
Jake Holley
Dakota Riley


Jake Holley
Dakota Riley

Colin McCalla
Jaeden Galloway
Riley Quinn Scott
Skylar Braxton

Connor Storrie
Liam Hauser

Rib Hillis
Carson Riley
J.B. Waterman
"Obi-Wan" Hookup

René Ashton
Miriam Riley

Nigel Siwabessy
Hector
Marcus Winchester-Jones
Desmond Brown
Dallas Perry
Caleb
Alyssa Latson
Courtney
Katie Donivan
Lindsey ("That Freshman Girl")

Kaleti Williams
Coach Drey

Caroline Amiguet
Madame Dupont
Justin Newman
Guy at college party

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Franky Winter (Josh Wiggins) ve Ballas Kohl (Darren Mann) çocukluklarından beri en iyi arkadaştırlar ve birbirlerinden hiç ayrılmazlar. Lise yüzme takımının yıldızları, yakışıklı ve kızlar arasında oldukça popülerdirler. Franky'nin destansı 17. doğum günü partisinin gecesine kadar. Alkolün de etkisiyle yaşadıkları beklenmedik olay bütün hayatlarını değiştirecektir. Arkadaşlık, kendini keşfetme, sevginin gücü ile ilgili yürekten ve samimi bir büyüme hikayesi.

Eşinden boşandıktan sonra içindeki duyguları daha fazla bastıramayan eyalet avukatı Paul, bir gece gay bara gider. Burada dans ederek şarkı söyleyen Rudy ile tanışır. Rudy'nin fuhuş yaparak geçinen komşusu tutuklanınca, down sendromlu oğlu Marco'ya birkaç günlüğüne Rudy bakar. Başlarda acıma duygusu ile gelişen olay, sonrasında kuvvetli bir bağa dönüşür ve Rudy, Marco'yu sosyal hizmetlere vermek istemez. Rudy ve Paul'un tek gecelik ilişkileri, Rudy'nin Marco'yu evlatlık edinme süreci ve Paul'un ona bu konuda yardım etmek istemesiyle birlikte ayrı bir boyut kazanır. Fakat 1970'li yılların ön yargılı toplumu ve yargı sistemine karşı savaş açan Paul ve Rudy'yi sıkıntılı bir süreç beklemektedir.

Garrard Conley’in aynı adlı otobiyografik kitabından uyarlanan film, ABD’nin Arkansas kasabasında görevli bir papazın oğlu olan ve tıpkı babası gibi dindar olarak yetiştirilen Jared Eamons’ın (Lucas Hedges) 19 yaşında gay olduğunu itiraf etmesi üzerine ailesinin yoğun baskıları sonucunda zorla bir “eşcinsel dönüşüm terapisi”ne gönderilmesini ve orada yaşadığı dramatik olayları konu alıyor.

John F. Donovan (Kit Harington) 20'li yaşlarının sonundaki bir televizyon yıldızıdır. Bu Amerikalı yıldızın gizli bir mektup arkadaşı vardır. Donovan oyuncu olmak isteyen ancak hala İngiltere'de annesiyle birlikte yaşamakta olan 11 yaşındaki Rupert Turner (Jacob Tremblay) ile hararetli bir mektup arkadaşlığı içindedir. Ancak günün birinde ikilinin yazışmaları ortaya çıkar ve Donovan hiçbir temeli olmayan iftiralarla suçlanır. Bir anda kariyeri çöküşe geçen Donovan ile genç hayranının ilişkisi de kopar. 10 yıl sonra istediği gibi bir oyuncu olan Rupert, bir röportaj aracılığıyla gençlik idolüyle olan ilişkisini anımsamaya başlar.

İçindeki aksiyona rağmen dokunaklı; son derece sarsıcı bir anlatım. Senaryosu, oyuncuları ve tarzıyla sıradışı ödüllü bir çalışma. Teksas’ın ekonomik kriz yaşayan kasabası Odessa’daki lise futbol takımı ard arda başarılı olunca kasabanın umudu ve şerefi olmuş, oyuncu gençlerin üzerindeki manevi baskı artmıştır. Ancak takımın yıldızı Bobby ciddi bir sakatlık geçirince spor kariyeri biter. Başarısı riske giren takımın koçu, her şeye rağmen umudunu yitirmemiştir. Küçük kasabadaki insan tiplemeleri, gençlerin birbirleri, hayat ve kendileriyle yaşadığı çatışmalar spor ve aksiyonun müthiş temposu da katılarak anlatılmış.

It's San Francisco in 1957, and an American masterpiece is put on trial. Howl, the film, recounts this dark moment using three interwoven threads: the tumultuous life events that led a young Allen Ginsberg to find his true voice as an artist, society's reaction (the obscenity trial), and mind-expanding animation that echoes the startling originality of the poem itself. All three coalesce in a genre-bending hybrid that brilliantly captures a pivotal moment-the birth of a counterculture.

İngiliz futbol takımı Evsizler Dünya Kupası için Roma'ya doğru giderken yetenekli yeni oyuncuları, geçmişini ardında bırakıp takımın bir parçası olmayı öğrenmelidir.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Film efsanevi İngiliz yazar Wilde’ı, eşcinsel olduğu için ahlaksızlık suçuyla atıldığı hapisten çıkışından sonraki son yıllarında izliyor. Wilde, düşkün bir birey olarak farklı isimlerle Avrupa’nın çeşitli kentlerine gidiyor; bir yandan sağlığı bir yandan da parası tükenirken zarafeti ve onurunu, ama en önemlisi nüktedanlığıyla yaratıcılığını korumaya devam ediyor.

Brooklyn'li evli bir çift olan Alex ve Greg, prenses kostümleri giymeyi ve oyuncak bebeklerle oynamayı seven dört yaşındaki oğulları Jake için mükemmel anaokulunu bulmaya çalışır. Danışmanları, Jake'in başvuruları için cinsiyet uyumsuzluğunu vurgulandığındaysa, Alex ve Greg için cinsiyet kimliği ve ebeveyn olarak rolleri hakkında olan inançlarıyla yüzleşme süreçleri başlar. Çift bu zorlu yolculukta mücadele ederken, oğulları ve aileleri hakkında bildiklerini düşündükleri her şeyi sorgulamaya başlarlar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

Oscar Ödüllü Denzel Washington bu çoşku ve heyecan dolu filmde zafere yakışır bir performans sergiliyor. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan REMEMBER THE TITANS, sürtüşme, küskünlük ve güvensizlikle ikiye bölünmüş bir kasabanın bir zaferle nasıl tek yürek haline geldiğini anlatıyor. Yıl 1971... Takımını 15 yıl sezon şampiyon yapan futbol koçu Bill Yoast'un (Patton) yerine 1.koçluğa Herman Boone (Washington) getirilir.. Bu iki adamın aralarındaki farklılığın nasıl üstesinden geldikleri ve birbirine düşman bir grup genç adamı nasıl şampiyonlara dönüştürdüklerini izleyeceksiniz. Heyecan, bağlılık ve takım ruhuyla olağanüstü bir zaferin hikayesini yazan şampiyonlara... Siz ve aileniz Titanlar'ı asla unutamayacak!...

Babasının kim olduğunu bilmeyen, annesi uyuşturucu müptelası, on üç kardeşin arasında kimsenin umursamadığı Afro Amerikan genç bir çocuğun hayatı sokaklarda geçmektedir. Okuma yazma bilmeyen, okulda son derece başarısız olan bu çocuk, zengin bir aile tarafından himaye edilmeye başlandığında hayatı değişecektir. Okulda futbola başlayan genç, sonunda kendi yeteneğini keşfetmiştir. Ve bir gün Ulusal Futbol liginin en çok aranan sporcularından biri olacaktır. Film, Michael Oher'in gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış.

Amerikan Futbolu oyuncularının yaşadıkları ciddi sakatlanmaların, kritik seviyedeki kafa yaralanmalarının ve travmalarının, yaşam boyu sakat bırakan beyin sakatlıklarının trajik boyutunu perdeye taşımayı hedefleyen Landesman, bir dergi haberinden yola çıkarak oluşturduğu öyküde, bu türden hasarların tekrarlanmasının, oyuncular ve onların yaşamlarını nasıl etkilediğini vurguluyor. Başrolde Will Smith'i izleyeceğimiz filmde ünlü aktöre Alec Baldwin, David Morse, Luke Wilson gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer'ın 2002 tarihli aynı adlı ilk romanından uyarlanan filmde Yahudi kökenli Amerikalı bir gencin hiç tanımamış olduğu dedesini 1942 yılında Nazi'lerin elinden kurtaran kadını aramak üzere Ukrayna'da çıktığı garip ve komik yolculuk anlatılmaktadır.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir