
María Valverde
Melissa P.

Melissa P.nin çok satan kitabı "Yatmadan önce yüz darbe fırçası"ndan esinlenen film, 16 yaşında bir genç kızın cinselliği keşfetme sürecini ele almaktadır. Sicilyalı, masum ve kırılgan Melissa'nın ailesi ile iletişim sorunu vardır. Babası sürekli seyahat etmektedir ve annesi de kızıyla yeterince ilgilenmemektedir. Yaşadığı yalnızlık hissini gidermek için cinselliğin ön planda olduğu bir dünyada seyretmeye başlar.

María Valverde
Melissa P.

Letizia Ciampa
Manuela

Primo Reggiani
Daniele

Fabrizia Sacchi
Daria

Geraldine Chaplin
Nonna Elvira

Claudio Santamaria
Custode del museo

Elio Germano
Arnaldo

Alba Rohrwacher
Cielia

Giulio Berruti
Roberto

Nilo Mur
Marco
Carlo Antonelli
Prof. Italiano

Pier Giorgio Bellocchio
Istruttore di nuoto

Marcello Mazzarella
Chiunque

Davide Pasti
Leo
Francesca Madaro
Livia

Darbe döneminde bir Ege kasabasında, canından çok sevdiği küçük kızı ve babaannesiyle birlikte yaşayan Memo, mental yetersizliği olan ama küçük dünyasında mutlu yaşayan bir çobandır. 1983 yılında bir gün, sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine kalan ve sıradan hayatı birden altüst olan Memo, idam cezasına çarptırılır ve böylece ‘Yedinci Koğuş’a gelir. Burada hayatta kalması pek mümkün görünmemektedir. Fakat başta onu nefretle karşılayan tüm koğuş, onun iyilik dolu kalbini görür, yavaş yavaş Memo’nun cinayet işleyebilecek bir kişiliği olmadığına ikna olmaya başlar ve zamanla hayatına dokunduğu herkes Memo’nun hayatını kurtarmak için seferber olur. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova’nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Memo suçsuzdur ve şimdi yaşamına geri dönebilmesi için bir mucizeye ihtiyacı vardır.

Film, İran-Türkiye sınırında yaşayan, Saddam rejiminin yıkılmasını beklerken bir yandan da mayın temizleyen bir grup çocuğun hikayesini anlatıyor.

1980 yılında açlık ve sefalet içindeki Habeşistan'da yaşayan siyahi Falaşalar özgün bir Yahudi topluluk olarak kabul edildiler ve gizlice İsrail'e taşındılar. Taşınmadan bir gün önce Yahudi bir annenin oğlu ölür ve o da oğlu Schlomo'nun yerine onun ismini kullanarak 9 yaşında Hristiyan bir çocuğu beraberinde götürür.


Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir. Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir?Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

Genç ve işsiz annesinin yanında büyüyen Mia ve kardeşi, dar gelirli ailelerin oturduğu bir sosyal konutta yaşamaktadır. Kadınlığını gizlerken kadınsı düşler kuran, küçük kardeşiyle küfürsüz konuşmasa da bu dili sevgi aracı olarak kullanan, okuldan atılmış, arkadaştan yoksun genç kızın yaşamı, bir gün annesinin eve getirdiği yeni sevgiliyle alt üst olur. Sadece dans ederek rahatlayan ve şefkat özlemi içinde yanan Mia, bu olgun erkeğin yakınlığından çok etkilenir...

Roma'nın güney banliyölerinde çocuklarıyla birlikte yaşayan bir grup ailenin gündelik hayatlarına, aileler arası gerilimlere ve aile içi karanlık sırlara odaklanıyor.

Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.

Rahatsız edilen genç bir kadın(Kristen Stewart), Doug Riley (James Gandolfini) ve karısının (Melissa Leo) kızları ölmüştür ve kader bu acı çeken kişileri hiç ummadıkları bi anda birleştirecektir.

Annesinin uyuşturucu bağımlısı olması üzerine evinden kaçarak Wall Street'li babasının yayına kaçar. Umutsuz hayatında yaşam mücadelesi veren Agnes 'Apple' Bailey'ın hayatını konu alacak. Gerçek bir hikayeden alınmıştır...

12 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olmasından ötürü reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan hapse giren öğretmen Mary Kay Letourneau'nün hikayesinden uyarlandı. Öğrencisiyle birlikteliğinin üzerinden yaklaşık 20 yıl sonra hayatı filme çevrilecek olan Gracie Atherton-Yoo'nun, filmde kendisini canlandıracak olan oyuncu Elizabeth Berry ile birlikte geçirdiği zaman konu ediliyor.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

17 yaşındaki Pakistan kökenli Amerikalı Hala yapmak istedikleri ile sorumlulukları arasında denge kurmaya çabalar. Hayattaki yerini çözmeye çalışan Hala, kendini ailesini dağılma tehdidiyle karşı karşıya bırakan bir sırla boğuşurken bulur.

Agnes and her two sisters struggle through a day in a home overrun by gamblers, thieves, and johns.

1994 yılında Ruanda'daki Hutu ve Tutsi kabileleri arasında yaşanan iç savaşta Hutular 3 ay içinde 800.000 Tutsiyi katletmişlerdi. İnsanlık tarihinin bu en büyük soykırımlarından biri esnasında, Birleşmiş Milletler korumasındaki bir Hristiyan misyoner okul ve okulda bulunan 40 kadar Avrupalı kendilerini bir anda katliamın ortasında bulurlar. Okulda eğitim gören Tutsilerle birlikte, çevreden 2500 civarında Tutsi okula sığınırlar. Okulda görevli idealist genç öğretmen Joe ve Katolik rahip Christopher, bu halk için ne yapabileceklerini sorgulamaya başlarlar. Dışarıda onları öldürmek için bekleyen Hutulara karşı korkunç bir süreç işlemeye başlar.

İngiliz rahibin ölümüyle birlikte, oğulları Daniel ve Robert ailelerin dağılmaya başladığına tanıklık eder. Ancak ölenin yası henüz bitmemişken, ortaya çıkan bir yabancının babaları hakkında söyledikleri iki genci şok edecektir: Yabancının dediğine göre, babaları gaydir. Bu sırrın ortaya çıkmaması için ortaya koydukları çaba bir süre sonra onları tam bir kaosa sürükleyecektir.

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.


Annesini kaybetmiş ve babası da işkolik olan Howie, New York banliyösünde kendini yalnız ve amaçsız hisseder. Arkadaşı Gary ile birlikte zamanlarını komşularının evlerini soyarak geçirirler, ta ki eski denizci bir pedofil olan Big John'un evini soyma hatasını yapana kadar. Big John, Howie'ye cinsel teklifte bulunur. Howie reddeder ancak ikisi sonunda beklenmedik ve tehlikeli bir dostluk kurar.

Film, yakışıklı bir gazeteciye kafayı takan yeni yetme bir kızın, kendisine ilgi gösterilmeyince son derece tehlikeli bir hal almasını konu alıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir