
Eric Roberts
Daniel

They say the darkest hour is just before dawn, and at the Sunrise diner it's very late indeed. Four couples find themselves at an out-of-the-way 24-hour diner, but they are not all that they seem. Intertwined throughout the night are a middle age couple who are at a crisis in their lives, a cook who thinks he is finally finding his way forward, a waitress in a bad relationship and a young punk and his girlfriend who think this is the last stop before the new world of imagined ease. But the strangest of all are the dark stranger and young girl who don't seem to be part of this world. A film about dreams gone bad, missed opportunities, love, fear and death.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.

14 yaşındaki Milo yalnız bir çocuk, Queens'teki yıkık dökük toplu konutlardan birinde ağabeyiyle yaşıyor. Mahallenin delikanlıları tarafından devamlı kötü muamele görüyor; o sekiz yaşındayken evde intihar eden annesinin ölümü yakasını bırakmıyor. Sessiz biri Milo ve insan kanı içmeden edemiyor. Gündüzleri odasında cinayet notları tutarak, geceleriyse sokaklarda av arayarak geçiriyor. Duygulu bir karakter analizi, hüzünlü bir aşk hikâyesi ya da dramı bol bir korku olarak adlandırılabilecek Dönüşüm, Michael O'Shea'yı henüz ilk filmiyle Cannes'a katılma onuruna eriştirdi. Birçok sahnesi New York sokaklarında dolaşan oyuncularının uzaktan çekimleriyle tamamlanan Dönüşüm, kendini yabancı hissederek büyüyen birinin kentin merhametsiz enerjisine hassas ama nihilist bir müdahalesi gibi.

A fraught mother-daughter relationship is put to a terrifying test when the family patriarch dies, and the grieving mother hires a mysterious stranger to bring her husband back from the dead.

Christopher Walken, bu filmde Başmelek Gabriel'i canlandırıyor: Tanrı'ya isyan eden ve insanlara ruh bahşedildiği halde kendisine aynı lütuf gösterilmeyen meleklerin lideri! Bir gün, bu savaşı Dünya'ya taşıyarak yaşayan en kötü insanın karanlık ruhunu ele geçirmeye çalışır. Öyle karanlık bir ruhtur ki bu, Tanrı'ya sadık kalan melek ordusuna karşı zaferin anahtarı olacaktır. Ancak Tanrı'nın sadık meleklerinden Michael, Gabriel'den önce davranarak bu ruhu ele geçirir ve onu küçük bir kızın bedeninde saklar... Ta ki Gabriel tarafından öldürülene kadar.

Kadınsı duyguların çemberinde gittikçe daralan bir dünyanın, küçücük bir evde yalnız başına yaşamak zorunda kalma kavramıyla özdeşleştiği filmde Carole'u bitmek tükenmek bilmeyen tiksintisini bir an olsun bastırabilmek için öldürmek zorunda kalan bir tür seri katile dönüştürmüştür. Filmde bir güzellik salonunda çalışan Carole, oldukça içine kapanık genç bir kadındır. Bastırılmış cinselliği yüzünden hem özel yaşamında hem de işte dışlanan Belçikalı Carol, Londra'da beraber oturduğu kız kardeşinin evli sevgilisiyle tatile çıkmasının ardından evde tek başına kalır. Carol, korkularına teslim olur ve hayalle gerçekleri ayıramadığı dünyasında tamamen çözülür.

Lanetli Shadyside kasabasında bir katilin seri cinayetleri Nightwing Kampı'nı dehşete sürükler ve eğlenceli bir yaz tatilini korkunç bir ölüm kalım mücadelesine çevirir.

Yüzlerce psikopatın ilham kaynağı acımasız Freddy Krueger, filmin orijinal yaratıcısı Wes Craven'ın (Scream 1, 2 ve 3) senaryosu ile yeni kurbanlar için geri dönüyor! Freddy, Elm Sokağı'nın sakinlerini korkunç yöntemlerle rüyalarında avlamaktadır. Tek umutları, rüya tarayıcısı ve Freddy'den sağ kalarak kurtulmayı başarmış Nancy Thompson'dır. O, bu savaşta Freddy'e kendi yöntemleriyle karşılık verebilecek tek kişidir.

House of 1000 Corpses (Cesetler Evi) 'nin devamı niteliğinde olan bu filmde Şerif John Quincy Uaydal komutasındaki polis Ragsvil, Teksas'ta "Şeytanın Reddettikleri olarak bilinen sadist,seri katil Firefly ailesinin evine baskın düzenler:baskında anne tutuklanır Otis B. Driftuud ve Bebek Firefly kuşatmadan kaçmayı başarırlar.Bu ikiliye babaları deli palyaço Kaptan Spalding de katılır.Çölde gizlice bir otelde birleşmeyi planlayıp sadistçe yöntemler kullanarak iki aileyi kaçırırlar.

Bir dizi acımasız cinayetin ardından bir genç kız ve arkadaşları, kötü şöhretli kentlerini yüzyıllardır pençesine almış olan uğursuz bir güce karşı savaşır.

Genç bir çocuk olan James, büyükbabası Geppetto'yu ziyarete gider. Geppetto, ona en iyi arkadaşı olması için görünüşte sihirli bir tahta kukla olan Pinokyo'yu tanıştırır. Ancak James, Pinokyo'nun saf ve dünyadan habersiz doğasının farkında değildir. Onu dış dünyayla tanıştırması, Pinokyo'nun "kötü" olarak gördüğü her şeyi ortadan kaldırmak için kanlı bir mücadeleye girişmesine yol açar.

Amansız bir tarikat, cehennem kaçkını yaratıklar, intikam peşinde kana susamış bir adam... 1980'lerde geçen filmde, Red (Nicolas Cage), "Yeni Şafağın Çocukları" adlı tuhaf bir tarikat ve cehennem kaçkını yaratıklar tarafından katledilen sevgilisi Mandy’nin intikamının peşine düşüyor. Red hem hayalle gerçek arasında gidip geliyor hem de kana susamış bir halde. Not: Bu filmdeki bazı sahneler yaşı küçük izleyiciler için uygun olmayabilir.

An African American male is imprisoned and placed in solitary confinement after being found guilty of murdering his wife, as he's haunted by internal demons and his dead wife, and pushed to the breaking point by an abusive female guard.

Ülkenin ekonomik ve politik çöküşünden önce normal bir genç çocuk olan Martin, vampirlerin ve aşırı dincilerin ele geçirdiği dünyada yalnız kalmıştır. Kendisine yardım eden ve vampirlerden kurtulma yöntemlerini öğreten gizemli, karizmatik 'Beyefendi' ile ülkeyi baştan başa dolaşacakları tehlikeli bir maceraya atılırlar. Amaçları Kanada sınırında olduğu söylenen Yeni Cennet'e varabilmektir.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

After thugs brutalize a deaf-mute woman, the spirit of an Apache warrior takes over her lifeless body and sets out on a bloodthirsty quest for revenge.

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

An aerobics instructor becomes a ruthless assassin after being possessed by a slain ninja's spirit, leading to a showdown with a martial arts expert.

Şeytani melek Gabriel (Christopher Walken), cehennemden yükselerek Tanrı'ya ve insanlığa savaş ilan etmeye hazırlanıyor. Tanrı'nın en güçlü meleklerinden biri olan Gabriel, bu savaşı kazanmak için önce Los Angeles'ta yaşayan hamile hemşire Valerie Rosales'i (Jennifer Beals) öldürmeli – çünkü karnında, yarı melek bir çocuk taşımaktadır! Lanetli meleklerden oluşan acımasız ordusuyla Gabriel, insanlığı yok etmek için harekete geçer. Ancak iyiliğin savaşçısı melek Danyael (Russell Wong), tüm güçlerini birleştirerek Rosales'i ve çocuğunu Gabriel'in pençesinden kurtarmaya çalışacaktır!

Her biri çölde yolculuk eden beş gezginin kesişen yollarına dair beş farklı korku hikayesi. Yolcuların her biri, en karanlık sırları ve en korkunç kabusları ile yüzleşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir