
Patcha Poonpiriya
Mary


Patcha Poonpiriya
Mary

ชนนิกานต์ เนตรจุ้ย
Suri

Tanabop Liratanakaçorn
Pakorn

Vasuphon Kriangprapakit
M
Udomporn Hongladdaporn
Kun
Rossarin Ananchanachai
Tim

อวัช รัตนปิณฑะ
Winai

Wattanapume Laisuwanchai
Asano Jr.
Narissara Thanapreechakul
M's Girlfriend
Kamol Sukosol Clapp
Headmaster

กฤษดา สุโกศล แคลปป์
Homeroom Teacher

ปราบดา หยุ่น
Activities Teacher
Piyamas Muenprasertdee
Nursing Teacher

คงเดช จาตุรันต์รัศมี
Drama Teacher

Apichai Tragoolpadetgrai
AV Teacher

Christine, taksi şöförlüğü yapan bir video sanatçısı. Richard ise karısından ayrıldıktan sonra iki çocuğu ile ayakta durmaya çalışan bir ayakkabı satıcısı. Christine hüzünlü ve şaşkın Richard ile tanışır. Richard ona ayağındaki yarayla ilgili şaşırtıcı bir derinlik taşıyan ilginç bir yorum yapar. Christine bütün gün kadınların ayaklarını elleyen bu adamdan etkilendiğini anlayınca onun gözüne girmek için elinden geleni yapmaya çalışır. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktır. Bu oyun esnasında bir yandan da adamın çocuklarının dünyasına girmeye çalışırız. Büyük oğlan mahallenin kızlarıyla ilk cinsel deneyimini yaşarken, henüz okuma yazma bilmeyen ufaklık da internet aracılığı ile olgun kadınları baştan çıkarmaya çalışır. Bu küçük ama şaşırtıcı film kimi zaman sevimli kimi zaman da şaşırtıcı öykülerden oluşuyor. İşin içinden çıkmak için gerçeküstü bir aşk hikayesi diyebiliriz. Ya da doğrudan Todd Solondz ve Terry Zwigoff gibi yönetmenleri referans verelim. Mümkünse kaçırmayın!

Mainstream, fenomen olmaya çalışırken kendi kişiliklerinden uzaklaşan genç bir kadın ve arkadaşlarının hikayesini konu ediyor. Genç bir kadın olan Frankie, arkadaşı ve kimi zaman da sevgilisi olan Jake ile birlikte çalışır. Toplumun neye değer verdiğini sorgulamaya başlayan Frankie, bu sırada gizemli Link ile karşılaşır. Bu karşılaşma, Frankie'nin ticaret karşıtı düşüncelerini videoya çekmeye karar vermesine yol açar. Jake'in liderliğinde Frankie ve Link, çok geçmeden internette yıldız haline gelir. Ancak menajerleri Mark'ın daha fazla para kazanmaları için baskı yapması ve Link'in eleştirdiği her şeyi yapar hala gelmesi Frankie'nin hayatını sorgulmasına neden olur.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Dedee, Lousiana daki berbat yaşamından kaçmak için, eşcinsel kardeşi Bill in birlikte yaşadığı erkek arkadaşı Matt i baştan çıkararak, 10.000 Dolar çalar ve bu üçkağıtçı, çılgın karakterli adamla Los Angeles yollarına düşer. Bill in yolu ise; canından bezmiş gibi görünen, hiç evlenmemiş, çok ayrı karakterlere sahip olduğu şerifle bir aşk yaşayan ve aynı zamanda Matt in terkettiği eski sevgilisi olan bir kadınla kesişir."

Jerome genç bir sanatçı adayı. Gözünü biraz yukarılara dikmiş. Dünyanın en iyi sanatçısı olmak istiyor. Eğitimli bir sanatçı olmaya karar veriyor ve alanında son derece önemli bir okula kayıt yaptırıyor.Fakat zamanla farkediyor ki, kendisinde bir tutukluk var ve sanat dünyasında yükselmek o kadar da kolay olmayacak. Hedefi için başka bir yol düşünmeye başlıyor. Ve bir gün aniden cinayet suçlamasıyla tutuklanıyor. Çizgi roman dünyasının cool ismi Daniel Clowes’un Eightball serisinden uyarlanan filmin bir sürprizi de Amarika’da yaşayan Türk oyuncu Osman Soykut’un da kadroda bulunması. S. K.

A Baltimore teenager who picks up a second-hand camera starts snapping his way to stardom, soon turning into a nationwide sensation, with a fateful choice between his life and his art.

Barney Thomson, awkward, diffident, Glasgow barber, lives a life of desperate mediocrity and his uninteresting life is about to go from 0 to 60 in five seconds, as he enters the grotesque and comically absurd world of the serial killer.

Danielle’nin aykırı tavırları özel eğitime mahkûm edilmesine neden olur. Bu zoraki eğitimde utangaç, gay eğilimli ve hiçbir arkadaşı olmayan Clarke ile tanışır. Clarke, azılı bir eşcinsel düşmanı olan babası tarafından askeri okula gönderileceği için kaçma isteği ile kıvranmaktadır. Böylece, ceplerinde beş kuruş olmaksızın küçük kasabadan kaçarak Kaliforniya’ya doğru yola koyulurlar.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Birbirinden farklı türlerde iki paralel hikaye içeren film; bir yandan karısını aldatan New York’lu doktor Judah’ın dramatik hikayesini, bir yandan da evliliği mutsuz giden belgeselci Clifford’ın trajikomik hikayesini anlatıyor. Judah metresinden şantaj mektupları alırken, ondan nasıl kurtulabileceğini düşünüyor. Clifford ise yeni tanıştığı Halley’e karşı yoğun duygular beslemeye başlıyor. Woody Allen’ın insan doğasını tüm çıplaklığıyla irdelediği bu filmi, suç ve vicdan kavramlarını da ele alıyor. Yönetmenin Maç Sayısı, Cassandra’nın Rüyası gibi filmlerinin habercisi ve öncüsü olan bu filmin aynı zamanda üç tane Oscar adaylığı mevcut.

Frank gittikçe kötüleşen Amerikan kültüründen bıkmıştır. Boşanmış, yakın zamanda işinden olmuş ve muhtemelen de tedavisi olmayan hastalığa yakalanmıştır. Kendi canına kıymak yerine bir silah satın alır ve tüm öfkesini başta televizyonda gördüğü iğrenç TV kişilikler olmak üzere; acımasız, salak ve hayal edebileceği en hoşgörüsüz insanları öldürerek çıkarmaya karar verir. Frank'in bu yolculuğuna kendisi ile aynı öfkeyi ve yalıtılmışlığı hisseden lise öğrencisi Roxy ile eşlik etmektedir. İkili tüm ülkeyi kapsayan, ülkenin en rahatsız tiplerini hedef alacak bir öldürme harekatına girişeceklerdir.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

William Shakespeare'ın trajik aşk destanı Romeo ve Juliet'in, Avustralyalı dahi yönetmen Baz Luhrman tarafından sinemaya uyarlanan bu modern versiyonunda kılıçların yerini, kılıç isimleri taşıyan silahlar alıyor. Günümüz Florida'sında geçen filmde Romeo (Leonardo DiCaprio) ve Juliet (Claire Danes), kentin iki düşman ailesinin çocuklarıdır. Trajik bir rastlantı sonucu iki genç birbirlerine aşık olurlar ve ailelerin savaşının ortasında bir kaçış bulmaya çalışırlar.

Liseli inek Dani, uzun süredir aşık olduğu oğlanın dikkatini çekmeyi sonunda başarır. Ama oğlanın sosyal medya fenomeni eski sevgilisinin hedefinde de artık Dani vardır.

Andy Garcia (When A Man Loves A Woman, Ocean's Eleven) bu özgün ve sürükleyici gerilim filminde yıldızlardan oluşan muhteşem bir kadronun başını çekiyor. Patronu (Christopher Walken - Pulp Fiction) eski gangster Jimmy'ye (Garcia) son bir iş için reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. Fakat işler ters gitmeye başladığında Jimmy ve arkadaşları ölümle karşı karşıya gelir. Jimmy'nin, arkadaşlarını ve hayallerinin kadınını (Gabrielle Anwar - Scent Of A Woman) kurtarıp işleri yoluna koymak için sadece 48 saati vardır. Her yerde eleştirmenler tarafından övgüyle bahsedilen KARIŞIK İLİŞKİLER, keyifle izleyeceğiniz benzersiz bir gerilim!

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir