
Steve Hawkes
Tarzan

After a ruler dies, tradition dictates the new ruler must accomplish a series of harrowing challenges whilst competing with other aspirants. One of them, Nasu a young prince, engages in the contest, but evildoers plan the young prince's demise. Tarzan protects him while ensuring he meets the tests

Bir tüccar ve kızı, Afrika'daki fillerin efsanevi mezarlıklarını bulmak için ormanların derinliklerine doğru yola çıkarlar. Baba-kız bir süre sonra maymunlar tarafından yetiştirilen vahşi bir adamla karşılaşınca işler bambaşka bir hal alır.1932 yapımı bu film Film Tarzan olarak bildiğimiz kahramanın ortaya çıkış fikridir.

Mühendis Bill Markham'ın oğlunun yağmur ormanlarında yaşayan bir yerli kabilesi tarafından kaçırılmasının ardından on yıl süre ile onu arayışını konu alan film çevreci sayılabilecek bir yaklaşımla çekilmiş aksiyon macera ve dram karışımı ilginç bir yapım.

II. Dünya Savaşı sırasında, Pasifik Cephesi'nden kaçan Amerikalı asker Learoyd (Nick Nolte), Borneo adasının balta girmemiş ormanlarında saklanır. Zamanla yerli Iban kabilesi tarafından kabul edilir ve kabile şefi olarak "Kral" ilan edilir. Learoyd, savaşın yıkımından uzakta, kabilesiyle uyum içinde yaşarken, İngiliz özel kuvvetlerinden Yüzbaşı Fairbourne (Nigel Havers) adaya gelir. Fairbourne, Japon işgaline karşı yerli halkı örgütleme görevini Learoyd'a teklif eder. Learoyd başta bu teklife mesafeli durur, çünkü kabilesini savaşın acımasızlığına sürüklemek istemez. Ancak Japonların adadaki vahşeti artınca, Ibanların özgürlüğünü korumak için direnişe katılır. Savaş stratejileri ve sadakat sorgulamalarıyla geçen mücadelede, Learoyd'un "medeniyet" ve "doğal yaşam" arasındaki ikilemi öne çıkar.

Dr. Robert Campbell (Sean Connery), Amazon ormanlarında kanser tedavisi için devrimsel bir ilaç keşfeder. Şirket, çalışmalarını incelemek üzere kimyager Dr. Rae Crane'ı (Lorraine Bracco) gönderir. İlk başta anlaşamayan ikili, zamanla birlikte çalışmaya başlar. Ancak, ormandaki yasa dışı ağaç kesimi, hem keşiflerini hem de doğayı tehdit eder.

Bengalla'da ikamet eden süper kahraman rolünün 21. halefi, zengin bir delinin kendisine nihai gücün sırrını verecek üç sihirli kafatası elde etmesini önlemek için New York'a gitmelidir.

If one man changes his path, will he be able to change his destiny...or will he only delay the inevitable? Ryu and Ken are two traditional warriors who find themselves isolated in some corner of Japan to carry out their training as fighters, trying to master an ancient style of fighting, known as "Ansatsuken" (The Killing Fist). There they will begin to learn about the mysterious past of their trainer, Goken, and the tragic and dark legacy that the Ansatsuken style hides. Will they be able to choose their destiny or will history repeat itself once again?

White hunter Captain Fry tries to take Tarzan back to civilization, caged for public display. He arrives in the jungle with Jane's cousins, Eric and Rita, who want Jane's help in claiming a fortune left her.

Disney animasyonları arasında muhtemelen en sevileni, Rudyard Kipling’in yazdığı, vahşi ormanlarda kurtlarca yetiştirilmiş bir oğlan çocuğunun hikâyesini anlatan Orman Çocuğu’dur. Zoltan Korda (1942) ve Stephen Sommers’in (1994), çocuğun uygarlığa geri döndükten sonraki deneyimlerini anlatan canlı-aksiyon versiyonlarından farklı olarak bu çizgi film, Mowgli’nin vahşi hayattaki son gününü anlatır. Zira acımasız Kaplan Shere Khan’ın geri döndüğü orman, kahramanımız için güvenli olmaktan çıkar. Mowgli önce kararsız kalır, sonra da aynı Pinokyo gibi, yolunu şaşırır ve Kaa’yla (yılan) Kral Louie’nin (maymun) elinden, ancak dostları Bagheera (bir panter) ve Baloo (ayı) sayesinde kurtulur.

Judy ve Peter kardeşler büyülü bir dünyanın kapısını açan büyülü bir masa oyunu keşfettiklerinde, 26 yıldır oyunun içinde mahsur kalan Alan'ı oturma odalarına farkında olmadan davet ederler. Alan'ın tekrar oyunun içine dönmemesi için tek umudu gerçek dünyaya taşınan bu tehlikeli oyunu bitirmesidir. Artık bu üç kişi bir anda kendilerini Alan ile oyundan gerçek dünyaya gelen dev gergedanlardan, kötü maymunlardan ve diğer korkunç yaratıklardan kaçarken bulurlar.

Bu kez Holt, fil dişi arayışı yolculuğuna kadınlaşan arkadaşı Marlin Arlington’ı getiriyor. Holt aynı zamanda Jane’in Londra’ya dönmesi konusunda onu ikna edecek fikirler de planlamaktadır. Holt ile Arlington, Jane’e bir takım modern giysiler ve parfümler gösterdiğinde gündeme gelen modernleşme kavramı ile Jane etki altında kalsa da geri dönmemekte kararlıdır. Tarzan, Jane’i korumak uğrunda her türlü vahşi hayvanla mücadele ederken bir şekilde fil dişi araştırmasına da engel teşkil eder. Arlington’ın silahından mermi alır. Bu arada Jane, Tarzan’ın öldüğüne inansa da maymunlar tarafından iyileştirilir. Jane ve ekip vahşi yerlilerce saldırıya uğradıklarında Tarzan onları kurtarabilecek midir?

Vahşi güzelliğiyle seyirciyi derinden etkileyen bu destansı film, ergenliğini Afrika'nın gorilleriyle geçirip daha sonra aristokrasideki yerini almak için İngiltere'ye dönen, iki ayrı dünya arasında sıkışmış Tarzan'ın hikayesi.

Romantik kitaplar yazan Joan (Kathleen Turner), Güney Amerika’daki kardeşinin kaçırıldığını öğrenir. Şayet paha biçilmez bir taşın yerini gösteren haritayı getirmezse kardeşi öldürülecektir. Joan da yanına maceraperest Jack’i katarak, inanılmaz bir serüvenin ortasında bulur kendini...

Tarzan, düşen bir uçaktan bir çocuk bulur ve onu ormanda Jane ile birlikte büyütür. Uçağı aramak için bir arama ekibi gelir.

Hasta annesini kurtarmak için umutsuzca çabalayan 11 yaşındaki Gunner evden kaçar ve ölümü aldatma gücüne sahip olduğu söylenen efsanevi bir adamı aramaya başlar.

Bir keşif ekibi Tarzan'ın kayalığına ulaşır. Şans eseri, iki kötü üye Medford ( Tom Conway ) ve Vandermeer ( Philip Dorn ), kayalıklarda bol miktarda altın olduğunu öğrenirler. Tarzan'ın onlara altının yerini göstermesini sağlamak için Jane ve Boy'u kaçırırlar. Tarzan buna uyduktan sonra, Medford onu vurur ve yanlışlıkla onun öldüğünü sanır. Kısa süre sonra grup yerliler tarafından ele geçirilir ve bunun üzerine Tarzan onları kurtarmaya gelir.

1997 tarihli Anaconda´nın devam filmi olan "Anaconda 2: Lanetli Orkidenin Peşinde", sadece, balta girmemiş Borneo Ormanları´nda yetişen ve ´lanetli orkide´ olarak bilinen kırmızı orkidenin, gençlik serumu salgıladığına inanılmaktadır. Bir grup bilimadamı, kendilerine genç kalmanın yolunu göstereceğini düşündükleri orkideyi bulmak üzere Borneo Adası´na bir keşif turu düzenlemeye karar verirler. Ormandaki nehirde, bir teknede yaşayan Bill´i kendilerini nehrin aşağısına götürme konusunda ikna ederler. Ancak ormanda, ´lanetli orkide´yi korumak ve ona yaklaşanların ormandan çıkmamasını sağlamak üzere bekleyen ölümcül anacondalar, turlarının her tür tahayyülün ötesinde, dehşet verici bir hal almasına yol açacaktır.

Maceraperest ikili Max ve Leo (Chuck Norris ve Louis Gossett Jr.), bir hazine avcısı olan Patricia'nın (Melody Anderson) peşine takılarak efsanevi bir Aztek hazinesinin izini sürerler. Patricia'nın gördüğü rüyalar, hazinenin yerini bulmalarına yardımcı olacak ipuçları içermektedir. Ancak bu tehlikeli yolculukta, acımasız bir kötü adam olan El Coyote (Will Sampson) da aynı hazinenin peşindedir ve onları durdurmak için elinden geleni yapacaktır.

Belgesel çekmek üzere Amazon Nehri'nde bulunan eski bir Kızılderili kabilesini bulmaya çalışan yönetmen Terri Flores, kameraman Danny Rich ve profesör Steven Cale, yolda kalmış bir yılan avcısı olan Paul Sarone ile karşılaşırlar. Paul'un kabileyi bulma konusunda yardımı dokunacağını düşünen ekip, avcıya yardım etmeye karar verir. Yolculukları devam ederken zehirli bir arı tarafından sokulan Cale, bilincini yitirir. Profesörün bilincini yitirmesini fırsat bilen Paul Sarone, ekibin ve teknenin yönetimini ele geçirir. Ekip belgesel çekmeye ara verip Paul'ün hayatının amacına ulaşmasına yardım etmek zorunda kalır: Yıllardır izini sürdüğü meşhur yeşil Anaconda'yı yakalamak.

1880'lerin Güney Amerika'sında, ormanın derinliklerinde bir misyoner çarmıha gerilerek öldürüldükten sonra Peder Gabriel sorumlu kabîle ile irtibat kurmaya çalışır. Fakat yüksek tepelerde yerlileri arayan tek kişi Peder değildir. Sevgiden yoksun köle avcısı Mendoza da bu dokunulmamış bölgeyi keşfetmiştir. Mendoza sevdiği yegâne iki kişi olan kardeşi Felipe ve zengin ve genç bir dul olan Carlotte'un ilişkisini öğrenince kardeşini öldürecek kadar katı kalplidir. Ancak Peder Gabriel'in çabalarıyla misyona katılacak ve vahşi ormanlarda yerliler için çalışacak, hatta Peder'in tepkisine rağmen bu yolda savaşacaktır.

Maceraya doymayan küçük meraklı dostumuz önce Sarı Şapkalı Adam'la tanışır ve onu büyük şehre kadar takip eder. Merakı hem onu hem de yeni arkadaşının başını dertten kurtaramayacaktır. Dünyanın bu en yaramaz maymunu şimdi ormanın dışında maceradan maceraya koşmaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir