Reeves, 1994’teki Hız Tuzağı filminden sonra bir kez daha, David Auburn’un yönetimindeki Göl Evi’nde biraraya geliyorlar.

Elizabeth Masterson, San Francisco’da mesleğine kendini adamış bir doktordur ve işinden başka hiçbir şeye vakit bulamaz. İki çocuk sahibi kız kardeşi ile buluşmaya gelirken Elizabeth bir araba kazası geçirir ve komaya girer. Bu sırada eşini yeni kaybetmiş olan David Abbot adındaki bir mimar San Francisco’ya taşınır ve Elizabeth’in dairesini kiralar. O evde yaşarken Elizabeth’in ruhu onu takip etmeye başlar. Genç kadının komadaki bedeni hastanede kalırken ruhu firar etmiştir. Elizabeth kim olduğunu dahil hiçbir şeyi hatırlamamaktadır. Tek emin olduğu, o dairenin kendisine ait olduğudur. Tartışmaya bir son verebilmek için David, onun gerçekte kim olduğunu bulmaya çalışır. Bu işi birlikte yapmaya başladıklarında ise aralarında duygusal şeyler gelişmeye başlar. Aşka düştüklerinde, Elizabeth’in kim olduğunu bulmaları ile aslında kaderin onları bilerek bir araya getirdiğini anlarlar. Dahası Elizabeth halen komadadır.

Frank Bannister karısını bir kazada kaybettikten sonra ruhlarla iletişim kurmaya başlar. Bannister bu süreçte üç ruhla iyi dost olur. Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve mimarlık mesleğinden ayrılan Bannister, evinde karısı ile birlikte hayalini kurduğu evi tasarlamaktadır. Para kazanmak için çalışması gerektiğinde ise, yeni yeteneğini nakite dönüştürmeyi becerir. Bannister artık hayalet avcısı olmuştur. Ancak o bölgede ruhlarla iletişime geçme yeteneğine sahip tek kişi Bannister değildir. Ortaya çıkan tuhaf olaylar bazı kötü niyetli kişilerin de ruhlar alemine uzanabildiklerini göstermektedir.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir