Marina Petrano
Paige Pritchard

On a night of teenage partying in the woods, Paige unwittingly sets in motion a chain of events that plunge her into a waking nightmare. Tormented by terrifying and increasingly violent supernatural visitations, Paige starts digging into the past and uncovers a sinister secret, buried for decades. Behind the force that now haunts her is a malevolent entity of unspeakable evil. As its power grows and her friends fall prey to its savagery, can she (or anyone) stop The Poltergeist of Borley Forest?
Marina Petrano
Paige Pritchard
Christopher Ingle
Tommy Pritchard
Rhea Rossiter
Brenda Pritchard
Weston Adwell
Ava Griffin

Nicholas Barrera
Cooper
Jason Beck
Dr. Hidalgo
Rebecca Barrow Hall
Jenna Daniels

Cortland Woodard
Mr. Hendricks

Chris Cook
Glenn Pritchard
Lisa Shorts
Susan Pritchard
Mary Trzcinski
Esther Pendleton
Chris Wandembergh
Jenna's Mother
Mary Chauvin
Ava's Mother
Ryan Carter
Kirby
Charish Harvey
Danielle

Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

Beş arkadaş haftasonunu geçirmek için ormandaki bir kulübeye gelirler. Burada, daha önce bir profesör tarafından bırakılmış teyp kaydına ve sonradan Nekronomikon'un kendisi olduğu anlaşılan Ölüler Kitabı'na rastlarla. Teybi çalıştırdıklarında profesörün kendi çevirisini yaptığı ölüleri canlandırma pasajlarını dinlerler ve ağıza alınmayacak derecede dehşetli bir kötülük ormanda açığa çıkar.Önce ormanın kendisi sonra da insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar. Kızlardan biri ormana kaçtığında ağaçların tecavüzüne uğrar. Diğerleri de daha az korkunç olmamak üzere paylarına düşen dehşetle yüzleşeceklerdir. Filmin asıl kahramanı, eğer varsa, hiç kuşkusuz Bruce Campbell'ı türün hayranları arasında ölümsüzleştirecek olan Ash karakteridir.Soluksoluğa izlenen ve sinirbozucu derecede korkunç bu film çoktandır kült klasikleri arasında üst sıralardaki yerini korurken, Sam Raimi'nin dehasına şahit olup, şimdiki tahtına nasıl kurulduğunu merak edenler tarafından kaçırılmamalı.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

A series of down-on-their-luck individuals enter the decrepit and spine-chilling Rialto theater, only to have their deepest and darkest fears brought to life on the silver screen by The Projectionist – a mysterious, ghostly figure who holds the nightmarish futures of all who attend his screenings.

Frank Bannister karısını bir kazada kaybettikten sonra ruhlarla iletişim kurmaya başlar. Bannister bu süreçte üç ruhla iyi dost olur. Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve mimarlık mesleğinden ayrılan Bannister, evinde karısı ile birlikte hayalini kurduğu evi tasarlamaktadır. Para kazanmak için çalışması gerektiğinde ise, yeni yeteneğini nakite dönüştürmeyi becerir. Bannister artık hayalet avcısı olmuştur. Ancak o bölgede ruhlarla iletişime geçme yeteneğine sahip tek kişi Bannister değildir. Ortaya çıkan tuhaf olaylar bazı kötü niyetli kişilerin de ruhlar alemine uzanabildiklerini göstermektedir.

Anaokulu öğretmeni Jenny ve sevgilisi Steve, romantik bir hafta sonu için orman içinde bulunan bir göl kenarına giderler. Fakat bu sakin ve huzurlu yerde ortaya çıkan gençler kendilerini bu genç çifte kanıtlamak için güç gösterisine girip şiddet uygulamaya başlayınca, olaylar kendiliğinden gelişir ve kedi- fare kovalamacası vahşete dönüşür. İngiliz korku ve gerilim filmi olan Kan Gölü, sadece korkutma boş içerikli filmlerden öte şiddeti de sorguluyor.

Emekli deniz komutanı Albay Dale Murphy tarafından yapılan programın katılımcıları Batı Wirginia'nın uzak bir köşesinde yaşam savaşı vermektedir. Ama doğuştan yamyam olan ailenin onları akşam yemeğinde yemeyi planladıklarını anladıklarında şov kabusa dönüşür.

Mike (Josh Randall) ve kız arkadaşı Sheryl ( Bianna Brown) birlikte tatile çıkarlar.. Kamp çadırlarını Batı Virginia’nın dağlarında sivrisinekleri ile ünlü bir bölgede kurarlar. Burada bulacakları tek şey ise korkunç bir kabustur... Sheryl ortadan kaybolur Mike ise onu aramak için yola koyulur. Park görevlilerinden yardım ister fakat bu hiç bir işe yaramaz. Mike sonunda kız arkadaşını ormanda kendi başına aramaya karar verir.. Karşısına çıkan küçük bir klübede korkunç görünüşlü bir kadınla karşılaşır. Kadın ona yardım edebileceğini söyler fakat Mike’ın boş bir anından faydalanıp başına vurarak bayıltır. Mike gözünü açtığında Sheryl’ın bir masada kurban edilircesine ellerinden bağlı bir şekilde yattığını görür... Şeytani bir planın ortasındadırlar...

On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Trajik bir kazadan bir yıl sonra, altı kız arkadaş yıllık ekstrem doğa macerası için Apalaş Dağları'nın ücra bir bölgesinde bir araya gelir. Bu yılki maceraları, ormanın derinliklerinde saklı bir mağarayı keşfetmektir. Yerin metrelerce altında bir felaket meydana gelir ve dışarıya hiçbir çıkış yolu kalmaz. Üstelik yerin altında pusuya yatmış başka bir şey daha vardır.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.

After fleeing his psychotic father, a young teen and his mom seek refuge in a remote farmhouse, only to face a pack of ferocious dogs and the sinister spirits that haunt the property.

Bilim adamı olan Dennis Allan, kullanan kişiyi bilincini yitirmeden felç eden bir ilacın söylentisinin peşinde, devrim rüzgarlarıyla kasıp kavrulan Haiti'ye gider. Latin Amerika halklarında etkin bir gücü olan batıl inanışlar, kara büyüler, bedenlerini değil ruhlarını kaybeden zombiler arasında Dannis, neyin bilim, neyin batıl inanış, neyin gerçek, neyin gerçeküstü olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.

Carla Moran görünmeyen bir varlık tarafından önce dövülüp, sonra tecavüz edilmiş bir şekilde bir gece uyanır. Arkadaşları ve ailesi önce onun aklını yitirdiğini düşünür, ama daha sonra ona parapsikoloji yöntemiyle yardım etmek isterler. Bir müddet sonra araştırmacılar, kötü bir ruhsal gücün ona musallat olduğunu anlayacaklardır. Şimdi tek yapmak istedikleri şey, bu görünmeyen iblisi nasıl durduracaklarıdır.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir