
Yuriko Yoşitaka
Akari Kashiwagi

Kaori bir kazada görme yetisini ve ailesini kaybetmiştir. Hayatındaki küçük şeylerin tadını çıkarmaya çalışırken, Kaori mutlu yaşamak için mücadele eder. Kaori, Rui'yi başka biri sanır ve onunla konuşmaya başlar. Rui bir zamanlar gelecek vaat eden bir kick boksçudur, ancak geçmişinde bir şeyler olmuş ve kendini herkesten soyutlamasına neden olmuştur. Kaori'nin gülümsemesi Rui'deki değişimi ortaya çıkarır. İkili birbirlerine karşı hisler beslemeye başlar ancak Rui, Kaori'nin geçmişte geçirdiği kazayı ve bağlantısını öğrenir. Rui, Kaori'nin göz ameliyatının masraflarını karşılamak için bir yeraltı dövüşüne katılmaya karar verir.

Profesör Gabriel Emerson nihayet Julia Mitchell'in kimliği hakkındaki gerçeği öğrenir, ancak gerçekleşmesi çok geç gelir. Julia, saygın Dante uzmanının onu hatırlamasını bekliyor ve onunla daha fazla bir şey yapmak istemiyor. Gabriel başkasının kollarında sevgi bulmadan kalbini geri kazanabilir mi?

Nick ve Noah, aşklarının en büyük sınavıyla karşı karşıya: Noah, Oxford Üniversitesi'ndeki yeni hayatına adım atarken Nick, Londra'da kalıp babasının şirketinde çalışmak zorundadır. Mesafe ve artan baskılarla kuşatılan ikili; kıskançlık, hırs ve onları ayırmaya kararlı güçler karşısında ilişkilerinin her şeye rağmen ayakta kalabileceğini kanıtlamak için her riski göze almak zorundadır.

Bu film, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan “Kalp Çarpıntısı” kitabından uyarlanmıştır.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

Genç bir tıp öğrencisi olan Shaw, asi bir dövme sanatçısı olan Rule’a, onu gördüğü ilk andan beri aşıktır. Ancak Rule, Shaw’ı hiç o gözle görmemiştir. İtiraflarla dolup taşan unutulmaz bir gece, aralarındaki ilişkiyi sorgulamalarına yol açar: Bu iki zıt karakter büyük bir aşk mı yaratacaklar, yoksa birbirlerinin hayatını zindana mı çevirecekler?

Film, mükemmel şekilde planlanmış hayatına başlamadan önce arkadaşlarıyla Avrupa'yı gezen genç bir kadın olan Heather'ın hikâyesini anlatıyor. Jack ile tesadüfi bir karşılaşma, derin duygusal keşiflere yol açan beklenmedik bir aşka kıvılcım olur. Sırlar ve hayat seçimleri bağlarını sınarken onun yolu sonsuza dek değişir. J.P. Monninger'ın romanından uyarlanmıştır.

On the Japanese island of Amami, despite lacking parental guidance, Kaito and his girlfriend Kyoko try to find their place in the world. While Kaito suffers from the absence of his father, who moved to Tokyo after his birth, Kyoko must come to grips with her mother’s terminal illness.

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

1950'li yılların Harlem'inde genç bir kadın, babasının dükkanında, gelecek vadeden bir saksafoncuyla tanışır. Aşkları, değişen zamanların, coğrafyaların ve profesyonel başarıların ötesine geçen nefes kesici, romantik bir hikayeye dönüşür.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Follows Vivien and Roy as their love story continues and leads them to Roy’s childhood home in Sicily to prepare for the sale of the family estate. During the visit, a mysterious woman arrives and befriends Vivien, much to Roy’s displeasure. Tensions build and lines are crossed as secrets from Roy’s past force the couple to face aspects of their relationship they did not know existed.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Kardeşinin ölümünden sonra yeni bir başlangıç için Milano'ya taşınan June, yeni uluslararası okulundaki kusursuz onur öğrencisi Will'de huzur bulur. Ama Will'in gizli MMA dövüşlerine katılan sorunlu arkadaşı James'le başlayan rekabet, hızla karşı konulmaz bir çekime dönüşür. June güvenli olanla istediğini sandığı her şeyi altüst eden aşk arasında seçim yapmak zorundadır.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.

Yanlız yaşayan bir doktor olan Kate, stajını tamamladığı yerel hastaneden ayrılarak Chicago’da bir hastanenin çalışma teklifini kabul eder. Tek üzüldüğü konu, çok severek oturduğu göl kenarındaki evini bırakacak olmasıdır. Bir sonraki kiracıya, kendisine gelecek mektupları göndermesi için yeni adresini yazdığı bir not bırakır. Evin yeni kiracısı Alex geldiğindeyse çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Her yer son derece bakımsız, yıpranmış ve pislik içindedir. Bir önceki kiracıdan kalan notta okudukları ise Kate ve Alex’in hayatlarında, çok büyük bir şaşkınlığın ve zamanın imkansızlıklarıyla dolu bir aşkın başlamasına neden olacaktır.Sandra Bullok ve Keanu Reeves, 1994’teki Hız Tuzağı filminden sonra bir kez daha, David Auburn’un yönetimindeki Göl Evi’nde biraraya geliyorlar.

Yönetmenliğini John McTiernan'ın üstlendiği filmde yeni heyacanlar peşindeki dolar milyoneri bir playboyun serüvenleri anlatılıyor. Hayatına yeni heyacanlar katmak isteyen playboy, dünyanın en ünlü Monet tablolarından birini çalar.Tabloyu kimin çaldığını bulmak üzere bir kadın dedektif olaya atanır. Playboyumuz da bu dedektife aşık olur.

Jackson Maine, son zamanlarında kariyerinde düşüş gösteren yetenekli bir müzisyendir. Bir gün, henüz keşfedilmemiş genç bir yetenek olan Ally ile tanışır ve ikili arasında tutkulu bir aşk başlar. Ally'nin yeteneğinin farkedilmesi için çalışan Jack onu sahnenin büyülü dünyası ile tanıştırır. Kısa süre sonra ise Ally artık ünlü bir müzisyen olmuştur. Kendi kariyerini Ally'nin gölgesinde bırakan Jack, kaybolan ihtişamını geri kazanmaya çalışır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Margot Hayes (Emma Roberts) ve Griffin Reed (Thomas Mann) mükemmel bir çift olabilir. Tek sorun, hiç tanışmamış olmaları ve ikisinin de düğümü başka biriyle bağlamak üzere olmalarıdır. Ama kader onları birbirlerinin hayatlarına yerleştirdiğinde ve gözlerini gerçek aşka açtığında tüm bunlar değişmek üzeredir.

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir