
Vytautas Kaniušonis
Gintas Krasauskas

On the verge of retirement, Commissioner Gintas must undertake the investigation of a series of heinous murders, a dangerous task that could expose the many dirty secrets of several prominent members of the social elite of a small Lithuanian town.

Vytautas Kaniušonis
Gintas Krasauskas

Ingeborga Dapkūnaitė
Rasa

Ainis Storpirštis
Simonas

Vaidotas Martinaitis
Julius Petrikis

Toma Vaškevičiūtė
Loreta Liaudanskienė

Donatas Šimukauskas
Arūnas

Dalia Michelevičiūtė
Ilona Krasauskienė

Greta Petrovskytė
Agnė Krasauskaitė
Julius Prakopavičius
Benas
Saulius Bagaliūnas
Kȩstas

Mindaugas Papinigis
Erikas
Saulius Siparis
Laimonas Liaudanskas

Elvyra Žebertavičiūtė
Senė

Sakalas Uždavinys
Vytautas Venclova

Marius Repšys
Criminalist

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

1928 yılında Iverstown'da yaşayan büyük bir mirasın varisi Martha Smith Ivers polis tarafından arkadaşı Sam Masterson ile dördüncü kez kaçmaya çalışırken yakalanır. Martha öğretmeni Mr.O'Neil'e yalan söyler, bir adamın halasını öldürdüğünü anlatır ve Walter onun bu yalanını doğrular. 18 yıl sonra Sam Iverstown yakınlarından arabayla geçmektedir, ancak bir viraja dikkat etmez ve arabasıyla bir direğe çarpar. Arabasını bir kaportacıya getirir ve arabasının tamiri için beklerken evinin önünde oturmakta olan güzel Antonia Marachek ile tanışır. Antonia memleketine gidecek otobüsünü kaçırınca Sam'in bir içki içme teklifini kabul eder ve daha sonra onunla beraber oteline gider. Walter Sam'i gördüğü zaman Sam'in Martha'ya şantaj yapmaya geldiğini düşünür ve onun bu yanlış anlaması eski arkadaşların halanın öldüğü akşam hakkındaki trajik ilişkilerinin ortaya çıkmasına ve Martha-Walter çiftinin kirli sırlarının ortaya dökülmesine sebep olur.

Bir siber katil, kadın kurbanlarını online olarak avlamakta ve katletmektedir. Amerikalı bir polis memuru olan Şerif Marshall, Cooper'ın da yardımıyla masum insanların katledilmesini durdurmaya çalışmaktadır. Bir gün Marshall'ın eşi Rachel ortadan kaybolur ve hikâye bambaşka bir hâl alır. Acaba Marshall eşini kurtarabilecek midir?

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Avrupa'da birçok yeni evli çift, arkasında hep aynı izi bırakan cinayetlerle karşı karşıya kalıyordur. Kanon'un kızı da balayı sırasında öldürülmüştür. Kanon da İskandinav bir gazetecinin yardımı ile olayı çözmeye çalışacaktır.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Ünlü bir yatırım bankacısının karısı ile ilişki yaşadıktan sonra; yaptığı şantaj ile para sızdıran bir dolandırıcı; pazarlık ettiğinden fazlasını elde eder. Ancak, işler istediği gibi gitmeyecektir.

2006 yılında, "To Catch a Predator" programının sunucusu Chris Hansen televizyon tarihine geçmek için yola çıkar. Ahlaki bir mücadele olarak başlayan program, hırs ve reyting takıntısıyla kontrolden çıkan bir güç oyununa dönüşür. Hansen ve ekibi, büyük bir "av" peşinde Teksas'a gittiğinde yaşananlar televizyonu sonsuza dek değiştirecektir.

II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.

Wall Street devi Steven Taylor, sadık bir eş gibi gözükmekteydi. Halbuki değildi.Güzel karısı Emily Bradford Taylor da sadık ve sevgi dolu bir eş gibi gözükmekteydi. Oysa gerçekler çok farklıdır. Steven, Emily'nin aşığını onu öldürmesi için kiraladığında bu kusursuz bir cinayet gibi görünür.Gerçekte öyle değildir. Aslında bu kıvrak gerilim filminde, neredeyse hiçbirşey göründüğü gibi değil. 1954 yılında Alfred Hitchcock'un filme aldığı "Dial M for Murder"dan yola çıkılarak gerçekleştirilen filmde Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen başrolleri paylaşıyor. Klasik yapımı beğenenleri bu filmde birçok sürpriz bekliyor. Steven'ı da. "Kusursuz" planı her sekteye uğradığında işin içinden sıyrılmayı başarır. Peki her olayda bir adım önde olmayı becerebilecek midir?

Teksas'ın ücra bir kasabasında bar işletmeciliği yapan Julian Marty, karısı Abby'nin kendisini aldattığını düşünmektedir. Kiraladığı özel dedektifin çektiği fotoğraflar, bu şüphelerini haklı çıkarır. Abby'nin evi terk ederek barda çalışan Ray'in yanına yerleşmesi ile iki adamın arasında, kimin galip geleceği son âna kadar belli olmayan bir mücadele başlayacaktır.


Bir aile: Meryem ve Yusuf. Bir Çocuk: Tanrı tarafından müjdelenen, Tanrıdan gelen Hz. İsa. İnsanlık tarihini değiştirecek bir yolculuk. Karanlık bir dönemin parlayan umut ışığı. İnsanlığa ışık tutan umut veren ve yeni bir dönemin açılmasının habercisi bir doğum. Karanlıkların aydınlığa kavuşması verilen büyük mücadele. Aşkın, ihanetin, hırs ve öfkenin çatıştığı, karanlıkların aydınlığa kavuşması için verilen büyük mücadele. Aşkın, sevginin, hırs ve öfke ile çatıştığı ibret verici bir öykü.

Gerçek olaylara dayanan filmde, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın istihbarata karşı koyma bölümünün anlatılmamış doğum hikâyesi anlatılmaktadır. Edward Wilson, Amerika’nın liderlerini yetiştirmekle ünlü Yale Üniversitesi’nde okurken Kuru Kafa ve Kemikler Cemiyeti’ne kabulü ile hayatı değişir. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte, CIA’in öncülü sayılan Strateji Servis Ofisi’nde göreve getirilmesiyle dünyanın en büyük gizli servislerinden biri olacak bir örgütün kuruluşunda ki en kilit isimlerden biri olacaktır.

Okyanusun ortasında bir tekne. Teknenin içinde yaşlı bir adam ve genç bir kız. Kız için dünya; tekne ve gözü alabildiğince su, yaşlı adam içinse genç kız.Yaşlı adam, genç kızla evlenebilmek için onun 17'sini doldurması için gün sayıyordur. Günler yavaş ilerlerken balık tutmak için tekneye gelenler de kıza tacizde bulunurlar. Fakat bir gün, tekneye gelenlerden biri kızda başka duygular uyandırır. Yaşlı adam kızı diğerlerinden koruduğu gibi, o gençten de artık yayı ve oklarıyla koruyamaz. O çocuk denizlerin ötesinin de anahtarıdır. Çağdaş sinemanın sınırlarını zorlayan Kore sinemasının en sıkı yönetmeninden, yine demir leblebi lezzetinde bir film. Kim Ki-Duk, bir kez daha az diyalog ve az karakter ile bizi ahlâk, sevgi ve bağlılık gibi konular üzerine düşünmeye iterken finaliylede bağlılığın mistik boyutuyla seyirciyi şaşırtıyor.

Her evin kendine has anıları olduğu söylenir...Başarılı bir editör olan Will Atenton (Daniel Craig), New York'taki işinden ayrılarak, hanımı Libby (Rachel Weisz) ve iki kız çocuğu ile New England'da bulunan bir kasabaya taşınır.Ancak yeni hayatlarına başladıklarında fark ederler ki; taşındıkları ev bir anne ve oğlunun trajik cinayetine sahne olmuştur. Kasaba halkı ise olaydan sağ olarak kurtulan kadının kocasını baş şüpheli olarak görmektedir.Bu korkunç trajediyi araştırmaya başlayan Will'in yardımcısı ise; öldürülen ailenin yakın dostu olan ve aynı zamanda kapı komşuları Ann Paterson'dan (Naomi Watts)'dan başkası değildir.Will ve Ann bulmacanın parçalarını tamamladıkça korkunç bir gerçeği açığa çıkaracaklardır...Gerçek katil aslında kimdir ve bir sonraki hedefi kimlerdir?..

Bu aksiyon filminde, Kevin Costner seçkin bir hükümet suikastçisini canlandırıyor. Ancak ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenince, bu zorlu işinden ayrılıp kendisinden uzaklaşmış olan karısı ve kızıyla yakınlaşmaya karar verir. Ancak ajansı son bir görev karşılığında deneysel ve muhtemelen hayat kurtaran bir ilaç teklif eder. Bu reddedemeyeceği bir tekliftir. Görev ise çok zordur: dünyanın en acımasız teröristini yakalamak. Bu sırada karısı şehir dışındayken kızıyla da ilgilenmek zorundadır...

Colin Harrison‘ın Manhattan Nocturne adlı romanından beyazperdeye uyarlanan filmin başrollerinde; Adrien Brody ve "Chuck" dizisi ile üne kavuşan Yvonne Strahovski. Konu itibariyle;Porter Wren karakterindeki Adrien Brody'nin hayatındaki skandalların, işi ve evliliğine olan yansımalarına odaklanıyor. Filmde cevval bir gazeteci olan Adrien Brody, çok büyük bir hikayenin peşindedir. Çok güzel bir kadın ile karşılaşır. Fakat bu kadın, düşündüğünden daha tehlikelidir.

Vic ve Melinda Van Allen, evliliklerinde sorun yaşayan bir çifttir. Uzun süredir yaşadıkları sıkıntı, aralarındaki sevginin de giderek azalmasına neden olur. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen çift, birbirlerinin başkaları ile görüşmelerine izin vererek boşanmaktan kaçınmaya çalışır. Ancak Melinda'nın birlikte olduğu kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic'in baş şüpheliler arasında yer almasına neden olur.

Bir beden eğitimi öğretmeni olan Ray ve oğlu kamp yapmaya, ormana gittiklerinde D.C` nin önemli adamlarından Frank ile karşılaşırlar.Frank`i öldürmeye çalışan adamlardan kaçmaya çalışırken, ormanın içinde amansız bir kovalamaca başlayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir