Ziggy Gruber
Self

Every story needs a brave and trustworthy guide, and Deli Man's is the effusive and charming Ziggy Gruber, a third-generation delicatessen man - his uncle and great-uncle owned Berger's in the diamond district, and the Woodrow Deli on Long Island. His grandfather owned the famous Rialto Delicatessen on Broadway, and Ziggy was stuffing cabbages atop of a crate when he was eight. Now he is owner and maven (as well as a Yiddish-speaking French trained chef) of one of the country's top delis, Kenny and Ziggy's in Houston – yes, Texas…Shalom y'all. Of course the story of deli isn't Ziggy's alone. Deli Man has visited meccas like the Carnegie, Katz's, 2nd Avenue Deli, Nate ‘n Al, and Canter's, as well as interviewed some of the great connoisseurs of deli, including Jerry Stiller, Alan Dershowitz, Freddie Klein, Dennis Howard, Jay Parker (Ben's Best), Fyvush Finkel, and Larry King.

Gıda endüstrisini ve şirketlerini ağır bir şekilde eleştiren Robert Kenner tarafından çekilmiş ilgi çekici bir belgesel. Gıda şirketlerinin yediklerimiz üzerinde ne gibi değişiklikler yapıp önümüze getirdiğini ve insanların bu konuda bilinçlenmesi üzerine fikirler ortaya koyuyor. Ayrıca yediklerimizin nasıl önümüze geldiğini bilsek bunları yemekten vazgeçeceğimize dair bizi uyarıyor.

Spurlock, fast food'un insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için, günde 3 öğün sadece ve sadece McDonal's'larda beslenmeye başlar. Yiyebileceği ve içebileceği şeyler sadece McDonald's menüsündekilerle sınırlıdır. 1 ay boyunca bu diyeti uygulayan Spurlock, kısa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeye başlar. Daha ikinci haftada tüm sağlığı bozulan Spurlock, doktorların tabiriyle ölümle yüzyüze gelme tehlikesi altındadır. Belgesel türündeki film, Amerikan beslenme kültürüne, şişmanlığın kaynağına ve yaşam tarzlarına cesur bir bakış sergiliyor.

Samsara, Sanskritçede "sonsuz döngü" veya "yeniden doğuş döngüsü" anlamına gelir ve belgesel de bu temayı işler. 25 farklı ülkede 5 yıl boyunca çekilmiş etkileyici görüntülerle doğanın, insan yaşamının, modern dünyanın ve ruhani geleneklerin bir döngü içinde nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunu gözler önüne serer. Diyalogsuz anlatım, yalnızca görüntüler ve müzikle sağlanır, bu da izleyiciye derin bir görsel ve duygusal deneyim sunar. Doğal güzelliklerden kutsal mekanlara, modern sanayiden tüketim toplumunun karmaşasına, ölümden yeniden doğuşa kadar geniş bir perspektifte insanlığın varoluşunu inceler. Özellikle fabrika işçileri, şehir yaşamı, savaş, doğa felaketleri, dini ritüeller ve farklı kültürlerden insanlar gibi temalar üzerinde durarak, medeniyetin gelişimi ve ruhaniyet arasındaki ilişkiyi sorgular.

"Squid Game"den esinlenen reality programının, senaryolu bir dramayı acımasız ve nefes kesen bir yarışmaya nasıl dönüştürdüğünü kamera arkası görüntüleriyle keşfedin.

Yönetmen Colin Hanks ve yapımcı Ryan Reynolds'dan John Candy: Kendimi Seviyorum. John'u yakından tanıyanlar, hiç görülmemiş arşiv görüntüleri, fotoğraflar ve söyleşilerle onun hikâyesini kendi ağızlarından aktarıyor. Bu belgesel, tüm zamanların en sevilen oyuncularından birinin hayatını, kariyerini ve kaybını konu alıyor.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

As a visually radical memoir, CAMERAPERSON draws on the remarkable footage that filmmaker Kirsten Johnson has shot and reframes it in ways that illuminate moments and situations that have personally affected her. What emerges is an elegant meditation on the relationship between truth and the camera frame, as Johnson transforms scenes that have been presented on Festival screens as one kind of truth into another kind of story—one about personal journey, craft, and direct human connection.

Film adaptation of French economist Thomas Piketty's ground-breaking global bestseller of the same name: an eye-opening journey through wealth and power.

The Band grubunun veda konserini konu alan Scorsese belgeseli. Film, konserin yanı sıra grup elemanlarının kulis içi görüntülerine, Bob Dylan ve Neil Young ve Ringo Starr gibi ünlü müzisyenlerle yapılan röportajlara yer veriyor. The Last Waltz bugün Scorsese'nin müzik belgesellerinin öncülü sayılıyor.

Kutsal Günah, modern Katolik Kilisesi'nin tarihinde en bilinen tacizcisi Peder Oliver O'Grady'nin hikayesini anlatıyor. Herhangi bir suçluluk ya da utanma hissetmeden O'Grady, otoritesi ve cazibesini kullanarak düzinelerce inançlı Katolik aileyi yirmi yıldan fazla bir süre aldatmayı başardı. Kurbanları arasında dokuz aylık bebeklerden orta yaşlı kadınlar ve gençlere kadar herkes var.



Yemek ve yemek fetişizmi üzerine eğlenceli bir film olan 'Tampopo'da içiçe geçmiş çok karakterli pek çok öykü anlatılıyor. Tampopo kendi restoranında özensiz ‘Ramen’ pişirip durmaktadır. Goro ve arkadaşı ise yol üstünde karınlarını doyurmaya gelmişlerdir fakat kendilerini Tampopo’ya aşçılıkta ustalaşmakta yardım ederken bulurlar. Sadece lezzetli Ramen pişirmenin püf noktalarını öğrenmek değil, alakalı alakasız ‘an’larla kafanızı karıştıracak veya güldürecek sade bir hikayenin sıradan olması gerekmediğini hatırlamak da gayet güzeldir. Yaptıklarınızın sürekli sıradan, hatta ortalamanın altında kalması inanılmaz can sıkıcıdır.


Elma ve pirinci ile ün salmış küçük bir köy ve bu köyde kesişecek olan 3 farklı hayat. Mi-sung-Li köyü elmacılık ve pirinç ile geçinen ve oldukça sıradan olan bir köydür. Bu köyde hayat çiftçilik ile geçmekte ve olağan dışı hiç bir şey olmamaktadır. Bu kadar sıradan görünen bir köye dönmek herkesin isteyeceği bir şey değildir. Ancak bir zamanlar bu köyde yaşayan ama uzun zaman önce köyü terk etmiş olan genç bir kadın olan Hye-won bu köye geri döner ve bu yüzden de sorunları ve geçmişi ile yüzleşmekten kaçamaz. Hye-won köye yeniden ayak durmaya çalışmakta ve her fırsatta Seul'a dönmeyi ertelemektedir. Fakat Hye-won'un bu kaçışlarının ardında farklı korkuların gizlenmiş olduğu eski arkadaşları Jae-ha ve Eun-sook ile yeniden karşılaştığında anlaşılır bir hal alır. Hye her ne kadar her şey yolunda gibi davransa da arkadaşları ile olan yeniden canlanan ilişkileri Hye için hayatında tam bir dönüm noktası olacaktır.

Hindistan’ın en kalabalık şehri ve yaklaşık 20 milyon nüfuslu Bombay’da her gün binlerce ev kadını öğle yemeği hazırlamakta ve bu yemekleri sefer taslarında, 120 yıldır geleneksel olarak devam eden mucizevi sayılabilecek bir sistemle kocalarına ulaştırmaktadırlar. Ancak bir gün kurye, bir sefer tasını yanlış adrese teslim eder. Film, dört milyonda bir ihtimalle yanlış adrese teslim edilen bu sefertası ile başlıyor. Orta halli ev hanımı Ila’nın özenle hazırladığı sefertasları emekliliğine az kalmış yalnız bir adam olan Saajan’a ulaşıyor. Hayalleri yok eden bu devasa şehirde ikisi de bir umut buluyor sefer taslarında.


Bir çift, ünlü bir şefin şok edici sürprizlerle dolu zengin bir menü hazırladığı seçkin bir restoranda yemek yemek için bir adaya gider. Çifte birbirinden farklı kişilerin de eşlik ettiği yemekte, beklenmedik yemekler servis edilirken her masanın kendine ait sırlarının ortaya çıkması gerilim dozu yüksek bir akşama neden olur.

Film Los Angeles’ta bir resturant işleten, biraz duygusal bir aşçı başının komedi dolu hikayesini anlatıyor. Kadrosunda Scarlett Johansson, Sofía Vergara ve Robert Downey Jr. gibi yıldız isimler yer alıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir