
李康生
Hsiao-kang


Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...

Andy Garcia (When A Man Loves A Woman, Ocean's Eleven) bu özgün ve sürükleyici gerilim filminde yıldızlardan oluşan muhteşem bir kadronun başını çekiyor. Patronu (Christopher Walken - Pulp Fiction) eski gangster Jimmy'ye (Garcia) son bir iş için reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. Fakat işler ters gitmeye başladığında Jimmy ve arkadaşları ölümle karşı karşıya gelir. Jimmy'nin, arkadaşlarını ve hayallerinin kadınını (Gabrielle Anwar - Scent Of A Woman) kurtarıp işleri yoluna koymak için sadece 48 saati vardır. Her yerde eleştirmenler tarafından övgüyle bahsedilen KARIŞIK İLİŞKİLER, keyifle izleyeceğiniz benzersiz bir gerilim!

Tom Powers, Chicago’nun arka sokaklarında yavaş yavaş yükselmeye ve daha tehlikeli suçluların dikkatini çekmeye başlamış bir kabadayıdır. Ancak kısa süre sonra yaşanacak bir gangster cinayeti bu karışık ortamda çok daha büyük bir mafyatik savaşın fitilini ateşleyecektir. William A. Wellman’ın 1931 tarihinde peliküle döktüğü The Public Enemy, modern gangster filmlerinin köklerini de bünyesinde barındırır. Film “En İyi Senaryo” dalında da bir Oscar adaylığı kazanmıştır.

1980'ler. Küçük bir kasabadaki Oklahomalı gençler ikiye bölünmüştür. Hayatın kendilerine pek bir gelecek sunmadığı Greasers ve genellikle zengin ailelerin çocuklarından oluşan Socs (Socials) iki ayrı çetedir. Greasers'lı iki delikanlı Ponnyboy ve Johnny Socs'lu iki güzel olan Cherry ve Marcia ile flört ettiklerinde, sonuç kaçınılmaz olur: çıkan kavgada Johnny, Socs'un ileri gelenlerinden Bob Sheldon'ı istemeden öldürür. İki genç hem intikam alacakları korkusuyla Socs'lardan hem de polisten saklanmak için kaçak hayatına başlarlar. Yaşayacakları şeyler, hem Ponnyboy'u hem de Johnny'yi tahmin edemeyecekleri kadar olgunlaştıracaktır.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Manuel Jordan is a man who is free after serving 23 years for killing a teenager during an attempted robbery. After nearly two decades of staring at his victim's face on a newspaper clipping in his cell, the newly paroled man seeks redemption. Instead, redemption—in the form of a mysterious minister and two needy women— finds him.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.


Suç dünyasında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Özellikle de Slevin'ın bulaşmış olduğu suç dünyasında. Sevgilisi tarafından aldatılan, evinden atılan, üstüne üstlük bir yankesiciye kimliğini kaptıran Slevin, Los Angeles'ın bunalımlarından bir süre de olsa uzak durabilmek için New Yorklu arkadaşı Nick Fisher'dan dairesinin anahtarını ödünç alır. Oysaki New York, çok daha belalı bir şehre dönüşmüştür. Bir dönem ortak olup sonradan düşman olan iki mafya babası Patron ve Haham, suç dünyasını parsellemişlerdir. Ancak oğlunun intikamını almaya niyetli olan Patron, Haham'ın oğlunu öldürtmek için bir kiralık katil tutar. Katilin planı basittir. Patron'a borçlu birini bul ve adamı öldürt. En kolay yem ise Nick Fisher'dan başkası değildir.

Ailesine ait restoranda çalışan Ian ile araba tamircisi Terry, orta halli bir aileye mensup iki kardeştir. Sürekli zengin olma hayalleri kuran iki kardeşin durumu Terry'nin kumarda yüklü bir para kaybedip borçlanması ile çıkmaza girmiştir. İki kardeş, içinde bulundukları zor durumdan kurtulmak ve hep hayal ettikleri gibi zengin bir hayat yaşamak için her şeyi yapmaya -cinayet işlemek de dahil- hazırdırlar.

Stanford mezunu iki parlak genç, bilgisayar dehası olarak kabul edilmektedirler. NURV adlı dev bir şirketin sahibi olan (ve Bill Gates'e açıkça gönderme içeren) Gary Winston, son derece gelişkin bir uydu iletişim sistemiyle ilgili bir proje için bu gençleri işe almak ister. İki arkadaştan Milo (Ryan Philippe), sanatçı kız arkadaşının (Claire Forlani) da aklını çelmesi sonucu işi kabul eder, ancak daha idealist olan Teddy'nin farklı planları vardır. Gary Winston'ın özel bir ilgi gösterdiği Milo, patronunu mahcup etmeksizin, orada tanıştığı meslektaşı Lisa'yla (Rachael Leigh Cook) birlikte yoğun bir çalışmanın içine girer. Ancak bir süre sonra, projenin aslında son dereci şeytani emelleri bulunduğunu ve kendisinin de onaylamayacağı bir amaç için piyon gibi kullanıldığını farkeder...


Parti başlıyor... Kendini göstermenin tam sırası... Daha şimdiden üç gün oldu. Burada öğreneceklerini asla annenden ya da okuldan öğrenemezsin. Ne yaptığın sadece seni ilgilendirir. Çok korkaksan, bunu yapmasını bir başkasından da isteyebilirim. 18 gün boyunca 4 genç kayıplara karışmıştır. Sonunda bu dört gençten biri olan Liz ortaya çıkar, korkmuştur ve yalnızdır... Partinin sonu... Bir okulun 4 öğrencisi ansızın ortadan kaybolmuştur... Balangıçta hepsine bir heyacan ve oyun gibi gözüken bu olay tam 18 gün sürer. Hayatta kalmayı başaran Liz olan biteni anlatmaktadır...

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Alex (Malcolm McDowell), huzur dolu fütürist evinde tüm gün uyuyan ve de geceleri arkadaşları ile masum insanlara sokaklarda ve evlerinde saldıran acımasız genç bir hayduttur. Sonunda polis tarafından yakalanınca Alex rehabilitasyona gönderilir. Bu istek azaltma formunda olan rehabilitasyonda yaptıklarının kat ve kat fazlası şiddet içeren ve insanı dehşete düşüren bir zaman geçirir.

Tayvan'ın ekonomik kriz yılları... Film ana eksenine 30'lu yaşlarının ortalarında eski bir beyzbol oyuncusu Lung ve onun okul yıllarından beri birlikte olduğu sevgilisi Chin'i ele alıyor. Lung gençliğinde sporda istediği başarıyı yakalayamamış, daha sonra ticarete atılmış, kırgın ve kızgın bir adamdır. Chin ise karşı taraftan beklediği ilgiyi göremeyen, bu boşluğu evli iş arkadaşıyla yakınlaşarak gidermeye çalışan bir kadındır. İkisinin de en büyük hayali, Amerika'ya gitmektir...

An autobiographical film based on Taiwanese director Hou Hsiao-hsien's memories of his youth growing up in Taiwan after emigrating from mainland China.

A street vendor with a grim home-life forges a connection with a young woman on her way to Paris.

Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helskinki... Birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, bu şehirlerin birçok ortak öğeleri vardır. Bunlardan bir tanesi de elbette ki sokakları gündüz-gece turlayan taksi şoförleridir. Beş şehirde, beş farklı taksi şoförü, müşterileriyle ilginç bir yolculuğa çıkacaklardır. Los Angeles'ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York'ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris'te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma'da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir…

19. yüzyıl sonlarında büyümekte olan Polonya şehri Łódź'de geçen film, bir tekstil fabrikası inşa ederek büyük para kazanmayı hedefleyen üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Polonya'nın sanayileşme dönemine ve özellikle de endüstri kenti Łódź'e dikkat çeken kayda değer bir portre sunuyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir