
Patricia Clarkson
Mia


Patricia Clarkson
Mia

Rosario Dawson
Lili

Lyndsy Fonseca
Cheyanne

Ginnifer Goodwin
Charlotte

Jeanne Tripplehorn
Pearl

Emily Skinner
Sally

Carla Gallo
Laura

Aisha Hinds
Bernice

Josh Holloway
Bill

Jennifer Morrison
Sheila

Austin Nichols
Edward

Annie Potts
Helen

Xander Berkeley
Peter

Kathy Najimy
Rocky

Romy Rosemont
Lynne

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

Tek yumurta ikizi olan iki kız kardeşten daha güzel ve çekici olan hayatını kaybeder. Bunun üzerine geriye kalan kız kardeş ölen kardeşinin kimliğini ele geçirerek onun apartmanına taşınır ve kardeşinin hayatını yaşamaya başlar. İlk uzun metraj denemesiyle Jenée LaMarque'nin yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Jake Johnson ve 'Ruby Sparks' filmininin başrol oyuncusu ve senaryo yazarı Zoe Kazan bulunuyor.

Bir halkla ilişkiler uzmanı “Howard” isimli arabayı pazarlamayı reddeder; bunun sonucunda bir milyar dolar kaybeder ve çevresi tarafından dışlanır. Bunun üzerine saçlarını ve sakalını keser, yeni bir isim alır ve Martha’s Vineyard’a taşınır. “Rolly” adaya Howard’ın mucidinin taşınmasıyla hareketleri değişen popüler biridir. Eski haliyle tanınmayan Rolly düşmanını adadan göndermek için bir plan yapar. Bu arada milyonerin karısını baştan çıkarmaya karar verir...

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Koşulların değişmesi, Miriam'ın üniversite eğitim ücretini ödeyememesi durumunda, şaşırtıcı bir karardır: yetişkin filmlerinde performans göstermeye başlamak için, Belle Knox takma adını kullanmak. Miriam, ailesine ve okuldaki arkadaşlarına, onun çifte hayatını bir sır olarak saklar. Ancak kısa bir süre sonra söylentiler yayıldı ve Miriam çevrimiçi saldırılara ve istenmeyen ilgiye maruz kaldı. Miriam arka arkaya kavga ediyor: medyaya yeni iş çizgisinin onu bir feminist olarak güçlendirdiğini söyleyerek konuşuyor. Ancak kendine güvenen standında istenmeyen sonuçlar var. Miriam, yetişkin film dünyasındaki muhafazakâr ailesi ve meslektaşları tarafından şaşkına döndü. Bir dürtüsel karar hızla kontrolden çıktı - ve Miriam'ın sorunları daha yeni başlıyor.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasından kısa bir süre önce Almanya'da yaşayan Yahudi bir aile Nazi zulmünden kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalır. Kenya'da bir çiftliğe yerleşen Redlich ailesi geride bıraktıklarının üzüntüsüyle yeni hayatlarına alışmaya çalışır. Bir an önce eski hayatlarına dönmeyi uman Redlich'ler dünyanın diğer tarafından gelen haberlerle sarsılırlar. Aile bireyleri yeni düzenin getirdiklerine alışmak ve direnmek arasında bocalarlar. Stefanie Zweig'ın otobiyografisinden uyarlama bu modern klasik 2002 yılında En İyi Yabancı Film Oscar'ını kazandı. Filmin ödüllü yönetmeni Caroline Link "Jenseits der Stille - Beyond Silence" adlı filmiyle 1998 senesinde En İyi Yabancı Film dalında Oscar'a aday oldu. Başrolde izlediğimiz Juliane Köhler "Aimee & Jaguar"daki performansıyla 1999 yılında Berlin Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

Başrollerinde Ethan Hawke, Emile Hirsch, Hailee Steinfeld, Asa Butterfield'ın yer aldığı Ten Thousand Saints prömiyerini bu yıl Sundance Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, New York'ta 1988'de yaşanan Tomkins Square Park isyanını konu alıyor.

Büyük besteci Beethoven, hayatının son yıllarında yeni besteler üretmek konusunda sıkıntı çekmektedir. Başarı elde eden son çalışmasının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üzerinde çalıştığı besteyi bitirememekte ve zaten sıkıntılı olan durumuna bu, daha da çok sıkıntı eklemektedir. Sağırlığının gittikçe artması ve buna bağlı olarak da kendini çok daha fazla yanlız hissetmesi, içinde olduğu bunalımı daha da arttırmaktadır. Bu sıkıntılı durumda, son bestesini söz verdiği tarihte bitirebilmesi için çalışmalarını kopya edecek bir kişiye ihtiyaç duyar. O kişi ise genç ve güzel Anna Holtz olacaktır.

Aşk hayatlarını bir türlü yola koyamamış ve erkeklerle başları dertte olan iki kadın, Amanda ve Iris... Biri Los Angelas'ta, diğeri de İngiltere'de yaşayan bu iki genç kadın, hayatlarının gidişatından çok sıkılmışlardır. Kendileri için bir değişiklik yapmanın planlarını kurarken internette ev değişimi üzerine bir site vasıtasıyla belli bir süre için evlerini takas etmeye karar verirler. Tüm istedikleri, hayatlarında biraz farklılık yaratmak ve belki de yeni insanlarla tanışabilme imkanı sağlamaktır.Kadınlar Ne İster? ve Aşkta Herşey Mümkün gibi romantik komedi türündeki filmlerin başarılı yönetmeni Nancy Meyers, yine kadınları merkezine aldığı, eğlenceli bir film ile beyazperdede!



"GRBAVICA - Esma'nın Sırrı" 90'lı yıllarda Bosna-Hersek'de yaşanan insanlık dramını çarpıcı bir şekilde inceliyor. Film 20.000'den fazla kadını sistematik bir şekilde tecavüz edildiği savaşın 15 yıl sonraki izlerini ortaya koyuyor. Saraybosna'da savaş bütün acımasızlığıyla sürerken kentin Grbavica mahallesi Sırp kontrolündeydi. Korkunç savaş suçlarının bir kısmı bu semtle özdeşleşti. Filmin kahramanları olan anne kızın hayatını da bu savaş belirlemişti. Babasının bir şehit olduğunu zanneden kızı, büyüdükçe huzursuz ve asi bir genç haline gelmektedir. Anne - kız çekişmesinin başlı başına bir sorun olabileceği bu dönemde bir de araya geçmişin saklı kalan acıları girince bir aile krizi kaçınılmaz olur.


Judy & Punch; deniz kenarında, gerçekte var olmayan bir sahil kasabasında geçiyor ve iki kuklacı olarak yaşamını sürdüren Judy ve Punch çiftini odak noktasına alıyor. Gerçekleştirdikleri kukla oyununu yeniden canlandıran ikili, bir yandan içinde yaşadıkları kasabadan kurtulmak isterken diğer bir yandan da oyunu sergiledikçe çıkarlarının çatıştığı bir noktaya geliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir