
Antonio de la Torre
Adán


Antonio de la Torre
Adán

Roberto Álamo
Benjamín

Quim Gutiérrez
Caleb

Miquel Fernández
Dani

Patrick Criado
Efraín

Héctor Colomé
Padre

Verónica Echegui
Cris
Arantxa Martí
Carla

Sandra Martín
Mónica
Sandy Gilberte
Fran

Teo Planell
Young Efraín

Carmen Arévalo
Mercedes

Pilar Castro
Amanda

Teresa Lozano
Brigi

Raúl Arévalo
Arévalo

American Pie serisinin üçüncü filminde evlenmeye karar veren Jim ve Michelle Jim'in ağır hasta olan büyükannesinin düğünlerini görebilmesi için düğün hazırlıklarını iki haftada tamamlamaya çalışırlar. Stifler'ın ebeveynleri onun ısrarları sayesinde yeniden evlenmeye karar verirler; Finch ise bu evliliğe engel olmaya çalışır. Bu arada Finch ile birlikte Jim için büyük bir bekarlığa veda partisi planlayan Stifler ise Michelle'in kız kardeşi Cadence ile yakınlaşır. Partiden sonraki sabah uzak bir kasabada terkedilmiş bir depoda uyanan Jim düğününe vaktinde yetişmek zorundadır...

Büyük Londra Maratonu başlamak üzeredir ve binlerce insan, binlerce farklı sebepten dolayı bu maratona hazırlanmaktadır. Bu binlerce insandan biri ise hem formu hem de şansı son derece az olan Dennis Doyle'dır (Simon Pegg - How To Lose Friends And Alienate People). Amacı ise bu maratonu kazanarak, beş yıl önce düğün günlerinde, üstelik hamileyken terk ettiği eski sevgilisi Libby'i (Thandie Newton - Rocknrolla) geri kazanmaktır. Ama Dennis'in tek sorunu Libby ile geçmişi ve formunun düşüklüğü değildir; Libby'nin yakışıklı, başarılı, kendine güvenen ve son derece formdaki yeni erkek arkadaşı Whit de (Hank Azaria - Night At The Museum : Battle Of The Smithsonian) maratona katılmaktadır...

Bize aşkın mükemmeliyetle hiç alakası olmadığını gösteren bir film. Hayatının kadını kaybeden Anderson bir daha asla aşık olamayacağına ikna olmuştur. En yakın arkadaşının baskılarıyla sürekli garson olarak çalışan mutsuz Katie'ye çıkma teklif eder. Masum bir meydan okuma birden hayatlarında aradıkları aşkın ortaya çıkmasını sağlar.

Lucía and Nico, the couple of the century, are about to say yes... although not with each other. It turns out that they both decided to get married on the same day and in the same place, but with other people.

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.

Pacific Coast Academy alumni return to Malibu for an over-the-top wedding that turns into a high school reunion for the books.

Valentina yeni bir başlangıç yapan genç bir piyanisttir. Komşusu David gürültüye katlanamayan bir mucittir. İkisini ayıran incecik duvar ise onların çöpçatanı olmak üzeredir.

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Owen Wilson ve Vince Vaughn , düğünlere giderek, kız tavlama sanatına başka bir boyut kazandıran ve parti yapmayı seven iki boşanma avukatını canlandırıyorlar. John, hiç beklenmedik şekilde bir düğün sırasında nedimeye aşık olunca, ikilinin tüm hayatı tepe taklak olur. Bu romantik komedi filminde, John'un aşık olduğu kadının Amerika Birleşik Devletleri Maliye Bakanı'nın kızı olduğunu öğrendiklerinde, olaylar bu iki adam için daha karmaşık bir hal alır.

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Mike Hamilton, a Philadelphia lawyer, comes to Naples to settle the estate of his long estranged "black sheep" brother. Once there, he discovers that the deceased has left an 8 year old boy who is being raised by Michael's sister-in-law Lucia Curcio. To complicate matters, Lucia happens to be a sexy nightclub performer.

80’ler müziğiyle İtalya ve aşkı yeniden izlemek ister misiniz? İtalya Tatili kelimelerle özetlenmek istense; 80’ler, müzik, aşk ve İtalya... Sarsıntılarla dolu bir aşk hayatı olan Maddie, sonunda aradığı aşkı bulmuştur ve harika bir adam olan Raf’le evlenmeye karar vermiştir. İtalya Puglia’da yapılacak düğüne kardeşi Taylor’ı da davet etmiştir. Ortada herkes için sürpriz olacak bir gerçek vardır; Raf, Taylor’ın eski aşkıdır. Aslında hayatının aşkıdır.

Hoş bir akşam yemeğinin böylesine sonuçlara yol açabileceğini kimse düşünemezdi. Hele tek kaygısı, bu akşam yemeğinin kariyerine ekleyeceği basamaklar olan Walter, asla. Nadia ile bir dostu aracılığıyla tanıştı. Genç kadın güzeldi, seksiydi, olağanüstüydü. Yemekte her şey kusursuzdu. Ama sadece başlangıçta. Walter, arkadaşının çok önemli bir uyarısını unutunca, yemek, giderek kararan bir kabusa dönüşmeye başladı. “Sakın Nadia’ya içki verme” demişti arkadaşı, oysa genç kadın sarhoşluk sınırını çoktan aşmıştı. Ve bir çılgınlıklar zinciri böylece başladı. Nadia garsonlara tokat attı, müşteriye saldırdı. Walter’ın patronuna hakaret etti. Walter her olayda, geleceğinin avuçlarının arasından akıp gidişini görüyordu. Ama bütün bunların sadece başlangıç olduğunu henüz bilmiyordu.

Yıl dönümlerinde birbirlerine verdikleri yemini yenilemeye karar veren Percy ve Marilyn'i, kızları Theresa ve onun erkek arkadaşı Simon ile birlikte ziyaret eder. Bu yeminden tamamen habersiz olan gençler, ziyaretleri sırasında nişanlandıklarını söylemeyi planlamışlardır. Jones ailesi siyahtır ve Theresa, onlara Simon'ın beyaz olduğunu söylememiştir. Bu durum Percy'nin, Simon hakkında endişelenmesine ve kendisi ile ilgili minik bir araştırma yapmasa sebep olur. Simon'ın yakın zamanda işini kaybettiğini ve bunu Theresa'dan sakladığını öğrenir. Endişeler, Theresa ve Simon'ın tartışmasına ve Marilyn ile Percy'nin fikir ayrılığına neden olur.

Bir anne üzerine titrediği kızının düğünü için tropik bir adaya gider. Ancak damadın babasının, onlarca yıldır görmediği eski sevgilisi olduğunu keşfetmesi uzun sürmez.

2002 Cannes Film Festivali'nde En iyi Yönetmen ödülünü alan bu film, apayrı dünyalardan gelen ve hayatlarının aşkını arayan iki insanın uyumsuz aşk hikayesini anlatıyor. Huzursuzluk ve coşkunun beklenmedik bir şekilde sevimlilik ve saflığa dönüştüğü bir komedi! Adam Sandler, küçük bir şirketin sahibi, yedi kız kardeşi tarafından hükmedilen, zavallı asosyal Barry Egan rolündeki muhteşem performansı ile alkış alıyor. Barry aşk gelip onu bulana kadar onu aramaz. Ancak gizemli oir kadın hayatına girer, duyguları karma karışık olur, kendini coşku, şehvet ve kendinden şüphe etmek gibi hisler arasında bocalarken bulur.

Beyrut’ta yaşayan beş kadın aşk, evlilik, eşlik edilebilecek bir birliktelik, dostluk, iş aramak gibi konu başlıkları ile bir araya gelirler. Bu kadınlar bir güzellik salonunda buluşur her şeyden konuşurlar. Hatta bu birkaç farklı nesilden kadınları içeren sohbetlerdir. Sırlar paylaşılır, hayaller dile getirilir burada. Burası şehrin en renkli yerlerinden biridir. Kadınların her birinin bambaşka hayatları vardır ve aynı zamanda da her biri çok farklı ve kendine göre son derece de güzeldir.

The Last Kiss, başrolünü Zach Braff‘ın üstlendiği bir komedi ve dram filmi. Film de ayrıca Orange County’den tanıdığımız ve dizide Summer Roberts’ı canlandıran ünlü oyuncu Rachel Bilson‘da rol alıyor. Daha çok OC ve Buffy gibi televizyon projelerinde yer alan Bilson’ın ilk sinema deneyimlerinden bir tanesi The Last Kiss.Yaşamın bir çok iniş ve çıkışının vurgulandığı filmde Michael (Braff) adındaki gencin uzun süreli ilişki yaşadığı kız arkadaşı Jenna’nın(Jacinda Barrett) hamile kalması ile yaşadıkları anlatılıyor. Kocalık ve babalık rollerine gireceği bir dönemde karşısına çıkan ve etkisi altına girdiği 18 yaşındaki Kim’e (Bilson) olan duyguları nedeni ile karmaşık düşüncelere saplanıyor.

Genç Carol hamile olduğunu öğrendiğinde, erkek arkadaşı Steven bu habere hiç sevinmez. Steven kesinlikle baba olmak istememektedir. Ancak Carol bebeği doğurmaya kararlıdır. Bunun üzerine Steven uzun süredir sakladığı gerçeği açıklamak zorunda kalır: Ailesindeki herkes, anne-babası ve ikiz kardeşi Rolfe dâhil, cücedir. Şimdi Steven, doğacak çocuğun da aynı kaderi paylaşmasından korkmaktadır. Fakat Carol için bebeğin boyu değil, onu sevgiyle büyütmek önemlidir.

Dar pantalonu, sevimli uzun botları ve muhteşem yetenekleriyle Napoleon Dynamite yeni nesil bir kahraman. Napoleon günlerini mitolojik hayvanları çizerek geçirir. Napoleon'un hayatına iki yeni arkadaş girer ve bu yeni üçlü sınıf başkanı seçimini kazanmak ve sınıftaki çocukların en çılgın hayallerini gerçekleştirmek için bir kampanya başlatırlar. Eğer Pedro tüm yaz boyunca burnu havada gezmeye devam ederse, Napoleon gizli silahını ortaya çıkaracaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir