
Vahina Giocante
Rosalie Durieux

Julien ve Louis, babalarının teknesinde çalışan iki kardeştir. Ancak babaları ölümünden sonra tekneyi oğullarına bırakmayacağını açıkça söylemiştir. Kardeşler tekneyi alabilecek parayı denkleştirebilmek için son derece nadide bir eser olan "Çıplak Göğüslü Sarışın" tablosunu müzeden çalmaya karar verir. Ancak müze bekçisi Rosalie, onları teknelerine kadar takip eder ve üçü aynı teknede sıkışıp kalır. Bu zoraki tekne yolculuğunda Rosalie ile kardeşler arasından birbirinden farklı bağlar kurulmaya başlayacaktır.

Vahina Giocante
Rosalie Durieux

Nicolas Duvauchelle
Julien Rivera
Steve Le Roi
Louis Rivera
Paul Schmidt
Lazslo
Brendan Backmann
Brendan

Jacques Spiesser
Victor Durieux

Christian Bouillette
Le paysan Pont Marly

Mireille Franchino
La paysanne Pont Marly

Jo Prestia
Nino
Fulvia Collongues
La fille des rues

Caroline Raynaud
Juliette

Sacha Bourdo
Le pompiste
José Exposito
Le patron de la gravière
Tomasz Kowalski
Le polonais

Thierry Levaret
L'homme café Puysan

Boşanmasının ardından bir yol ayrımında olan bir öğretmen, zorlu bir grup yürüyüş gezisine kaydolduğunda hayata - ve aşka - yeni bir başlangıç yapma girişiminde bulunur.

15 yaşındaki Pauline ve kuzeni Marion Atlantik kıyılarında tatil yapmaktadır. Marion ona karşı ilgisi olan eski bir arkadaşı Pierre ile karşılaşır. Fakat Marion ilişkinin kısa süreli olacağını bildiği halde daha maceraperest olan Henri'yi tercih eder. Bu sırada Pauline erkek arkadaşı Sylvain ile aşk yaşamaktadır. Henri Pauline'nin yeni erkek arkadaşını kendisini Marion'la olan karmaşık durumdan kurtarmak için kullanır ve Pauline bu durumdan hiç hoşnut değildir...

Justine, onu çok seven kocası Phil'le birlikte artık çocuk yapma zamanı geldiğini düşünen evli bir genç kadındır.Bütün denemelerine rağmen hamile kalamaması sonucunda Justine, bunu kocasının esrar kullanıyor olmasına bağlar. Bir gün işyerinden arkadaşı Holden ile arasında bir elektriklenme olur ve Justine, onunla tutkulu ve cinsel açıdan doyurucu bir ilişki yaşayabileceğine karar verir. Fakat ilişkileri Holden'ın saplantıları yüzünden kısa sürede tehlikeli bir hale gelir. Aşk, hırsızlık ve şantaj dolu aşk üçgeninde Justine'in güvenilir kocası ve rahatsız sevgilisi arasında doğru tercihi yapması gerekecektir...

A boy and his eccentric parents leave their home in Paris for a country house in Spain. As the mother descends deeper into her own mind, it's up to the boy and his father to keep her safe and happy.

A single mother and a married man enter into an affair with the understanding that their relationship is purely sexual. Though they agree the relationship has no future, they find themselves increasingly drawn into each other's company.

Les, ünlülerin fotoğraflarını çekme işi ile uğraşmaktadır. En büyük arzusu büyük işler başarmaktır. Bir gün sokaklarda yaşayan Toby ile tanışır ve yakın arkadaş olurlar. Toby’nin de en büyük arzusu oyuncu olmaktır. Şans eseri Toby o zamanın en ünlü pop yıldızı K’Harma ile romantik ilişki yaşamaya başlar. Les’te buna bozulur ve intikam almaya karar verir.

Harry, a charming house thief, gets more than he bargains for during an attempted burglary when he stumbles upon Daisy and decides to save her from herself, sending both of them into a darkly comedic journey of self discovery and love.

Hudson Milbank başarılı bir senaryo yazarıdır. İlginç bir şekilde aniden hiç bir duygu hissetmediğini fark eder. Doktorlara ve psikiyatristlere gider fakat kimse ona yardımcı olamaz. Golf kanalı, lezbiyenler için egzersiz sınıfları ve her çeşit ilaçla günü kurtarmayı başarır fakat tam anlamıyla sorununu çözülmez. Beraber senaryo yazdığı ortağı da ona yardımcı olmaya çalışır fakat halen bir sonuç alamamıştır. Bir gün Sara ile tanışır ve sonunda tekrar hissedebilmek için ihtiyacı olan motivasyona kavuşur.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Yas tutan iki genç, ikizlere özel bir destek grubunda tanışıp beklenmedik bir dostluk kurar. Roman (Dylan O'Brien) ve Dennis (James Sweeney), hem teselli bulmaya çalışıp hem de kendi benliklerini ararken kısa sürede grup dışında da ayrılmaz hale gelir. Fakat geçmişin karanlığı gün yüzüne çıktığında hiçbir şey göründüğü gibi olmaz çünkü her ikisi de her şeyi altüst edebilecek sırlar saklamaktadır.

Okulun en gözde gençlerinden olan Zack, sevgilisi tarafından terkedilmiştir. Bunu hazmedemeyen delikanlı, mezuniyet partisi için kendisine bir eş bulmaya koyulur. Talihli kişi ise Laney adında garip bir kızdır.

Okulun en güzel kızı Paris Morgan annesinin arabası ile bir kaza yapınca, liseden atılmış olan zeki ve hoş Alvin Johnson onunla bir anlaşma yapar: Eğer onun sevgilisiymiş gibi davranırsa Alvin Paris’in annesinin arabasını gizlice tamir edecektir. Paris istemeyerek kabul eder. Paris tarafından kılığına kıyafetine çeki düzen verilen Alvin farklı davranmaya başlar ve diğer bütün gençler gibi duygusuz bir serseme dönüşür. Acaba Alvin gerçek dostlarını, burs olasılığını ve Paris ile gerçek bir ilişki kurma fırsatını yitirmeden önce yeni keşfettiği egosunu dizginleyebilecek midir?

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Amerika'nın güney bölgesindeki beyazların gittiği yatılı bir hazırlık okulunun tek zenci öğrencisi olan Odin, okulun basketbol takımının yıldızıdır. Odin için hayat mükemmeldir. Okulun en popüler ve aynı zamanda dekanın da kızı olan Desi onun sevgilisidir. En yakın arkadaşı olan Hugo, ona belli etmeden onu kıskanmakta hatta içten içe kızmaktadır. Diğer arkadaşı Roger ise Desi'ye ölesiye aşıktır ama kimseye belli edememektedir. Basket takımındaki bir oyuncu olan Michael. Hugo'nun onu oyuna getirmesiyle sarhoş olup kavga çıkarınca takımdan atılır ve sevgilisi Emily, aynı zamanda da Desi'nin en yakın arkadaşıdır ve Hugo'nun kimsenin aklına gelmeyen bir oyununun da anahtar konumundaki kişidir.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.


Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir * Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: 'A Band Apart'

Richard Linklater, pejmürde bir otel odasında geçen öyküyü, Stephen Belber'ın oyunundan uyarlamış. Liseden beri görüşmeyen Vince ve Johnny, yıllar sonra bir otel odasında biraraya gelip eski güzel günleri anarlar. Sohbet, eski bir tecavüz konusunun açılmasıyla renk değiştirmeye başlar. Aralarındaki konuşma içinden çıkılmaz bir hal almaya başladığında, üçüncü kişi de vakit kaybetmeden şenliğe katılacaktır. Dijital kamerayla, 150.000$'ın altına çekilen film, 2001 Sundance Film Festivali'nde gösterildi.

Misanthropic novelist François writes gripping crime stories – “Agatha Christie meets The Scarlet Pimpernel” – but outside of the swashbuckling imaginary world of his Marquis la Rose-novels, life is far from thrilling. His partner Colette, a professor at the Sorbonne and world-renowned expert on Alfred Hitchcock, is tired of watching François sit around their apartment in his pyjamas and yearns for the excitement of the classic films she watches with her students. When Colette begins to suspect their flamboyant actor neighbour of murdering his wife, the couple’s mundane lives are turned upside down – and their stale relationship is jolted back to life.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir