
Fabrizio Borsani
Selim

A group of normal 14-year-old teenagers at a secondary school in Zürich with the normal yearnings for love and acceptance. But the power of social media, with its high-gloss selfies and perpetual pressure towards cooler and sexier, increasingly forces the kids to deny their true feelings. So a tragedy runs its course, one in which it is almost impossible to differentiate between perpetrator and victim, guilt and innocence.

Fabrizio Borsani
Selim

Jérôme Humm
Jan

Benjamin Dangel
Adi

Annina Walt
Lara

Chiara Carla Bär
Sabrina

Luna Wedler
Milena
Cem Kütükcüoglu
Evren

Zoë Pastelle Holthuizen
Alina

Fayrouz Gabriel
Fatima
Nicolas Heini
Dave

Veton Hamza
Kemal
Peter Niklaus Steiner
Geometry teacher
Francesca Tappa
Social worker
Nicole Steiner
French teacher
Sabine Fehr
Sabrina's mother

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

Film dünyasının en etkileyici rollerinden birisinde James Dean'i, şehre yeni gelen, yalnızlık, bunalmışlık ve kızgınlığının içerisinde kendisiyle ve toplumla savaşan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kuşağına ait efsanevi Jim rolünde buluyoruz. Bu başyapıtta ona eşlik eden Natalie Wood (kız arkadaşı) ve Sal Mineo (en yakın arkadaşı), başarılı performanslarıyla Akademi Ödülü'ne aday olmuşlardı. 40 yıldır ayakta duran bu dev yapıt, tam bir efsane.


Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Vada, liseye giden genç bir kızdır. Onun hayatı, okulda yaşadığı bir olaydan sonra bambaşka bir hal alır. Yaşadığı trajedinin ardından Vada'nın ailesi ve arkadaşları ile olan ilişkisi tamamen değişir. Dünyaya farklı açılardan bakmaya başlayan Vada, yaşadığı trajedinin sonuçlarıyla mücadele etmeye çalışır.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.

Drama öğretmeninin bir öğrenciyle ilişkisi kıskanç sınıf arkadaşını sinirlendirir ve arkadaşlar arasında intikam dolu bir olay zincirine yol açar.

Good Joe Bell, zorbalığa karşı farkındalığı artırmak için ABD'de bir yürüyüş yapmaya karar veren Joe Bell'in hikayesini konu ediyor. 15 yaşındaki Jadin, eşcinsel olduğu için zorbalığa maruz kalmasının ardından intihar eder. Kişinin cinsel yönelimine karşı gösterilen zorbalık, Jadin’in intihar etmesinin ardından ulusal bir utanç meselesi haline gelir. Bunun üzerine Jadin’in babası Joe Bell, zorbalığa karşı dikkat çekmek için ABD’de bir uzun bir yürüyüşe çıkar.

15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.

Üç genç kız, yetişkinliğe geçiş niteliği taşıyan bir tatile çıkar. İçerek, eğlenerek ve flört ederek geçirecekleri bu yaz, güya hayatlarının en güzel yazı olacaktır. Güneşli Malia sokaklarında neşeyle dolanarak başlayan yolculukları cinsellik, rıza ve kendini keşfetmenin dolambaçlı yollarına sapar.

Can Dostum’da Will Hunting, toplumdaki genel zeka seviyesinin çok çok üzerinde bir zeka seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı bir akşamlardan, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkânsız olan bu soruyu rahatça çözen Will, sessiz sedasız ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde soruyu yazan profesör tarafından keşfedilen Will, bu başarıyı diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga nedeniyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

İki erkek çocuk, Ignacio ve Enrique, 60'lı yılların İspanya'sındaki bir katolik okulunda öğrencidirler. Burada geçirdikleri zaman boyunca aşkı, sinemayı ve korkuyu keşfederler. Okulun müdürü ve edebiyat öğretmeni Peder Manolo, bu keşiflerin hem şahidi olur, hem de bir parçası * Üç karakter yıllar sonra, 70'lerde ve 80'lerde, iki kez daha aynı mekanda bir araya gelecekler. Bu karşılaşmalar aralarından birinin yaşamı ve ölümü için belirleyici olacak * Pedro Almodóvar bir kez daha anavatanı İspanya'da gezdiriyor kamerası. İnsanların derilerinin altına giriyor, yaşananları ve yaşanamayanları bir arada anlatıyor * Kuşkusuz her sinemasever bir Almodovar filmini yönetmeninin kim olduğunu bilmeden izlediğinde gerek tutku ve ihtirasla yoğrulmuş karakterlerinden gerekse eski filmlerine nazaran stilize senaryosuyla bunun bir Pedro eseri olduğunu anlayabilirler.

Erkek arkadaşı terk ettiğinde Pepa onu bulup neden terk ettiğini öğrenmek ister. Şaşırtıcı bir şey bulur: Erkek arkadaşının karısı ve oğlu. Onlar da kendisi gibi durumdan habersizdir. Eski erkek arkadaşının kirli işlere karışmış olabileceği ve dolayısıyla kendisinin de başının polisle derde girebileceği endişesiyle Pepa bir avukata başvurur. Bu kadın avukatın eski erkek arkadaşının yeni sevgilisi olduğu ortaya çıkar. Birbiri içine geçmiş olaylar dizisi komik ve eğlenceli biçimde gelişir.

1980'ler. Küçük bir kasabadaki Oklahomalı gençler ikiye bölünmüştür. Hayatın kendilerine pek bir gelecek sunmadığı Greasers ve genellikle zengin ailelerin çocuklarından oluşan Socs (Socials) iki ayrı çetedir. Greasers'lı iki delikanlı Ponnyboy ve Johnny Socs'lu iki güzel olan Cherry ve Marcia ile flört ettiklerinde, sonuç kaçınılmaz olur: çıkan kavgada Johnny, Socs'un ileri gelenlerinden Bob Sheldon'ı istemeden öldürür. İki genç hem intikam alacakları korkusuyla Socs'lardan hem de polisten saklanmak için kaçak hayatına başlarlar. Yaşayacakları şeyler, hem Ponnyboy'u hem de Johnny'yi tahmin edemeyecekleri kadar olgunlaştıracaktır.

Steven Soderbergh'in yönetmenliğini üstlendiği 2012 tarihli ilk filmin devamı niteliğinde yapımda; ortalığın tozunu dumana kattıktan sonda kabuğuna çekilmeyi planlayan Mike’ın, striptiz işinden emekliye ayrılmasının ardından yaşadığı üç yıllık sürecin sonrası anlatılıyor. Fakat Mike'ın pek de sakin olduğu söylenemeceyecek olan emeklilik günleri fazla uzun sürmüyor. Efsane ekip tekrar biraraya gelerek Myrtle Plajı’nda son bir performans sergilemek iiçin kolları sıvıyor. Başrolde yeniden Channing Tatum'u izlediğimiz filmde, yakışıklı aktöre bu sefer Amber Heard, Matt Bomer, Elizabeth Banks, Joe Manganiello, Andie MacDowell, Stephen Boss ve Adam Rodriguez gibi önemli isimlerden oluşan zengin bir ekip eşlik ediyor. Serinin bu devam halkasında yönetmen koltuğu ise Gregory Jacobs'a aemanet edilmiş durumda!

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir