
Marie Forså
Bibi



Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Monday, Atina’da yaşayan 30’lu yaşlardaki iki Amerikalı Mickey ve Chloe’nin hikayesini konu ediyor. Genç ve güzel bir kadın olan Chloe, Atina’daki zamanının sonuna yaklaşmıştır. Bu süreçte çekici bir erkek olan Mickey ile tanışır. İkili, farkına bile varmadan tsunami gücünde bir aşka adım atarlar. Hayatına yön vermeye çalışan Chloe, işini ve yaşadığı şehri ardında bırakarak hafta sonu tutkusunun dayanılmaz gerçekliğinin peşinden gitmeye karar verir. Mickey ile kalmaya karar veren Chloe, büyük bir risk almıştır. Aşık çiftin birbirlerine duydukları tutku ve ihtiyaç büyüktür ancak ikisinin de istemsizce kendi hayatlarını sabote etme mizaçlı olmaları ilişkilerini bir hayli zorlayacaktır. Birbirlerinin omuzlarındaki yüklerden korkan bu iki aşık, kendi korkularını yenerek aşklarına sahip çıkabilecek midir?

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Evelyn, kelebekler üzerine araştırma yapan 30 yaşlarında bir kadındır. Her gün günlük ev işlerini yapmak için bir başka böcek türleriyle ilgili olan Cynthia’nın evine gider. Evelyn’den yaşça büyük olan Cynthia’nın soğuk ve acımasız tavırları onu daha zarif bir kadın olarak gösterirken, Evelyn’e karşı kötü davranmasının önüne geçmez. Cynthia’nın Evelyn’e kötü muamelesi her geçen gün artar, Evelyn’e verdiği görevler sınırları aşan ve aşağılayan noktalara gelir ancak Evelyn bu duruma hiç itiraz etmez. İkilinin her gün uyguladıkları bir ritüel haline getirdikleri bu durum her defasında Evelyn’nin cezalandırılmasıyla son bulur. Ancak Cynthia, Evelyn ile yaşadıkları ilişkiden bir süre sonra yorulur ve daha geleneksel bir ilişkinin özlemini duyar. Evelyn’nin bağımlılığı ikilinin ilişkisini kopma noktasına getirmek üzeredir.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Şehir değil. Kadın. Çok seksi bir kadın. Doğal olarak, Syd'in (Chris Evans, Fantastic Four) London'la (Jessica Biel, Stealth) tutku dolu ama fırtınalı ilişkisi bittiğinde, Syd harabeye döner. Unutmak ve hissizleşmek için kendini alkol ve üyuşturucuya veren Syd, London'ın arkadaşlarının onun için bir veda partisi verdiğini öğrenir ve davet edilmemesine rağmen, tedarikçisi (Jason Statham, Transporter 2) ile beraber partiye gider. Bedeli ne olursa olsun, eski kız arkadaşını şehri terk etmemesi için ikna edecektir.

18. yüzyıl Fransa’sında bir kontes, evlendirmek üzere olduğu kızı Héloïse’ın portresini hazırlaması için ressam Marianne ile anlaşır. Anlaşmaya göre Marianne, Héloïse’a refakat ederek onu gizlice resmedecektir. Ancak iki kadın derin bir bağ kurar ve aralarındaki çekim tüm planları bozar.

1950’lerin New York’unda geçen filmde bir mağazada tezgahtarlık yapan ve daha güzel bir hayat düşleyen Therese, yürümeyen evliliğinden bunalmış çekici Carol ile tanışır. Birbirlerine bağlanan iki kadın için eski hayatlarını bir çırpıda geride bırakıp her şeyden uzaklaşmak kolay olmayacaktır.

15 yaşındaki Adèle'in emin olduğu iki şey vardır; o bir kızdır ve kızlar erkeklerle çıkar. Bir gün büyük meydanda Emma'nın mavi saçlarını farkediverir ve işte o an hayatının değişeceğini anlar. Kendi ergenlik sorularıyla yapayalnız, bakışlarını kendine ve başkalarının bakışlarını kendine çevirir. Emma'yla yaşadığı aşkı bir kadın olarak, bir yetişkin olarak yaşamaktadır. Fakat Adèle ne kendisiyle ne ailesiyle ne de bu absürt dünyayla barış yapmayı becerememektedir.

Yılın en kısa gecesinde, Roma'da bir otel odası... İki kadın, ruhlarına işleyecek bir deneyim yaşayacak. Bu erotik gecenin sonunda, sabaha karşı, bu iki kadın ayrılacak ve ülkelerine dönecekler. Baş başa geçirdikleri 12 saat boyunca hayatlarını birbirlerine anlatacak bu iki kadın; kayıp zamanın sürprizleriyle dört duvar arasında... Böylece yeniden özgürlüklerine kavuşacaklar.

Uzun yıllar boyunca standart bir şekilde ilerleyen evliliğinin ardından karısı Teresa'nın cinsel dürtülerini uyandırmaya karar veren Profesör Nino Rolfe, gizli arzularını kaleme aldığı günlüğünü karısı tarafından "tesadüfen" bulunması için uygun bir yere bırakır. Bir süre sonra Teresa da aynı şeyi yapmaya başlar ve bu durum ikisi arasında bir kedi-fare oyununa dönüşür. Tinto Brass'ın, Junichirô Tanizaki'nin romanında büyük değişiklikler yaparak kendi sinemasına adapte ettiği La Chiave, Brass'ın genel yönteminin zıddına karakterler ve kurgu açısından da dolu ve başarılı olmasıyla takdir edilmiştir ve bu farklılığa rağmen her sahnesiyle auteur'ünün adını aklımızda yankılatmaya devam etmektedir.

Emmanuelle, Bangkok'ta diplomat olan kocasının yanına gidecektir. Orly'den kalkan uçakta, onu Asya'da bekleyen erotik tatların ilkiyle karşılaşır. Duygular başkenti Bangkok'ta ise Mario adlı bir adamın rehberliğinde ve kocasının da 'katkılarıyla', genç kadın kendini zevklerin kucağına bıracaktır.

Genç ve çekici bir avukat olan Emily Reed, Rio de Janeiro’ya iş gezisi için gider. Rio’daki renkli, egzotik ve tutkulu ortam, Emily’yi baştan çıkarıcı bir dünyaya sürükler. Emily, gizemli ve karizmatik bir adam olan James Wheeler ile tanışır ve aralarında yoğun bir çekim başlar.

Jules, Londra'da yaşayan ve geçirdiği korkunç bir saldırıdan sonra kendi içine kapanan ve kariyerini kaybeden bir performans sanatçısıdır. Aylar sonra, gittiği eşcinsel saunasında saldırganlardan birini gören Jules, intikam almak için eline muhteşem bir fırsat geçtiğini fark eder.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Bu cesaret verici öykü, genç bir kadının hedeflerinin peşinden gitmesini konu alıyor. Leyla, beyin felci geçirmiştir ama yaşadığı tüm zorluklara rağmen başarılı bir üniversite öğrencisi ve gelecek vaat eden bir yazardır. Aynı zamanda asi bir kişiliktir; Delhi Üniversitesi’nden New York’taki bir okula transfer olmayı başarır ve böylece hayatını değiştirecek bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta hiç beklemediği birine âşık olan genç kadın, hem cinselliği hem de kendini keşfeder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir