
Virginie Ledoyen
Julie

When Gabriel and Emilie meet by chance, he offers her a ride, and they spend the evening talking, laughing and getting along famously. At the end of the night, Emilie declines Gabriel's offer of "a kiss without consequences". Emilie admonishes him that the kiss could have unexpected consequences, and tells him a story, unfolding in flashbacks, about the impossibility of indulging your desires without affecting someone else's life.

Greg Behrendt ve Liz Tuccillo’nun çok satan kitabına dayanan film, 20’li 30’lu yaşlarında Baltimore’lu bir grup insanı konu alıyor. Söz konusu insanlar ilişki havuzunun sığ kısmından evlilik hayatının derin ve bulanık sularına doğru ilerlerken bir yandan karşı cinsin işaretlerini okumaya bir yandan da “istisna yoktur” kuralına istisna oluşturmaya çalışıyorlar.


Hediyelik eşya dükkanında çalışan Alfred Kralik ve yeni işe giren Klara Novak, tanışır tanışmaz birbirlerinden nefret ederler. Kralik’in de Novak’ın da ilgilendikleri birer mektup arkadaşı vardır. Gel gör ki birbirinden nefret eden bu iki insan, aslında birbirlerine tatlı mektuplar yazmaktadırlar…

Three stories about pleasure. The first one is about a man hiding his age behind a mask to keep going to balls and fancying women - pleasure and youth. Then comes the long tale of Madame Tellier taking her girls (whores) to the country for attending her niece's communion - pleasure and purity. And lastly, Jean the painter falls in love with his model - pleasure and death.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye

At Bertrand Morane's burial there are many of the women that the 40-year-old engineer loved. In flashback Bertrand's life and love affairs are told by himself while writing an autobiographical novel.

Christin ve Antoine ‘nın evliliklerine Antoine’nın çiçekçi dükkanının işlerini kötü gitmesi ciddi darbe vurur. Antoine iş bulmak için bir Amerikan şirketine başvuru yapar ve ne olduysa ondan sonra olur. Christine bu duruma karşıdır ama Antoine işe başlamıştır bile. japonya’dan gelen iş kafilesindeki Kyoko ile olan samimiyeti istemese de Antoine zor duruma sokar. Evliliği bitme noktasına gelmiştir artık naptıysa kendini affettirememiştir Christine. sonunda arayı soğutup Kyoko’da kurtulmayı başarır ve ayrılığın verdiği soğuk havdan kurtulur… 400 darbenin devamı niteliğindeki Antoine Doinel serisinin evlilik, çocuk yapma ve ilk aldatmalar bölümünü oluşturan Truffaut filmi…

Diagnosed «crap with girls» by his friends, Anis’ love life has barely a pulse. Three years after the loss of Isma, his best friend and mentor, Anis takes his courage in both hands and decides finally to get out and meet people again. And the person he meets is Madeleine. Thinking she’s way out of his league, Anis gets tangled in a web of silly lies trying to impress her. But something huge is about to start. An unexpected thing. A thing called love.

A man and woman meet by chance at a romantic inn over dinner and, although both are happily married to others, they find themselves in the same bed the next morning questioning how this could have happened. They agree to meet on the same weekend each year—in the same hotel room—and the years pass each has some personal crisis that the other helps them through, often without both of them understanding what is going on.

A single mother and a married man enter into an affair with the understanding that their relationship is purely sexual. Though they agree the relationship has no future, they find themselves increasingly drawn into each other's company.

Yeni boşanmış, 37 yaşında ve kariyerinin doruğunda Manhattan'lı genç bir kadın olan Rafi'nin hayatı, Manhattan'ın batı yakasında yaşayan 23 yaşındaki genç ressam Dave kendisine aşık olunca, bambaşka bir şekle bürünür. Çünkü genç adam Rafi'nin terapistinin oğludur. Film, herkesin aşka bakış açısı üzerinden yola çıkar: arkadaşların, akrabaların, hatta bu aşk söz konusu olduğunda, Rafi'nin terapisti Lisa'nın... Tabii -iki kişi aşık olduğunda- bir yanda onları ayırmak için uğraşanların ve diğer yanda ne pahasına olursa olsun onları bir araya getirmeye çalışanların...

Anne is at a crossroads in her life. Long married to a successful, driven but inattentive movie producer, she unexpectedly finds herself taking a car trip from Cannes to Paris with Jacques, a business associate of her husband. What should be a seven-hour drive turns into a carefree two-day adventure replete with diversions involving picturesque sights, fine food and wine, humor, wisdom and romance - reawakening Anne's senses and giving her a new lust for life.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir aileden geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.

Robert, hayallerini gerçekleştirmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadır. Küçük yerleşim mekanlarında düğün şarkıcısı olarak çalışmaya başlayan Robbie'nin kaderi, bir düğünde garson Julia ile kesişince olaylar gelişir. Her ikiside nişanlı olan ikili yavaş yavaş yanlış kişilerle beraber olduklarını anlayacaklardır. Robbie, Julia’nın nişanlısının ne kadar güvenilmez bir insan olduğunu keşfeder ve bunu Julia’ya göstermeye çalışır.

Bir parlamento üyesi olan Dr. Fleming, oğlunun nişanlısı Anna'ya tutkulu bir şekilde aşık olur. Tamamen takıntılı bir şekilde, hayatının geri kalanını her şeyden vazgeçmeye razı olarak onunla geçirmek istemektedir. Ancak Anna onun bunu yapmasına izin vermez ve oğluyla evlenmesinin bütün bu olayların örtebileceğini düşünür. Fakat işler düşündükleri kadar kolay ilerlemez. Sonunda ilişkileri ortaya çıkar ve artık bu büyük yıkımla başa çıkmak zorundadırlar.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Amerikalı yazar Jesse ile Fransız Celine, Budapeşte'den Viyana'ya giden bir trende tanışırlar. Birbirlerinden hoşlansalar da her şey orada kalır. Bundan dokuz yıl sonra yeni kitabının tanıtımı için Fransa'ya gelen Jesse, uçağının kalkmasına çok az bir zaman kala Paris'te Celine ile buluşur. Onlara ayrılmış bu birkaç saati, Paris manzarası içinde dolaşarak ve hiç fırsatını bulamadıkları şeylerden konuşarak ve yakınlaşarak geçireceklerdir.

Filmde Irma adında bir sokak yosması hem boşvermiş hem de sokaktaki satıcısından çeken bir kadındır. Sokaktaki kadınlar çalışırken satıcıları para kazanmakta ve meşhur barda harcamaktadır. Bir gün Fahişelerin çalıştığı sokağa atanan Fransız polis memuru Nestor, sokakta süren ticareti fark edip, baskın yapar. Polisle kadın tüccarları arasındaki anlaşmaya sekte vurunca da işinden olur...Sokağa düşen Nestor, İrma'ya aşık olmuştur. Onun diğer erkeklerle görüşmesini kıskanmakta ve bir çözüm aramaktadır...

New York’ta yaşayan arzu dolu bir roman yazarı ile genç ve güzel bir kadın arasında bir ilişki başlar ve ileriki zamanlarda kız ile ilişkileri dahada büyür. Ancak bu kadın Fransız bir diplomatın karısıdır ve bu yeni çift her akşam yalnızca 5 – 7 arasında buluşabilmektedirler. Aşkları derinleştikçe kültürler, dünya görüşü, kişisel ahlak ve diyet tercihleri gibi konularda aralarında çatışmalar gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir