
Joaquin Phoenix
Theodore

"Bir Spike Jonze aşk hikayesi."
Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşmüş olan el yazımı mektuplar yazarak kazanmaktadır. Ve bu yıllarda insanların işlerini artık bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir. Kusursuz bir yapay zeka programı sunan yeni bir işletim sistemi, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Sanal bir varlık olan ve sadece bir sesten ibaret olan Samantha, Theodore'u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla birlikte bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.

Joaquin Phoenix
Theodore

Scarlett Johansson
Samantha (voice)

Lynn Adrianna
Letter Writer #1

Lisa Renee Pitts
Letter Writer #2
Gabe Gomez
Letter Writer #3

Chris Pratt
Paul

Artt Butler
Text Voice (voice)

May Lindstrom
Sexy Pregnant TV Star

Rooney Mara
Catherine

Bill Hader
Chat Room Friend #2 (voice)

Kristen Wiig
SexyKitten (voice)

Brian D. Johnson
OS1 Commercial Lead

Amy Adams
Amy

Matt Letscher
Charles

Spike Jonze
Alien Child (voice)

Hayatının aşkını trajik bir kazada yitirdikten sonra yasa boğulan bir genç, sevgilisinin ona öteki dünyadan işaretler gönderdiğine inanmaya başlar.

Çocukluktan beri yakın arkadaş olan Ruth (Keira Knightley), Tommy (Andrew Garfield) ve Kathy (Carey Mulligan) başka insanlara organ sağlamak için klonlanmışlardır. Üç arkadaşın çocukluk yılları yatılı bir okulda geçmiştir. Erişkinliğe ulaştıklarında ise ürpertici gerçekle tanışmaları ve kendilerine çizilmiş olan kaderlerine hazırlanmaları gerekmektedir.

Duyguların ve birçok hastalığın kökünün kurutulduğu distopik bir gelecekte insanlar duygusuz bir robot gibi, bu nedenle huzur içinde yaşamaktadır. S.O.S. adında daha önceden keşfedilmemiş bir bulaşıcı hastalık, Silas'ın (Nicholas Hoult) yeniden hissetmesine ve iş arkadaşı Nia'ya (Kristen Stewart) aşık olmasına neden olur. Nia da aynı hastalıktan muzdariptir ve ikili gözlerden uzak bir şekilde ve kesinlikle yasak olmasına rağmen aşk yaşamaya başlarlar. Ancak bir süre sonra hastalığın ilacı bulunmuştur ve Silas ile Nia, hislerini ve birbirlerini kaybetmemek için her şeyi göze almaya hazırdır.

Almanya'da yaşayan 40'lı yaşlarındaki Cahit ile genç Sibel intihardan vazgeçmiş 2 insandır. Psikoloğunun yardımıyla sorunlarını bir nebze de olsa yenmeyi başaran Cahit, Sibel'e yardım etmek ister. Sibel'se çıkış yolunu evlilikte arar ve eşi doğru dürüst tanımadığı Cahit olur. Aynı evde yaşamaya başlayan Cahit ve Sibel arasında kaçınılmaz bir yakınlaşma başlar.

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.

İki hasta gencin hastanede yollarının kesişmesi ile değişen yaşamlarını konu ediyor. Stella Grant, 17 yaşında olan bir genç kızdır. Bilgisayarına bağlı bir hayat süren Stella, yaşıtları gibi gezip dolaşmak yerine zamanını çoğunu hastanede geçirmek zorundadır. Kistik fibrozis hastası olan genç kız hayatını rutinler, sınırlamalar ve kendi kendini kontrol etmekle geçirir. Fakat genç kızın hayatı Will Newman ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Birbirlerinden etkilenmeye başlayan gençlerin önünde büyük bir engel vardır. Will de Stella gibi hastadır ve hastalıkları nedeniyle hayatlarına konulan sınırlamalar aralarına mesafe koymalarını gerektirir. Ancak onlar birlikte vakit geçirmeye devam ettikçe sınırlamaların dışına çıkmaya başlarlar.

Astronot Sam Bell, Lunar Industries şirketi ile üç senelik bir kontrata imza atmıştır. Sözleşme gereği gezegenimizi besleyen önemli enerji kaynaklarından olan Helium-3 madenini Ay'ın yüzeyinden çıkaracak tesisin tek sorumlusu olacaktır. Bu meşakkatli görevde tek yardımcısı Gerty adındaki bir robottur. Sam Ay’da kendine ait bir rutin yaratmıştır. Günlerini sessizlik içinde geçiren Sam eve dönmesine üç hafta kala bir kaza geçirir. Uyandığında yalnız olmadığını fark edecektir.

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

Amerikalı yazar Lois Lowry'nin romanından beyazperdeye uyarlanan film, ütopik bir dünya düzeninde geçiyor ve bu dünyada insanların zihinlerinde bulunan geçmişe dair anılar ve bilgiler tamamen siliniyor. Dolayısıyla artık insanların hafızalarında ne suç, ne yoksulluk ne de hastalıklar kalır. Bu geçmişi ayrıntılarıyla bilen tek kişi ise 'The Giver' isimli yaşlı bir adamdır. 12 yaşındaki Jonas, yaşlı adamın yanında çalışmaya başlayınca insanlığın hafızalarından silinen geçmişini öğrenmeye başlar. Zamanla bu sırların acımasızlığıyla yüzleşen Jonas'ın hayatı tam bir kaosa dönüşecektir...

As the end approaches inexorably, the last humans, living millions of years into the future, send a message to the humanity of the present that is both a plea for help and a warning, but also an epic tale of evolution, decline and hope.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Dünya'nın kuraklık ve kıtlıkla yok oluşun eşiğine geldiği bir gelecekte, insanlığın hayatta kalabilmesi için yeni bir yuva bulması şarttır. Keşfedilen gizemli bir solucan deliği, bir grup astronot ve bilim insanına insanlık tarihinin en önemli görevini üstlenme fırsatı verir. Eski bir NASA pilotu olan Cooper, ailesini geride bırakarak yıldızlararası bir yolculuğa çıkar ve bilinmeyen galaksilerde insanlığın kurtuluşunu arar.

İlk filmdeki olayların üzerinden 30 yıldan daha uzun bir zaman geçmişken, Los Angeles Polis Departmanı'nda görev yapan Memur K, insanlığı büyük kargaşaya sürükleyecek ve hatta sonunu bile getirebilecek bir sırrı ortaya çıkarmıştır. Büyük bir felaketi önleyebilmek için Rick Deckard'ı bulup ondan bazı soruların yanıtlarını alması şarttır.

Yıkım sonrası bir dünyada geçmekte olan bilim kurgu filmi bir robotu temel alıyor. Ölmekte olan yaratıcısının köpeğini korumak için yaratılan robot, bu sürede sevgiyi, dostluğu ve insan olmanın ne demek olduğunu keşfediyor.

Ted Chiang'ın kısa öyküsünden sinemaya uyarlanan film, dünya dışı yapıların uzaydan yeryüzünde farklı noktalara iniş yapmasıyla dilbilimci Dr. Louise Banks ve ekibinin, uzaylıların geliş amacını çözmeye çalışmasına odaklanıyor. Uzaylılar bir tehlike midir yoksa barışçıl amaçlarla mı gelmişlerdir?


Orta yaşlı bir karı kocanın ızdırap verici aşk-nefret oyunlarının içerisine yeni tanıştıkları genç bir çifti de çekmeleri ve alkolün de körüklediği sabaha dek süren fırtınalı zaman zaman da gülünç bir didişme, acı çektirme oyunu sonunda içlerindeki her şeyi ortaya dökmeleri anlatılmaktadır. Cinsel imalarla dolu küfürlü dili filmin çevrildiği yıllarda sinemada alışılmadık bir şeydi ve o yıl değişen film derecelendirme sistemi sayesinde birçok salonda gösterilebildi. Bugün birçok filmde çok daha ağırlarının sıklıkla işitildiği ve artık kanıksanan küfürlü diyaloglar ABD'de ilk kez bu filmde geniş biçimde yer almıştı. Film 5 Oscar ödülünden başka aralarında 3 BAFTA ödülünün de bulunduğu 13 ödül daha kazanmıştır.

Yakın gelecekte, özellikle annesine karşı sonsuz bir sevgi besleyen ve hakiki insani duyguları olan robot David, gerçek oğlu şifasız bir hastalık yüzünden "kriyo-staz" konumuna giren Monica tarafından evlatlık edinilir. Monica ve kocasıyla mutlu bir şekilde yaşayan David'in hayatı, çiftin gerçek oğlunun iyileşerek eve dönmesiyle dramatik bir şekilde değişir. Brian Aldiss'in "Super-Toys Last All Summer Long" adlı kısa hikayesinden esinlenen bu filmin yönetmeni Steven Spielberg.

Audrey Niffenegger'in 2003 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan Zaman Yolcusunun Karısı adlı film, Chicago'da kütüphaneci olan Henry DeTamble'ın sahip olduğu genetik bir bozukluk neticesinde istem dışı olarak zamanda yolculuk etmesini ve Clare Abshire adındaki bir ressama aşık olmasını anlatıyor. Fantastik bir aşk hikayesini konu alan filmde Henry ve Clare'in her şeye rağmen ilişkilerini ayakta tutma çabalarına şahit oluyoruz.

Hastalarından birini hiç sebep yokken ameliyat masasında kaybeden kalp cerrahı Dr Rice'ın kendine güveni alt üst olmuştur. Los Angeles üzerinde gezinen melek Seth o sırada her ne kadar ölen hastaya yardım için orada bulunsada Maggie'den etkilenir ve onun kendine olan güvenini tekrar kazanmasında yardımcı olmaya karar verir. Bu arada ona aşık olur ve sonunda bütün risklerine rağmen görünmez bir ruh olmaktan çıkar, şüpheli bir yabancı haline gelir. Kadere inanmayan Maggie ise Seth'e daha öncekilerle kıyaslanmayacak derecede aşık olur. Bu arada Maggie ile beraber olmak için göklerden ve meleklikten vazgeçen Seth, yeryüzündeki karmaşık hayatı yaşadıkça umutsuzluğa kapılır. Acaba aşk, kişinin temel özelliklerinden vazgeçebileceği kadar değerli midir?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir