
Max Gomis
Daniel


Max Gomis
Daniel

Jean-Baptiste Anoumon
Christophe

Steve Tientcheu
Joshua

Olivier Rosemberg
Jović

Thierry Godard
Coach

Hafsia Herzi
Sabrina

Bilel Chegrani
Tino
Djilane Diawara
Amad

Médina Diarra
Sira
Inès Zahoré
Larissa
Florine Silva
Norah

Jean Bédiébé
Drunk Father
Linda Benhagouga
Female Client
Nada Despinic
Jović's Mother
Marc Josmar
Nurse

Ra'ya benzeyen bir uzaylı, orijinal Stargate görevinden bir yıl sonra, Stargate'ten çıkar, beş askeri öldürür ve bir diğerini kaçırır. Bazı eski üyelerin de dahil olduğu yeni bir ekip kurulur ve Ra'nın halâ nasıl hayatta olabileceğini bulmak için kayıp askeri aramaya giderler. Bu arada, uzaylı; Goa'uld, Sha're ve Skaara'yı kaçırır, onlara simbiyotlar yerleştirir ve onları Goa'uld konakçıları yapar.

Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami'ye gelip uyuşturucu lordu Robert Loggia'nın emrinde çalışmaya başlar. Montana'nın hırsı ve öfkesi basamaklaı hızla tırmanıp büyük bir suç şebekesinin başı olmasını sağlar. Film, uyuşturucu dünyasının gizli kapılar ardında dönen çarklarından başlayarak suç dünyasını gözler önüne serer.

Alvin Straight ve kızı küçük bir kasabada yaşamaktadır. Az paraları vardır ve Alvin şeker hastasıdır. Araba kullanamaz, kendi başına yürüyemeyecek haldedir ama söz dinlemez ve inatçı biridir. Eve gelen bir telefonla 10 yıldır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Bunun üzerine Alvin macerasına başlar, hem de bir çim biçme makinasının üstünde, ağabeyini ziyaret etmek üzere yola çıkar... Yüzlerce kilometre, bir sürü yeni insan, 6 haftalık bir macera. Sonuçta Alvin hedefine ulaşabilecek mi?

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

On üç yaşındaki Sam Cleary, gizemli ve yalnız yaşayan komşusu Bay Smith'in, aslında gözlerden uzaklarda saklanan bir efsane olduğundan şüpheleniyor. Yirmi beş yıl önce, Granite City'nin süper güçlü bir kanun adamı olan Samaritan'ın, rakibi Nemesis ile bir depoda girdiği şiddetli bir çatışmadan sonra öldüğü bildirilmişti. Çoğu kişi, Samaritan'ın yangında öldüğüne inanıyor, ancak Sam gibi şehirdeki bazı kişiler onun hâlâ hayatta olduğuna dair umutları vardır. Suçların artması ve şehrin kaosun eşiğine sürüklenmesiyle Sam, şehri yıkımdan kurtarmak için komşusunu saklandığı yerden çıkarmaya ikna etmeyi kendine görev edinir.

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir

Özel güçleri olan insanların baskı gördüğü bir şehirde eski bir suçlu, yolsuz bir polisten korumaya çalıştığı genç için nefret ettiği uyuşturucu baronundan yardım ister.

Sussex, England, 1938. Shortly before the outbreak of World War II, Thomasina and Martha Hanbury, two ingenious sisters, create LOLA, a miraculous machine.

Jeff Chan'in yönettiği uzun metrajlı Code 8 filmi, kısa filmde olduğu gibi, nüfusun %4'ünün doğaüstü yeteneklerle doğduğu, ancak kahraman olarak kabul edilmek yerine, ayrımcılığa uğradıkları ve yoksulluk içinde yaşadıkları bir dünyada geçiyor. Özel güçlere sahip insanların birçoğu hayatta kalmak için suça başvuruyor. Code 8'de Connor Reed de bu insanlardan biri ve hasta annesinin tedavi masraflarını karşılamaya çalışıyor. Gündelik işlerde çalışmak yetmiyor ve Connor Garrett liderliğindeki bir suç operasyonuna sürükleniyor.

Eski bir mahkum olan John Link (Mel Gibson) yaşamını tek başına bir karavanda sürdürmekte, dövmecilik yaparak geçinmektedir. Tek akrabası olan 16 yaşındaki kızı Lydia'yla (Erin Moriarty) yıllardır görüşmemiştir. Ancak kızı, erkek arkadaşının yüzünden başını uyuşturucu çeteleriyle belaya sokmuştur. Yıllar önce yaptığı hataları düzeltme şansı Link'in eline geçmiştir, artık kızını öldürmeye çalışan uyuşturucu satıcılarına karşı onu ne pahasına olursa olsun koruyacaktır.

Film, oğlunun kaçırılmasını önlemeye çalışırken, kendisini bir anda yeraltı suç dünyasında bulan eski bir özel kuvvetler ajanının hikayesini konu ediyor.

Brian (Mark Ruffalo) ve Paulie (Ethan Hawke) çocukluk arkadaşıdır. Boston'un arka sokaklarında kardeş gibi büyüyen ikili, çok genç yaştan itibaren küçük suçlar işlemeye başlar, ve yaşları ilerledikçe suçları da ciddileşir. Suç dünyasında kendilerine bir "yer" edinmeye başlayan ikili, gangster Pat Kelly (Brian Goodman) için çalışmaya başlar. Suç dünyasında başarı sağlasalar ve zafer sarhoşluğu ve uyuşturucunun yönettiği bir dünyada kaybolmaya başlasalar da Brian, bir yandan çok sevdiği eşini (Amanda Peet) hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsü içersindedir. Çok geçmeden olaylar, iki farklı dünya arasında sıkışıp kalmış olan Brian'ı zor bir seçime zorlayacaktır.

BUNRAKU: 1684 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğmuş geleneksel Japon kukla tiyatrosu türüdür. Egzotik doğu ile vahşi batı karışımı bir şehirde geçen film bilgisayar animasyonları ve muhteşem görüntü yönetmenliği ile dikkat çekiyor. Hiper geçeğin egemen olduğu gelecekte, ateşli silahlar yasaklanmıştır. Silah olarak kral tahtına yeniden kılıçlar oturmuştur. Bu dünyanın en güçlü silahşörü ise Nicola The Woodcutterr’dır. Nicola, 9 suikastçiden oluşan Red Gang’in üyesidir ve bunlar özellikle Atlantik'in doğusuna hakim olmuş durumdadırlar. Ancak onların hakimiyetine bozacak bir yabancı şehre adım atar. Bu esrarengiz adamın kafasındaki tek şey Nicola'yı öldürmektir.

İki kız kardeş, karşı cinse merak duydukları ergenlik döneminde, ailece, şirin bir Fransız beldesinde tatile çıkarlar. Tatilde hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi yakışıklı bir İtalyan genci olan Fernando ile tanışırlar. Fernando bir gece Elena’yı, Anais ile paylaştığı odada baştan çıkarır ve Elena ilk cinsel deneyimini yaşar. Hem kız kardeşini hem de bu ilişkiyi kıskanan Anais’e bir köşede sessizde olanı biteni izlemek düşer. Kız kardeşi Elena, erkek vücudunu keşfederken, Anais de şişmanlığıyla yüzleşerek her geçen gün daha da çok içine kapanmaktadır.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Frankie Machine hapishanede ve rehabilitasyonda 6 ay geçirdikten sonra eski uyuşturucu satıcısı Louie ile aynı anda mahalleye döner. Frankie’nin Louie ile bir işi yoktur. Hatta artık uyuşturucu kullanmadığını ve buna asla para harcamayacağını duyurur. Hapishanede bateri çalmayı öğrenmiş olan Frankie’nin hayali profesyonel bir müzisyen olmaktır. Ancak bu zorlu bir mücadele olacaktır. Karısı Zosch ve patronu Schwiefka o kadar çok baskı yapar ki sonunda uyuşturucu alışkanlığına geri döner. Gerçekten sevdiği kız yani Molly Frankie’nin yanındadır. Ancak Louie öldürülünce polis bu cinayetin sorumlusunun Frankie olduğuna inanır ve Frankie için işler daha da sıkıntıya girer.

Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

Acımasız uyuşturucu baronu Rincon ve MS-13 adlı çetesi, 10 yaşındaki Miguel'i getir götür işleri için yanına alır. Miguel'in 14 yaşındaki abisi Lucas, kardeşini korumak ve kendi izlediği kötü yola girmesine engel olmak için elinden geleni yapar. Uyuşturucu baronundan kaçmaya başlayan çocukların yolu Afganistan gazisi Daniel ile kesişir. Daniel, çocukları koruyup kollar ve uyuşturucu baronundan intikam almalarına yardım eder.

Bir yangından çıkan iki kahraman... Brian McCafferty'ın (William Baldwin) itfaiyeci babası gözlerinin önünde yanarak öldükten yıllar sonra ağabeyi Steven'a (Kurt Russel) katılıp acemi itfaiyeci olur ama aynı yerde çalışmaya başlayınca ağabey kardeş arasındaki eski sürtüşmeler yeniden alev alır. Aklını yitirmiş öfkeli bir kundakçının çıkardığı yangınlarla baş etmek zorunda kalan bu iki kardeş aralarındaki küskünlüğü bir kenara bırakıp dedektif Donald Rimgale'den (Robert De Niro) yardım alarak kundakçıyı yakalamaya karar verirler...

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir