
Anne Dorval
Isabelle Brodeur

Isabelle Brodeur embarks on a journey to Vietnam, her adopted daughter’s birthplace. Throughout this stunningly beautiful journey, Isabelle discovers her daughter’s country through the eyes of the woman who brought her into this word.

Anne Dorval
Isabelle Brodeur

Leanna Chea
Thuy Nguyen

François Papineau
Pierre Dufour

Laurence Barrette
Clara

Ngoc Thoa
Anh Bui
Tran Thi Le Hang
Thao Tran

Hiep Tran-Nghia
Concierge
Que Chi
Directrice de l'orphelinat
Cam Trang
Interprète
Tanh Hien
Sage femme
Dang Thanh Hoa
Jeune femme sur la jonque
Kim Ngon
Orphelin 5 ans
Le Bich Diep
Amie de Thuy
Do Tien Duc
Chauffeur

Lê Thúy Hiền
Employé agence de voyage

Film, üç kız çocuğunu ve karısını 11 Eylül saldırılarında kaybeden Charlie Fineman’in hikayesini anlatır. Charlie eski okul arkadaşı Alan Johnson’ın yanına gidince tüm hayatı değişmeye başlar. Alan'ın hayatında her şeyi vardır: iyi bir iş, güzel ve iyi bir karısı ve güzel çocuklar... Alan'ın her şeyi olsa da nedense kendisini bazen mutsuz hissetmektedir. Charlie’nin gelmesiyle iki eski arkadaş dostluklarını pekiştirip, her şeyin iyiye gittiğini görürler ve garip maceralarla dolu hikaye başlar...

Martha, evde doğum yaparken oldukça zorlayıcı deneyimler yaşar. Bunun ardından yaşadığı duygusal çöküntüyle ve dalgalanmalarla mücadele vermesi, bir yandan da kocası Sean ve annesi Elizabeth ile yaşadığı sorunlarla başa çıkması gerekmektedir.


Güney Koreli göçmen Yi ailesinin 1980’ler Amerika’sında yeni bir hayat kurma hikayesini anlatıyor. Baba Jacob’un çiftlik kurma hayaliyle Kaliforniya’dan Arkansas’a taşınan aile, kendi kimlik krizleri ve Reagan döneminin ekonomik zorlukları arasında sıkışıp kalır. İdeallerindeki hayattan uzaklaştıkça, Jacob ve Monica çiftinin birbiriyle olan bağları zayıflamaya başlar. Çocuklarının bakımına yardım etmesi için, anneanne Soonja’yı (büyük övgü alan performansıyla Yuh-jung Youn) davet ederler. Muzip anneannenin gelişi, aileye kolay pes etmemeleri gerektiğini hatırlatacaktır. Tıpkı her tür koşulda zorluklara dayanıp kök salmasıyla bilinen, Kore’ye özgü “Minari” bitkisi gibi…

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Londra'da yaşayan Kamboçyalı bir kadın, oğlunun ani ölümüyle yıkılır ve hayattayken tanıyamadığı çocuğunu, kaybettikten sonra tanımaya karar verir. Yıkıma uğrayan aile, bir yandan acılarını aşmaya çalışırken diğer yandan da yakınlarını toparlamanın telaşındadır. Kadın, oğlunu anlamak için çıktığı bu yolculukta bir gün beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Oğlunun geçmişte güçlü hisler paylaştığı eski bir arkadaşı ortaya çıkar ve anneye bu yolculuğunda yardımcı olmaya başlar. Kadın oğlunun kendilerinden sakladığı bu gerçekle başlarda yüzleşemese de zamanla ikisi de sevdikleri bir insanı kaybetmiş olmanın ortak noktasında bir araya gelirler ve dillerini bilmeseler de yaslarının üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmeye başlarlar.

Romeo ve Juliette, birbirlerini ilk görüşte aşık olurlar, ve hemen evlenip çocuk yaparlar, ve kendileri gibi aşk evliliği yapmış ve çocuk sahibi olmuş milyonlarca anne babadan biri oluverirler. Ancak onlar diğerlerinden farklıdır, çünkü oğulları Adam'da bir anormallik vardır, hatta zaman geçtikçe bu anormallik daha da belirginleşmeye başlar. Ve korktukları başlarına gelir küçük Adam'da beyin tümörü bulunur. Bu teşhisin konmasıyla, Romeo ve Juliette, savaş ilan eder, hastalığa, ölüme ve çaresizliğe karşı kazanılmak üzere girilmiş bir savaş, ellerindeki tek ve en güçlü silah ise sevgidir.

35 yaşında bir çiftçi olan Pierre, ailesinin çiftliğini devralmıştır. Tüm zamanını inekleri ile ilgilenerek geçirir. En büyük korkusu çıkan salgından ineklerinin etkilenmesidir. Günlerini panik içinde geçirir. Veteriner olan kız kardeşi Pascale, hayvanların salgından etkilenmeyeceğine ne kadar güvence verse de Pierre rahat etmez. Nitekim tüm korkuları gerçek olur, hayvanlarından birine hastalık bulaşır. Pieree, bir ineğin hastalanmasının tüm sürüyü etkileyeceğini, bütün hayvanlarının öleceğini düşünür. Fakat bunun olmasına asla izin vermeyecektir.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın (Nicole Kidman & Aaron Eckhart) yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır.Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır. Becca oğlunun ölümünden sorumlu olan Jason (Miles Teller) adlı genç ile bir dostluk kurar ve onun dünyasını anlamaya çalışır. Acı Corbett çiftini farklı seçimlere sürüklerken, tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir kendini keşfetme süreci onları beklemektedir.

Marsilya'da denize nazır bir villada yaşayan Martin ölüm döşeğindedir. Üç kardeş hastalanan babalarının son zamanlarında yanında olabilmek için yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Paris’te kendisine farklı bir dünya kuran Angèle, geçmişte yaşadıkları travma sonrası bir daha dönmemek üzere ayrıldığı eve yeniden gelmiş olmanın tedirginliği içerisindedir. Angele ile kendisinden genç bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand aralarındaki bağın sarsılmasına neden olan olayla yüzleşmek zorunda kalır. Çocuklarını yıllar sonra etrafına toplayan Martin, onlara aşıladığı ideallerin ne kadarını koruyabildiklerini anlamak için onları test eder. Bu sırada ansızın hayatlarına giren davetsiz bir misafir evin tüm dengesinin değişmesine neden olur.

Oğlunu bir trafik kazasında kaybeden Helene, yas tutmaktadır. Ancak kazayı kimin gerçekleştirdiği halen bilinmemektedir. Helene, olayın şüphelisi olarak gördüğü bir çifti sürekli takip etmeye başlar. İçten içe, oğlunu öldürenlerin onlar olduğundan emindir...

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan depresif bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur ama hastanede onu bekleyen haber hiç de iç açıcı değildir. Abisi vefat etmiştir ve Lee yetim kalan ergen yeğenine bakmakla yükümlüdür.

New England'daki bir hazırlık okulunda çalışan, kimsenin sevmediği huysuz bir öğretmen, gidecek yeri olmayan birkaç öğrenciye göz kulak olmak için Noel tatili boyunca okulda kalmak zorunda kalır. Birkaç gün sonra okulda kalan tek öğrenci, 15 yaşındaki zeki ve baş belası Angus ve oğlunu Vietnam’da yeni kaybetmiş olan, okulun şef aşçısı Mary ile beklenmedik bir bağ kurar.

Küçük bir balıkçı kasabasında doktorluk yapan Matt ve okul korosunu çalıştıran karısı Ruth'un üniversite öğrencisi oğulları Frank ile birlikte sürdürdükleri mutlu bir yaşamları vardır. Frank kasabada yaşayan iki çocuklu, dul Natalie ile aşk yaşamaya başlar. Önceleri bunun geçici bir heves olduğunu düşünen Matt ve Ruth, oğullarının Natalie yüzünden okulunu bırakma kararı alması üzerine Frank'i engellemeye çalışırlar. Ancak Frank bu konudaki kararını değiştirmemekte ısrarlıdır. Natalie'nin sorunlu biçimde ayrıldığı eski kocası Richard, Frank'i kendi evinde, halen karısı olan Natalie'yle birlikte bulduğunda öfkelenip saldırganlaşır ve Frank'i yaralar. Richard ve Frank arasındaki düşmanlık böylece keskinleşir * İnsana kendini, insanlığını ve değerlerini sorgulatan bir film * Başroldeki oyuncularının performanslarıyla zenginleşen In The Bedroom sekiz dalda Oscar’a aday gösterilmişti.

1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır...

Fransız bir çift olan Antoine ve Olga, uzun süredir Galiçya'da küçük bir köyde yaşıyorlar. Çevreye duyarlı tarım uyguluyorlar ve yeniden yerleşimi kolaylaştırmak için terk edilmiş evleri restore ediyorlar. Komşularıyla ciddi bir çatışma yaratan bir rüzgar türbini projesine karşı çıkmaları dışında her şey cennet gibi olmalı. Gerginlik onarılamaz bir noktaya yükselecek.

8 yaşındaki Nelly, çok sevdiği büyükannesinin ölümünün ardından, ona tuhaf şekilde tanıdık gelen, kendi yaşlarındaki gizemli bir kızla ormanda karşılaşır. Yeni arkadaşıyla kısa sürede bağ kuran Nelly, yaşadığı kayıpla baş etmesini ona öğretecek fantastik bir yolculuğa çıkar.

Bir Vietnam gazisi olan Jacob Singer (Tim Robbins), gerçeği hayalden ayıramayan, halüsinasyonlarla dolu bir hayat yaşıyor. Vietnam'dayken devlet tarafından şiddet ve gücünü arttıran ama aynı zamanda yavaş yavaş delirmesini sağlayan bir ilaç verildiğini hatırlıyor. Yaşadığı hayatın bir türlü gerçek olduğunu inanamayan Jacob, aklını kaybetmemek için herşeyi yapmaya hazırdır.

The son of a Vietnam War Veteran must deal with neighborhood bullies as well as his dad's post-traumatic stress disorder while growing up in the deep south in the 1970's.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir