
David Bowie
Paul Ambrosius von Przygodski

After World War I, a war hero returns to Berlin to find that there's no place for him--he has no skills other than what he learned in the army, and can only find menial, low-paying jobs. He decides to become a gigolo to lonely rich women.

David Bowie
Paul Ambrosius von Przygodski

Kim Novak
Helga von Kaiserling

Marlene Dietrich
Baroness von Semering

Maria Schell
Pauls Mutti Frau von Przygodski

Curd Jürgens
Prince

Erika Pluhar
Eva

David Hemmings
Captain Hermann Kraft

Sydne Rome
Cilly

Werner Pochath
Otto

Rudolf Schündler
Oberst Gustav von Przygodski

Evelyn Künneke
Frau Aeckerle
Karin Hardt
Frau Uexkull

Rainer Hunold
Lothar

Christiane Maybach
Gilda

Reinhard Kolldehoff
Max, Cillys Agent




Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

When 30-ish rich kid Lenny has to take care of 15-year-old David, who’s suffering from heart disease, it’s the beginning of a wild adventure. Lenny fearlessly breaks all the rules to fulfill his young friend’s every wish.

Christian, bir süpermarkette çalışan genç bir adamdır. Karanlık geçmişini ardından bırakmaya çalışan Christian, yeni ortamına ayak uydurmaya çalışır. Uzun koridorlar, telaşlı kasa kuyrukları ve yük kaldırma araçlarından oluşan bambaşka bir hayata adım atan genç adamın en büyük destekçisi Bruno olur. Christian, kendisine çocuğuymuş gibi davranan Bruno sayesinde işi kolayca öğrenir. Genç adam raf istifleyicisi olarak çalıştığı marketin şeker reyonunda çalışan Marion’u görür görmez aşık olur. Ancak kendi küçük dünyasında bu aşkı yaşatmak Christian için hiç de kolay olmaz.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Alman işçilerden oluşan bir grup, Bulgaristan kırsalında, zorlu bir şantiyeye çalışmaya gider. Uzak ve yabancı topraklarda çalışma fikri, işçilerin içindeki macera duygusunu kabartır ancak her şey sandıkları kadar eğlenceli geçmeyecektir. Grup bir yandan da dil engelinden ve kültürel farklılıklardan oluşan önyargılarını ve güvensizliklerini aşmalıdır. İşçiler, köylülerin sevgisini kazanıp kabullenilmek için birbirleriyle yarışmaya geçince şantiye bir arenaya dönüşecektir.

Alone in her empty flat, from her window Anne observes the people passing by who nervously snatch up the personal belongings and pieces of furniture she has put out on the pavement. Her final gesture of taking a ring off her finger signals she is leaving her previous life in Holland behind. She goes to Ireland, where she chooses to lead a solitary, wandering existence, striding through the austere landscapes of Connemara. During her travels, she discovers a house that is home to a hermit, Martin.

Yumruk, ekonomik bunalım yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde güçlü bir sendika yaratan bir adamın hikayesidir. Hikaye büyük ölçüde gerçek kişi ve olaylara dayanmaktadır.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Yakın gelecekte, özellikle annesine karşı sonsuz bir sevgi besleyen ve hakiki insani duyguları olan robot David, gerçek oğlu şifasız bir hastalık yüzünden "kriyo-staz" konumuna giren Monica tarafından evlatlık edinilir. Monica ve kocasıyla mutlu bir şekilde yaşayan David'in hayatı, çiftin gerçek oğlunun iyileşerek eve dönmesiyle dramatik bir şekilde değişir. Brian Aldiss'in "Super-Toys Last All Summer Long" adlı kısa hikayesinden esinlenen bu filmin yönetmeni Steven Spielberg.

Güzel ve genç bir servet avcısı, alçak gönüllü bir otel görevlisini zengin ve bu yüzden ağa düşürülmeye değer biri sanır.

Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.



Bir pizza dükkanı sahibi Joey Boca (Kline) ve Rosalie Boca (Ullmann) uzun zamandır evli bir çifttir. Rosalie bir gün kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Katolik olduğu için boşanamayan Rosalie kocasını öldürmeye karar verir. Annesi (Plowwright) ve çalışan Devo (Phoenix), Rosalie'ye yardım eder ve Joey'un ölmesi için iki tane de kiralık katil bulunur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir