Aditya Narayan
Aman Bharadwaj

"lanet ./ Lanetli./ Shaapit: The Cursed"
Sevip evlenmesini engelleyen nesiller boyu süren bir lanete hapsolmuş bir kız ve bu laneti kırmaya yemin eden sevgilisi hakkında bir hikaye.

Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

İki kız kardeş ve anneleri kendilerine büyük teyzelerinden miras kalan evde yaşamaya başlamak için yola çıkarlar. Evde geçirdikleri ilk gece korkunç bir saldırıyla karşı karşıya kalan anne ve kızları, yaşadıkları travma yüzünden kişiliklerini kaybeder. On altı yıl sonra tekrar aynı evde bir araya gelen, Colleen, Beth ve Vera yeniden garip olaylar yaşamaya başlar.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

A matriarchal witch passes on her sinister inheritance to her grand-daughter, triggering the most horrific curses.

A duo of bisexual female vampires prey on passing motorists, whom they seduce and murder in the English countryside.

A series of down-on-their-luck individuals enter the decrepit and spine-chilling Rialto theater, only to have their deepest and darkest fears brought to life on the silver screen by The Projectionist – a mysterious, ghostly figure who holds the nightmarish futures of all who attend his screenings.

Barbra ve kardeşi Johnny, babalarının mezarını ziyaret etmek için şehir merkezinden bir hayli uzakta, izbe bir bölgede olan mezarlığa giderler. Burada dua rutinlerini tamamladıkları esnada kendilerine yaklaşmakta olan yabancı bir siluetle karşılaşırlar. Kız kardeşinin aksine bir hayli rahat davranan Johnny, bu yabancının saldırısına uğrar ve oracıkta hayatını kaybeder. Ancak bu bir son değil, ürkütücü bir başlangıcın habercisi olur. Genç kadın ağır bir travmaya girer ve canını kurtarabilmek için bulabildiği ilk yere sığınır. Ancak burada yalnız olmadığını fark etmesi uzun sürmez. Bir anda kasabayı saran bu yaratıklardan korunmaya çalışan tek insan kendisi değildir. Ben de kendisi gibi canını zor kurtarmıştır ve kapıda diğerleri de vardır...

On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Evan values family above all else, and anyone who gets between him, his wife, and newborn son learns that the hard way. But when it comes to violent tendencies, it seems the apple doesn’t fall far from the tree.

A tale of love and violence when a man on his emotional last legs finds a savior seductively dancing in a run-down strip club. And a life most certainly headed off a cliff suddenly becomes redirected - as everything is now worth dying for.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

William ve Dakota Block, bir gece arka bahçelerinden gelen seslerle uyanırlar. Neler olduğunu anlamak için dışarı çıktıklarında karşılaştıkları manzara dehşet vericidir.Yaşanan bir patlama sonucu, ortalığa garip bir gaz yayılmıştır ve bu gazı soluyan insanlar, şiddet düşkünü canilere dönüşmüşlerdir. Giderek saldırganlaşan insanlar ortalığa dehşet saçmaktadırlar. Saldırılar sırasında bacağı kopan dansçı Cherry ve eski erkek arkadaşı Wray'nin de William ve Dakota'ya katılması ile birlikte olayların gizemini araştırmaya başlarlar.Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun iki film birden projesi olarak birlikte çektikleri Grindhouse'un Rodriguez yönetimindeki ikinci parçası olan Dehşet Gezegeni, eleştirmenler tarafından da başarılı bir çalışma olarak değerlendirildi. Özellikle Frank Miller uyarlaması Günah Şehri'nden sonra yönetmenin çalışmaları sinemaseverlerde büyük bir merak uyandırıyor.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Gizemli bir vebanın gezegeni mahvetmesinin ardından yıllar sonra hayatta kalan bir grup insan intikamcı serseri ve aç "yaratıklardan kendini korumak zorundadır...Düşük bütçeli ama aksiyon dolu bir film.Bazı noktalarda 28. Gün ve Ben Efsaneyim gibi yapımlara benzerlik gösteriyor.Türün meraklıları mutlaka beğenecektir.

The Divide, "The Fallout" olarakta bilinen film, New York’ta nasıl olduğu bilinmeyen çok büyük ve gizemli bir patlama ile başlamaktadır. Bu yapımda kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran 8 kişilik bir grubun mahsur kaldıkları sığınakta kurtarılmayı beklerken birbirlerine düştükleri gerilim yüklü dakikaları konu almaktadır.

Kimsenin konuşmadığı bir dünyada, dindar bir kadın, hapishanesinden kaçan genç bir kadını avlar. Acımasız liderleri tarafından yeniden yakalanan Azrael, çevredeki vahşi doğanın derinliklerindeki kadim bir kötülüğü yatıştırmak için kurban edilecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir