
Jan Werich
Emperor Rudolf II / Matheus Kotrba, The Baker

The Emperor's mismanagement of his country is provoking some in his court to plot to overthrow him. He feels successful, at least, when he discovers the legendary Golem, which he believes can protect him and even cure his imaginary illnesses but, when he disappears while on a bender, his kindly baker, who looks just like him, is mistaken for him, and begins to put things in order. However, the conspirators, not to be outdone, determine to bring the Golem back to life to do their bidding.

Jan Werich
Emperor Rudolf II / Matheus Kotrba, The Baker

Nataša Gollová
Katerina aka Sirael

Jiří Plachý
Edward Kelley

František Černý
Hieroným Alessandro Scotta, alchemist

Marie Vášová
Countess Katharina Strada

Bohuš Záhorský
Lang

Zdeněk Štěpánek
Marshal Russworm

František Filipovský
Court Astrologer

Václav Trégl
The Emperor's Servant

Vladimír Leraus
Hungarian Delegate

Miloš Nedbal
Court Physician

Bohuš Hradil
Tycho de Brahe
František Holar
Captain of the Guard
Vladimír Řepa

Lubomír Lipský
An Alchemist

While old Oliva tells a group of children about his life as a sailor and how he met Diana and her cat with sunglasses, a strange circus arrives in town.

When God appears to an assistant grocery manager as a good natured old man, the Almighty selects him as his messenger for the modern world.

Bu sefer kahramanlarımız gelecekten gelen kopyaları tarafından öldürülürler ve yerlerine kötü kopyaları geçer.Kahramanlarımız cehennemde hem şeytanla köşe kapmaca oynayacaklar hemde geri dönüp kötü kopyalarıyla mücadele edip sevgililerini kurtarmaya çalışacaklardır..

Yakın dost olan Sophie ve Agatha, kendilerini peri masallarında yer alacak kahramanların ve kötü karakterlerin gittiği sihirli bir okulda bulunca aralarındaki bağ sarsılır.

17.yüzyıl aristokratı olan Baron Munchausen, yanındaki özel yetenekli adamları Berthold, Adolphus, Albrecht ve küçük bir kızla, Türklerin işgalinde olan şehri kurtarmak için maceradan maceraya atılıyorlar. Dev bir deniz canavarı tarafından yutulmak, aya yolculuk yapmak, Venüs'le dans etmek bu maceralardan sadece birkaçı…

Bir erkek çocuğuna, ihtiyaç anında tek bir sihirli kelimeyle yetişkin bir süper kahramana dönüşme yeteneği verilir.

When his father dies, poor Fella is left at the mercy of his snobbish stepmother and her two no-good sons Maximilian and Rupert. As he slaves away for his nasty step-family, Maximilian and Rupert attempt to find a treasure Fella's father has supposedly hidden on the estate. Hoping to restore her dwindling fortunes, the stepmother plans a fancy ball in honor of the visiting Princess Charmein whom she hopes will marry Rupert. Eventually, Fella's Fairy Godfather shows up to convince him that he has a shot at winning the Princess himself.

7 yaşındaki yetim Albert, annesinin ani ölümünden sonra hayatı altüst olan bir çocuktur. Hiç tanımadığı vaftiz annesi Harriet (Whoopi Goldberg) onun yasal vasisi olur, ancak ikili arasında başlangıçta hiçbir bağ yoktur. Albert'in tek sığınağı, hayal gücünün yarattığı "Bogus" adında görünmez bir arkadaştır. Bogus (Gerard Depardieu), palyaço kıyafetleriyle Albert'e cesaret veren, sıra dışı bir hayali figürdür. Harriet, disiplinli bir iş kadınıdır ve Albert'in hayali arkadaşına inanmaz. Ancak zamanla Bogus'un varlığı, Harriet'in içindeki sevgiyi ortaya çıkarır. Üçlü arasında gelişen bu sıra dışı dostluk, Albert'in kaybını kabullenmesine ve Harriet'in annelik içgüdülerini keşfetmesine yardımcı olur.

İtalya'ya yapılan bir aile gezisi, genç bir büyücünün iyi ve kötü benliklere ayrılmasıyla büyülü bir hal alır ve Toskana'da dünyayı kurtaracak bir hesaplaşmaya yol açar.

Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?

Genç bir kızın hayatı, Slumberland'ın rüya dünyasının gizli bir haritasını keşfetmesiyle bambaşka bir hal alır. Eksantrik bir kanun kaçağının yardımıyla genç kız, rahmetli babasını tekrar görebilme umuduyla rüyalar arasında dolaşıp kabuslardan kaçmaya çalışır.

Veronika Polonya'da yaşamaktadır, Veronique ise Paris'de. Birbirinden haberleri bile olmayan bu iki insan, bir şekilde birbirlerinin hayatlarını etkileyeceklerdir. Veronika bir müzik okuluna girer ve çok çalışır. Ancak ilk performansını verirken ölür. Veronique'nın hayatı da bu noktadan sonra değişmeye başlar ve aniden şarkıcı olmamaya karar verir. Krzysztof Kieslowsk'nin fantaziyle yoğrulmuş bu muazzam filmi, senaryosunun orjinalliği ve Renk Üçlemesinin son halkası olan Kırmızı'da oynayan İrene Jacob'un iki karakteri de son derece inandırıcı bir şekilde oynamasıyla dikkat çekiyor.

Cadılar Bayramı'nda, uyumsuz Cleo, bir bilim projesi ters gittiğinde güzel ve popüler ablası Molly'yi yanlışlıkla görünmez yapar. Sonuç olarak, Cleo, görünmezliği tersine çevirmeye çalışsa bile, okulda bir gün boyunca Molly'nin kimliğine bürünmeyi isteksizce kabul etmek zorundadır.


Dünyanın en sevilen kedi fare takımı tekrar karşımızda. Paha biçilmez sihirli yüzüğe bakmakla görevli olan Tom, bu yüzüğü Jerry'nin kafasında görünce ne yapacağını şaşırır. Ve küçük fare bu yüzükle şehrin içine gider. Yüzüğün etkisi kısa sürede bütün şehire yayılır

Film, Woody Allen’ın yazıp yönettiği bir dönem oldukça popüler olan müzikallere göndermeler yapan bir komedi. Açık fikirli avukat Bob (Alan Alda), her şeye burnunu sokan karısı, karısının eski kocası, üvey kızı, oğlu, babası, Alman hizmetçisi ve hatta eski karı ve kocaların da içinde bulunduğu alışılmışın dışında kocaman bir ailenin hikayesi... Çekimleri New York, Paris ve Venedik’te yapılan 1930’lara özgü müzikal dili ile hayat dersleri veren bir Allen klasiği.

Peter, kendisini terkeden karısına özlem duymak dışında, hayatında herşeyi yolunda giden, kendi halinde bir avukattır. Hayatına azıcık heyecan katmak için internette tanıştığı bir kadınla chat yapmaya başlar. Kadın da kendisi gibi bir avukat olmakla birlikte, benzer bir yaşam sürdürmektedir. Peter zamanla, özel bir bağ geliştirdiği kadını merak etmeye başlar. Hiç ummadığı bir anda kapısı çalacak ve onu karşısında görecektir. Fakat, yazıştığı kadın bir avukat değil, uzun bir süredir hapishaneden bulunan ve kendisini görmek için çıkıp gelen oldukça 'farklı' bir kadındır. Ve üstelik fena halde Peter’ın yardımına ihtiyacı vardır...

Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Sam Greenfield dünyanın en şanssız insanıdır! Bir anda kendini Şans Diyarı'nda bulunca şansını döndürmek için sihirli yaratıklarla bir araya gelmesi gerekir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir