
Phillip Forest Lewitski
Link


Phillip Forest Lewitski
Link

Joshua Odjick
Pasmay

Michael Greyeyes
Smokey

Joel Thomas Hynes
Arvin
Avery Winters-Anthony
Travis

Savonna Spracklin
Sarah

Jordan Poole
Skater

Steve Lund
Dale

Mary-Colin Chisholm
Alice

Callum Dunphy
Ross
Bailey Maughan
Ben
Samuel Davison
Ryan
Ursula Calder
Amy
Trevor Murray Tattrie
Cashier
Thom Payne
Jail Clerk

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

18 yaşındaki Noah, bir süre önce varlıklı İngiliz iş adamı William'a âşık olan annesiyle birlikte Amerika'dan Londra'ya taşınır. Noah, William'ın serseri oğlu Nick'le tanışır ve çok geçmeden onunla arasında kaçınılmaz bir çekim olduğunu fark eder. Noah yazı yeni hayatına uyum sağlamaya çalışarak geçirirken trajik geçmişi ilk kez âşık olduğu günlerde peşini bırakmayacaktır.

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

Film, farklı karakterlere sahip iki gencin dört mevsim boyunca geçirdikleri dört günde birbirleriyle yollarının kesişmesini konu alıyor.Jenna Ortega ve Percy Hynes White’ın uyumuyla parlayan film, prömiyerini 2024 Tribeca Film Festivali’nde yaparak dikkatleri üzerine çekti. Dört mevsime yayılan sadece dört günde gelişen bu gençlik aşkı hikâyesi, hayatın dönüm noktalarında verilen duygusal kararları yalın ama derin bir dille işliyor.

Bu film, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan “Kalp Çarpıntısı” kitabından uyarlanmıştır.

The wife of a pastor who preaches against homosexuality embarks on an affair with a female writer.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

On the outskirts of Brooklyn, Frankie, an aimless teenager, suffocates under the oppressive glare cast by his family and a toxic group of delinquent friends. Struggling with his own identity, Frankie begins to scour hookup sites for older men.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Üniversiteden mezun olduktan sonra Sid'in şimdi ne yapması gerektiği hakkında hiçbir fikri yoktur. Sadece yaşıyor: sabah kalkar, yıkanır, yer, televizyon izler, tekrar yer, vb. Günleri böyle geçiyor. Kesinlikle geleceğini düşünmüyor, onun için asıl şey arkadaşlar ve eğlenceli bir eğlence ... Bir gün Sid, hevesli yazar Aisha ile tanışıyor. Yeni şehrine yerleşmesine yardım eder. Sid kendisi ortalığı karıştırmaya devam ediyor. Ama o an gelecek ve dramatik bir şekilde değişecek.

Annesi ve babası ile birlikte tatile çıkan 14 yaşındaki Nick Twisp alaycı bir gençtir, ta ki hayallerindeki kızla tanışana kadar. Nick, Sheeni Saunders ile tanıştıktan sonra onun kalbini kazanmak için yapamayacağı şey yoktur * Film, C.D.Payne'nin 1993 yılında yazdığı Youth in Revolt: The Journals of Nick Twisp isimli günlük şeklindeki romanından uyarlanmıştır.

Bryon Widner, FBI'ın aranan listesinin zirvesinde yer alan adamlardan biridir. Zorlu bir çocukluk geçirmesinin ardından çeteye bulaşan Bryon, ırkçı düşüncelere sahip bir insandır ve yüzünün tamamını kaplayan dövmeleri ile tanınır. Beyaz ırkın üstünlüğüne inanan Bryon, yavaş yavaş yıllardır savunduğu düşüncelerinden sıyrılmaya başlar. Sevdiği kadının yardımı ile kirli geçmişini ardında bırakarak tövbe eden Bryon, yeni bir hayata merhaba der. Nefrete ve şiddete sırtını dönen Bryon, sevdiği kadın ile evlenip üç çocuk babası olur. Babalık sorumluluğu ile geçmişini ardından bırakan Bryon, bambaşka bir adama dönüşür. Ancak bu süreçte eski çetesinin ölüm tehditlerine maruz kalır. Bryon ne kadar değişse de suça bulaştığı dönemde yüzüne yaptırdığı dövmeler, onun toplum tarafından dışlanmasına neden olur. Genç adam, yeni bir hayata sahip olmak için vücudunu kaplayan dövmelerden kurtulmaya karar verir.

Sesleri duyabilen Ishida Shouya ve onun aksine sesleri duyamayan sağır nakil öğrenci Nishimiya Shoko… İkili uğursuz bir günde tanışır ve sınıfın liderlerinden diyebileceğimiz Shouya, Shoko’ya zorbalık etmeye başlar. Ama çok geçmeden sınıf hedefini Shoko’dan kabadayılık yapan Shouya’ya çevirir. Aradan yıllar geçer ve Shouya bir kez daha Shoko ile buluşması gerektiğini hisseder.

Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Gerçek olaylardan uyarlanan bu filmde, 19. yüzyıl sonlarında Ignacio de la Torre, Meksika Devlet Başkanı Porfirio Díaz'ın kızıyla evlenir. Ancak Ignacio çifte yaşam sürmektedir. Geleneksel siyaset dünyasında kariyer basamaklarını tırmanan Ignacio gizli bir cemiyete üyedir. Bu iki yaşantı arasında kurduğu hassas denge, cemiyetin 42. üyesi olan Evaristo ile tanışmasının ardından sarsılmaya başlar. Ignacio'nun verdiği bir partiye düzenlenen polis baskını ise sırları açığa çıkararak büyük bir skandalın patlak vermesine yol açar. Bu parti daha sonra 41 kişilik dans olarak adlandırılır.

Şiddete eğilimli genç Eric, henüz yaşını doldurmadan ıslahevinden alınarak yetişkinlerin karanlık dünyasına atılır. Gardiyanlara ve hapishanedeki diğer mahkumlara kendini kabul ettirmesi gerekirken bir yandan aynı hapishanedeki babasına kendini ispat etmenin peşindedir. Ömrünün büyük bir kısmını hapishanelerde geçiren Nev, yıllar süren ayrılığı hızla kapatmak için çabalamaktadır. Bu sırada Eric hapishanede katıldığı bir rehabilitasyon grubunda kurduğu ilişkiler sayesinde öfkesini yenebileceğini ve hayatta var olmanın farklı bir yolu olduğunu öğrenir. Ancak oğlunun yeni çevresinden hoşlanmayan Nev ile Eric bir kez daha karşı karşıya gelirler.


Lise öğrencisi Totsuko, insanların mutluluk, heyecan ve huzur gibi duygularını 'renkler' olarak görebilme yeteneğine sahiptir. Okul arkadaşı Kimi ise gördüğü en güzel rengi yaymaktadır. Kendisi bir enstrüman çalmamasına rağmen Totsuko, Kimi ve kasabanın ücra bir köşesindeki bir sahafta tanıştıkları sessiz müzik tutkunu Rui ile bir grup kurar. Uzak bir adadaki eski bir kilisede prova yaptıkları sırada müzik, onları bir araya getirerek aralarında dostluklar ve yeni hislerin filizlenmesini sağlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir