
Josef Abrhám
Jakub Silberstein

Told from the perspective of man reflecting on his childhood in Prague in the early years of World War II and the eventual destruction of his family as the Nazis rise to power. The storyline focuses heavily on Jewish-Czech Silberstein family members. Drama was filmed on the real events as a tribute to Mr. Nicholas Winton, the British humanitarian who organized the rescue of 669 children, most of them Jewish, from Czechoslovakia on the eve of the Second World War in an operation later known as the Czech Kindertransport from German-occupied Czechoslovakia and likely death in the Holocaust.

Josef Abrhám
Jakub Silberstein

Libuše Šafránková
Irma Silberstein

Jiří Bartoška
Samuel Silberstein

Ondřej Vetchý
Max

Braňo Holiček
David
Lucia Cúlková
Soša

Tereza Brodská
Hedvika

Marián Labuda
Helmut Spitzer

Krzysztof Kolberger
Leo Silberstein

Agnieszka Wagner
Alena

Rupert Graves
Nicholas Winton

Jiří Lábus
Marcel

Grażyna Wolszczak
Angelika

Andrzej Deskur
Robert

Ladislav Chudík
Silberstein

1961'de, 60 yaşındaki taksi şoförü Kempton Bunton, Goya'nın Wellington Dükü Portresi’ni Londra Ulusal Galeri'den çalar. Bu, Galeri tarihindeki ilk (ve tek) hırsızlıktır. Kempton, hükümetin yaşlılara ücretsiz televizyon sağlamayı kabul etmesi şartıyla tabloyu iade edeceğini söyleyen fidye notları gönderir. Sonrasında olanlar efsane haline gelir. 50 yıl sonra hikayenin tamamı ortaya çıkar - Kempton bir yalanlar ağı örmüştür. Tek gerçek, dünyayı değiştirmeye ve evliliğini kurtarmaya kararlı olan iyi bir adam olmasıdır.

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.

Amatör bir tarihçi, 500 yılı aşkın bir süredir kayıp olan Kral Richard kalıntılarını bulma çabalarında akademik düzene meydan okur.

1962 yılında geçen, gerçek bir hikâyeden esinlenen film, ırkçılığın Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde hâlâ çok yaygın olduğu bir dönemde, Afro-Amerikalı dünyaca ünlü piyanist Dr. Don Shirley ve İtalyan-Amerikalı kaba saba şoförü Tony Lip arasındaki beklenmedik dostluğu konu alır. Don Shirley, Güney Amerika’da bir konser turuna çıkmaya karar verir. Ancak o dönemde ırkçılık hâlâ büyük bir sorundur ve özellikle güney eyaletlerinde siyahi vatandaşlara yönelik ayrımcılık yoğundur. Dr. Shirley, güvenliği için Tony Lip adlı sert mizaçlı, sokak zekâsına sahip bir adamı şoför ve koruma olarak tutar. İkili, Shirley'nin güvenli bir şekilde konaklamasına yardımcı olması için dönemin Afro-Amerikan sürücülerine yönelik özel bir rehber olan “The Green Book” (Yeşil Rehber) adlı kılavuzu kullanır. Başlangıçta zıt karakterlere sahip olan Tony ve Shirley, zamanla aralarındaki önyargıları kırarak güçlü bir dostluk kurarlar.

YENİLMEZ, her sporseverin en çılgın fantezisini yaşamak için milyarda bir şansı yakalayan sıradan bir adam olan Vince Papale'in ilham verici gerçek hikâyesidir. Yaşadığı şehir ve çok sevdiği yerel NFL takımı gibi meteliksiz olan Vince (Mark Wahlberg) daha iyi günler gördü. Ama sonra Philadelphia Eagles'ın yeni koçu Dick Vermeil (Greg Kinnear) eşi görülmemiş bir herkese açık deneme çağrısı yapıyor ve hiç kolej topu oynamamış 30 yaşındaki barmen çağrıya kulak veriyor. Şimdi Vince'in yüksek bahisli profesyonel futbol dünyasında hayatta kalabilmesi için cesur, asla pes etmeyen tavrına ve muazzam kalbine ihtiyacı var. Yürekten, muzaffer ve vücudu sarsan NFL futbol aksiyonu ile dolu, YENİLMEZ, takımın kazanan ruhlarını yeniden keşfetmesine yardımcı olan ve bu süreçte bir şehri en çok ihtiyaç duyduğu anda harekete geçiren cılız bir averaj takımı için ayakta tezahürat yapmanızı sağlayacak.

Film, İtalyan moda evi Gucci'nin ardındaki aile imparatorluğunun şok edici gerçek hikayesinden ilham alıyor. Otuz yıllık aşk, ihanet, çöküş, intikam ve nihayetinde cinayetle, bir ismin ne anlama geldiğini, değerinin ne olduğunu ve bir ailenin kontrol için ne kadar ileri gidebileceğini görüyoruz.

One Life, henüz 29 yaşındayken, II. Dünya Savaşı patlak vermeden önce 669 çocuğun hayatını kurtaran Nicholas George Winton'ın hayat hikayesini konu ediyor.

Film, Birleşik Krallık’ın başarılı başbakanı Winston Churchill’in (Gary Oldman) kariyerindeki ilk dönemine, Hitler’in etkisindeki Nazi Almanya’sı ile mücadelesine odaklanacak. Churchill, hayatının belki de en büyük sınavından geçecektir. Hayatında zor ve geri dönüşü olmayan ikilemlerden birini yaşar. Ya Nazi Almanyası ile barışçıl bir antlaşma yolu bulmaya çalışmalıdır ya da milletinin bağımsızlığı ve idealleri için Nazilerin karşısında sımsıkı durmalıdır. Durdurulamaz Nazi güçleri Batı Avrupa'da ilerlerken ve istila tehditi kapıdayken, bir yanda şüpheci bir Kral, bir yanda da kendisi karşıtı planlar yapan partisi varken Churchill bu zor zamanlarda dik durmalı, bir ulusu ayağa kaldırmalı ve dünya tarihinin ilerleyişini değiştirmelidir.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Britanya İmparatorluğu donanmasının en parlak dönemini yaşadığı 18. yüzyıl sonlarında geçen filmde. Bounty gemisinin mürettebatı aylar süren kötü muamelenin sonunda isyan çıkarır. Fletcher Christian’ın liderliğindeki mürettebat, acımasız Kaptan Bligh’ı denize bırakır. Kaptan olağanüstü şaşırtıcı bir gayretle limana geri dönmeyi başarırken, Bounty’ ise çeşitli zorluklarla mücadele ederek Güney Pasifik’e yelken açar.

The Gathering Storm, Winston Churchill’i İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki yıllarında sunuyor.Winston Churchill zor bir dönemden geçiyor. Nazi Almanya’sı yükselmekte ama İngiltere Parlamentosu, barış umuduyla bu yükselişi fark etmemeyi tercih ediyor. Hatta onlara uçak motoru yollama kararı alıyorlar. Churchill ise partisinin tavsiyesine kulak atmayarak Nazi tehdidine dikkati çekiyor. Ancak The Gathering Storm esas olarak, Winston Churchill ile karısı Clementine arasındaki kişisel ilişkiyi ve sevgiyi anlatan bir film. Onun kibirli tavrı, karısıyla aralarındaki bağı öyle zorluyor ki, Clementine seyahate çıkmak istiyor. Churchil onu bencillikle suçlayınca da kararı pekişiyor. O seyahatteyken, Churchill, ya geri dönmez de birine kapılırsa diye endişe içinde yaşıyor.

1839 yazında Küba Sahillerinden içinde 53 tane Afrikalı köle bulunan bir gemi hareket eder. Cinque'nin önderliğinde gemide isyan çıkarırlar ve mürettebatla savaşarak gemiyi ele geçirirler. Artık Afrika'ya dönmek için bir şansları vardır. Mürettebattan sağ kalan son iki kişinin onları doğru yere doğru götürdüklerine inanmaktan başka şansları yoktur. Bir Amerikan savaş gemisi tarafından yakalanırlar. Korsanlık ve cinayetle itham edilirler. Açılan dava artık aristokrasiyle özgürlüğün savaşıdır.

Oscar adayı Amy Adams ve Oscar ödüllü Frances McDormand, bir gün içinde yeni bir aşk bulmak ve yeni bir hayat kurmak üzerine yapılmış inanılmaz eğlenceli bu filmde bir araya geliyor. Bayan Pettigrew (McDormand), göz alıcı güzellikteki bir sosyete şarkıcısı ve oyuncusu olan Delysia Lafosse'un (Adams) sekreteri olma şansını yakalar. Bu onun için çok büyük bir fırsattır ancak o kadar başka bir dünyaya aittir ki bu yeni dünyada karşılaştıkları onu sudan çıkmış balığa çevirir.

1980'li yıllarda Sudan'daki Etiyopyalı Yahudiler İsrail'e göç edecektir. Mossad ajanı Ari Kidron, bu önemli görevin başını çekmektedir. Hikayenin başlangıç tarihi 1970'ler olacaktır. Mossad her zamankinden çok daha farklı bir görev verir. Bu kez kamplara tıkılmış binlerce Etiyopyalı Yahudi'nin kurtarılarak İsrail'e teslim edilmesi esas görev olacaktır. İstihbarat ekibi öncelikle Sudan'da bir köye üs kurar. Bunun için Etiyopyalılar da dahil olmak üzere birkaç insanı görevlendirir. Mossad'ın o dönemde binlerce Etiyopyalı'yı kurtararak ülkesine getirmesiyle tarihi bir olay olarak kabul ediliyor.

While investigating the global phenomenon of caste and its dark influence on society, a journalist faces unfathomable personal loss and uncovers the beauty of human resilience.

Winston Churchill, 1944 Haziran'ında bir milyon askere yakın müttefik kuvvetin gizlice İngiltere'nin güney kıyısında toplandığını öğrenir. Avrupa'yı istila etmeye ve Nazilerin sonunu getirmeye kararlıdırlar. Önlerinde duran tek şey ise Churchill'dir. Churchill, 1915 yılında Gelibolu sahillerinde vermiş olduğu yanlış kararın sonuçlarının tekrarlanmasından korkmaktadır. Yıllarca süren çatışmalarla tükenen, her şeyden kuşku duyan ve depresyonda olan Churchill, ülkesinin Blitz'e direnmesine yardımcı olan bir kahramandır. Ancak, savaş planını destekleme gücünü bulmak için soğukkanlı eşi Clementine'in desteğine ihtiyaç duyacaktır.


Yıl 1914. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşı Birinci Dünya Savaşı başlamış. Ancak Noel Gecesi batı cephelerinden birinde müziğin de gücü ile o geceye özel bir barış ilan edilir sessizce, Almanlar ve İskoç-Fransız birlikleri arasında.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Sekiz yaşında bir çocuk olan Pepper, neye mal olursa olsun II. Dünya Savaşını sona erdirip babasını eve geri getirmeyi istemektedir. "Little Boy" baba ve oğulun birbirlerine karşı duydukları inanılmaz sevgiyi gözler önüne seren kalbinizi ısıtacak sıcacık, duygusal bir hikâyedir * gayet güzel bir aile filmi olmuş * çok güzel bir film!... insanı derinden etkiliyor resmen. hem tatlı hem sıcak hem de dramı bol filmlerden... bir de hoş bir ironi kondurmuşlar: little boy dediğin hiroşimaya atılan atom bombasının adı. üstelik birkaç gün önce de sanırım yıldönümüydü
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir