
Errol Flynn
Jean Picard

In occupied France, a convicted thief and murderer escapes the guillotine when a bombing raid strikes the prison, but is quickly re-captured by the inspector of the Surete responsible for his original arrest. Fearing the guillotine more than his actual death, the convict inveigles the inspector to help him with a plan to rescue 100 Frenchmen taken by the Gestapo following an act of sabotage: he will confess to being the saboteur and allow himself to be executed by firing squad, the Gestapo's method of execution, thus freeing the 100 men.

Errol Flynn
Jean Picard

Paul Lukas
Inspector Marcel Bonet

Jean Sullivan
Marianne

Lucile Watson
Mme. Maret

Dennis Hoey
Father Le Clerc
Albert Van Antwerp
Vitrac, member of underground

Wallis Clark
Razeau, member of underground

Victor Kilian
LaTour, member of underground

James Flavin
Captain of Mobile Guard

Douglass Dumbrille
Police Commissioner LaFarge
Art Smith
The Warden

Sheldon Leonard
Henri Duval

Faye Emerson
Louise

Odette Myrtil
Mme. Bonet

Francis Pierlot
Father La Borde - Prison Priest

20. yüzyılın ilk yıllarında geçen hikayede, başıboş dolaşan işsiz bir genç adam olan James Apperson'ın hayatına konuk oluyoruz. James'in vakit öldürerek geçirdiği hayatı, varlıklı bir işadamı olan babasıyla çalışmaya başladığında bambaşka bir yöne evrilir. Bir süre sonra Amerika, Birinci Dünya Savaşı'na girdiğindeyse James yeni bir dünyayı keşfetmiş olur. Genç vatansever, iki arkadaşının peşinden gidip orduya katılmaya ve ülkesi için savaşmaya karar verir. Eğitimler sırasında arkdaşları Jim ve Bull'la olan arkadaşlığı iyice ilerler ve bağlı bulundukları birlik Fransa'ya gönderildiğinde burada da yolları ayrılmaz. Fransa'da Melisande isimli son derece etkileyici bir genç kadınla tanışan üç arkadaş, Melisande'den fazlasıyla etkilenir. Ancak Melisande'nin aklı sadece Jim'dedir. Cephede başlayan bu aşk, ikisi için de durumların bir hayli zorlaşması anlamına gelmektedir.

Germans kidnap an American major and try to convince him that World War II is over, so that they can get details about the Allied invasion of Europe out of him.

As the Germans drop explosive booby-traps on 1943 Britain, the embittered expert who'll have to disarm them fights a private battle with alcohol.

Ömür boyu hapse mahkûm olan Frank Morris, Alcatraz'dan kaçışını planlar. Bu gerilim filmi, Alcatraz cezaevinin tarihindeki tek başarılı firardan uyarlandı.

1949 yılında Kaliforniya’da berberlik yapan Ed Crane, monoton ve tatminsiz bir hayat sürmektedir. Karısının kendisini aldattığını öğrenmesi ve önüne çıkan gizemli bir iş fırsatı, ona hayatını değiştirme şansı sunar. Ancak durumu kendi lehine çevirmek için giriştiği plan, kontrolden çıkan bir suç zincirine dönüşür.

Albay William McNamara esir düşmüş ve bir Alman toplama kampına gönderilmiştir. Ama en üs rütbeli Amerikan askeri olduğu için kampdaki diğer Amerika'lıları yönetmekte ve gurur duygusunun çok kolay bir şekilde ayaklar altına alınabildiği bir ortamda askerlerin gururlarını ayakta tutmaya çalışmaktadır. Bir asker olarak görevini asla aklından çıkarmayan McNamara düşmana geri saldıracağı zamanı beklemektedir. Kampta gerçekleşen bir cinayet riskli planını uygulamaya koyma şansı verir. Yapılacak dava sırasında kampın yöneticisi Albay Visser ve diğer Alman askerlerin meşguliyetinden faydalanarak bir kaçış düzenlemeyi ve yakındaki silah fabrikasını havaya uçurmayı planlamaktadır.

The true story of a British effort to trick the Germans into weakening Sicily's defenses before the 1943 attack. A dead soldier is dressed as a British officer and outfitted with faked papers showing that the Allies were intending to invade occupied Greece. His body is put into the sea where it will ultimately drift ashore and the papers be passed along to German Intelligence.

Inglourious Basterds, Shosanna Dreyfus 'un ailesinin Nazi Yüzbaşısı Hans Landa 'un elinde idam edilmesi sırasında, Alman işgalindeki Fransa'da başlar. Shosanna kıl payı kurtulur ve bir sinema sahibi olarak yeni bir kimlik uyduracağı Fransa'ya gider. Avrupa'nın başka bir yerinde Teğmen Aldo Raine bir grup Yahudi askerini organize ederek hedef alınan bölgelere doğru yönlendirir. Düşmanları tarafından "Soysuzlar" olarak bilinen Raine'ın ekibi, etmek göreviyle Alman film yıldızı ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark'a katılırlar. Kaderleri, Shosanna'nın hazır tuttuğu intikam planını gerçekleştireceği bir sinemanın altında birleşir...

Floransa 1934. Değişik kültürlerden gelme bir grup hanımefendi her gün öğleden sonra çay içmek için bir araya gelmektedir. Britanya'nın eski İtalya Büyükelçisinin dul eşi Lady Random, artist ve şarkıcı olan Arabella, aşırı heyecanlı Amerikanlı arkeolog Georgie ile kendi başına buyruk Elsa bu grubun bazı üyeleridir. İçlerinden birisi olan Mary küçük bir çocuğun velisi olur ve kısa süre sonra da tüm grup bu küçük çocuğu sanki kendi evlatlık edinmiş gibi sahiplenmeye ve onu yetiştirmek üzere çalışmaya başlarlar. Ancak bu benzersiz topluluğun düzenli giden yaşantısı politik ortamın değişmeye başlaması üzerine etkilenir ve büyümekte olan Luca artık kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramak ve önüne çıkacak zorluklara göğüs germek zorunda kalacaktır.

'Bugsy' lakaplı, New York’lu gangster Ben Siegel, Los Angeles’a kısa bir iş seyahatine çıkar. İyi görünümlü ve kadınları baştan çıkartmak konusunda başarılı Siegel, karşısına çıkan rakiplerini alaşağı etmek adına asla geri adım atmaz. Los Angles hayatı, sinema dünyası ve her şeyden öte Virginia Hill, evde onu bekleyen ailesine dönmesine engel olacaktır. Bir gün Las Vegas’a bir iş için gidince aklına parlak bir fikir gelecektir…


Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Spain in the 1930s is the place to be for a man of action like Robert Jordan. There is a civil war going on and Jordan—who has joined up on the side that appeals most to idealists of that era—has been given a high-risk assignment up in the mountains. He awaits the right time to blow up a crucial bridge in order to halt the enemy's progress.

A former prisoner of war, Frank Enley is hailed as a hero in his California town. However, Frank has a shameful secret that comes back to haunt him when fellow survivor Joe Parkson emerges, intent on making Frank pay for his past deeds.

Dünya, ülkelerin arasındaki politik çıkmazlar sebebiyle büyük bir savaşın gölgesindedir. Bu dünyada gençliğine ulaşmaya çabalayan bir çocuk ise kasabalarına gelen, güzeller güzeli bir genç kadın olan Malena'nın etkisiyle kendi erkek kimliğini bulmak üzeredir. Malena, tüm güzelliğiyle faşist bir İtalyan kasabasını derinden etkilemektedir. Bütün kasabayı birbirine düşürecek olan genç, seksi ve dul kadın, bu kasabanın hem başlangıcı hem de sonu olmak üzeredir.

Bir grup müttefik kaçışa imkan vermeyecek şekilde tasarlanmış özel bir kampa hapsedilir. Üç farklı tünel kazarak kurtulmayı planlayan İngiliz asker (Richard Attenborough), usta Amerikalı hırsız (James Garner) ve Polonya’lı hendek kazıcısının (Charles Brosnon) bu planı başarılı olur. Ne var ki, bu 70 tutuklunun kaçışları burayla sınırlı kalmayacaktır...Film iki bölümden oluşuyor. İlk yarıda kaçış planları ve hazırlıklarını, ikinci bölümde ise Alman hükümeti ile esir Avrupa’nın sınırlarından dışarı çıkmaya çalışan kahramanların kovalamacasını izliyoruz.

Marquis de Sade, sapkın yazılarıyla tanınan bir Fransız yazar ve filozof, Charenton Akıl Hastanesinde mahkum edilmiştir. Ancak burada bile yazmayı bırakmaz. Marquis’in eserleri, genç bir çamaşırcı olan Madeleine (Kate Winslet) aracılığıyla dış dünyaya sızdırılır ve büyük bir sansasyona yol açar. Bu durum, Napolyon’un dikkatini çeker ve Marquis’in susturulması için Dr. Royer-Collard (Michael Caine) hastaneye gönderilir. Dr. Royer-Collard, Marquis’in yaratıcılığını bastırmak için sert ve baskıcı yöntemler kullanır. Öte yandan, rahip Coulmier (Joaquin Phoenix), Marquis’in yazma özgürlüğünü savunur, ancak bu durum onun ahlaki ve dini inançlarıyla çelişir.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Film, vicdani retçi olan ve trajik bir kadere maruz kalan Franz Jägerstätter’in gerçek hikayesini konu ediyor. Avusturyalı Franz Jägerstätter, II. Dünya Savaşı’nda yaşananların ardından Naziler için savaşmayı reddeder ve bu yüzden de 1943 yılında idam edilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir