
Loretta Young
Eve

Zani is an unusual young man who has spent his entire life in a zoo in Budapest. His only true friends are the zoo's animals. When Zani meets Eve, a young orphan girl, they fall in love. To be together Eve must somehow escape from her strict orphan school. When she does she and Zani must hide overnight in the zoo - where everyone is looking to find them.

Loretta Young
Eve

Gene Raymond
Zani

O. P. Heggie
Dr. Grunbaum

Wally Albright
Paul Vandor

Paul Fix
Heinie

Murray Kinnell
Garbosh

Ruth Warren
Katrina

Roy Stewart
Karl

Frances Rich
Elsie

Niles Welch
Mr. Vandor

Lucille Ward
Miss Murst

Dorothy Libaire
Rosita

Russ Powell
Toski

Joseph E. Bernard
Doctor Attending Chimpanzee (uncredited)

James P. Burtis
Kretz (uncredited)

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.

Genç bir çift, yaklaşmakta olan düğünlerinin heyecanı içindedir. Tam da bu tatlı koşuşturmanın içinde hayatlarını değiştirecek acı bir haber alırlar. Damada tedavi edilemeyen karaciğer kanseri teşhisi konulur ve genç adamın yaşamak için sadece birkaç ayı vardır.

Sınıf ve ırk ayrımcılığının hala olduğu bir dönemde, görme engelli beyaz bir genç kız ile siyah bir adam, birbirlerinde sevgiyi ve arkadaşlığı bulacaklardır… Sevginin sınır tanımayan gücünü anlatan etkileyici bir klasik.

"İsimsiz bir kahramanın aşk hikâyesi!" olarak nitelendirilen Marty, İtalyan tipi baskın kadın karakterine sahip annesiyle birlikte yaşayan bir adamı anlatan öyküsüyle izleyicileri etkiledi. En iyi arkadaşı Angie'yle (Joe Mantell) beraber kendisine uygun birilerini arayıp duran Marty, Clara'yla (Betsy Blair) tanışır ve kısa süre içinde flört etmeye başlarlar. Angie derhal kıskançlığa kapılır ve Bayan Pilletti (Esther Minciotti) terk edilmişlik bunalımları yaşayarak meseleyi daha da karmaşık hale getirir ama Marty sonunda Clara'nın peşinden gider çünkü onu sevmektedir. Özet olarak Annesiyle yaşayan orta yaşlı bir kasapla bir öğretmenin aşkını anlatan film, sıradan insanın duygusallığını yansıtıyor.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

After a bleak childhood, Jane Eyre goes out into the world to become a governess. As she lives happily in her new position at Thornfield Hall, she meets the dark, cold, and abrupt master of the house, Edward Rochester. Jane and her employer grow close in friendship and she soon finds herself falling in love with him. Happiness seems to have found Jane at last, but could Rochester's terrible secret be about to destroy it forever?

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Pregnant out of wedlock, an educated young woman is pressured by her father into an arranged marriage with a lonely farmer in this drama set during WWII.

The friendship between two orphans endures even though they grow up on opposite sides of the law and fall in love with the same woman.

Allie, a veterinarian in Evergreen, reluctantly will spend Christmas with her long-distance boyfriend. Bound for the airport, she has engine trouble, and Ryan, headed to Florida with his daughter Zoe, stops to help. Sure they won’t meet again, they ignore their attraction, and part ways. At the diner, Zoe wishes on a snow globe, and a storm seems to grant her wish.

Lise öğrencileri Mitsuha ve Taki, ayrı hayatlar yaşayan birbirine tamamen yabancı iki kişidir. Ancak bir gece, aniden yer değiştirirler. Mitsuha, Taki'nin bedeninde uyanır, Taki ise Mitsuha'nın bedeninde. Bu tuhaf olay rastgele gerçekleşmeye devam eder ve ikisi de hayatlarını birbirlerine göre ayarlamak zorunda kalır.

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.

Benjamin Braddock, anne ve babasının onun mezuniyetini kutlamak için verdiği bir partide Bayan Robinson tarafından baştan çıkartılır. Benjamin utangaç ve toydur, Bayan Robinson ise babasının yakın arkadaşlarından birinin karısıdır. Bir ilişkiye başlarlar. Ama sonra Benjamin, Bayan Robinson’ın kızı Elaine’e âşık olur.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Bella, yeni yaşamına ayak basmasıyla kendini hiç olmadığı kadar güçlü, ve kendine güvenli hissetmeye başlar. Kızı ve kocasıyla mükemmel bir hayatın eşiğindedir. Ancak Voulturi, ailenin peşini bıraklmaz. Küçük kızları Renesmee'nin sonradan dönüştürülmüş bir vampir çocuk olduğunu düşünmektedirler ancak Bella ve Renesmee, o kadar güçlüdürler ki kimse onların karşısında duramayacaktır.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir