
Ρένα Βλαχοπούλου
Rena Pantelia

A woman with pathological jealousy makes her husband's life so difficult that he risks losing both his health and his job. Her unbridled imagination discovers her husband's infidelities where they do not exist and relationships with women he has never met. Until suddenly an incident overturns their family life...

Ρένα Βλαχοπούλου
Rena Pantelia

Γιώργος Κωνσταντίνου
Argyris Pantelias

Άννα Μαντζουράνη
Pipitsa Katsanevaki

Πέτρος Λοχαΐτης
Theodosis

Καίτη Λαμπροπούλου
Zozo

Περικλής Χριστοφορίδης
Manager

Νικήτας Πλατής
Police Commander

Χρήστος Δοξαράς
detective

Λαυρέντης Διανέλλος
tavern owner

Γιώργος Παπαζήσης
Rousos Katsanevakis

Πόπη Δεληγιάννη
Rena's mother

Γιώργος Λουκάκης
lawyer

Έλλη Λοΐζου
secretary

Αντώνης Παπαδόπουλος
jeweler

Δήμητρα Ζέζα
Rena's friend

Solomon kardeşlerin ölmek üzere olan babalarının son dileği, ilk torununu görebilmektir. Kardeşler, babalarının bu dileğinin söylendiği kadar kolay olmadığının farkına varırlar. Kadınların az olduğu kuzey bölgesinde yetişen kardeşler, bir kadından bebek sahibi olabilmek için onu nasıl ikna edeceklerini bilemezler.

While her free-living bestie urges her to embrace singlehood, a commitment-craving social media expert can't stop following the life of a former love.

Kendi halinde bir aile babası olan Walter, tatminsiz karısı Gloria ve iki çocukları Holly ile Petey eve gelecek yeni hizmetli Grace Hawkins'i beklemektedirler. Gloria, sorunlarıyla başa çıkmaya çalışmaktadır. Küçük kızının psikolojik sorunları, oğlunun sokak kabadayılarıyla ilişkisi ve iyice monotonlaşan evliliği yüzünden sorunlar yaşayan Gloria bir kurtuluş yolu aramaktadır * İyilik ve kötülük kavramlarının değişebilirliğinin yanında getirdiklerinide gösteren eğlenceli/dramatik film. Rowan Atkinson ismini gördükten sonra "izlesem mi?" diye düşünmek bile hata * Bu kadroyla güzel bir seyir. Maggie Smith pek bir tatlı bu filmde. Biraz ağır ilerliyor ama olsun

Jim Belushi (K-9), hapishaneden kaçıp, yepyeni bir hayata kavuşan sanslı mahkum Jimmy Dworski rolünde karşımıza çıkıyor. Dworski şans eseri son derece tertipli ve planlı Spencer Barnes'ın (Charles Grodin, Midnight Run) tüm hayatını organize ettiği ajandasını bulur. Nakit para, kredi kartları ve Malibu'da muhteşem bir evin anahtarı ile Dworski için "Kolay Yaşam"ın kapıları açılmıştır. Bu arada akıl defterinin kaybolmasıyla Spencer'in yaşamı tam bir kabusa döner. Bu iki aykırı kahraman en sonunda karşılaştıklarında ise gülmekten kendinizi alamayacağınız olaylar da beraberinde gelir!

Çocuklukları birlikte geçmış olan ayrılmaz dostlar Mitch ve Dave, yıllar içinde yavaş birbirlerinden uzaklaşırlar. Mitch'e göre Dave her şeye sahiptir: güzel bir eş ve yüksek maaşlı bir iş. Dave'e göre ise Mitch sorumluluk almadığı ve sonuçlara da katlanmak zorunda olmadığı için tasasız bir hayat yaşamaktadır. Biri, diğerinin hayatına imrenirken bir sabah birbirlerinin bedenlerinde uyanırlar. Acaba eski hayatlarına dönmenin yolunu bulana kadar yeni hayatlarını mahvetmemeyi başarabilecekler mi?

Orta yaşlı, huysuz bir baba ve iki yakın dostu, Y kuşağından CEO'ların ve güçlü anaokulu müdürlerinin değişen dünyasına ayak uyduramadıklarını görürler.

Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...

A television news chief courts his anchorwoman ex-wife with an eleventh-hour story.

Emekliye ayrılmak üzere olan iki boksör, karşılıklı son maçlarına çıkarlar. Son kez kozlar paylaşılırken tabii ki bahisçiler ve hayranlar bu büyük maçın takipçisi olacaklardır. 50 İlk Öpücük, Akıllı Ol, Asabiyim gibi kaliteli komedileriyle tanıdığımız Peter Segal'ın yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu filmde başrolleri ise Sylvester Stallone ve Robert De Niro paylaşıyor. Efsane aktölere kadroda eşlik eden bir diğer isimse seyretmeyi özleidğimiz Kim Basinger...

Farklı karakterlere sahip olan Kyle ve Mike iyi yakın dosttur. Ancak Mike’ın bir gece Kyle’ın nişanlısıyla birlikte olması, ikisi arasındaki bağın farklılaşmasına neden olur. Yaşananlardan sonra aralarındaki dostluğun onarılamayacak şekilde kopması gerekirken, yaşanan dramatik bir olay onları yeniden bir araya getirir.

Kocasının ihanetine uğrayan bir kadın, ondan ve aşk romanı yazarı olan metresinden intikam almak ister. Kadın birçok işte çalışarak sonunda kendi ajansını kurar (hepsi kadınlardan oluşan) ve bunu kocasını mahvetmek için bir araç olarak kullanır.

A commitment-phobic 27-year old’s relationship is put to the test when she and her boyfriend attend 7 weddings in the same year.

Çiçek esansı fabrikasına sahip olan Joel'in başı fabrikasında çalıştırdığı personel kadar karısı ile derttedir. Karısı kendisini bir jigolo ile aldatmaktadır. Joel bunlarla uğraşırken, Step adlı bir işçi oldukça tuhaf bir iş kazası geçirir ve Joel'den yüklü bir tazminat beklemektedir.

Danny Zuko ve Sandy Olsson, kusursuz bir yaz aşkı yaşamıştır. Yaz biter ve ikili, okullarına başlamak üzere ayrılırlar. Danny, Rydell'deki ilk gününde, "cool" deri ceketli serseri çetesi T-Birds'ün başına döner. En yakın arkadaşları Kencikie, Doody, Sonny ve Putzie ile yaz tatilinde ne kadar eğlendiğini ve çapkınlığını anlatırken, tesadüfen aynı okula kaydolmuş olan Sandy de onu aralarına katmak isteyen Pink Ladies ile tanıştırılmaktadır. İkilinin birbirine düşman iki gruba dahil olması, ilk başta aralarında ve grupları arasında gerginliklere yol açsa da, aşkları kısa sürede tekrar buluşmalarını sağlayacaktır.

1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.

Wade Cry Baby Walker okuldaki en azılı hayta.Johnny Depp, bir küçük gözyaşı damlasıyla bütün kızları özellikle de zengin, güzel Allison Vernon-Williams'ı deli edecek karşı konulmaz yeteneklere sahip cool kötü çocuk rolünde harikalar yaratıyor. Allison, Wade'in peşinde kontrolsüz bir şekilde rock müzik, hızlı arabalar ve hızlı kadınlarla dolu bu dünyaya doğru hızla çekilecektir...

Nihayet hedefine ulaşan Bridget Jones Mark Darcy'nin kız arkadaşı olmuştur. Herşeyin kusursuz olmasını beklerken, bu mutluluğu elinde nasıl tutacağı kaygısı yeni maceraları da beraberinde getirir. Mark'ın güzel meslektaşı Rebecca ve Bridget' in eski çapkın patronu Daniel Cleaver'ın yüzünden mutlulukları gölgelenmeye başlar. Patlak veren kıskançlık krizleri ile ilişki yavaş yavaş bir kabusa dönüşür. Bridget'in, tavsiyeleri ile ünlü arkadaşları da her zamanki gibi görev başındadır. Kendini ve hayatı sürekli sorgulayan tavrının yanında mizah yönünü hiç kaybetmeyen ünlü bekar Bridget Jones bakalım bu serüveninde aradığı mutluluğu bulabilecek mi?

Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.

Chalfont Dükü'nün küçük kızı, meteliksiz bir İtalyan şarkıcıyla kaçınca, ailesi onu reddeder. Kadın oğlu Louis'ye soylu atalarını anlatır ama, ailesi her türlü yardımı reddettiği için Louis bir kumaşçı dükkânında çalışmak zorunda kalır. D'Ascoyne ailesinin, annesiyle olan akrabalıklarını inatla kabul etmemesinden incinen Louis, kendisi ile aile unvanı arasındaki her türlü engeli ortadan kaldırarak hakkı olanı elde etmeye karar verir. Önce Henley'deki pis bir hafta sonunda en iğrenç kuzenini katleder, sonra da amatör fotoğrafçı olan bir başka kuzenini havaya uçurur. Din adamı olan bir amca zehirlenir; kadınlara oy hakkı verilmesi için mücadele eden bir hala balonunda vurulup düşürülür; asker bir amca en ünlü seferini anlatırken tuzağa düşürülür; ve denizci bir amca, bir çarpışmanın ardından teknesiyle birlikte denizin dibini boylar. Bu durum Louis'yi Chalfont ünvanının tek varisi yapar,

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir