
Robert Redford
Waldo Pepper


Robert Redford
Waldo Pepper

Bo Svenson
Axel Olsson

Bo Brundin
Ernst Kessler

Susan Sarandon
Mary Beth

Geoffrey Lewis
Newt

Edward Herrmann
Ezra Stiles

Philip Bruns
Dilhoefer

Roderick Cook
Werfel

Kelly Jean Peters
Patsy

Margot Kidder
Maude

Scott Newman
Duke
James S. Appleby
Ace
Patrick W. Henderson Jr.
Scooter

James N. Harrell
Farmer
Elma Aicklen
Farmer's Wife

Bir uçak kazası sonucu, Alaska’nın vahşi topraklarında entellektüel milyarder Charles Morse ile moda fotoğrafçısı Robert Green, hayatta kalma mücadelesinde karşı karşıya kalırlar. Bu arada birbirleriyle ilgili bazı gerçekler de açığa çıkar.

Grönland'ın uçsuz bucaksız topraklarında kayıp bir haritayı arayan iki adam hayatta kalma savaşı verir. 1909'daki kutup keşif gezisinin gerçek öyküsünden uyarlandı.

1925 senesinde, Percy Fawcett Amazon ormanlarına giderek köklü bir uygarlık bulup tarihin en önemli keşfini yapmak ister. Avrupalılar dünyanın en büyük ormanı olan Amazon’da El Dorado adında bir krallık olduğuna ve sayısız gezginin bu krallığı bulmak amacıyla yola çıkıp öldüklerine inanırlar. Fawcett oğluyla bu krallığın varlığını kanıtlamak ister.

A group of men parachute into Japanese-occupied Burma with a dangerous and important mission: to locate and blow up a radar station. They accomplish this well enough, but when they try to rendezvous at an old air-strip to be taken back to their base, they find Japanese waiting for them, and they must make a long, difficult walk back through enemy-occupied jungle.

Öldürme Emri, 1966 İngiltere yapımı dramatik savaş filmdir. Özgün adı The Blue Max olan film Türkiye'de Aralık 1968'de sinemalarda gösterime girmiştir. Filmin özgün adı I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın en büyük onur nişanı olan Pour le Mérite 'in gayrıresmi adı olan Blue Max (Almanca: Blauer Max veya Mavi Haç) madalyasından gelmektedir.Jack D.Hunter'ın aynı adlı romanından senaryosunu Ben Barzman, Basilio Franchina, David Pursall, Jack Seddon ve Gerald Hanley'in birlikte uyarlayıp yazdıkları filmin yönetmeni John Guillermin'dir. Başlıca rollerinde George Peppard, James Mason, Ursula Andress ve Jeremy Kemp oynamışlardır. Özgün müziklerini Jerry Goldsmith'in yaptığı filmin görüntü yönetmeni Douglas Slocombe'dur.I. Dünya Savaşı sırasında Alman hava kuvvetlerinde görevli genç bir pilotun yükselme ve madalya alma hırsı yüzünden çevresindekilere verdiği zararlar konu edilmektedir.

Yolcuların uçağa binmesinden bir süre sonra uçak varış noktasına doğru havalanır. Küçük uçağın pilotu aniden rahatsızlanıp, öldüğünde yolcular büyük bir paniğe kapılır. Yolcular arasında bulunan Doug White, ailesini kurtarmak için uçağa güvenli bir şekilde indirmeye çalışır.


Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.

Birinci Dünya Savaşı'nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal, keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan, Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da, tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein, aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar, bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık, onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen, kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar. Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir...

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

20. yüzyılın ilk yıllarında geçen hikayede, başıboş dolaşan işsiz bir genç adam olan James Apperson'ın hayatına konuk oluyoruz. James'in vakit öldürerek geçirdiği hayatı, varlıklı bir işadamı olan babasıyla çalışmaya başladığında bambaşka bir yöne evrilir. Bir süre sonra Amerika, Birinci Dünya Savaşı'na girdiğindeyse James yeni bir dünyayı keşfetmiş olur. Genç vatansever, iki arkadaşının peşinden gidip orduya katılmaya ve ülkesi için savaşmaya karar verir. Eğitimler sırasında arkdaşları Jim ve Bull'la olan arkadaşlığı iyice ilerler ve bağlı bulundukları birlik Fransa'ya gönderildiğinde burada da yolları ayrılmaz. Fransa'da Melisande isimli son derece etkileyici bir genç kadınla tanışan üç arkadaş, Melisande'den fazlasıyla etkilenir. Ancak Melisande'nin aklı sadece Jim'dedir. Cephede başlayan bu aşk, ikisi için de durumların bir hayli zorlaşması anlamına gelmektedir.

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.

Dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle ünlenen efsanevi Frigya kralı Midas’ın uğursuz gücüne sahip bir adam, hain planları uğruna birçok insanın hayatını gözünü bile kırpmadan tehlikeye atacak kadar hırslı bir altın taciri ve James Bond.

Sean Thornton doğup büyüdüğü İrlanda'ya,yeni bir hayata başlamak üzere geri döner. Kısa zaman içinde Mary Kate Danaher ile tanışır ve evlenmeye karar verirler. Ancak buna karşı çıkan biri vardır; Mary'nin abisi Will Danaher. Sean hem Will Danaher ile mücadele eder hem de geride bırakmak istediği hatıralarıyla... The Quiet Man, 7 dalda Oscar'a aday olan ve John Ford'a en iyi yönetmen Oscarı'nı getiren çarpıcı bir drama.

1. Dünya Savaşı sona ermekteyken, Mathilde isimli genç bir Fransız kadının en büyük savaşı başlamak üzeredir. Mathilde, nişanlısı Manech’in savaş mahkemesinde hüküm giyerek Fransa-Almanya ordularının arasında kalan tarafsız bölgeye gönderilen beş adamdan biri olduğunu ve bunun neredeyse ölüm demek olduğunu duymuştur. Manech’ini sonsuza dek kaybettiğini kabullenmek istemeyen Mathilde, sevgilisinin yazgısını öğrenmek için olağanüstü bir yolculuğa koyulur. Her dönemeçte Manech’in bu son günleri, bu son anları nasıl geçirdiğine dair farklı yorumlar duyar. Yine de asla yılmaz... İnatla sürdürdüğü neşeli tavırları ve umudunun güçlendirdiği şaşmaz inançla, soruşturmasını sonuna kadar götürürken kendisine yardım edenleri ikna, etmeyenleri de gözardı eder. Beş talihsiz asker ve aldıkları vahşet dolu ceza hakkındaki gerçeğe yaklaşırken, savaşın dehşetine ve hayatlarını etkilediği insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur...

Norman Maine,artık yıldızı sönmek üzere olan bir film yıldızıdır.Genelde sarhoş gezen aktör,yine davetli olduğu bir programda,sahnede şovunu sergileyerek,şarkı söyleyen Esther Blodgett`i çok beğenir.Şovdan sonra şarkıcının arkadaşlarıyla kendi aralarında eğlenip,stres atmak için gittikleri kafede Esther`i çok beğendiğini,onda geleceğin yıldızını gördüğünü,ve kendisini yıldız yapmak için yardımcı olacağını söyler.Başta bu söylenenlere inanmakta güçlük çekse de kendisi de günün birinde herkesin seveceği ünlü bir sanatçı olmayı isteyen Esther, aktöre yardımını kabul edeceğini söyler.

1957’de yayımlanan Ian Fleming’in beşinci James Bond romanından aynı isimle uyarlanan “From Russia with Love” serinin ikinci filmidir. Bu filmle Sean Connery ikinci kez Bond’u oynar.Sovyet İstihbarat Ordusunda görevli onbaşı Tatiana Romanova, İstanbul Büyükelçiliğinde katip olarak gönderilmiştir. Romanova ülkesi için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Fakat komutanı Klebb aynı zamanda Spectre hesabına çalışmaktadır ve Spectre Dr. No’nun intikamını almayı planlamaktadır. Klebb'e güvenmeyen Romanova, İstanbul’da Ali Kerim Bey ile irtibat kurarak LEKTOR kodlama makinasını da yanına alıp Sovyetlerden ayrılmak istediğini, planını ancak James Bond yardım ederse gerçekleştirebileceğini söyler. Kadın gizli bir dosyada gördüğü bir resimdeki adama aşık olduğunu iddia etmektedir. M ve Bond bunun bir tuzak olduğuna inanmaktadırlar fakat denemeye değecektir. Bond, Romanova’ya yardım etmek üzere Türkiye’ye gönderilir.

Jamaika'da Doktor No hakkında araştırma yapan bir İngiliz ajanı öldürülür. Araştırma dosyasıysa kayıplara karışır. Bunun üzerine İngiliz Gizli Servisi'nin en gözde ajanı James Bond göreve çağırılır. Öldürülen ajan, Amerikan uzay araçlarının neden garip şekilde kaybolduğunu ve bununla bağlantısı olan Doktor No'yu araştırmakta olduğu için Bond dosyayı devralarak Jamaika'ya gelir. Jamaika'da kendisine yardımcı olan CIA ajanı Felix, ipuçlarının Doktor No'nun sahip olduğu bir adaya kadar gittiğini bildirir Bond'a. Doktor No'nun korkunç planlarını kısa sürede öğrenen Bond, onun zekasını küçümsedikleri için dünyadan intikam almak isteyen Doktor'u engellemek için tüm tekniklerini kullanacaktır.

Donanmanın en iyi pilotlarından biri olan Pete “Maverick” Mitchell, 30 yıllık hizmetten sonra ait olduğu yerde, cesur bir test pilotu olarak sınırları zorlar ve kendisini yere bağlayacak olan terfiden kaçar. Kendisini Top Gun mezunlarından oluşan bir müfrezeyi o güne kadar hiçbir pilotun görmediği özel bir görev için eğitirken bulur. Belirsiz bir gelecekle ve geçmişinden gelen anılarla karşı karşıya kalan Maverick, en büyük korkularıyla yüzleşmek ve büyük bir fedakarlık yapmasını gerektiren bir göreve gitmek zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir