
Julianne Hough
Sherrie Christian

1980'lerin ışıltılı Los Angeles'ına ışınlanmaya hazır olun! "Rock Çağı", Sunset Strip'in efsanevi rock barlarında yeşeren hayalleri, tutkulu aşkları ve müzikle harmanlanmış bir dönemin ruhunu ekrana taşıyor. Küçük bir kasabadan Hollywood'a uzanan yolculuğunda, rock yıldızı olma hayali kuran bir genç kız ve bir barmen, kaderlerini bu büyülü sahnede kesiştiriyor. Bir yanda muhafazakar bir grubun rock müziğine açtığı savaş, diğer yanda ise yükselen rock efsanesi Stacee Jaxx'in karizması... Film, unutulmaz şarkılar eşliğinde, özgürlüğün ve müziğin peşinden koşan gençlerin heyecan dolu hikayesini anlatırken, 80'lerin ikonik atmosferini soluksuz bir görsellikle yeniden canlandırıyor. Bu müzikal şölen, sizi geçmişe götürüp rock'n roll'un altın çağında bir yolculuğa çıkaracak.

Julianne Hough
Sherrie Christian

Diego Boneta
Drew Boley

Alec Baldwin
Dennis Dupree

Tom Cruise
Stacee Jaxx

Russell Brand
Lonny Barnett

Malin Akerman
Constance Sack

Paul Giamatti
Paul Gill

Bryan Cranston
Mayor Mike Whitmore

Catherine Zeta-Jones
Patricia Whitmore

Mary J. Blige
Justice

Erica Frene
Beth

Shane Hartline
Bartender Jimmy

James Martin Kelly
Doug Flintlock

Will Forte
Mitch Miley

Eli Roth
Stefano

Hayallerini New York’ta gerçekleştirmek isteyen sevgilisinden ayrılmasıyla Gretta'nın iniş çıkışlarla dolu hayatı da değişir. Burada bir başına kalan Gretta, şans eseri tanıştığı bir yapımcı sayesinde kaderine meydan okuyacaktır.

Dünya çapında en çok satan romanlar arasında yer alan High Fidelity (Sensiz Olmaz), tüm neşesiyle sinemaya aktarıldı. John Cusack (Being John Malkovich - Con Air), Chicago'nun arka sokaklarında batmak üzere olan bir müzik marketin sahibi Rob Gordon'u canlandırmaktadır. İki çatlak elemanı, rock müzik delisi, inanılmaz komik Barry (Jack Black) ve sessiz ama saman altından su yürüten Dick (Todd Louiso) ile birlikte modası geçmiş yöntemlerle albüm satmaya çalışmaktadır. Ancak, Rob'un hayatını batıran bir tek işi değildir. Uzatmalı sevgilisi Laura (Iben Hjelje) tarafından terkedilince ibresi tamamen şaşar. Bu olay, Rob'un aşk konusunda başarısızlıkla sonuçlanan geçmiş ilişkilerini gözden geçirmesine sebep olur. Gerçekten eğlenceli bir zaman geçirmek istiyorsanız High Fidelity'e bir şans verin. Şimdiye kadar seyrettiğiniz en iyi ilk beş komediden biri olacağı şüphesiz!

Covers, Los Angeles’ın şaşalı müzik endüstrisinin içinde yaşanan bir aşk hikayesini konu ediyor. Filmde, kendi kariyerini başlatmaya çalışırken bir yandan da efsanevi bir şarkıcının asistanı olarak çalışan bir kadının hayatına odaklanılıyor.

21 yaşındaki kadife sesli besteci Violet Sanford, ünlü bir besteci olma hayalleriyle yaşadığı New Jersey'den ayrılıp New York'a göçeder.Kentin en ünlü barlarından birisi olan Coyote Ugly'de barmaid olarak çalışmaya başlar ve günün birinde ünlü olacağına dair hayallerini sürdürür.Geride yolunu gözleyen hasta babası olmasına rağmen ideallerini gerçekleştirmeye kararlı olan Violet bir dizi heyecan verici olay yaşayacaktır.

Norman Maine,artık yıldızı sönmek üzere olan bir film yıldızıdır.Genelde sarhoş gezen aktör,yine davetli olduğu bir programda,sahnede şovunu sergileyerek,şarkı söyleyen Esther Blodgett`i çok beğenir.Şovdan sonra şarkıcının arkadaşlarıyla kendi aralarında eğlenip,stres atmak için gittikleri kafede Esther`i çok beğendiğini,onda geleceğin yıldızını gördüğünü,ve kendisini yıldız yapmak için yardımcı olacağını söyler.Başta bu söylenenlere inanmakta güçlük çekse de kendisi de günün birinde herkesin seveceği ünlü bir sanatçı olmayı isteyen Esther, aktöre yardımını kabul edeceğini söyler.

Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80’lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın. Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeley’nin sansasyonel numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri. Eğlenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, Roby Keeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.

Benjamin Braddock, anne ve babasının onun mezuniyetini kutlamak için verdiği bir partide Bayan Robinson tarafından baştan çıkartılır. Benjamin utangaç ve toydur, Bayan Robinson ise babasının yakın arkadaşlarından birinin karısıdır. Bir ilişkiye başlarlar. Ama sonra Benjamin, Bayan Robinson’ın kızı Elaine’e âşık olur.

Yetenekli bir şarkıcı, Atlanta müzik dünyasını bırakarak Tennessee'deki küçük bir kasabada hayata yeniden başlar. Burada yeni bir amaç edinip aşkı bulsa da geçmişinden kaçamaz.

Eskiden en parlak dönemini yaşayan düğün şarkıcısı Rick, bir konser sırasında gözden düşmüş bir erkek grubu yıldızı olan Danny ile tanışır ve ikili müzik ve gece geç saatlerdeki doğaçlama müzik seansları sayesinde yakınlaşır. Ancak Danny, Rick'in şarkılarından birini kariyerini yeniden canlandıran bir hit haline getirdiğinde, Rick hak ettiğine inandığı tanınırlığı geri kazanmak için yola koyulur. Bu, değer verdiği her şeyi riske atmak anlamına gelse bile.

Shakespeare'in, bir kızın taptığı konta yakın olmak için erkek kılığına girdiği, sadece sevdiği kadın tarafından takip edildiği cinsiyet karmaşası komedisi.

Usta sinemacı Paul Thomas Anderson'ın yazıp yönettiği Licorice Pizza, 70'li yıllarda San Fernando Valley'de başarılı bir çocuk oyuncu olan lise öğrencisi Gary'nin etrafında gelişen olayları konu ediniyor. Filmin başrollerinde ilk sinema deneyimleri olan Cooper Hoffman ve Alana Haim var. Film pek çok festivalden övgüyle ayrıldı ve ödül sezonun en güçlü yapımları arasında gösteriliyor.

Dusty tüm duman ve ışık efektlerinden bıkmıştır. Ünlü ve mutlu olmasını sağlayan şeyin ne olduğunu merak eder. Eksik görünen şeyi bulmak için yürüyüşe çıkar. Kendini ve müziğini yeniden bulur.

Mac adında yeri yurdu pek belli olmayan country şarkıcısı ve küçük Teksas kasabasında tanıştığı genç dulu (Tess Harper) anlatan bu duygusal filmde Akademi Ödüllü Robert Duvall başrolde. Tam ilişkileri gelişirken, Mac'in karanlık geçmişi sorunlar yaratır. Müzik yıldızı eski eşi (Betty Buckley) Mac'in uzun süredir görmediği kızı (Ellen Barkin) ile ortaya çıkıverir. Mac'in acı veren geçmişi onu bilinmeyen bir geleceğe mi sürükleyecek - yoksa yoluna devam edip yeni bir hayat mı kuracak?

Sean Connery ve Gena Rowlands: İleri yaşlarında birçok değişimi yaşamakta olan çok iyi bir çift... Ancak Gena, evliliklerinin 40. yılında Seanın bir maceraya atıldığını keşfeder. 25 yıl sonra bu gerçekle başa çıkmayı öğrenmeye çalışacaktır... Ryan Philippe ve Angelina Jolie: Connery ve Rowlandsın hayal bile edemediği karışık bir dünyada dostluk arayan iki kitap müdavimi, genç bir çiftir... Dış görünüşleri ne kadar düzgünse de güvensizlikleri yüzeyin hemen altındadır... John Stewart ve Gillian Anderson: Biri yalnız bir tiyatro yönetmeni ve diğeri ise yalnız bir mimar... Doğal bir kimyaya sahip ikili... Madeline Stowe ve Anthony Edwards: Öykümüzün en komik çifti... Birbirlerini aldatmaktadırlar... Hemen her akşam otel odalarında gizli randevuları vardır... Dennis Quaid. Akşamlarını barlarda kendisini dinleyecek herhangi birine fantastik hikayeler anlatarak geçiren biri...

"Ateşli Müzik" Empire plak şirketi çalışanlarının hayatlarından bir gün sunuyor. Fakat bu gün aynı zamanda bütün çalışanlar yüzleştikleri kişisel krizleri beraberce atlatabilecekler mi? Daha önemlisi, plak şirketlerini kurumsal açgözlülüğün elinden kurtarıp bağımsızlıklarını ilân edebilecekler mi?

Stationed in West Germany, soldier Tulsa McLean hopes to open a nightclub once he's discharged. Although he may lack the capital for such a venture, a chance to raise the cash comes his way through a friendly wager. Local dancer Lili is a notorious ice queen, and Tulsa bets everything he has that a friend of his can earn her affections. But when the friend is dispatched to Alaska, it's up to Tulsa to melt Lili's heart.

1930’lu yıllarda, birbirinden ilginç bireylere sahip olan bir ailenin en küçük oğlu Bobby Dorfman yaşadığı hayattan bezmiş durumdadır. Dönemin en popüler film yıldızlarının menajerliğini yapan dayısı Phil'in yanına gitmek ailesinin kuyumcu dükkanında çalışmaktan çok daha cazip gelince genç adam soluğu Hollywood'ta alır. Phil’in ajansında çalışmaya başlayan Bobby, Hollywood’un skandal, dedikodu ve güzel kadınlarla dolu göz kamaştırıcı dünyasına ilk başlarda hayran kalsa da orada gerçekliğin bir hayli esnek bir şey olduğunu keşfedecektir. Bildiği acı ve aşk kavramlarının bir bir yıkılışını gören genç adam edindiği deneyimlerle zaman geçtikçe farklı bir adam olmaya başlar. Hollywood'un deneyimlerinden sonra New York'a dönen Bobby sıfırdan yeni bir hayata başlasa da geçmişin acılı izleri onu rahat bırakmayacaktır.

Artık 40'lı yaşlarına gelmiş olan Bridget Jones'un hayatında uzun bir aradan sonra her şey nispeten yolundaymış gibi görünmektedir. Mark Darcy'den ayrıldıktan sonra kendini işine adamış, başka birşeye kafayı çok takmadan çalışmaktadır. Belki de yıllar sonra ilk kez hayatının mutlak kontrolünü eline geçirmiştir. Ancak bu durum, Darcy'nin 180 derece tersi bir karakterdeki Amerikalı Jack Qwant ile tanışana dek sürecektir. Amerikalı'dan etkilenen, ancak Darcy'den de tamamen vazgeçemeyen Jones'un hayatı, hamile olduğunu öğrenmesiyle bambaşka bir seyre girer. Tabii bir sorun daha vardır, bebeğin babasının bu iki adamın hangisinden olduğundan emin değildir.

The misadventures of four groups of guests at the Beverly Hills Hotel.

Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır. 11 haziran 2004 günü 73 yaşında hayata veda eden soul müziğinin efsane ismi Ray Charles'ın yaşam öyküsünü anlatan 'Ray' müzikal bir otobiyografi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir