
Henry B. Walthall
Arthur Rogers (uncredited)


Henry B. Walthall
Arthur Rogers (uncredited)

Marion Leonard
Helen Rogers (uncredited)

Gladys Egan
The Rogers Daughter (uncredited)
John Tansey
The Rogers Son (uncredited)

Mack Sennett
Angry Bartender (uncredited)

Kate Bruce
Aunt's Home's Housekeeper (uncredited)
William J. Butler
The Attorney / Man in Bar (uncredited)

W. Chrystie Miller
Old Man (uncredited)
Charles Craig
Man in Bar (uncredited)
Anthony O'Sullivan
Man in Bar (uncredited)

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…

Jordan ailesi, kendi içinde iletişim sorunlarıyla mücadele etmektedir. Evin hanımı, Elizabeth’in tanıştığı Clara adındaki yaşlı bir kadının tavsiyeleriyle aile güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışacaktır.

Bir aile: Meryem ve Yusuf. Bir Çocuk: Tanrı tarafından müjdelenen, Tanrıdan gelen Hz. İsa. İnsanlık tarihini değiştirecek bir yolculuk. Karanlık bir dönemin parlayan umut ışığı. İnsanlığa ışık tutan umut veren ve yeni bir dönemin açılmasının habercisi bir doğum. Karanlıkların aydınlığa kavuşması verilen büyük mücadele. Aşkın, ihanetin, hırs ve öfkenin çatıştığı, karanlıkların aydınlığa kavuşması için verilen büyük mücadele. Aşkın, sevginin, hırs ve öfke ile çatıştığı ibret verici bir öykü.

Connecticut banliyösü, 1973. Amerika Watergate skandalı ile çalkalanırken, Hood ve Carver aileleri şükran Günü'nde aynı çatı altında toplanma planları yapmaktadır. İki aile de huzursuz sessizlikler, cinsel deneyimler, kültürel bir karmaşa ve seks oyunları içerisinde sürüklenmektedir. Herkesi bir araya getiren fırtınalı bir gece, bu iki aile arasında gizli kapaklı yürütülen ilişkilerin beklenmedik bir biçimde sonuçlanmasına sebep olur.

Bir süredir rehabilitasyonda olan madde bağımlısı Ben, Noel arifesinde ailesinin yanına döner. Bu dönüş ailenin düzenini biraz sarssa da, Ben’in sevgi dolu annesi Holly oğlunu içtenlikle karşılar. Fakat Holly, saklı gerçekler gün yüzüne çıktıkça oğlunun ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu fark eder. Fedakar anne, kritik 24 saat içerisinde ailenin çöküşüne engel olmak için her şeyiyle mücadele etmek zorunda kalacaktır.

A nuclear bomb is detonated in Los Angeles, and the nation devolves into unprecedented chaos. Ex-Green Beret Jeff Eriksson and his family escape to The Homestead, an eccentric prepper’s fortress nestled in the mountains. As violent threats and apocalyptic conditions creep toward their borders, the residents of The Homestead are left to wonder: how long can a group of people resist both the dangers of human nature and the bloodshed at their doorstep?

Desmond Doyle is devastated when his wife abandons their family on the day after Christmas. His unemployment, and the fact that there is no woman in the house to care for the children—Evelyn, Dermot and Maurice—make it clear to the authorities this is an untenable situation. The Catholic Church and the Irish courts decide to put the Doyle children into Church-run orphanages.

İki çocuğunu yanına alıp, kendisine şiddet uygulayan kocasından kaçarak New York’a gelen Clara, tıpkı onun gibi zor zamanlardan geçen dört kişiyle tanışır: Sinir krizinin eşiğinde bir hemşire olan Alice, işlemediği bir suçla lekelenen Mark, avukatı John Peter, hayatta hiçbir amacı olmayan genç Jeff ve ailesinden kalan restoranı ayakta tutma mücadelesi veren, hayalperest Timofey. Görünüşte sıradan ama dünyaları apayrı insanların New York’ta karşılaşmalarının ve birbirlerine tutunmalarının hikayesi.

Dışarıdan bir gözle bakıldığında, Howard Wakefield (Bryan Cranston) başarının resmedilmiş halidir adeta. Sevecen bir karısı (Jennifer Garner) ve iki kızı, Manhattan’da bir avukat olarak prestijli bir mesleği ve banliyöde rahat bir evi vardır. Ancak içten içe Howard boğulmaktadır. Bir gün Howard sinir krizi geçirir. Her şey onun için çat diye kapanır ve garaj tavanında saklanmaya karar verir. Ailesini terk ederek kendisine ne olduğunu merak ettirir, kendi yaşantısını uzaktan gözlemleyen bir yabancı gibidir. Bu durum günlerce, hatta aylarca devam eder. Bir gün Howard merak etmeye başlar: Aradan geçen onca yıldan sonra, hiçbir şey olmamış gibi geri döndüğünde her şey eskisi gibi olur mu?

With Christmas Eve just around the corner in bustling New York, five lonely and sad strangers find their lives inadvertently intersected.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

Gelecek zaman… İnsanlar iki gruba ayrılmış durumdadır: düşünenler (ancak hiçbir makinenin nasıl çalıştığını bilmiyorlar) ve çalışanlar (fikir sahibi değiller). Düşünenler planları yapıyor, çalışanlar da bunları uyguluyorlar. İki grup da tam değildir ama birleşince bir bütün oluyorlar. Bir gün düşünenlerden biri yeraltına çalışanların yanına iner. Gördükleriyle birlikte hayatın akışı değişmeye başlar…

2.Dünya Savaşı 'nın sonlarına doğru 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma şehrinde yaşayan bir grup insanın hikayesi anlatılır.Gestapo Nazilere karşı yapılan direniş hareketinin lideri olan Giorgio Manfredi (Marcello Pagliero) 'nin peşine düşmüştür.Yakın arkadaşı Francesco (Francesco Grandjacquet),Francesco'nun evlenmek üzere olduğu dul Pina (Anna Magnani)ve Rahip Don Pietro Pellegrini (Aldo Fabrizi) birlikte Giorgio'nun bir an önce Roma'dan ayrılabilmesi için yeni bir kimlik edinmesine yardımcı olurlar.

Filmde, güzel Meg, kırılgan Beth, romantik Amy, ünlü bir yazar olmak isteyen fevri Joe ve şefkatli anneleri Marmee'den oluşan, birbirine kenetlenmiş March ailesnin kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü, ama her zaman umut dolu yaşamlarının hikâyesi anlatılıyor.

Lucy, zatürre nedeniyle hastaneye kaldırılan ve durumu giderek kötüleşen beş yaşında bir kızdır ve yolu Edgar isimli bir suçluyla kesişir. Fakat Lucy'nin özel bir yeteneği vardır. Ölmüş dedesi Jackson’ı görebilmekte ve onunla konuşabilmektedir. Jackson, Lucy'e bir melek olduğunu ve bir görevi olduğunu iletir. Lucy'nin görevinin Edgar'ın kalbini yumuşatmak ve Tanrı'ya yaklaştırmak olduğunu söyler. Edgar ise hapisten yeni çıkmış, sert ve acımasız biridir.

Isaiah Wright henüz bir yetişkin değildir. Liseden mezun olalı bir yıl olmasına rağmen geleceğiyle ilgili bir planı olmayan Isaiah'ı, hayatını daha iyi bir yola sokması için onu tek büyüten annesi ve başarılı bir iş insanı cesaretlendirir. Annesinin duaları ve yeni akıl hocasının İncil'e dayalı öğretileriyle Isaiah, Tanrı'nın onun için düşündüğünden çok daha iyi bir hayat planladığını fark eder. Yapımcılığını, büyük beğeni toplayan SAVAŞ ODASI'nın yaratıcılarından Kendrick Kardeşler'in üstlendiği YOLUN BAŞINDA, tanıdık yüzlerin ve ilham verici sürprizlerin olduğu inanç dolu bir film.

James Bowen finds himself the target of an animal welfare investigation that threatens to take away his beloved cat, Bob, at Christmas.

Notting Hill ve Bridget Jones's Diary'nin yapımcılarından romantizm rüzgarları. Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayacak. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz...Noele'e tam 1 hafta kala Aşk Her Yerde. Karı-koca, sevgili, baba-oğul, rock yıldızı ve menajeri arasında birbirinden farklı tam on hikayenin içinde.

Charles Dickens'ın "A Christmas Carol" adlı hikayesinden uyarlanmış bir modern zamanlar masalı. Cimri, aksi, bencil bir adam olan Frank Cross (Bill Murray)bir yılbaşı gecesi zaman içinde tuhaf bir yolculuğa çıkar. Gece sona ermeden ziyaretçileri arasında geçmişten New York'lu manyak bir taksi şöförü, günümüzden. geveze bir peri ve son olarak da gelecekten yedi ayaklı, başsız bir haberci yer alacaktır.

Yetim bir çocuk olan Champion'u büyük annesi Madame Souza büyütmüştür. Büyük annesinin hediye ettiği üç tekerlekli bir bisiklet ile Champion'un bisiklet yarışlarına olan aşkı başlar. Büyük anne Madame Souza'nın da desteği ile yıllar süren çalışmaların ardından Champion, Fransa Bisiklet Turu'na yarışmacı olarak katılmayı başarır. Fakat Champion, iki yarışçı ile birlikte mafyalar tarafından kaçırılır. Belleville adlı bir şehire kaçırılan Champion, burada bisiklet temelli bir kumar makinası için gün boyunca pedal çevirmek zorundadır. Madame Souza ve sadık köpeği Bruno Champion'u kurtarmak için hazırlanırlar. Madam Souza ve Bruno büyük bir okyanusu aşarak Belleville adlı şehire gelir. Madam Souza'ya erkek torunu Champion'u bulabilmek için Belleville Üçlüsü adlı eski bir şarkıcı grubu üyeleri Violette, Blanche ve Rose yardım eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir