
Hugo Haas
Jan 'Hunky' Horak

Jan Horak is a middle-aged railroad dispatcher stationed at a forsaken spot in the desert, within driving distance of the nearest town. A widower, he has saved his money and goes to town to buy a dog, meets Betty, a flashy blonde who gains his confidence and marries him to acquire his $7,000 "fortune."

Hugo Haas
Jan 'Hunky' Horak

Beverly Michaels
Betty Horak

Allan Nixon
Steve Kowalski

Howland Chamberlain
'The Professor', tramp

Jo-Carroll Dennison
Irma, Betty's friend

Bernard Gorcey
Peddler with Dog
Mark Lowell
Counter-man
Jack Daley
Company Doctor
Art Lewis
The Motorist
Marjorie Beckett
Woman In Crowd

Murvyn Vye

Chris Cross, 25 yıldır kasiyerdir. Bir yağmurlu gecede, Chris bir kadının adam tarafından dövüldüğünü görür. Adama şemsiyesi ile vurur, adam yere düşüp bayılınca, polisi bulup kadının yanına gelir. Geldiklerinde kadını tek başına bulurlar. Chris kendisini çok zengin bir sanatçı gibi tanıtır. Chris , Kittyi evine kadar bırakır. Chris kızdan hoşlanmaya başlar fakat evlidir. Kitty ise Chris ile tanıştıktan sonra başka planlar kurmaya başlar... Aşk , para , dolandırıcılık hukuk üzerine işlenmiş mükemmel film.

Expecting the usual loss, a boxing manager takes bribes from a betting gangster without telling his fighter.

When housewife Trina wins the lottery, her comfortable life with her dentist husband John slowly deteriorates, in part by her own increasing paranoia and partly by the machinations of villainous acquaintance Marcus.

An insurance man wishing for a more exciting life becomes wrapped up in the affairs of an imprisoned embezzler, his model girlfriend, and a violent private investigator.

Cozy, a dissatisfied housewife, meets Lee at a bar. A drink turns into a home break-in, and a gunshot sends them on the run together, thinking they've committed murder.

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.

Jack Grimaldi'nin (Oldman) ikiden fazla hayatı vardır: Hem tecrübeli bir polis, hem eşini aldatan bir koca, hem de mafyaya bilgi sızdıran ahlaksız bir insandır. Ama Federal Polis ona Mafya'nın öldürmesini emrettiği Rus gangster Mona Demarkov'u koruma görevini verdiğinde, Jack'in bencillik ve şehvet dolu dünyası çatırdamaya başlar. Ve kendisi de baştan çıkarıcı ve içten pazarlıklı bir kadın olan Mona'da, bu karışıklığa Jack'i kendi ölümcül planlarına dahil ederek katılır!

After discovering the dead body of her teenage daughter's lover, a housewife takes desperate measures to protect her family from scandal.

Los Angeles'ta bir polis merkezinde yoğun bir sorgu süreci yürütülmektedir. Sorgulanan kişi de dedektif Philip Marlowe'dur. İşlenen birkaç cinayetten sorumlu tutulmakta olan dedektif olanları anlatır. Her şey Malloy adlı bir eski mahkumun ondan eski sevgilisi Velma'yı bulmasını istemesiyle başlamıştır. Hikayeyi anlattıkça da pek çok karmaşık ilişki açığa çıkacaktır.

A police detective falls for the bank robber's girlfriend he is supposed to be tailing.


1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez Amerika’da adı çıkmış “Yalnız Kalpler katilleriydi.” Onların öldürücü silahı aslında çok basitti. Gazeteye kişisel ilan veriyor. İlana cevap veren terkedilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylelikle tuzağa düşen bu kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı.

Büyük bir sigorta şirketinde çalışan Walter, sondaj işinde çalışan zengin kocası sürekli seyahat ettiği için yalnız yaşayan genç ve güzel Phyllis'in evine gider ve genç kadına kapsamlı bir sigorta paketi satmaya çalışır. Sondaj işinin tehlikelerini bilen Phyllis'in sahte korkularının altında yatan hain düşünceleri fark eden Walter, genç kadının evini terk eder. Sigorta şirketlerinden para alabilmek için çevrilen dolapların ince noktalarını dahi bilen Walter, genç kadına olan hislerine yenik düşer ve Phyllis ile kapsamlı bir cinayet planı hazırlar. Plana göre, Phyllis'in kocası sigortalanacaktır ve şirketin onay vermesi sonrasında bir tren kazasında hayatını kaybedecektir. Walter'in ustaca kurduğu bu plan yolunda giderse, Phyllis'in kocası öldükten sonra sigorta şirketi bir değil, iki tazminat ödeyecektir...

Çok iyi bir polis dedektifi olan Jack (S. L. Jackson) bir arkadaşına yardım etmek için, onun aramakta olduğu evden kaçan bir genci, son görüldüğü Türk caddesindeki apartmanda oturanlara sormaya başlar. Uğradığı evlerden birindeki yaşlı çift onu içeri davet eder ve silah zoruyla onu sandalyeye bağlayarak adeta esir alırlar. Son derece sevimli görünen bu çiftin yaptıklarına bir türlü anlam veremeyen tecrübeli dedektif, kısa bir müddet sonra müthiş bir planlarla bir banka soymak üzere olduklarını anlar.

Sophie, üst düzey bir burjuva hayatı süren Lelievre'lerin malikanesine hizmetçi olarak girer. İçine kapalı ve sessiz bir kadın olan Sophie, işverenlerinin isteklerini layıkıyla yerine getirmekte, aile de bu çekingen kadının çalışkanlığından memnun olmaktadır. Bu arada Sophie, kasaba postanesinde çalışan agresif ve hiperaktif Jeanne ile tanışır ve yakın dost olur. Aileye hizmet ettiği günlerden birinde Sophie'nin okuma yazma bilmediği ortaya çıkar. Lelievre'lerin örtük horgörüleri Sophie'yi çok kızdırır. Bu durumu Jeanne'a açması, Lelievre'ler için sonun başlangıcı olur * Ruth Rendell'in Taştan Hüküm kitabından.

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.

1950'lerin başında Los Angeles küçük bir kasaba olmaktan çıkıp hayaller şehrine dönüşmeye başlamıştır.Yer altı dünyasının patronu Mickey Cohen'in hapse girmesiyle şehirdeki diğer suç örgütleri arasında liderlik savaşı başlar. Bir gece Cohen'in adamlarına baskın düzenlenir ve hepsi öldürülür. Öldürülenler arasında eski bir polis de vardır. Bu olayı araştırmak üzere L.A. Polis Departmanından üç polis görevlendirir. Görevlendirilen polisler karakter olarak birbirlerinden çok farklıdır Ve araştırmaları onları güzel bir kadına kadar götürür.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Kalbinizi durduracak derecede heyecan verici bu macera filminde kıvılcımlar yüksekten uçar. Sanat hırsızı Robert ‘’Mac’’ MacDougal (Sean Connery), sigorta dedektifi Gin Baker’ın (Catherine Zeta-Jones) uluslararası entrikaların oluşturdugu sinsi tuzağına düşer. Polis tarihindeki en büyük kovalamaca için sahne hazırlanmıştır. Onlar bütün olasılıklar için hazırlanmış ve tüm detayları düşünmüşlerdir, bir tanesi dışında...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir