
John Wayne
Lynn Hollister

A bucolic lawyer takes on big-city corruption, setting out to prove that an above-suspicion politician is actually a crook - all while falling in love with the politician's daughter.

John Wayne
Lynn Hollister

Frances Dee
Sabra Cameron

Edward Ellis
Boss Thomas 'Tom' Cameron

Wallace Ford
Casey ('Globe' newspaper reporter)

Ward Bond
Floyd, Amato's Goon

Harold Huber
Morris Slade

Alexander Granach
T. Amato

Barnett Parker
George

Edwin Stanley
Prosecutor

Tim Ryan
Mr. Wilson

Harry Hayden
Langworthy

Russell Hicks
C.R. Pringle

Pierre Watkin
Governor

Ferris Taylor
Mayor
Jack Carr
Skimpy, Henchman

Joey Doyle, rıhtımda öldürülür ve kimse ölüm hakkında birşey anlatmaya cesaret edemez. Terry Malloy ise bu limanda çalışan bir işçidir ve aynı zamanda eski bir boksördür. Terry kısa zamanda, limandaki patronların dikkatini çeker. Bu sendika ağaları limanda kendi düzenlerini kurmuştur. Ancak, Terry onların sandığından çok daha güçlü bir karakterdir.

Oyun yazarı Sidney'in (Michael Caine) yazım seminerindeki öğrencilerinden Clifford Anderson (Christopher Reeve) adeta Sidney'in çöküşüne daha da acı katmak istercesine ona değerlendirmesi için ilk yazdığı oyunun bir kopyasını gönderir. "Deathtrap" beş karakterli, iki perdeden oluşan, Sidney'in deyimiyle "üstün yetenekli bir yönetmenin bile mahvedemeyeceği" bir gerilim oyunudur. Sidney, Broadway'deki eski günlerine dönebilmek için eşi Myra (Dyan Cannon) ile birlikte akla gelmeyecek bir plan yapar: Yazarı evlerine davet edecek, öldürecek ve Sidney oyunu kendisininmiş gibi gösterecektir. Fakat Clifford'un gelmesinden itibaren olayların aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar.

Megan Carter, şüpheli bir çete lideri olduğu düşünülen Michael Gallagher hakkında doğru olmayan bir haber yapmaya kandırılan bir muhabirdir. Gallagher'ın, suçun işlendiği iddia edilen zaman için bir gerekçesi vardır — ancak bu gerekçe masum bir tarafı içermektedir. Carter'a gerçeği söylediğinde ve gazete bunu yayınladığında, trajedi kaçınılmaz olur. Gallagher ile yüzleşen Carter, mesleğinin sorumluluklarını kabullenmek zorunda kalır.

Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiğinde beyaz perdeyi fethediyor. Brando'nun canlandırdığı Johnny, küçük, uyuşuk bir California kasabasını ele geçiren motosikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanın en güzel kızı Kathie'ye âşık olana kadar sadece yıkımla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnny'nin şanssızlığı, psikopat rakibi Chino tarafından tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkının düşmanlığı ve önyargılarıdır.

Yıl 1998... Orta Amerika'da küçük bir kasaba ve iki liseli âşık... Carol ve Wayne... Karanlığın içinde umarsızca arabalarıyla gezmektedirler... Carol, tehlike ile iç içe, uçurumun kenarında bir yaşamı sevmektedir... Bir yokuşun sırtında yanlış yönde ilerlerken Wayne son anda direksiyonu kırarak Carol'u en büyük heyecanından yoksun bırakır... 8 yıl sonra evlidirler... Carol hemşire olmuştur ve birgün kendisine felç geçirmiş orta yaşta özel bir hasta verilir. Carol, Henry'i işlemiş olduğu suçlarla ilgili soru yağmuruna tutar ve onun renkli geçmişinden etkilenir... Kendi merakını ufak çaplı bir banka soygununu yöneterek tatmin eder. İlk işlediği suçun tadı damağında kalan Carol'un artık hiçbir şekilde geriye dönmeye niyeti yoktur.

Gelecek vaat eden genç bir film yapımcısı, şöhret ve servete giden yolu komik sapmalar ve çukurlarla döşeli bulur.

Amerikalı bir çift olan Bob ve Anne, aşkın şehri Paris'te bir malikaneye taşınmışlardır. Çift, yüksek sosyeteden dostları için özel bir akşam yemeği düzenleyecektir. Son dakikada eklenen bir konuk nedeniyle davetli sayısının 13'e çıkması, uğursuzluk getirecek diye mükemmeliyetçi ev sahibesini rahatsız eder. O da çözümü hizmetçisi Maria'nın 14. kişi olarak yemeğe katılmasında bulur. Tabii eksantrik ve aristokrat bir zengin gibi davranarak rol yapması şartıyla! Maria, yemekte rol yaparken tesadüfen sanat uzmanı konuk David ile yakınlaşınca olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir. Maria'nın gerçek kimliğini saklayarak romantik bir aşka yelken açması üzerine Anne, bu ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapacaktır.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

DOLLS, aşkın mantığa üstün geldiği; acının, hüznün ve kalp kırıklığının hüküm sürdüğü büyülü bir evrende İçiçe geçen paralel üç öyküden oluşuyor. Nişanlısı tarafından terkedilen genç bir kız başarısız bir intihar girişiminde bulunur. Genç kız kurtulsa da tüm bilincini yitirmiştir. Çevresiyle ilişkisi üç yaşındaki bir çocuktan farksızdır. Genç kızın nişanlısı hatasını anlayıp pişmanlık duysa da, hissettiği suçluluktan kurtulumaz. İki sevgili sonu belirsiz bir yürüyüşe çıkarlar. Öte yandan yaşlı bir yakuza, bir ömür geç kaldığı aşkını bulmuştur. Ancak zaman, yakuzanın hayatında gördüğü tüm savaşçılardan daha acımasızdır. Tüm bunların uzağında, şehrin başka bir yerinde ise bir başka genç, televizyonda gördüğü bir pop sanatçısına aşık olur. Genç adam, aşkına ulaşmak İçin herşeyini feda etmeye razıdır, gözlerini bile.

Johannesburg’da küçük çaplı suçlar işleyen Tsotsi, zor hayatının sebep olduğu duygusuz bir yapıya sahiptir. Bir soygun işinde bir adamı vurduktan sonra tüm hayatını değiştiricek olaylar cereyan etmeye başlar. Oradan kaçmak için arabasını kaçırdığı bir kadını karnından vurur, ardında da arka koltukta başıboş bir bebek olduğunu fark eder. Bebeği alıp kaçan Tsotsi, altı gün boyunca bebeğe bağlanır, bebek de onun tüm davranışlarını ve hayatını değiştirmeye başlar.

Genç Lucy Battling babasının katı kurallarıyla yaşıyor. Bir gün Cheng Huan adlı Çin'den Londra'ya yeni gelmiş bir genç adama aşık oluyor. Bu tabi ki babasının hiç hoşuna gitmiyor. Hatta buna karşı çıkmak için bazı zorba yöntemlere bile başvuruyor.

İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.

1960'larda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy adındaki 4 çocuk, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına neden olurlar. New York'taki Wilkenson Center'da 1 yıla yakın hapsolan 4 arkadaş, buradaki gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Burada dayak yiyen, onurları zedelenen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 arkadaş, 13 yıl aradan sonra Wilkenson ve gardiyanlarından intikam alma fırsatını yakalar.

Tek gerçek aşkı olarak gördüğü kadını kaybetmesinin ardından bir bilimkurgu yazarının hayatına birkaç yıl boyunca başka kadınlar girip çıkar.

An insurance man wishing for a more exciting life becomes wrapped up in the affairs of an imprisoned embezzler, his model girlfriend, and a violent private investigator.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

En önemli Shakespeare uyarlamalarından biridir ve Orson Welles’in belki de son başyapıtıdır. Bu filmde her şeyden biraz var: komedi, sanatsal kamera açıları, heyecan verici savaş sahneleri ve Orson Welles’in Shakepeare’in hikayelerinden keşfettiği akıcı hikaye anlatımı. İmkansızlıklar film kalitesini düşürmüş olsa da, bu filmi bir başyapıt olmaktan alıkoymuyor.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

Nick and Nora Charles are back - and this time, they have a baby, a wealthy new client, and another murder to solve! Retired detective Nick is enjoying family life with Nora and their young son, Nick Jr., when eccentric industrialist Colonel MacFay asks for protection after receiving threatening messages. When MacFay is found dead at his isolated estate, Nick and Nora spring into action, questioning a houseful of suspicious guests and uncovering greed, blackmail, family secrets, and a dangerous inheritance plot. With their trademark wit and sophistication, the glamorous couple balances parenthood, parties, and peril as they race to expose the killer.

While attending a major horse race with their young son, Nick Jr., Nick and Nora Charles witnesse a shocking murder from the crowded grandstand. What first appears to be an isolated killing soon leads to a maze of corruption, blackmail, gambling scandals, and criminal intrigue. As Nick investigates, he encounters suspicious bookmakers, dishonest officials, rival gangsters, and a mysterious killer determined to stay ahead of the law. Nora, as always, is never far from the action, bringing her quick wit and fearless curiosity to the case.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir