
Cheryl Ladd
Diane Halstead

Diane and Greg Halstead were once happily married, even deciding to try and have a baby in later years, despite the fact that she had already suffered two miscarriages. She has no luck in becoming pregnant and this leads to an estrangement from her husband. On his latest flight, Greg, a professional pilot, finds out about a bomb threat. The person carrying the bomb supposedly wants to kill another passenger, a politician with an outspoken opinion on abortion. Unknown to the killer, however, the politician has already left the plane because it had an hour and a half delay. Greg decides to make an emergency landing in Dayton, Ohio, but during the heavy weather, the plane crashes, killing almost everyone on board.

Cheryl Ladd
Diane Halstead

Jeffrey DeMunn
Scott Cody

Frederick Coffin
Wes Goddard

Peter Jurasik
Bob Stanton

Jim Metzler
Spense Zolman

Jeff McCarthy
Chet Harmon

Moira Walley-Beckett
Pamela Hayes (as Moira Walley)

Doug Sheehan
Greg Halstead
Ray Blunk
Switzer
Paula Preston
Dixie
Gregory Feith
Co-Pilot Pasco
Jamie Horton
Agent Bryce

Sheila Ivy Traister
Georgia Kimm
Stephen West
Nickerson
Michael K. Osborn
Dr. Larwin

There is excitement in the air when a Hollywood crew comes to Lawrenceton to film a movie about the town’s sleuthy librarian, Aurora Teagarden. However, when the film’s leading lady is found murdered in her dressing room, Aurora enlists her Real Murders Club members to help gather clues. At the same time, she experiences mounting concern that Aida is becoming attracted to the film’s director who, like everyone else working on the set that day, is considered a suspect. And this time around Martin is especially worried about Aurora’s safety after learning that the film’s screenwriter, who has a romantic history with her, emerges as the prime suspect.

Kütüphaneci ve gerçek suç avcısı Aurora Çavuş Jack Burns'u hiç sevmez, ve aynı zamanda onu görmek istemez. Çavuş Jack'ın ölü bedeni Aurora'nın evinin dışında bulunca, o zaman Aurora ana şüpheli olur. Katili bulmaya ve adını silmeye kararlı olan Aurora, bir kez daha maceraya dalar...

A librarian with a sharp mind for murder, Aurora Teagarden is known around her small town as a master sleuth. When her friend Jane unexpectedly dies and leaves Aurora everything in her will, she also leaves a troubling murder mystery haunting her neighborhood. It is up to Aurora to piece together the clues—including a skull, its missing skeleton and a suspicious group of neighbors—and solve the murder before she becomes the unlikely killer’s next victim.

Aurora Teagarden and her boyfriend Martin are thrilled when they get an unexpected visit from his niece and her new baby. Their excitement is short lived when his niece disappears and the baby is left behind. Once again, Aurora finds herself drawn into a deadly investigation as she risks it all to help Martin reunite with his family.

While Aurora "Roe" Teagarden searches for her piece of the American dream, she decides to test the waters of the family business - real estate sales. Only thing is there's a dead body in the first house she shows. When a second body shows up in another home, Roe realizes there's more to real estate than she thought.

Polis şefi Jesse Stone, Boston’daki acımasız bir seri katille ilgili bir soruşturmaya atanır. Dört cinayetle suçlanan ve hapiste olan katil, cinayetlerin üçünü işlediğini itiraf ederken sonuncu cinayetle hiçbir ilgisinin olmadığını iddia eder. Bunun üzerine Jesse Stone, dördüncü cinayeti derinlemesine incelemeye karar verir.

80’lerin sonunda geçen öyküde, Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam sık sık belirir. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp esrarengiz misafirinin izinden gider.

1890 yılında geçen "Anne" öğretmen olan ebeveynlerini küçük yaşta kaybettikten sonra yetim kalan kızıl saçlı bir kızın hikayesidir. Bir süre amcası ve yengesi ile birlikte yaşadıktan sonra amcasının ölümü ve yengesinin şehre taşınmasının ardından ortada kalmıştır. Sığınmacı olarak bazı ailelerin yanına verilmiş ve sonunda yetimhaneye yerleşmiştir. Yetimhanede yaşadığı talihsiz bir olay sonucu Marilla Cuthbert ve erkek kardeşi Matthew'e evlatlık olarak verilmiştir. Yerleştiği bu küçük kasabada parlak zekası ve sonsuz hayal gücü ile herkesin hayatında olumlu değişiklikler yapacaktır. Tüm bu acılarla dolu yaşamına rağmen o cıvıl cıvıl, yaratıcı ve sevgi dolu yüreği ile dünyada bir yer edinmek için savaşır.

Witek, Varşova'ya giden trenin arkasından koşmaktadır. Film, bu koşunun 3 farklı olasılıkla sonuçlanmasının ardından Witek'in hayatının geri kalan kısmının nasıl gelişeceği üzerine varsayımları anlatır.İlki; trene yetişir ve orada dürüst bir komünist ile tanışır. Bundan sonra Parti'nin aktif bir üyesi haline gelir. İkincisi; trene yetişmek için koşarken istasyon görevlilerinden birine çarpar ve çıkan arbede sonucunda tutuklanır. Cezasını çekmek üzere çalışmak üzere gönderildiği parkta, kendisi gibi cezalandırılmış olan karşı görüşlü biriyle tanışır. Böylece karşı tarafın bir üyesi haline gelir.Üçüncüsü; treni kaçırır ve kimse ile tartışmadan yoluna gidecek iken okuldan bir kız ile tanışır. İleride bu kız ile evlenip, okulunu bitirip, bir doktor olarak huzurlu ve apolitik bir hayat sürmeye başlar.

Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.

Bloody Sunday filminin yönetmeni Paul Greengrass 11 Eylül saldırısının 5.yılında, o gün kaçırılan dört uçakta gerçekleştiğini düşündüğü olayları ve başkalarının hayatlarını kurtarmak için kendi hayatlarını feda eden yolcuların hikayelerini kuramsal olarak anlatıyor. Eş zamanlı biçimde anlatılıp gerçek hayatta bu travmayı yaşamış kişiler hakkında detaylı bir eğitimden geçirilen tanınmamış bir oyuncu kadrosu tarafından hayata geçirilen United 93 bu havada yaşanmış trajediyi yerdeki kişilerin gözünden yeniden kurmaya çalışyor, kule görevlileri, yolcular ve yolcuların sevdikleri insanların kaderini gergin bir biçimde bekleyen ailelerinin gözünden. Korkmuş yolcular ve kabin görevlileri altlarında şimdiye kadar gerçekleşen tarihi olaylardan haberdar olurlarken, gerçek hayatta yaşanan olayların yeninden yaratılması olan bu 90 dakika içerisinde rasgele bir araya gelmiş bu yabancılar kaderlerinin farkına varır ve düşünmedikleri bir tehdite karşı güçlerini birleştirirler.

Peter Weir imzalı Fearless, 90’ların klasiklerinden biri olarak nitelendiriliyor. Jeff Bridges’ın kariyerindeki en iyi performansı sunduğu film olarak kabul edilen Fearless, bir uçak kazasından sağ kurtulunca hayata bakış açısı tamamen değişen ve kendini ulvi bir gücün etkisi altında hissetmeye başlayan Max Klein’ın hikayesini anlatıyor. Usta yönetmen Peter Weir’ın The Truman Show’dan önce çektiği Fearless, Rosie Perez’e En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Berlin Film Festivali’nden de Özel Mansiyon ödülü kazandırdı...

An emotionally unavailable flight attendant meets a potential love interest and later finds out that her "perfect guy" has ulterior motives. As the clock ticks down on New Year's Eve, she must fight to keep her murdered ex-boyfriend's secrets or find herself dead.

Lovell, Jack Swigert ve Fred Haise'den oluşan Apollo 13 ekibi, NASA'nın yürüttüğü beşinci uzay görevinin sırasında "yarı yolda" oksijen tanklarından birinin patlaması yüzünden güç ve oksijen sıkıntısı çekmeye başlarlar ve aracın Dünya'ya dönmesi risk altına girer. Geri kalan oksijeni idareli kullanırken donma ve havasızlıktan ölme tehlikelerini göze alan ekip ne pahasına olursa olsun yörüngeden kurtularak Dünya'ya dönmeyi deneyeceklerdir. Fakat Houston'daki komuta merkezindeki görevliler hasar görmüş olan aracın atmosferden geçerken yanarak parçalanabileceğini tahmin etmektedir.

1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.

Eskiden beri aralarında derin bir dostluk bulunan iki arkadaş, savaşa gitmenin arifesindedirler. İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle sürmektedir ve savaşa dahil olan Amerika Birleşik Devletleri, kendi kaderini belirlemek üzeredir. Savaş bu iki insanı da içine katarak dev bir liman baskınıyla derin bir vahşet sunacaktır. Savaş her zamanki gibi görkemli ve kanlıdır.

300.000’e yakın Amerikalının öldüğü ya da Kuzey İrlanda’ya yerleştiği 2. Dünya Savaşı sırasında, 1 Haziran 1944’te 10 genç askerin içinde bulunduğu B-17 uçağı yoğun bir sis içerisinde kalır ve Belfast Cave Tepesi’ne çarpar. Kaza gerçekleşmeden önce bir asker nişan yüzüğünü uzaklardaki sevgilisine ulaştırması için köylülerden birine emanet etmiştir. Yüzüğün yıllar sonra ortaya çıkmasıyla, geçmişten kalan bazı sırlar da gün yüzüne çıkacaktır.

Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir. 1996'da 5 milyar kişinin ölümüne neden olan bu virüs, 2035'te dünya nüfusunun yalnızca %1'ini hayatta bırakmıştır. Bu virüsün etkilerinden korunabilmek için insanlar yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlar.Bu virüsün üstesinden gelebilmek için mahkumlardan James Cole, zaman makinesiyle geçmişe gönderilir. Yanlışlıkla 1990 yılına gönderilen Cole, bilimadamları için virüs hakkında araştırma yapar.Daha sonra zaman yolculuğunu sürdüren Cole, 1996'da akıl hastanesine alınır. Burada Dr. Kathryn Railly ile tanışan Cole, onu içinde bulundukları duruma inandırmaya başlar.

Henüz onyedi yaşında genç bir kadın olan Maria Alvarez, tüm akrabalarıyla birlikte yaşayıp gitmekte olduğu küçük Kolombiya kasabasındaki bu hayatı oldukça ağır mesailerle çalıştığı bir çiçekçide geçmektedir. En büyük hayali haline gelen bu kasabadan kaçıp gitme şansı ise tehlikeli bir uyuşturucu çetesinden gelen teklifle gerçeğe dönmek üzeredir. Maria, midesinde taşıdığı uyuşturucu dolu paketlerle kuryelik yaparak Amerika'ya gidecek ve sonrasında burada istediği hayata kavuşacaktır. Yola çıktığında karşılaştığı şeyin ise kendisine vaat edilen yolculukla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Gösterime girdiği yıl Sundance ve Berlin film festivallerinde övgüyle karşılanan ve çeşitli ödüllere layık görülen filmin Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ına da aday gösterilmişti.

Jilet haline getirilmek üzere hurdaya gönderilmeden önceki son yolculuğuna çıkan dev yolcu gemisi Poseidon'un yorgun bedeni, çok zorlanınca yılbaşı gecesi denize yenik düşer. Alabora olan gemi su almaya başladığında, bir papazın örgütlediği hayatta kalanlar yaşam mücadelesine başlar.Kazazedelerin kurtulmak için tek şansı, şimdi tersyüz olmuş ve giderek su alan geminin derinliklerinden deniz seviyesinin üzerine doğru imkansız bir yolculuğa çıkmaktır. Geminin labirent gibi dehlizlerinde yaşam savaşı grubun pek uyumlu olduğu ise söylenemez: başı çeken bir papaz, İsrail'deki torunlarını görmeye giden yaşlı bir çift, bir tüccar, New York'lu bir dedektif ile eski bir olan karısı, iki çocuk, ünlü bir şarkıcı ve bir garson...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir