
Fred Ward
Lyle Swann

Lyle Swann, başarılı bir off-road yarışçısıdır, ancak yanlışlıkla 100 yıl geçmişe gönderilir. Bir haydut çetesi, Swann'ın motosikletini çalınca, hem bu gangsterlerle baş etmek hem de bölgenin güzel bir kadınının baştan çıkarıcı ilgisine direnmek zorunda kalır. Elinde yalnızca zekası ve bir Exxon istasyonundan aldığı harita olan Lyle, Vahşi Batı'dan sağ çıkmaya ve modern zamanlara dönmenin bir yolunu bulmaya çalışacaktır.

Fred Ward
Lyle Swann

Peter Coyote
Porter Reese

L.Q. Jones
Ben Potter

Tracey Walter
Carl Dorsett

Richard Masur
Claude Dorsett

Belinda Bauer
Claire Cygne

Ed Lauter
Padre

Chris Mulkey
Daniels

Macon McCalman
Dr. Sam
Jonathan Bahnks
Jesse

Laurie O'Brien
Terry

Bruce Gordon
Earl
Susan Dear
2nd Technician

William Dear
3rd Technician
Ben Zeller
Jack Peoples

Senatör Ranse Stoddard, Vahşi Batı’da bulunan Shinbone şehrine, arkadaşı Tom Doniphon’un cenazesi için geri döner. Shinbone’da senatörün ne yaptığını merak eden bir gazeteciye, kariyerinin “Liberty Valance’ı vuran adam” olarak nasıl başladığını anlatır. Silahların hukuk kurallarının yerine geçtiği Shinbone’a, Batı'ya kanunu getirme amacı bulunan bir avukat olarak gelir. Bir posta arabası kanundışı şekilde zapt edildiğinde Rense, Liberty Valance tarafından vahşice dövülür. Ranse, Valance’ı adalete getirmenin bir yolunu bulmaya çalışırken Shinbone halkına okuma yazma da öğretir. Sonunda bir silah alarak Valance’ın karşısına dikilir.

Charley Waite, Boss Spearman, 'Button' ve Mose Harrison geçmişlerinden kaçmaya çalışırlar ve sürülerini, kanunları doğanın koyduğu ve bir erkeğin sadece orada kendini özgür hissedebildiği açık araziye sürerler. Vahşi batının kanunlarıyla birbirine bağlı ve sadakat içindeki bu kovboylar, yaşamaya, gerçek değerleri ayakta tutmaya ve mümkün olduğunca şiddetten kaçmaya çalışırlar. Fakat zorbalığın ve korkunun hüküm sürdüğü bir sınır kasabası hayatlarını değiştirir, yeniden hareketli günlere dönmek zorunda kalırlar.Tüm bu kargaşanın içinde, daima yalnız olan Charley'nin hayatında, tüm kalbini ve ruhunu etkileyen, cesur bir kadın olan Sue Barlow'la tanışınca hiç beklenmedik bir dönüş olur. Bu cesur adamlar kasabadaki zorbalara karşı bir savaşa girişince, kendi içlerindeki şeytana karşı da direnmek zorunda kalırlar.

Frank Pierce altın madenlerine sahip olan güçlü bir işadamıdır. Taw Jackson hapisteyken altın madeni bulunan arazisini de ele geçirir. Frank Pierce, altınları nakletmek için zırhlı bir araç yaptırmıştır. Bu savaş vagonu hem kalın zırhtan oluşmuş hem de içinde ağır silahlar vardır. Pierce, 30 adamıyla bu savaş vagonunu koruyarak altınları nakletmeyi planlamaktadır. Bu dönemde şartlı tahliye edilen Taw Jackson, arazisini ve arazisinden çıkan altınları almak için harekete geçer.

Efsanevi Marvel Comics dizisine dayanan filmde, Peter Parker nihayet Mary Jane'e duyduğu tutku ile süper kahramanlık görevleri arasındaki dengeyi kurar. Ancak, ufukta belirmeye başlayan bir fırtına vardır. Peter'ın Örümcek Adam kostümü birden bire değişip siyaha dönüşerek güçlerini pekiştirmeye başlayınca, Peter da değişmeye başlar. Kostümün etkisi altındaki Peter, kibirli ve kendine aşırı güvenli biri olur; en değer verdiği kişileri ihmal etmeye başlar. Bugüne dek en korkulan iki kötü kahraman Kumadam ve Venom benzersiz güçler edinip, intikam ateşiyle yanarken, Peter en büyük savaşını kendi içinde yapmaktadır. Örümcek Adam'ın onu o yapan, onu bir kahraman yapan özelliğini, yani şefkati yeniden keşfetmesi gerekecektir.

Andrew Braddock, denizin ortasında bir gemi kazası geçirir. Günlerce kürek çekerek sürüklenen bir filikadan sonra, başka bir kazazede ile birlikte bilinmeyen bir adaya vurur. Bu adanın, bilim insanı Dr. Paul Moreau'ya ait olduğu ortaya çıkar. Moreau, Braddock'u misafir olarak karşılar ancak onunla ilgili çok farklı planları vardır. Braddock, adadaki diğer sakinlerle ilgili tuhaf şeyler olduğunu keşfeder. İlk bakışta insan gibi görünen bu varlıkların gerçek doğası çok farklı ve ürperticidir. Dr. Moreau'nun Adası, yazar H.G. Wells'in en ünlü kitap uyarlamalarından biridir.


Çevresindeki hiç kimseyi umursamayan, kuralları kendisine göre yorumlayarak istediğini yapan Hud, herkesin saygı duyduğu bir çiftçi olan yaşlı babasıyla da sürekli tartışmaktadır. Film, Hud’a büyük hayranlık besleyen ölen ağabeyini oğlu Lon’da çok geçmeden onun entrikalarının farkına varacaktır. Bir dönemi ve o dönemin hızla değişen değerlerini genç jenerasyon üzerinden usta bir dille anlatıyor.

3. Dünya Savaşı sonrasında çöl gezgini bir savaşçı, su kaynaklarını yöneten bir grup insanla tanışır. Çölde dehşet saçan bir çete, suyun peşindedir. Gizemli bir kılıç ustası olan Nomad, 3. Dünya Savaşı sonrasında mensup olduğu bölüğü kaybetmiş, çölde ustasının katili Sho’yu aramaktadır. Meridian adında bir şehirde bir grup yerleşik insanla karşılaşır. Damnil ve çetesi, en değerli kaynaklardan biri olan suyu ele geçirmek için şehirde dehşet saçmaktadırlar. Nomad bir yandan Meridian halkına yardım ederken diğer yandan da Sho’dan intikam almanın peşindedir.

Bir şerif, etik olmayan bir bilim adamının gizli genetik deneyleri sonucu kendini iyileştirme yeteneğine sahip olan sessiz, çılgın bir katilin öldürme çılgınlığını durdurmaya çalışır.

Billy the Kid, eski dostu Pat Garrett (William Petersen) tarafından yakalanıp idam cezasına çarptırılır. Ancak Billy, hapishaneden kaçmayı başarır ve özgürlüğünü geri kazanmak için mücadele eder. Bu süreçte, yeni bir çete kurar ve adaletsizliğe karşı savaşmaya devam eder.

Nişanlısının öldürülmesinden sonra Wyoming'li bir çiftlik işçisi, onun katilini bulmak için yola çıkar.

Sessiz film döneminde three amigos adı ile çevirdikleri filmler bir dönem iş yapmış üç aktör işsiz kalmışlardır. Bu arada Meksika'nın bir köyünde El Guapo isimli haydut ortalığı haraca bağlamış ve terör estirmektedir. El Guopa'dan bıkan köy halkı tüm paralarını birleştirerek onu yok etmek için kiralık silahşör tutmaya karar verirler. Sinema'da gördükleri üç silahşörü gerçek sanan köy halkı mektup yazarak iş tekliflerini iletirler. Gelen teklifi bir film sanan üç silahşör köye gider. Ancak bir süre sonra onlar olayın ciddiyetini, köy halkı da onların beceriksizliğini anlar. Yine de pes etmeyen üç silahşör El Guopa'yı alt etmek için planlarını yaparlar.

At yetiştiricisi olan bir adam, beklenmedik bir iş teklifi alır. Adamdan, alkolik annesiyle birlikte yaşayan küçük çocuğu kaçırıp Teksas’taki babasına teslim etmesi istenir. Teklifi kabul eden adam işi sorunsuz yerine getirmesi karşılığında 50 bin dolar kazanacaktır.


1955 yılında kısılıp kalan Marty'yi kurtarmak için Dr. Brown zamanda seyahat eder. Ancak kendisi 1885'e gelip DeLorean bozulduğu ve o zamanın teknolojisi yetmediği için burada takılan Doktor, Marty'ye bir mektup yazarak arabayı gömdüğü yeri söyler. 1955'teki Marty bu sayede arabayı bulur ve Doktoru kurtarmaya vahşi batıya gelir. Tabii burada işler umduğu gibi olmaz zira Dr. Brown hem iyi bir doktor olmuş hem de çok feci aşık olmuştır bunun dışında peşine de onu öldürmek isteyen bir kanun kaçağı çetesini takmıştır.

Bir haydut çetesi bir gruptan kaçar ve kimsenin silah taşımadığı, içki içmediği veya küfür etmediği küçük bir kasaba olan Refuge'a gider. Kasaba aslında Purgatory'dir ve barışçıl sakinlerin tümü, Cennete kabul edilmeden önce kendilerini kurtarması gereken Doc Holiday ve Wild Bill Hickok gibi ünlü ölü kanun kaçakları ve suçlulardır...

Silverado kasabasında, dört kovboyun yakınlarını kurtarmak için önce birbirlerini hapisten çıkarmaları, sonra da ailelerini ve arkadaşlarını tehdit eden kasabanın kanunsuz şerifine karşı verdikleri mücadele...

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.

45 Yıl ve Weekend / Hafta Sonu ile küçük ve basit öykülere yaklaşımındaki hassasiyet ve zarafetle sinemaseverler tarafından baş tacı edilen İngiliz yönetmen Andrew Haigh, son filminde de bu hünerini sürdürüyor. Babası tarafından maddi ve manevi yoksunlukla büyütülen 15 yaşındaki Charley Thompson, yarış atlarının tutulduğu bir ahırda iş bulur. Burada Lean on Pete adında, iddialı olmaktan uzak bir yarış atıyla çok özel bir bağ kurar. Yönetmen Haigh, Willy Vlautin’in çok sevilen romanından uyarladığı filmde, ABD kırsalının melankolik bir portresini çizerken Charley’nin genç ve umut dolu dünyasına duygusal açıdan kayıtsız kalması imkânsız bir atmosfer yaratıyor.

Davy Crockett gibi bir halk kahramanı daha yoktur ve ve bunun sebebini, onu bir timsahla savaşırken, bir balta düellosunda bir Kızılderili şefiyle ve Alamo'da özgürlük için savaşırken izlediğinizde göreceksiniz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir