
Adrian Grenier
John

A psychological drama about an unstable man, tormented by nightmares, who seeks help from a shrink but is pushed over the edge into increasingly dangerous, psychotic territory by a relationship he is unable to control.

1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Val Resnick ve Porter geleceğe dair büyük umutlar besleyen iki soyguncudur. Çalmayı hayal ettikleri büyük mebladaki bir parayla hayatların sonuna kadar lüks içinde yaşamayı istemektedirler. Soygun gerçekleştirdikten sonra Porter’a ihanet eden Val, korkunç bir kan davasının fitilini ateşler. Porter ise bu ihaneti sineye çekmeyi düşünmemektedir. İki eski dost arasında amansız bir mücadele başlayacaktır. Komplo Teorisi ve Los Angeles Sırları gibi filmlerin senaryosunu yazan Brain Helgeland’ın bir yönetmen olarak ilk filmi olan Payback, Richard Stark’ın ‘Avcı’ adlı kitabından sinemaya uyarlandı.

1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

Bu çağdaş kara filmde, Yunanistan'ın Girit adasındaki şüpheli bir ölümü soruşturması için, yurt dışında yaşayan bir özel dedektif (Joseph Gordon-Levitt) tutulur. Kurbanın güçlü ailesinde derin kıskançlıklar mevcuttur.

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

Amansız bir dedektif, azılı bir çocuk kaçakçılığı örgütünün liderlerini sistemli olarak hedef alan katille ortak bir paydada buluşur.

Sully Halverson daha doğmamış çocuğuna kendisinin hiç sahip olmadığı olanakları sağlama konusunda umutsuz bir temizlik işçisidir. Sağır ve dilsiz Jasper Sabiano hayatına ve işine müdahale eden gangsterlerden kurtulmanın bir yolunu aramaktadır. Küçük işlerle uğraşan çetebaşı Parmie Tarzo ise kötü şöhreti yakalayıp bir an önce rakiplerinin arasından sıyrılmak amacındandır. Daha iyi bir hayat düşleyen bu üç erkek de New York'un unutulmuş semti Statent Island'da yaşamaktadır. Üçünün de hayatı kesiştiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...

Martin Fallon (Mickey Rourke), inandığı bir dava uğruna savaşan bir teröristtir. Ancak artık bu hayattan çıkmak istemektedir. Londra'nın acımasız gangsteri Meehan (Alan Bates), Fallon'a çıkış yolunu sunmak için son bir cinayet işlemesini talep eder: karşılığında sahte bir pasaport ve yeni bir kimlik - Fallon'ın özgürlüğüne giden anahtar olacaktır. Fallon, bu cinayeti işledikten sonra vicdan azabı çeker ve bir papaz olan Rahip Da Costa'ya (Bob Hoskins) gidip günah çıkarır. Papaz, günah çıkarma sırrı gereği bu bilgiyi kimseye açıklayamaz, ancak Meehan, papazın da ortadan kaldırılmasını ister. Fallon, bu tehlikeli durumda hem örgütten hem de mafyadan kaçarken özgürlüğünü kazanmaya çalışır.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.

Obsesif bir kişilik olan Melvin bir aşk yazarıdır ve her gün aynı yerde büyük bir titizlikle kahvaltısını yapar ve orda çalışan Carol ona hergün tahammül etmektedir. Eşcinsel olan komşusu Simon ise yetenekli bir ressamdır. Bu üç kişi daha sonra birlikte bir maceranın içinde bulurlar kendilerini...

40’lı yılların New York’undayız. C.W. Briggs, çalıştığı sigorta şirketinin en ünlü müfettişidir. Çözemediği sahtekarlık yoktur. Ofisi reorganize etmesi için yeni işe alınan Betty Ann Fitzgerald’la yıldızı pek barışmaz. Betty Ann, parmak izi gibi yeni polisiye metotlara itibar etmeyen C.W.’nin yöntemlerini modası geçmiş bulmaktadır. Suçluların 'beynine girdiğini' iddia eden C.W. ise hisleri ile hareket ederek sonuç almaktadır.

Yeni boşanmış, 37 yaşında ve kariyerinin doruğunda Manhattan'lı genç bir kadın olan Rafi'nin hayatı, Manhattan'ın batı yakasında yaşayan 23 yaşındaki genç ressam Dave kendisine aşık olunca, bambaşka bir şekle bürünür. Çünkü genç adam Rafi'nin terapistinin oğludur. Film, herkesin aşka bakış açısı üzerinden yola çıkar: arkadaşların, akrabaların, hatta bu aşk söz konusu olduğunda, Rafi'nin terapisti Lisa'nın... Tabii -iki kişi aşık olduğunda- bir yanda onları ayırmak için uğraşanların ve diğer yanda ne pahasına olursa olsun onları bir araya getirmeye çalışanların...

Günümüzde şöhret herşeyle eskisinden çok daha fazla iç içe. Bugünün televizyon haberleri sayesinde suçlulardan polislere, avukatlardan politikacılara herkes bir şekilde 'ünlü' oluyor. TV programlarında katiller doktorlara itiraflarını anlatıyorlar. Suç, trajedi ve kaos: bunlardan korkuyor olabiliriz ancak kimse inkar edemez ki bugünün dünyasında bu kavramlar reyting, para ve güç getiriyor.Peki toplumdaki gözü dönmüş bireyler bu '15 dakikalarını' alabilmek için ne kadar ileri gidebilirler? Ve toplum onları izlemeye ne kadar istekli? 15 Minutes bu sorulara cevap vermeye çalışıyor.15 Minutes'in merkezinde New York'ta işlenen iki cinayet var. Fakat anlatılan şey sadece bu cinayetler hakkındaki gerçeklerin değil, bu gerçekleri kontrol edenlerin kimler olduğunun da açığa çıkarılması.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.

Bir gece evine dönerken sokakta bir cinayete şahit olan Anna, dehşet içinde kaçmaya çalışırken katil tarafından saldırıya uğrar. Gözlerini hastanede açan Anna, şoku atlatmaya çalışırken çevresindeki insanları tanıyamadığını fark eder. Yüz körlüğü olarak da bilinen prosopagnozi hastalığına yakalanmıştır. Baktığı bütün yüzler sürekli değişmektedir, artık erkek arkadaşı dahil kimseyi tanımamaya başlayan Anna için günlük hayat tam bir kaosa dönüşmüştür. Geride tanık bırakmak istemeyen seri katil ise bu sırada çoktan Anna'nın peşine düşmüştür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir