
Aldo Ray
James Vanning / Art Rayburn


Aldo Ray
James Vanning / Art Rayburn

Anne Bancroft
Marie Gardner

Brian Keith
John

James Gregory
Ben Fraser

Jocelyn Brando
Laura Fraser

Frank Albertson
Dr. Edward Gurston

Rudy Bond
Red

Bess Flowers
Woman at Fashion Show (uncredited)

Gene Roth
Bartender (uncredited)
Arline Anderson
Hostess (uncredited)
María Belmar
Spanish Woman (uncredited)
Orlando Beltran
Spanish Man (uncredited)

Steve Carruthers
Fashion Show Spectator (uncredited)
Robert Cherry
Man on Bus with Radio (uncredited)

George Cisar
Bus Driver (uncredited)

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.

Hapisten yeni çıkmış olan yankesici hırsız Skip McCoy (R.Widmark) New York metrosunda kalabalıktan da istifade ederek gözüne kestirdiği Candy’nin (J. Peters) çantasından cüzdanını çalar. Cüzdanda erkek arkadaşı Joey’e (R. Kiley) son kez kuryelik yapan Candy’nin de bilmediği, şirketlerden şantajla para sızdırmak için gizli formüller içeren bir mikrofilm vardır. Tüm bunlardan habersiz Skip’in eline geçmiştir. Metroda Candy’i takip eden federal ajanlar, hırsızlığa şahit olmuş, mikrofilm ilgili adrese ulaşmayınca da Skip’in elinde olduğunu tüm hırsızları çalışma şekillerinden, polisten iyi tanıyan Moe Williams (T. Ritter) sayesinde anlamışlardır. Herkes Skip’in peşindedir artık.

Aynı evde yaşayan iki parlak üniversite öğrencisi Philip ve Brandon 'kusursuz cinayet'in var olduğunu kanıtlamak ve böylecekkendi zekalarını ispatlamak için eski sınıf arkadaşları David Kentley'i iple boğarak öldürürler. Cesedi evdeki eski bir sandığın içine saklayan Brandon ve Philip son derece soğuk kanlı bir şekilde bir akşam yemeği daveti verirler. Üstelik bu yemekte yer alan davetliler arasında, öğretmenleri, Kentley'in ailesi ve nişanlısı gibi isimler vardır. Hiçbir şeyden haberi olmayan davetliler tüm olağanlıkla yemeklerini bitirirken misafirler arasından bir kişi bir şeylerin yolunda gitmediğinden şüphelenmeye başlar.

Polis müfettişi Ramon Mike Vargas ile Susan Vargas, henüz evlenmiş ve balayı için Meksika sınırında bir kasabayı seçmiş, kendi halinde bir çifttir. Karısıyla huzurlu bir kaç gün geçirmek isteyen genç müfettiş, kasabaya adımını atar atmaz bir bomba patlar ve Vargas, kendini olayın içinde bulur. Arabaya yerleştirilmiş bir bombanın patlamasıyla şok geçiren kasaba sakinleri ve tabii ki Vargas, olayın içinde bölge polislerinden Hank Quinlan'ın parmağı olduğundan bihaber suçluyu aramaya koyulurlar.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Dedektif Frank Bullitt'in yeni görevi oldukça basit görünmektedir. Haftasonu süresince önemli bir davanın tanığı olan bir yıldızı korumak. Ama daha gece bitmeden tanık vücudundaki tabanca mermileriyle yere yıkılmış ve ölü yatmaktadır; aklı başında ve seri polis Bullitt ise onu vuranlar ve yöneticilerini yere serene kadar dinlenmeyecektir.

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

Nick Garcos comes back from his tour of duty in World War II planning to settle down with his girlfriend, Polly Faber. He learns, however, that his father was recently beaten and burglarized by mob-connected trucker Mike Figlia, and Nick resolves to get even. He partners with prostitute Rica, and together they go after Mike, all the while getting pulled further into the local crime underworld.

A devoted secretary embarks on a dangerous mission to try to find the elusive woman who may prove her boss didn't murder his wife.

Polis departmanına gelen bir adam, bir gece önce San Francisco’da cinayet gerçekleştiğini söyler. Polis, kurbanın kim olduğunu söylediğinde ise kendisi olduğunu söyler. Polisin bu ihbarı ciddiye almaması üzerine, adam hikayesini anlatmaya başlar. Adamın ismi Frank Bigelow’dur ve küçük bir kasabada muhasebecilik yapmaktadır. Nişanlısı Paula ile evliliklerinin arefesinde, biraz kaçamak ve eğlence için San Francisco’ya gitmiştir. Yaşadığı hızlı bir gecenin sabahı kendisini pek iyi hissetmez. Doktora gittiğinde korkunç gerçekle yüzleşir. Haberi olmadan vücuduna enjekte edilmiş bir zehir, bütün damarlarını sarmıştır. Üstelik bu zehirin panzehiride yoktur. Frank, kalan birkaç günlük ömründe, kendisine bunu kimin ve neden yaptığını bulmak zorundadır…

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Roy and Gilbert's fishing trip takes a terrifying turn when the hitchhiker they pick up turns out to be a sociopath on the run from the law. He's killed before, and he lets the two know that as soon as they're no longer useful, he'll kill again. The two friends plot an escape, but the hitchhiker's peculiar physical affliction, an eye that never closes even when he sleeps, makes it impossible for them to tell when they can make a break for it.

Frank Johnson, a sole witness to a gangland murder, goes into hiding and is trailed by Police Inspector Ferris, on the theory that Frank is trying to escape from possible retaliation. Frank's wife, Eleanor, suspects he is actually running away from their unsuccessful marriage. Aided by a newspaperman, Danny Leggett, Eleanor sets out to locate her husband. The killer is also looking for him, and keeps close tabs on Eleanor.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.

Sean Jones, gangster Eddie Kim'in Los Angeles savcısını öldürdüğüne tanık olur. Sean'ın şahitlik etmesi, Kim'in hapse girmesine sebep olacaktır. Kim'in tek kurtuluşu Sean'ın duruşmaya gitmek için bindiği uçağa zehirli yılanlar koymaktır.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir