
Barry Atsma
Stijn

Handsome Dutchman Stijn is the star of an advertising agency with his buddy Frenk and a hot womanizer. The boys start their own agency and Stijn marries colleague Carmen, who accepts his incurable greed for truly meaningless one-night-stands. Even fatherhood and a move to the boring country go well, until Carmen gets breast cancer. Now their lives are turned upside-down, maybe wrecked

Barry Atsma
Stijn

Carice van Houten
Carmen

Anna Drijver
Roos

Jeroen Willems
Frenk

Sacha Bulthuis
Doctor Scheltema

Pierre Bokma
GP Doctor

Gijs Scholten van Aschat
Doctor Jonkman

Walid Benmbarek
Ramon

Yfke Wegman
Luna (6 y/o)
Isabelle Moerman
Luna (3 y/o)

Beppie Melissen
Carmen's mother

Mark Scholten
Thomas

Wendell Jaspers
Anne
Eva Smid
Maud

Steef Cuijpers
Taxi driver

Pulitzer Ödülü sahibi bir yazar olan Jake Davis, eşinin ölümünün ardından yaşadığı psikiyatrik sorunlarun ciddileşmesi üzerine 5 yaşındaki kızı Katie'yi bir tanıdığına bırakmak zorunda kalır. Bu olayın üzerinden 25 yıl geçtiği halde hala olayın üzerindeki etkilerini atlatamamış 30 yaşındaki yetişkin Katie ise aynı şehirde kendi sorunlarıyla başbaşadır.

James ve ömür boyu en yakın üç arkadaşı, Batı Galler'deki çarpıcı kıyı bölgesi Barafundle Körfezi'ne akıl almaz bir geziye çıkarlar. Ardından dostluk, kahramanlık ve aşkla ilgili dokunaklı ve komik bir macera var.

Rudy Baylor, henüz okulu yeni bitirmiş olan çiçeği burnunda bir hukuk mezunudur. Genç yaşına rağmen mesleğine karşı son derece idealist bir tavırla yaklaşmakta ve hukuksal haksızlıklara karşı gelmeye çalışmaktadır. Rudy, girdiği bu camiada büyük bir şirkete kapak atabilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. En sonunda amacına ulaşır ve kendisini büyük bir şirketin avukatlarından biri olarak bulur. Şimdi sırada adaletin ikiyüzlülüğünü kabullenmek vardır. Matt Damon, Danny DeVito, Virginia Madsen ve Jori Voight gibi oyuncularla dikkat çeken Rainmaker, tüm zamanların en önemli yönetmenlerinden biri olan Francis Ford Coppola tarafından yönetiliyor.

New York'lu çekici ve göz alıcı bir ev hanımı olan Jasmine French, milyarder kocası Hal French ile birlikte son derece gösterişli bir yaşam sürmektedir. Yatırımcı olarak çalışan Hal, son işlerinden birinde battığında, parasını bu denli cömertçe harcaması nedeniyle büyük bir mali krizin içine sürüklenir ve iflas etmenin eşiğine gelir. Jasmine evi terk eder ve bir süreliğine San Francisco'nun taşrasında yaşayan üvey kız kardeşinin yanına gider. Tek çıkış yolu burada hayatını tekrar düzene sokup, zenginlik ve lüks içerisinde yaşamaktır. Bu süreçte modacı olarak kısa yoldan zengin olmayı ya da varlıklı birileriyle tanışmayı dener ancak içerisinde bulunduğu depresyona alkol ve antidepresan bağımlılığı da eklenince kendisini büyük bir karmaşanın tam ortasında bulur.

Yaşadığı kaybın ardından hayata yeniden tutunmaya çalışan bir kadın, bahçesini ele geçiren inatçı bir kuşla ve kendini toparlamakta zorlanan kocasıyla uğraşır.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Priscilla, dünyanın en ünlü çiftlerinden biri olan Elvis ve Priscilla Presley arasındaki ilişkiyi konu ediyor. Genç Priscilla Beaulieu, katıldığı bir partide Elvis Presley ile tanışır. Priscilla Elvis ile vakit geçirdikçe, rock'n'roll dünyasının dev yıldızı özel hayatında tamamen beklenmedik bir adama dönüşür. Priscilla için Elvis, yalnızlığına yoldaş, nazik bir arkadaş ve heyecanlı bir aşık olur.

Yeni emekli olan Harold Fry, karısı Maureen ile birlikte kasvetli bir hayat sürmektedir. Eski arkadaşı Queenie'nin ölmek üzere olduğunu öğrendiğinde, ona bir mektup göndermek için üzgün bir şekilde evinden çıkar ancak bir anda onun yanına gitmeye karar verir. Harold, mektubu cebinde, yolculuğunun Queenie'yi hayatta tutacağına dair samimi bir inançla İngiltere'de 700 km'den fazla bir yolculuğa çıkar. Beklenmedik ve özgürleştirici karşılaşmalar sayesinde Harold kendi hayatına da bir şans verebilecek midir?

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan depresif bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur ama hastanede onu bekleyen haber hiç de iç açıcı değildir. Abisi vefat etmiştir ve Lee yetim kalan ergen yeğenine bakmakla yükümlüdür.

Eski boksör Apollo Creed'in evlilik dışı biri ilişkiden doğan çocuğu olan Donnie annesinin ölümünün ardından Creed'in dul eşi tarafından himaye altına alınır ve zengin bir ailede rahat bir şekilde büyür. Üvey annesinin himayesinde gayet iyi bir yaşama kavuşan Adonis, önündeki tüm iyi yaşam fırsatlarına rağmen tek bir arzu ile yanıp tutuşmaktadır; babası gibi boksör olmak! Kendini eğitmesi için babası Apollo Creed'in hem rakibi hem de yakın dostu olan, boks hayatını çoktan geride bırakmış Rocky Balboa’yı bulmaya Philadelphia'ya gider.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Film, gizli görevli iki narkotik polisinin uyuşturucuyla iç içe yaşamlarını konu alıyor. Gizli narkotik polisi Raynor (Jason Patric) ve onun deneyimsiz fakat güzel ortağı Kristen (Jennifer Jason Leigh), nam salmış bir uyuşturucu satıcısının peşine düşerler. Ancak olaylar hiç planlandığı gibi gitmez; işlerini yaparken uyuşturucu batağına düşerler ve birbirlerine aşık olurlar... Sonuçta peşlerine düştükleri adamı suçlayacak yeterli kanıta ulaşamayacaklar ve mahkemeye sahte kanıtlar sunmaya zorlanacaklardır...

Sarah Miles, kocası Çavuş Henry tarafından verilen bir partide yazar Maurice Bendrix'e aşık olur. İkili kısa bir süre içinde kendilerini yasak bir ilişkinin cinsel cazibesine kaptırırlar. Londra'nın bombalandığı günlerde Bendrix'in evine isabet eden bir bomba çifti yatakta yakalar. Bendrix ölümden döner. Sarah sevgilisine haber vermeksizin, ilişkisine sürpriz bir şekilde son verir. Bendrix artık terk edilmiş biridir. İki yıl sonra, 1946 yılında, yağmurlu bir günde Bendrix tesadüfen Henry ile karşılaşır. Bendrix, Sarah'a olan aşkını hatırlar ve yeniden ona dönmenin yollarını arar. Bir süre sonra onun hayatına yeniden girmeye başarır. Aniden biten eski aşkı tekrar gündeme gelir. Ama bu sefer aşkının neden aniden bittiğini öğrenebilecektir.


Filmde, François isimli yönetmen, kadınlar ve zevkleri hakkında bir film yapmak amacıyla bir projeye başlar ve bu proje içeriğinde sınırları zorlayan bir seçmeler sürecine girer.

80’lerin sonunda geçen öyküde, Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam sık sık belirir. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp esrarengiz misafirinin izinden gider.

Adonis Creed, sonunda Ivan Drago'nun oğlu Viktor'u yenerek boksun zirvesindeki yerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin yanı sıra kız arkadaşı Bianca ile de mutlu bir yaşam süren Adonis’in hayatında her şey yolundadır. Ta ki eski çocukluk arkadaşı Damian'ın yıllar sonra aniden ortaya çıkana kadar. Hapisten yeni çıkan Damian, ringe çıkmak ve Adonis'e karşı kendini kanıtlamak için hazırdır. Ancak her ikisi için de bu düello, sadece sportif bir hesaplaşmadan daha fazlasıdır.

Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir