
Jill Schoelen
Lisa Snipes

After a young man is bitten on the hand by a radioactive snake, his hand changes into a lethal snake head, which attacks everyone he comes into contact with. Also, his body becomes filled with snakes. Now, he must prevent himself from hurting others.

Jill Schoelen
Lisa Snipes

J. Eddie Peck
Clark Newman

Jamie Farr
Harry Morton

Savina Geršak
Iris

Marianne Muellerleile
Trucker Big Flo

Al Fann
Gas Station Attendant

Sydney Lassick
George

Terrence Evans
Farmer Dave
Sandra Sexton
Doctor Marder

Bo Svenson
The Sheriff

Deke Anderson
Country Boy #1

Shiri Appleby
Grace

Bruce Marchiano
Deputy Barney
Tiny Wells
Trucker Beef

Sommer Betsworth
Girl at Motel

Sienna ve erkek kardeşi Jonathan, Art the Clown'ın Halloween katliamından sağ kurtulduktan sonra hayatlarını yeniden inşa etmeye ve geçmişin dehşetini geride bırakmak için uğraşırlar. Ancak, sonunda güvende olduklarını düşündükleri bir anda Art geri döner ve Noel'i tam bir kabusa çevirmeye kararlıdır.

Jigsaw geri döndü. Muhteşem ve dengesiz suç dehası, ölüm kalım meselesi korkunç oyunlarla yeniden karşımızda. Jigsawıun işiymiş gibi görünen yeni bir cinayet kurbanı bulunduğunda, Dedektif Eric Matthews soruşturma başlatır ve hiç çaba harcamadan Jigsaw'u ele geçirir. Ama yakalanmak da Jigsaw'un planının parçasıdır. Sekiz kurban daha canları pahasına mücadele etmektedir ve Mathews'in da oyuna katılma vakti gelmiştir.

Laurie Strode, kızı Karen ve torunu Allyson’ın maskeli canavar Michael Myers’ı Laurie’nin bodrumunda kafese kapatıp ateşe vermelerinden dakikalar sonra Laurie, kendisine ömür boyu eziyet eden kişiyi sonunda öldürdüğünü düşünerek hayati önem taşıyan yaralarıyla hastaneye koşar. Ama Michael, Laurie’nin kapanından kurtulmayı başardığında kan dökme ritüeli devam eder. Laurie acılarıyla savaşıp kendini ona karşı savunmaya hazırlarken tüm Hadonfield’ın durdurulamaz canavarlarına karşı ayaklanmasını sağlar. Strode kadınları, Michael’ın ilk saldırısından kurtulanlardan oluşan ve kontrolü ellerine almaya karar veren bir gruba katılırlar ve Michael’ı sonsuza dek yakalamak üzere ava çıkan yasadışı bir çeteyi oluştururlar.

1973 yılında Teksas kırsalında yolculuk eden beş arkadaş, yolda ağır bir travma geçirmiş olan genç bir otostopçuyu araçlarına alır. Yaşanan trajik bir olayın ardından yardım bulmak üzere yakındaki bir kasabaya yönelen grup, kendilerini motorlu testereli acımasız bir katil olan Leatherface ve onun sadist ailesinin tuzağında bulur. Artık tek amaçları, bu dehşet dolu kabustan sağ çıkabilmektir.

Yakın çevresindekileri ortadan kaldırmayı tuhaf bir hastalık boyutunda isteyen ve bunu ilk olarak ablasına yapan Micheal akıl hastanesine kapatılmıştır. Cadılar Bayramında ablasını öldürmüştür ve bunu yaptığında sadece 6 yaşındadır. Hastanede 15 yıl kaldıktan sonra dışarı çıktığında bu kez de kendisinden küçük olan kız kardeşini hedef alarak aslında bir seri katile dönüşmektedir. Etrafındaki herkese korku saçmaya başlamıştır.

Korku saçan iki karakterin bir araya geldiği filmde, Freddy yine gençlerin rüyalarını kabus haline getirmeye devam ederken gerçek dünyada da pek rahat edememektedirler çünkü gerçek dünyanın korkulu rüyası Jason da ortalarda gezmektedir.Gençlerin ne rüyada ne de gerçek dünyada rahat edemedikleri filmde Jason'u rüya alemine götüremediklerinden Freddy'i gerçek dünyaya getirmeye karar verirler. Freddy nin rüya aleminden çıkarılması ile Jason'un artık dişine göre bir rakibi vardır.

1988'de Çocuk Oyunu ile başlayan Chucky kabusunun bu filminde Chucky'nin yaşattığı travmalar sonucu kendilerini psikiyatri hastanesinde bulan hastaların hikayesini izliyoruz. Ortak travma ile birbirlerine bağlanan hastaların Chucky hakkındaki sözlerini sanrı sanan doktor, hastalarını iyileştirebilmek adına Chucky alıp hastaneye getiriyor ve kabus yeniden başlıyor. Zira Chucky bir bir hastaların peşine düşüyor.

Belgesel türüne yaklaşan film, Güney Amerika'ya çekime gittikten sonra kaybolan bir film ekibinin araştırılmasını konu ediniyor. Olayı araştıran profesör, film ekibinin çevrede yaşayan yerlilerin keyfini kaçırdığını ve bunun karşılığında onların yamyam yüzleriyle karşılaştıklarını öğreniyor. Üstelik bu bilgiyi geride kalan video kasetlerden almak zorunda kalıyor! İlginç bir ayrıntı olarak, yönetmenin filmin İtalya prömiyerinden sonra tutuklandığını ve ancak oyunculara zarar vermediğini ispat ettikten sonra salındığını ekleyelim.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Bir çocuğun gizemli hastalığı. Çaresiz bir anne. Terk edilmiş bir kasaba. Genç bir anne olan Rose kızı Sharon'ın gizemli hastalığına çare bulmak istemektedir. Psikiyatrik tedaviyi reddeden Rose kızıyla birlikte, kızının rüyasında sürekli olarak tekrarladığı kasabaya, SILENT HILL'e doğru yola çıkar. Kocası Christopher'ın karşı çıkmasına rağmen Rose, kızının gizemli hastalığının tedavisinin bu gizemli kasabada olduğuna inanmaktadır. Anne kız kasabaya yaklaşırlarken karşılarına bir gölge çıkar ve Rose arabanın kontrolünü kaybeder. Kendine geldiğinde Sharon arabada yoktur. Rose kızını çaresiz bir biçimde ararken karşısına bir polis çıkar ve onunla birlikte kızını bulmak için Silent Hill'e gider. Rose Silent Hill'in çıkan büyük bir yangından sonra terkedilmiş olduğunu keşfeder. Kasabanın her yanı sisle kaplıdır ve birden Rose'un etrafını gölgeler sarmaya başlar. Rose bu gizemli kasabada kızını ararken kızının kaybolmasının aslında çok büyük şeytani bir planın parçası olduğunu keşfeder.

Suların artık güvenliği olduğu söyleniyor. Gerçek yakında ortaya çıkacak. Büyük beyaz köpekbalığının küçük sahil kasabası Amity'de yarattığı dehşetin üzerinden tam 4 yıl geçmiştir. Şimdi ise polis şefi Brody zamanla yarışmak zorundadır. Büyük beyaz köpekbalığı geri dönmüş, içinde kendi oğullarınında bulunduğu bir yelken yarışının içine sinsice dalmıştır. Yönetmen Steven Spielberg'ün 1974 yapımı gerilim başyapıtı ilk Jaws'ın ardından ikincisinin gelmesi gecikmedi. Ancak Spielberg bu devam filmini yönetmek istememişti. İlk filmin çekimlerde çok zor günler geçirmişti çünkü. Bu ikinci film, ilki gibi bir kült olmasa da yine de iyi bir devam filmi.

Los Angeles sokakları, tuhaf bir polis kovalamacasının görüntülerini yakalamaya çalışan kameralı meraklılarla dolup taşarken; başkalarının acısını internette eğlence amacıyla sömürmek isteyen aynı kişiler, kimsenin sağ kurtulamadığı korkunç bir viral videonun yıldızlarına dönüşür.

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

Maceraya düşkün bir genç olan Ash, sevgilisi Linda ile ormanlık bir bölgedeki bir barakaya gider. Bu ısız yerde kimse onları rahatsız etmeyecektir. Orada, bir profesörün "Ölüler Kitabı" adlı eserden okurken kaydettiği videoyu izlemeye başlarlar. Sadece bir eğlence, bir değişiklik olsun diye seyretmeye başladıkları bu video onların başına akla gelmeyecek bir felaketi getirecektir. Videonun bahsettiği lanet, bu ıssız ormanda ortaya çıkan şeytani bir güce dönüşür ve Linda'yı etkisi altına alarak onu deadite adlı korkunç bir yaratığa dönüştürür. Sevgilisi Ash'da onun gibi bir canavara dönüşecektir. Tam bu sırada o hikayeyi okuyan profesörün kızı ve arkadaşları da kulübeye gelirler ve böylece inanılmaz korkunç olaylar başlar.

Birbirini tanımayan iki adam köhne bir yerde, ayakları zincirle bağlı bir şekilde uyanır. Çok geçmeden kurbanlarını yanlış yola düşen insanlar arasından seçen ve onları ölümcül bir oyun oynamaya zorlayan bir seri katilin oyunun piyonları olduklarını anlarlar.

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

Cadılar Bayramı 2'de Micheal Myers, bir zamanlar sıradan bir ev iken, içindeki bitmeyen öldürme tutkusunun uyanışıyla her köşesini kana buladığı doğduğu o yere geri dönme fırsatını buluyor. Myers'ın ruhunu ele geçiren şeytan bir yerlerde sinsice gizlenmekte iken yeniden doğuşunun sırrını öğrenmek üzere olan bir grup masum genç, amansız bir kelle avının canlı hedefleri olacaklarından haberdar değildir.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir